HİCRİ YENİ YILA GİRERKEN
Muhterem Müslümanlar!
İslam’ın ilk yıllarında müminler, Mekkeli
müşriklerin günden güne artan eza ve cefasına,
işkence ve boykotuna maruz kalmışlardır.
Müslümanlar, yaşadıkları bütün zorluklara rağmen
imanlarından asla taviz vermemişlerdir. Nihayet
Peygamber Efendimiz (s.a.s) ve ashâb-ı güzîn,
Cenâb-ı Hakk’ın emriyle, Mekke’den Medine’ye
hicret etmişlerdir. İşte bu yıl, daha sonra hicri
takvimin başlangıcı olarak kabul edilmiştir.
Aziz Müminler!
Hicret, yalnızca bir yerden başka bir yere göç
etmek değildir. Hicret, Allah ve Resûlünün rızasını
her şeyden üstün tutma idealidir. Hakka
yönelmenin ve hakikate sımsıkı bağlanmanın
gayretidir. Nefsin gayr-ı meşru istek ve
arzularından, şeytanın bitmek bilmeyen
vesveselerinden uzaklaşıp salih ameller ve güzel
ahlakla dolu bir ömür geçirme azmidir. Hicret, hata
ve günahlardan tövbe edip Yüce Rabbimizin engin
rahmet ve mağfiretine sığınma çabasıdır.
Haramlardan helallere, kötülüklerden iyiliklere
doğru adım atma kararlılığıdır. Peygamber
Efendimiz (s.a.s), “Müslüman, elinden ve
dilinden diğer Müslümanların zarar görmediği
kişidir. Muhacir ise, Allah’ın yasaklarını terk
eden kimsedir”
1 buyurarak bu hususa
dikkatlerimizi çekmektedir.
Kıymetli Müslümanlar!
Her birimizin, gerçekleştireceği bir hicreti
mutlaka vardır. Yeter ki, hatalarımızı fark edip
yanlışlarımızla yüzleşelim. Kendimizle barışık
olalım. Fıtratımızın sesine kulak verelim. Yaratılış
gayemizi hatırımızdan çıkarmayalım.
Değerli Kardeşlerim!
Müslümanın hicreti; kibirden tevazua,
öfkeden merhamete, bencillikten diğerkâmlığa,
zulümden adalete, karamsarlıktan umuda doğru yol
almasıdır.
Müslümanın hicreti; yalan, iftira, fitne ve
gıybet gibi dilin afetlerinden uzaklaşıp; doğruluğu,
kardeşliği ve muhabbeti kuşanmasıdır.
Müslümanın hicreti; nefsini ve neslini, sapkın
fikirlerden, bâtıl ideolojilerden ve yanlış
yönelişlerden koruması; dinine, değerlerine,
kültürüne ve örfüne uygun bir ömür sürmesidir.
Müslümanın hicreti; alkol, zina, faiz, rüşvet,
stokçuluk ve karaborsacılık gibi huzur ve güveni
zedeleyen haramlara tevessül etmemesi, helallerle
yetinmesidir.
Müslümanın hicreti; kul ve kamu hakkını
ihlal edecek her türlü günahtan uzak durması;
sözüne, davranışlarına ve işine dikkat etmesidir.
Aziz Müslümanlar!
Müslümanlara düşen; hicri yeni yılda, hicretin
anlam ve önemini yeniden kavramaları, içinde
bulundukları dönemi doğru okumaları, hayatlarının
muhasebesini yaparak geleceğe yön vermeleri
olmalıdır. İslam kardeşliğini esas almaları,
birbirlerine kenetlenmeleri, maddi ve manevi
imkânlarını birbirleriyle paylaşmaları olmalıdır.
Bu vesileyle, önümüzdeki salı günü idrak
edeceğimiz hicri yeni yılımızın; mazlumların
yüzlerinin gülmesine, insanlığın huzura ermesine,
birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin pekişmesine
vesile olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyoruz.
Hutbemizi, şu ayet-i kerimenin mealiyle
bitiriyoruz: “İman edip hicret edenler, Allah
yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler,
muhacirleri barındırıp yardım edenler var ya,
işte onlar birbirlerinin dostlarıdır…”

