“Gitme” kelimesi her insanın ömrüne yer eder mi? Evet benim gönlüme yer etmişti. Birbirimize sarılırken birden arkanı dönüp, o kapıdan gidişine tutsak oldum.
Arkanı dönmeden önce gözlerimin içine bakıyordun. Baktığın gözlerde anlam bulamadın mı? Gözlerimde anlam bulsaydın yine gider miydin? Gözümden damla damla gözyaşları akıyordu. Biliyordum zamanla hiçbir şey anlam kazanmayacağını… Evet, senin arkandan elimi uzattım. Sana yetişemedim. Sen giderken sana sadece “gitme” diyebildim. Arkanda bıraktığın gözü yaşlı gözler ile birlikte, buğulu camda yazılı adımızın baş harflerini bıraktın. Evet, o baş harflerimiz sen gittiğin anda camdan silindi. Farkında olmadan… Yüreğimden silinmesi belki de hiç olmayacaktı. Keşke kolaylaştırsaydı. Şimdi sadece ayrılığın verdiği acıyla birlikte unutmanın yollarını arıyorum. Arıyorum… Arıyorum…
Peki bu acım ne zaman sona erecekti? “Zaman…” Bu anlamlı kelimeyi herkes söyledi. Artık zaman geçmişti. Günler birbirini kovalıyordu. Günlük koşuşturmanın ardından, yastığa başını koyduğun anda yine o ana döner mi insan… Evet döndüm. Kuzuları saymak yerine yaşadığım anıların büyüsüne kapıldım. Uykusuz geçen geceleri yok saymak kaldı geriye…
Bazı zamanlarda seni hem sever, hem de sinir olurdum. Farklı karakterdeki yaşamlarımızda birbirimize bağırmakla günlerimizi geçirirdik. Artık sinir olunacak hiçbir şey bırakmadın. Keşkeler bile bırakmadın. İki farklı hayat, iki farklı yoldayız. O yolun bu zamandan sonra birleşip otoyol olması imkansız.
Yüreğimdeki acının içinden hiç çıkmayacaksın. Dışım gülse de, İçim ağlamakla arkadaş olarak sonsuza dek kalacak…























YORUMLAR