Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

AHLAKİ ENFLASYONU KİM DÜŞÜRECEK?

Bugün ülkemizde en çok konuşulan konulardan biri ekonomik enflasyondur. Ancak kanaatimce bundan daha tehlikeli bir başka problem var; “AHLAKİ ENFLASYON”

Bugün ülkemizde en çok konuşulan konulardan biri ekonomik enflasyondur. Ancak
Ulusal Akif Haber/ Yazar Seyit Ateş
Çünkü ekonomik enflasyon, doğru politikalar ve zamanla kontrol altına alınabilir. Fakat
AHLAKİ ENFLASYON;
toplumun vicdanını, güven duygusunu ve birlikte yaşama kültürünü aşındırır. Bunun tamiri ise çok daha uzun yıllar sürer, hatta yeni bir kuşak bile gerektirebilir…
Son yıllarda ne yazık ki bazı esnafların ve hizmet sunan kişilerin, karşısındaki insanı müşteri değil, “BİR DEFALIK KAZANÇ” olarak gördüğüne şahit oluyoruz. Rastgele fiyatlar talep etmek, küçük bir arızayı abartarak gerçekte hak edilmeyen ücretler istemek, özellikle o beldeye yabancı olan insanları, ister Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olsun, ister yabancı ülke vatandaşı, fırsat bilerek tabiri caizse “KAZIKLAMAYA”çalışmak, sadece bireysel bir ahlak problemi değildir. Bu davranışlar, toplumdaki ahlaki dejenerasyonu ve ahlaki enflasyonu büyüten en önemli sebeplerdendir….
Kısa vadede elde edilen haksız kazanç, uzun vadede kaybedilen güven demektir. Bir turistin, bir misafirin ya da başka şehirden gelen bir vatandaşın yaşadığı olumsuz tecrübe sadece o işletmeyi değil, bütün şehri hatta ülkeyi temsil eder. “Oraya gidersen dikkat et, seni aldatırlar.” cümlesi, hiçbir ekonomik kazançla telafi edilemeyecek kadar büyük bir itibar kaybıdır….
Oysa gerek medeniyetimiz, gerekse de dinimiz, misafiri baş tacı etmeyi, ticarette dürüst olmayı ve kul hakkından sakınmayı öğütlemiştir ve emretmiştir..
Alın teriyle kazanılan helal kazanç bereket getirirken, haksız kazanç ne bireye ne de topluma huzur getirmez…
Bu nedenle çözümün; yalnızca devletten beklenmesi doğru değildir. Elbette devlet denetim yapmalı, haksız kazanç elde edenlere gerekli yaptırımları uygulamalıdır. Ancak asıl mücadele vatandaşın kendi vicdanında başlamalıdır. Hiçbir kanun, vicdanın yerine geçemez. Dürüstlüğü kanun zoruyla değil, karakterimizle yaşatabildiğimiz gün, gerçek anlamda güçlü bir toplum oluruz.
Esnaf, müşterisini aldatmayı değil, memnun etmeyi hedeflemelidir. Sanatkâr, emeğinin hakkını istemeli, hakkı olmayanı değil. Vatandaş ise gördüğü haksızlık karşısında sessiz kalmamalı, dürüst davranan insanları desteklemelidir. Çünkü iyilik de kötülük de toplumda bulaşıcıdır…
Ama “İYİLİK İYİDİR”
Esas mesele sadece enflasyonu düşürmek değildir. Esas mesele AHLAKİ ENFLASYONU düşürmektir…Fiyatların istikrara kavuşması ekonomiyi güçlendirir; güvenin yeniden inşa edilmesi ise milleti güçlendirir.
Unutmayalım ki güçlü devletler, sadece sağlam ekonomiler üzerine değil; dürüst, güvenilir, ahlaklı insanlar ile, yine yüksek ahlak sahibi esnafın ve yüksek ahlak sahibi vatandaşların omuzları üzerinde yükselir ve yükselecektir…
İYİ AHLAKTAN VAZGEÇMEYİN…