Yunanistan’ın Uludağı sayılan Delfi antik kasabasında 1-4 Mart 2018 tarihlerinde bu yıl 3üncüsü düzenlenen ve Balkanların Davos’u olarak da bilinen Delfi Ekonomik Forumu’nun bu yılki ana teması “Yeni Küreselleşme ve Büyümenin Zorlukları” olarak belirlenmişti. Balkanlardan ve farklı ülkelerden siyasetçi, iş adamı ve yönetici birçok kişi davetliydi. Bendeniz de “Türkiye ve Dünya: Yeni Politik Gerçeklikler” başlıklı panelde konuşmacı olarak ülkemizin perspektifinden Avrupalı katılımcılara değerlendirmelerde bulundum.
Türkiye’nin bir G20 üyesi olduğunu kendilerine hatırlatarak başladığım konuşmamda Avrupa Birliği’nin devam eden süreci popülist bir bakış açısı ve kısa vadeli politik çıkarlar çerçevesinde değil, uzun vadeli stratejik bir perspektif çerçevesinde ele alması gerektiğini ifade ettim.
Türkiye’nin 66 yıllık bir NATO üyesi ve en büyük ikinci orduya sahip olduğunu; barış, güven ve istikrar için her zaman en büyük desteği sağladığını da söyledik. Türkiye’nin uluslararası camiada hangi konumda bir ülke olduğunu baştan unutmamaları için bu hatırlatmaları yaparak başladığım konuşmamda, son on yılda çevremizde gerçekleşen ciddi olaylar ve dönüşümlerin Ukrayna’dan başlayarak, Kuzey Afrika’dan Ortadoğu’ya ve hatta Güney Asya’yı da içine alan kargaşa ve istikrarsızlıkların, jeo-stratejik konumumuz sebebiyle bize de olumsuz sonuçlarıyla etki ettiğini işaret ettim. Avrupa bu etkileri doğal olarak bizim kadar hissetmiyor.
Avrupa’da bazı ülkelerde hala yasal olarak kabul edilse de uygulamada terör örgütlerinin üzerine gitmiyorlar malumunuz. FETO, PKK-PYD/YPG, DAESH ve DHKP-C başta olmak üzere birden fazla terörist grup ile savaşmaya devam ettiğimizi, özellikle 15 Temmuz Alçak Darbe girişiminde yeni nesil bir terör örgütü olan FETÖ’nün firari sanıklarının teslimi hususunda işbirliği yapılabileceğini, darbeden sonra bazı ülkelerin demokrasisine sahip çıkan ülkemizin halkına bir geçmiş olsun bile demediğini yüzlerine söylemem şehitlerimizin hatırasına karşı bir borçtu benim için.
Geçtiğimiz yıl “Fırat Kalkanı Harekâtı” ile DAEŞ’in o bölgeden defedildiğini ve Suriyeli birçok insan yuvasına geri yerleştirildi. Şu an devam eden “Zeytindalı Harekâtı” nın da PKK terör örgütünün Suriye’deki uzantısı PYD-YPG’ye karşı yapıldığını ve bulunan tüneller ve mühimmatlar, sürülen bölge halkının sevinci görüldüğü zaman harekâtın ne kadar anlamlı olduğunu ifade ettim.
Suriye’deki bu savaş ortamı nedeniyle mültecilere dünyada en büyük yardımın maddi ve manevi olarak Türkiye’den yapıldığını rakamlarla açıkladım. AB ve Türkiye arasında imzalanan 18 Mart Antlaşması ile mültecilerin Avrupa’ya geçişinin Türkiye’nin katalizörlüğü sayesinde özellikle Yunanistan’ın üzerindeki yükü hafiflettiğini kendilerine tekrar hatırlattım.
Son olarak Türkiye-Yunanistan ilişkilerinin bir gecede çözülemeyeceğini ama iletişim ve çözüm kanallarını bugün olduğu gibi ileride de açık tutmamızın uzun vadede katkı ve çözüm sağlayacağını açık ve dürüst bir biçimde panelde ifade ettim.
Bu açıklamaları, yaptığımız eylemleri kendilerine ifade etmezsek, ülkemizin çevresindeki sıkıntılardan, küresel terör örgütlerinden çektiklerini anlatmazsak Avrupa ve Dünya kamuoyunda haklılığımızı kabul ettiremeyiz. Tüm ilişkiler sadece devlet başkanları ve bakanlar arasında vücut bulmuyor. Böyle platformlarda, yabancı yazılı ve görsel medyada elimden geldiğince ülkemizin hakkını ve hukukunu siyaset dışında da arıyor ve tanıtımını yapmaya çalışıyoruz. Yalnız 1915 Ermeni Olaylarını, 15 Temmuz Alçak Darbe Girişimini ve Suriye’deki terör örgütlerine karşı güvenliğimiz için yaptığımız harekâtları anlatmazsak sürekli suçlanan taraf olarak Avrupa kamuoyunda çok mücadele edeceğiz. Daha önce de defalarca ifade ettiğim gibi bir bakanlık ya da Cumhurbaşkanlığına bağlı Tanıtım ve İletişim teşkilatı kurmalıyız. Bizlerin ya da başka vatansever insanların bireysel çabalarıyla halledilebilecek boyutları aşan bir tanıtıma ihtiyacı var ülkemizin.
Yunanistan’dan döner dönmez Van’da Diriliş Gençlik Derneği Federasyonu organizasyonuyla, Van’da şehit aileleri ve gaziler onuruna verilen yemeğe katıldım. Burada şehit ve gazi yakınlarımıza hitaben şuan devam eden “Zeytin Dalı Harekâtı”nın neden yapıldığını ve nasıl kazanımları olduğunu anlattığım konuşmamda Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile birlikte harekâtta bulunan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin sadece terör örgütüyle savaşmadığını, örgütü paravan olarak kullanıp ellerinden geleni yapan yabancı şer güçlerinin temsilcileriyle savaştığımızı da söyledim. Şu an yapılan bu harekat basit bir operasyon değil. AK Parti ve MHP’nin yaptığı “Cumhur İttifakı” sayesinde “Şer İttifakı”nın oyununu bozduğumuzu, Sayın Cumhurbaşkanımızın ve milli çıkarlarımızı ön planda tutarak safını belli eden Sayın Bahçeli’nin etrafında bir halka olan milletimizin desteğinin en büyük gücümüz olduğunu ve ülkemize sıçratacakları terör belasını şu an tam yuvasında adım adım ezdiğimizi şehit ve gazi yakınlarımıza ifade ederek dualarını istedim.
Daha sonra davetli olduğum Osmanlı Ocakları Van Şubesi’nin açılışına geçerek orada halkımıza hitaben Afrin’de Mehmetçiklerimizin destansı kahramanlıklarını, orada verilen mücadelenin yarın ülkemizde daha büyük bir belayı defettiğini, o tünellerin ülkemize karşı kullanılmak için kazıldığını, PKK ve FETÖ gibi alçak örgütlerle mücadele verdiğimizi ve şuan küresel bir saldırının altındayken Cumhurbaşkanımızın etrafında kenetlenerek birlik halinde bu süreci atlatabileceğimizi anlattım.
Delfi’de uluslararası bir forumda üst düzey bir katılımcı kalabalığa ülkemizin haklı mücadelesini ve onurlu duruşunu anlatırken ardından da Van’da halkımıza “Zeytin Dalı Harekatı” nı neden yaptığımızı ve birlik beraberlik içerisinde kalmamız gerektiğini ifade ederken amacımız tek o da ülkemizin selameti.
İnşallah Türk – Kürt – Çerkes – Boşnak – Laz – Gürcü – Müslüman – Gayrimüslim – Sünni – Alevi tüm zenginliklerimizle, birlik ve beraberlik içerisinde tüm şer ittifaklarını yeneceğiz. Bu milletin feraseti her zaman galip gelmiştir. İşte bu yüzden ülkemizi kimse kirli planlarına alet edemeyecek. Durmak yok..
Egemen BAĞIŞ
TC Devlet ve AB Eski Bakanı
İstanbul Aydın Üniversitesi BATI Araştırmalar Merkezi Başkanı























YORUMLAR