KUR’AN-I KERİM
Muhterem Müslümanlar!
Yüce Rabbimizin kıyamete kadar gelecek
bütün insanlara bahşettiği nimetlerden, engin
şefkat ve merhametinin tecellilerinden biri de
Kur’an-ı Kerim’dir.
Kur’an-ı Kerim, hakkı batıldan ayırt eden
ilahi kelamdır. O, asla sıradan bir söz değildir.1
Kur’an-ı Kerim, sözlerin en güzeli ve en
mukaddesidir. O, hidayet kaynağı, şifa
membaıdır. Kur’an-ı Kerim, insanlığı; hak ve
hakikate, iyilik ve adalete, huzur ve muhabbete
sevk eden Rahmani bir muştudur. Ayet-i
kerimede buyrulduğu üzere, “Bu Kur’an, en
doğru olana iletir; dünya ve ahiret için yararlı
işler yapan müminlere, büyük bir mükâfat
olduğunu müjdeler.”
Aziz Müminler!
Kur’an-ı Kerim, rahmet peygamberi Allah
Resûlü (s.a.s)’in en büyük mucizesidir. Onun tek
bir harfi dahi değişmemiştir, asla
değiştirilemeyecektir. Yüce Rabbimiz, “Şüphesiz
Kur’an’ı biz indirdik. Onun koruyucusu da
elbette biziz”
3 buyurarak, bu gerçeği beyan
etmektedir.
Kur’an-ı Kerim, insan ürünü değildir;
Allah Teâlâ’nın kelamıdır. O, bir benzeri şöyle
dursun; bir suresinin, hatta bir ayetinin dahi
benzerinin getirilemeyeceği yüce bir kitaptır.
Kur’an; Cenâb-ı Hak ile bağımızı güçlendiren,
çevremiz ile ilişkilerimizi düzenleyen bir
kılavuzdur.
Kıymetli Müslümanlar!
Kur’an-ı Kerim’in rehberliğine sarılan
kişiler yolunu kaybetmezler. Onun ilkeleriyle
hayat süren aileler huzur bulurlar. Onun ahlakını
kuşanan toplumlar güven içinde yaşarlar. Onun
adaletini benimseyen milletler güçlü olurlar.
Hayatında Kur’an-ı Kerim’e yer vermeyenler,
onun emirlerine ve yasaklarına riayet etmeyenler,
ayetlerini alaya alanlar ise ancak kendilerini
küçük duruma düşürürler. Yüce Rabbimizin bu
husustaki uyarısı gayet açıktır: “…İşte bu kitap,
Allah’ın, dilediğini kendisiyle doğru yola
ilettiği hidayet rehberidir. Allah kimi de
saptırırsa artık ona doğru yolu gösterecek
yoktur.”
Değerli Müminler!
Devletimizi, vatanımızı, milletimizi, birlik
ve beraberliğimizi muhafaza etmenin yolu;
değerlerimize sahip çıkmaktan geçmektedir.
Bilelim ki; bu değerlerin içerisinde Kur’an-ı
Kerim vardır, sünnet-i seniyye vardır.
Meşruiyetini İslam’dan alan örfümüz vardır,
kültürümüz vardır. Mutluluğun yolu da işte bu
değerleri öğrenmekten ve hayatımıza aktarmaktan
geçmektedir.
Hutbemizi, Sevgili Peygamberimiz
(s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz:
“Şüphesiz bu Kur’an, Allah’ın sizlere bir
ikramıdır…”

