Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Hafız Hüseyin Özyurt, hürmete layık muharrem ayı

Hafız Hüseyin Özyurt, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, “Cennet gençlerinin efendisi”

Hafız Hüseyin Özyurt, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, “Cennet gençlerinin efendisi”

BİRLİKTE RAHMET VARDIR
Muhterem Müslümanlar!
Yüce Rabbimizin saygı duyulmasını
emrettiği dört aydan1
biri olan, Peygamber
Efendimiz (s.a.s)’in, “Hürmete layık”2 olarak
zikrettiği Muharrem ayının manevi iklimi
içerisindeyiz. Resûl-i Ekrem (s.a.s),
“Ramazan’dan sonra tutulan en faziletli oruç,
Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan
oruçtur”3 buyurarak, bu mübarek ayın; ibadet ve
taatle, hamd ve şükürle, tövbe ve istiğfarla
değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatmıştır.
Aziz Müminler!
Önümüzdeki perşembe Âşûrâ gününü idrak
edeceğiz. Birçok peygamberin hayatında önemli
gelişmelere sahne olan Âşûrâ günü; ne hazindir ki,
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, “Cennet
gençlerinin efendisi”
4 diyerek övdüğü, torunu Hz.
Hüseyin Efendimiz ile çoğu Ehl-i Beyt’e mensup
yetmişi aşkın Müslümanın Kerbelâ’da acımasızca
şehit edildiği gündür.
Kıymetli Müslümanlar!
Kerbelâ, müminlere; birlik ve beraberlik
içinde hareket etmeyi, ayrılık ve gayrılığa
düşmemeyi hatırlatır. Hak ve hakikati ayakta
tutmayı, adaletten ve iyilikten ayrılmamayı anlatır.
Kerbelâ, aramıza fitne ve fesat tohumu ekmek,
kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenlere karşı feraset
ve basiretle davranmamızı tavsiye eder. Sevgili
Peygamberimiz (s.a.s)’in, “Birlikte rahmet,
ayrılıkta azap vardır”
5 uyarısına kulak
vermemizi; sevinci ve nimeti paylaştığımız gibi
hüznü ve meşakkati de paylaşmamızı telkin eder.
Değerli Müminler!
Bugün, inananları; acı ve gözyaşına mahkûm
etmek, İslam beldelerinin yer altı ve yer üstü
zenginliklerini sömürmek isteyen zalimler, başta
Gazze ve Filistin olmak üzere birçok farklı
coğrafyada yeni Kerbelâlar yaşanması için her türlü
yolu denemektedir. Ümmet-i Muhammed olarak
bizler de bir daha aynı hüznü yaşamak ve şer
odaklarını sevindirmek istemiyorsak, aramızdaki
ihtilafları derinleştirmek yerine ortak paydada
buluşmanın yollarını aramalıyız. Zira Rabbimiz bir,
Peygamberimiz bir, Kitabımız bir, Kıblemiz birdir.
Cenâb-ı Hakk’ın, “Kendilerine apaçık deliller
geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi
olmayın”
6 emri gereğince birbirimize
kenetlenmeli; İslam kardeşliğine zarar verecek her
türlü söz, tutum ve davranıştan kaçınmalıyız.
Bu vesileyle, başta Hz. Hüseyin ve Ehl-i
Beyt-i Mustafa olmak üzere; din, vatan ve
mukaddesat uğruna canlarını feda eden bütün
şehitlerimizi rahmetle yâd ediyoruz.
Hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu uyarısı
ile bitiriyoruz: “Birbirinize nefret ve düşmanlık
beslemeyin. Birbirinize haset etmeyin.
Birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları!
Kardeş olun…