Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Tuğba Sezer
Tuğba Sezer

Sosyal Medyadayız

İlk çağ insanları kendilerini ifade edebilmek adına resimler çizerek mesajlarını bizlere ilettiler. Yazının icat edilmesiyle birlikte artık görsellik yerini yazılı mesajlara bıraktı. Gelişen teknolojiyle birlikte artık günümüzdeki tüm insanlar gelişen teknolojiye ayak uydurmaya çalışmaktadırlar. İnternet adını verdiğimiz iletişim ağı “Sosyal İletişim Ağları ” adını verdiğimiz uygulamaydı. Hızına yetişemediğimiz teknolojiyi kovalamakla geçirdiğimiz günlerde kendimizi sosyal medyanın içinde bulduk. Akıllı cihazlar ile birlikte sosyal medyanın tam ortasındaydık. Sabah gözümüzü ilk açtığımızda elimiz bir şeyleri arıyor. Sabahları akıllı cihazımızı elimize aldığımızda aslında “Kim aradı? ” diye bakmıyoruz. İlgi alanımız aslında sadece “Acaba kaç beğenim var?” ,”Neler paylaşırım ki beğeni alırım.” İnsanlarımız aslında doyumsuz bir varlık oldu. Doyumsuzluğumuzu frenlemeliyiz. Sosyal Medya hesabına sahip olan her vatandaşımız profesyonel fotoğrafçı olarak aramıza katıldı. Herkes aslında kendi yaşamından bir parça fotoğraflarını yansıttılar. Bilgisayar oyunlarıyla birlikte geçirilen vakitlerin yerini artık sosyal medya aldı. Teknolojinin hayatımıza girmesiyle bazı yaşamlarımızı kolaylaştırırken, bazı yaşamlarımız için düşündürücü olmak kaçınılmaz oldu.

Günlük iş yoğunluğunun ve koşuşturmasının ardından sosyal ortamdan uzaklaşıyoruz. Sadece sığındığımız bu süreçte; Facebook, Twitter, İnstagram vb… İş yoğunluğuna kısa bir ara verdiğimizde arkadaşlar ile yapılan sohbette muhabbetimiz; “Baksana Fatma şu fotoğrafı koymuş” ,”Şu kadar beğeni almış” konuşmalarının ardından bir bakmışız, yorucu günlerimizin yorgunluğunu yüz yüze olduğumuz ortamda bile sosyal medya başköşede olmuş. Yüz yüze iletişimin zayıfladığı zaman diliminde yemekler kısa sürede yeniyor, sohbetler ayaküstü ediliyor, aşklar ise bir tıkla yaşanıyordu. Eskiden otobüslerde, kafelerde, restaurantlarda ilk görüşte olan aşklar yok oldu. Otobüs durağında şöyle bir etrafımıza baktığımızda kuyruktaki herkesin sadece cep telefonu(akıllı cihaz) ile yaşadığını görmemiz kaçınılmazdı. Artık aşklar, arkadaşlıklar sosyal medyada oluşturulan bir çevre ile yaşanmaya başlıyor. Geçen bir kafede otururken garson yanıma yaklaşıp şu sözleri söyledi. “Eğer kendinizi burada etiketleyip ve olumlu yorum yaptığınızda müessesemiz tarafından kahve ikramımızdır.” Artık herkesin sosyal medyada olduğu varsayılırsa bu durum müessese için iyi bir reklamdı. İnsanlarda aslında artık kendi reklamlarının peşinden koşuyorlar.

Eskiden ulaşılmaz kıldığımız sevdiğimize; şimdi tek tuşla ulaşma imkanı sağlıyor. Eskiden eşlerimize sevgi sözcüklerini iki kişi arasında bile zor paylaşırdık. Şimdi ise tüm dünya şahit oluyor. Peki zorluklar olmadığı takdirde ulaşılan varlığın önemi kalıyor mu? Ciddi olarak eşlerin birbirinden ayrılma sebeplerinden bir tanesi sosyal medya oldu. Aldatılma oranları birden yükseldi. Eşlerin birbirine karşı güvenleri sıfırlandı. Sosyal medyada paylaşılan bir haberin kanıtsal nitelikte olmadan yayılmasıyla birlikte bilgi kirliliğine yol açtı. Sahte farklı hesaplar ile yapılan bazı gençlerimizi tuzağa düşürücü hareketlerde sosyal medyanın maalesef olumsuzlukları arasında yer aldı.

Sosyal medyanın olumsuz etkisiyle birlikte olumlu etkisi de tabi ki yabana atılmaz. Anlık duygu ve düşüncelerimizi paylaştığımız, resim ve videolarımızı iletebileceğimiz minik panolara sahip olması, arkadaş listemizden tüm arkadaşlarımıza kısa sürede ulaşmaktayız. Hayatımızın belli dönemlerinde nerede olduğumuzu belirterek, görmediğimiz arkadaşlarımıza ulaşmamız ile birlikte iletişimimizi koparmamızı sağladı. Haber siteleriyle birlikte anında haberdar olmamızı sağlamaktadır. Sosyal medya sitelerinde paylaşılan bilgiler ile güncel olarak haberdar olmamızı sağlıyor. Dört duvarın arasından sıyrılamayan eğitim sistemimizi gelişen teknolojiyle birlikte çocuklarımızın daha güncel bilgilerle eğitim alması sağlanmış oldu. İnsanların sosyal medyada oluşturdukları çevreleriyle birlikte psikolojik olarak birbirlerine destekleri de kaçınılmazdı. Artık tüm firmalar Sosyal Medya Uzmanı aramaya başladı. Firmalar tüm sosyal medya sitelerini araştırarak, müşterilerinin olumsuz ve olumlu durumlarıyla ilgili memnuniyeti sağlamaya çalışıyorlar.

Peki yukarıda saydığımız; sosyal medyanın olumlu ve olumsuz etkileriyle birlikte artık hayatımızın bir parçasıydı. Bunu olumlu veya olumsuz yapan aslında bizleriz. İnsanoğlu aslında iki kavram arasındaki farkı bilmeli ve bu kavramlara uygun şekilde hareket etmeliler. Peki bu kavramlarımız nelerdir? Bana göre; Bağımlılık ve Bağlı olmaktı. Bağımlılık dediğimizde bir hastalık olduğunu kavrayabiliyoruz. Bağlı olmak neydi? Aslında biraz daha masum gelen bir kavramdı.

Size tavsiyem;

Her zaman bağlı olun. Hiçbir zaman bağımlı olmayın.

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER