MİLLİ GÖRÜŞ DAVASININ İMTİHANI…
Spor Yorumcusu Seyit Ateş “Milli Görüş hareketi, Türkiye siyasetinde sadece bir parti geleneği değil; aynı zamanda bir dava, bir ahlak ve bir duruş olarak ortaya çıkmıştır. Bu hareketin kurucusu merhum PROF. DR. NECMETTİN ERBAKAN HOCA; siyaseti yalnızca iktidar mücadelesi olarak görmemiş; onu aynı zamanda bir medeniyet inşası, ahlaki bir anlayışın, toplumsal adaletin, birliğin ve kardeşliğin aracı olarak değerlendirmiştir.
ERBAKAN HOCANIN yıllarca dile getirdiği en temel ilkelerden biri “
DAVA EHLİ OLMAK VE SADAKAT”
Sadakat; makama, paraya veya güce değil, davaya bağlılık demektir. Dava bilinci ise; makamların, imkanların ve kişisel çıkarların önüne geçen bir sorumluluk anlayışıydı. Milli Görüş’ün en zor dönemlerinde dahi bu hareketi ayakta tutan şey; servet değil, sadakat duygusu olmuştur.
Ancak bugün gelinen noktada bazı çevrelerde farklı bir tablo ortaya çıktığı yönünde eleştiriler yükseliyor. Bir zamanlar “ÖNCELİĞİMİZ SADAKATTIR” denilerek kurulan söylemin yerini, maddi gücün ve imkanların belirleyici olduğu bir anlayışın aldığı yönünde ciddi durumlar gözlemekteyim…
Bu durum, sadece bir siyasi eleştiri değil; aynı zamanda Milli Görüş geleneğinin ruhuna dair bir sorgulamayı da beraberinde getirmektedir…
MİLLİ GÖRÜŞÜN DEVAMIYIZ İDDİASINDA OLAN HER PARTİ BU HUSUSA MUTLAKA DİKKAT ETMELİDİR…
Zira geçmişte; Milli Görüş hareketi, hiçbir zaman maddi imkanları güçlü olanların vitrini olmamıştır. Bu hareket; Anadolu’nun mütevazı insanlarının, ideal sahibi gençlerinin, inanç ve dava bilinciyle çalışan kadroların omuzlarında yükselmiştir. Eğer bir hareketin temelinde yer alan dava kültürü zayıflar ve yerini maddi güç ilişkileri alırsa, o hareketin ruhu da zamanla aşınır.
Bugün yapılması gereken şey, geçmişin hatıralarıyla övünmek değil; o hatıraların taşıdığı ruhu yeniden hatırlamak ve inşa etmektir..
ERBAKAN HOCANIN mirası yalnızca siyasi bir gelenek değil, aynı zamanda ahlaki bir ölçüdür. Bu ölçü; adalet, liyakat, sadakat ve dava bilinci üzerine kuruludur.
Milli Görüş davası, kişisel çıkarların değil; bir idealin ve bir medeniyet iddiasının temsilidir. Bu nedenle bu dava; parayla, makamla veya güçle değil, sadakat ve samimiyetle ayakta kalabilir….
ÇÜNKÜ MİLLİ GÖRÜŞ BİR DAVA VE BU DAVA EHİL OLMAYAN, AHLAKİ EROZYONA UĞRMIŞ PARALI VE CAHİL KÜLTÜRSÜZLERİN SAVUNACAĞI, YADA TEMSİL EDECEĞİ BİR DAVA ASLA OLAMAZ VE OLMAMALIDIR…
CUMANIZ MÜBAREK OLSUN… “























YORUMLAR