Yapı kayıt belgesi ile hak sahibi olunan (üzerinde imar barışı kapsamında yapı bulunan) bir yeri, yasal hakları devretmeyerek veya usulsüz işlemlerle başkasına satan veya buna sebebiyet veren idareci (kamu görevlisi), eylemin niteliğine göre Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında çeşitli suçlardan yargılanabilir.
Temel olarak bu durum Görevi Kötüye Kullanma suçu kapsamında değerlendirilmekle birlikte, somut olayın özelliklerine göre daha ağır suçlar da gündeme gelebilir:
Görevi Kötüye Kullanma (TCK m.257): İdareci, yapı kayıt belgesi sahibinin haklarını korumayarak veya hukuka aykırı şekilde taşınmazın başkasına devrine göz yumarak/işlem yaparak görevini kötüye kullanmış olur. Görevinin gereklerine aykırı davranması sonucu bir başkasına haksız menfaat sağlanması veya hak sahibinin mağdur olması durumunda bu hüküm uygulanır.
İrtikap (TCK m.250): Eğer idareci, taşınmazın devri işlemi için hak sahibini zorlayarak veya ikna ederek kendisine veya başkasına bir menfaat sağlamışsa, irtikap suçu oluşabilir.
Rüşvet (TCK m.252): Taşınmazın devri karşılığında idareci menfaat sağlamışsa, rüşvet hükümlerine göre yargılanır.
Resmi Belgede Sahtecilik (TCK m.204): Yapı kayıt belgesi devri veya tapu işlemleri sırasında sahte evrak düzenlenmişse bu suç gündeme gelir.
Önemli Hukuki Durumlar:
Mülkiyet Hakkı: Yapı Kayıt Belgesi, yapıya mülkiyet hakkı kazandırmaz, sadece yapının mevcudiyetini korur ve geçici kullanım hakkı sağlar.
Devir Hakkı: Yapı kayıt belgeli taşınmazların devredilmesi mümkündür; satış durumunda, yapı satışını gösterir belge ve alıcı bilgileriyle Valiliğe (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne) başvurulması gerekir.
Belediye Arazi Satışı: Yapı Kayıt Belgesi alınan yerler belediye arazisi ise, belgesi olanlara rayiç bedel üzerinden satılabilir.
İdareci, bu süreçte mevzuata aykırı, kişiye özel menfaat sağlayan veya hak sahibini bilerek zarara uğratan eylemleri nedeniyle yukarıdaki TCK maddeleri uyarınca yargılanacaktır.























YORUMLAR