Erken seçim tarihi 24 Haziran 2018 olarak açıklandığından itibaren siyasi gündem bir anda seçim psikolojisiyle hareketlendi.
En ilginci ise daha seçim tarihi belirlenmemişken MHP’nin Cumhurbaşkanı adayı aylar öncesinden belliyken millet vicdanında yargılanıp müebbet muhalefete mahkûm olmuş ana muhalefet partisi CHP’nin bırakın adayını belirlemeyi nasıl bir siyaset izleyeceği ve ittifak kurup kurmayacağı bile belli değil. 24 Haziran tarihi telaffuz edilip kamuoyuna açıklandıktan sonra dahi erken seçime sevinmesi ve tüm enerjisi ve stratejisiyle asılması gereken ana muhalefet partisi maalesef ne yapacağını şaşırdı.
Erken seçim olmasını ısrarla istiyor gözükürken aslında anlatacak bir projeleri bile olmadığı için ülkeyi nasıl yöneteceğini anlatamayan ana muhalefet partisi CHP şimdi de aday belirlemekte sıkıntı çekiyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın sık kullandığı tabirle “yerli ve milli” olan bir aday belirlemekte elleri ayaklarına karıştı.
Bu eli ayağına dolaşmışlık hali sadece bununla kalmadı ve bir tanesi genel başkan yardımcısı olan iki CHP milletvekili genel müdürleri Kılıçdaroğlu’na sormadan cumhurbaşkanı adayı olabileceklerini kamuoyuna beyan ettiler. Gerçekten siyaset adına baktığımızda komik ama acınası bir ana muhalefeti bu ülke hak etmiyor.
Peki, bütün bunlar olurken CHP Genel Müdürü ne yapıyor? O da kendince başka hesaplar yapıyor. Son iki kongrede kendisine karşı başkan adayı olan ve beklenenden fazla oy alan Yalovalı Muharrem Beyi cumhurbaşkanı adayı olması için ikna etmeye uğraşıyor. Neden? Çünkü cumhurbaşkanı adayı olursa milletvekili adayı olamayacak ve siyaseten o rakibini devre dışı bırakarak, pasifize edecek. CHP bu ayak oyunları ile uğraşırken Ak Parti Genel Başkan Vekili, Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım: “Tabi ki Cumhurbaşkanı adayımız milletin adamı, başkomutanımız, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır diyerek adeta bir siyaset dersi daha verdi. Bu hedef, bu algı ve bu dayanışma sadece AK Parti’nin üst yönetimi ve kurmaylarında değil sokaklardaki seçmenine kadar şu an var.
Hiç unutmam 2002 yılında İstanbul 2. Bölge 9. Sıradan çiçeği burnunda bir milletvekili adayıydım ve Fatih İlçe Seçim Koordinasyon Merkezimin Başkanı şu an Kızılay Başkan Vekilimiz olan Sayın İsmail Hakkı Turunç‘tu. Daha sonraki seçimlerde kendisi Siirt’te, Antalya’da, Türkiye’de ne kadar zor seçim bölgesi varsa akla ilk gelen isimlerden oldu ve koşarak bir nefer gibi çalışmak için orada oldu. Açe’de deprem ve tsunami felaketi olduğunda oraya ilk giden yardım götüren İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yardım ekibinin başkanı olarak oradaydı. Bendeniz de orada kendi fırınlarında pişirdikleri ve dağıttıkları ekmekten yeme şerefine nail oldum. Sayın Turunç’u örnek vermemin sebebi geçen hafta Üsküdar’da kendisini bir teşkilat toplantısında gördüğümde aynı heyecanı taşıdığına şahit olmam ve bir nefer nasıldır onu sizlere anlatabilmek. Milyonlarca nefer adeta sabır, adanmışlık ve inanç sembolü Hz. İsmail gibi Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminin ilk Reisi olarak Recep Tayyip Erdoğan’ı seçmek ve seçtirmek için sabırsızlanıyor.
AK Parti’yi diğer partilerden ayıran da budur. Küskünlük göstermeden, hangi görev tevdi edilirse ülkenin selametini ön planda tutarak, şahsi çıkarlara ve entrikalara bulaşmadan bir nefer olarak 16 yılda yapılan bu kadar hizmetin heba olmaması için çalışmaktır. O açıdan her birimiz birer neferiz.
Sayın Devlet Bahçeli’nin de vurguladığı gibi: “Demokrasiden umudunu kesen, millet iradesine sırtını dönen, Türkiye’nin milli ve beka davasına husumet duyan ne kadar aktör, zümre, kesim, mihrak, fail ve figüran varsa kıpır kıpırdır. Bunlar freni patlamış yük kamyonu gibi yokuş aşağı gitmektedir.” Türkiye herkesin aklını başına toplaması gereken kritik bir dönemden geçiyor.
Yola çıktığımız günden bugüne dikkat edin davaya küsen, çıkarlarını üstün tutup giden kim varsa ihya olmadı, siyasi mefta oldu. Zira bu dava farklıdır, mazlumların umududur o yüzden de kutsaldır sevgili okurlar. Şimdi iktidar değiştiğinde tüm yapılan güzel işleri heba edebilecek bir partiyi ve adayı başa getirmemek, ülkeyi Fetö ve PKK belasından tamamen kurtarmak ve dış güçlerin piyonu yapmaya kalkacak yanlış zihniyetlerden korumak için çok çalışmak gerekmektedir. Milyonlarca nefer gibi herbirimiz bu konuda kararlıyız.
Durmak yok, yola devam…
Egemen BAĞIŞ
TC Devlet ve AB Eski Bakanı
Istanbul Aydın Üniversitesi Batı Araştırmalar Merkezi Başkanı























YORUMLAR