Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Akif Haber
Akif Haber

Sadece kendi görüşlerini destekleyen haberleri tüketenler

Yalancı olduğu, uygunsuz davranışları veya fotoğrafları olduğu bilinen siyasetçilerin seçmenlerce yeniden tercih edilmesi, siyasal psikoloji ve seçmen davranışı alanlarında uzun süredir incelenen karmaşık bir konudur. Seçmenler rasyonel bir fayda-maliyet analizinden ziyade, duygusal, ideolojik ve psikolojik etkenlerle hareket edebilirler.
Siyasetçilerin skandallara rağmen desteklenmesinin temel nedenleri şunlardır:
1. Psikolojik ve Sosyolojik Etkenler
  • Partizan Tutum ve Kimlik Oyçuluğu: Seçmenler, kendilerini ait hissettikleri parti veya ideolojiyle bütünleşirler. Siyasetçiyi “bizden biri” olarak gördüklerinde, onun kişisel hatalarını grubun bekası için tolere edebilirler.
  • Bilişsel Uyumsuzluk (Cognitive Dissonance): Seçmen, desteklediği liderin yanlış yaptığını kabul etmek yerine, bu durumu görmezden gelmeyi veya haklı çıkarmayı seçer. İnanmak istedikleri şeye inanmayı tercih ederler.
  • “Daha Kötüsü” Korkusu: Seçmen, aday ne kadar kusurlu olsa da, rakibinin ülkeyi daha kötü bir duruma getireceğine inanırsa, “kötünün iyisi” mantığıyla hareket eder.
  • Aidiyet ve Kabilecilik: Siyaset, değerler savaşına dönüştüğünde, ahlaki standartlar grubun zaferinin gerisinde kalır. 
2. İletişim ve Algı Yönetimi
  • Dezenformasyon ve Yalan Haber: Seçmenler, kendilerine sunulan bilgilerin doğruluğunu teyit etme imkanına sahip olmayabilir veya sadece kendi görüşlerini destekleyen haberleri tüketirler.
  • Algı Operasyonu: Uygunsuz fotoğraflar veya davranışlar, “karalama kampanyası” veya “montaj” olarak nitelendirilerek seçmen nezdinde değersizleştirilebilir.
  • Karizmatik Liderlik ve Popülizm: Popülist liderler, “halk” ile kendileri arasında doğrudan bir bağ kurar. Bu durumda liderin ahlaki açıkları, halkın sesi olduğu inancıyla gölgelenir. 
3. Pragmatik Çıkar ve Güven Kaybı
  • Çıkar Odaklılık: Seçmenler, adayın ideolojik duruşundan veya doğrudan kendilerine sağladığı maddi/manevi çıkarlardan (iş, yardım, hizmet) dolayı kişisel kusurları göz ardı edebilir.
  • Sisteme Güvensizlik: Seçmenler tüm siyasetçilerin yozlaşmış olduğuna inanırsa, dürüstlük arayışından vazgeçip sadece kendi ideolojilerine hizmet edeni seçebilirler.
  • Özetle, seçmen davranışı sadece “ahlaki” değil, toplumsal kimlik, korku ve çıkar odaklı rasyonel olmayan bir zeminde şekillenebilmektedir.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER