Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Akif Haber
Akif Haber

“Seçimlerde vaat değil proje”

CHP’li belediyeler 31 Mart 2024 yerel seçimlerini “yolsuzluk yapmak için” kazanmadı.
Seçmen tercihi ağırlıklı olarak ekonomik sıkıntılar, enflasyon, yaşam maliyeti ve önceki dönemde (özellikle İstanbul, Ankara gibi yerlerde) uygulanan sosyal belediyecilik politikalarına (ucuz yemek, yardım programları vb.) dayanıyordu. CHP ülke genelinde yaklaşık %37-38 oy alarak birinci parti oldu, birçok büyükşehir ve ilçeyi kazandı; bu sonuç iktidara yönelik tepki oylarının da etkisiyle oluştu.

Seçim sonrası gelişmeler Seçimlerden sonra (özellikle Ekim 2024’ten itibaren) CHP’li belediyelere yönelik çok sayıda yolsuzluk, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve örgütlü suç iddialı soruşturma ve operasyon düzenlendi. Bunların arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Ekrem İmamoğlu, çeşitli ilçe belediyeleri, Antalya, Adana, Mersin gibi yerler yer alıyor. Düzinelerce belediye başkanı gözaltına alındı veya tutuklandı; yüzlerce kişi hakkında işlem yapıldı. Savcılık iddianamelerinde ihale usulsüzlükleri, rüşvet ağları, kamu zararı gibi iddialar yer alıyor.

CHP ve muhalefet tarafı bu süreçleri siyasi motivasyonlu, muhalefeti zayıflatmaya ve gündemi (örneğin başka skandalları) örtbas etmeye yönelik operasyonlar olarak nitelendiriyor; yargıda çifte standart iddiasında bulunuyor. İktidar tarafı ve savcılıklar ise iddiaların delillere dayandığını, kimsenin dokunulmaz olmadığını savunuyor. Dava süreçleri devam ediyor; birçok dosyada henüz kesin hüküm yok, tutuklamalar ve soruşturmalar sürüyor. Bazı CHP’li belediye başkanlarının partiden istifa edip AK Parti’ye geçtiği de görüldü.

Özet

  • Seçim kazanma nedeni: Yolsuzluk niyeti değil; ekonomik tepki + önceki dönem performans algısı + siyasi dinamikler.
  • Sonrası: Ciddi yolsuzluk iddiaları ve yargı süreçleri var. Bunların ne kadarı kanıtlanacak, ne kadarı siyasi boyutu olan süreç olacak, mahkemeler ve zaman gösterecek. Türkiye’de belediyelerde (hangi parti olursa olsun) ihale, imar, ruhsat gibi alanlarda usulsüzlük riski her zaman tartışılır; bu spesifik dalga ise 2024 sonrası yoğunlaştı.

Tarafsız bakmak gerekirse: Seçmen sandıkta tercihini yaptı, yolsuzluk iddiaları ise sonradan yargı süreçleriyle gündeme geldi. Kesin hükümler olmadan “yolsuzluk için kazandılar” demek spekülasyondur; iddiaların mahkeme sonuçlarını beklemek daha sağlıklıdır.

CHP’li belediyelerde savcılık soruşturmaları ve iddianamelerde öne çıkan yolsuzluk iddiaları (Ekim 2024’ten itibaren yoğunlaşan operasyonlar kapsamında, Ekim 2026 itibarıyla) genel olarak şu başlıklarda toplanıyor. Bunlar iddia ve soruşturma/iddianame aşamasındaki suçlamalardır; birçoğu henüz kesinleşmiş mahkûmiyet değildir, davalar devam etmektedir. CHP tarafı süreçleri siyasi motivasyonlu operasyonlar olarak nitelendirmektedir.1. İhale usulsüzlükleri ve ihaleye fesat karıştırma

  • Belirli firmalara ihalelerin yönlendirilmesi, hayali/usulsüz ihaleler, yaklaşık maliyetlerin manipüle edilmesi, doğrudan teminlerde usulsüzlük.
  • İBB (Ekrem İmamoğlu) dosyası: En kapsamlısı. Savcılık, İmamoğlu’nun liderliğini yaptığı iddia edilen “çıkar amaçlı suç örgütü”nün birçok ihaleye fesat karıştırdığını, kamu zararına dolandırıcılık yaptığını ileri sürüyor. İddianamede yüzlerce eylem, yüksek kamu zararı iddiaları (bazı raporlarda on milyarlarca TL seviyesinde) ve çok yüksek hapis talepleri yer alıyor. Dava sürüyor.
  • Aziz İhsan Aktaş ağı: İş insanının elebaşılığını yaptığı iddia edilen örgütün CHP’li belediyelerde (Beşiktaş, Avcılar, Seyhan, Ceyhan, Adana vb.) ihaleleri organize ettiği, rüşvet karşılığı iş aldığı öne sürülüyor. Birçok belediye başkanı ve yönetici bu dosyada yer alıyor.
  • Mersin (2026 Ekim operasyonu): Büyükşehir, Yenişehir ve Mezitli belediyelerinde 13 ihale + 63 doğrudan teminde usulsüzlük iddiası. Savcılık yaklaşık 1,45 milyar TL kamu zararı tespit edildiğini ileri sürdü. Başkan Vahap Seçer ve ilçe başkanları tutuklandı.

2. Rüşvet ve irtikap (görevi kötüye kullanarak menfaat sağlama)

  • İmar/ruhsat/iskan izinleri, hakediş ödemeleri veya ihaleler karşılığında nakit, araç, taşınmaz, döviz, altın veya hediye kartı talep edilmesi.
  • Örnekler:
    • Mersin Mezitli’de rüşvetin çiçek vazosuna konulması talebi iddiası.
    • Ataşehir’de lüks mağaza hediye kartları.
    • Antalya’da (Muhittin Böcek) seçim/kampanya ve ihale bağlantılı yüksek tutarlı ödemeler.
    • Beşiktaş ve diğer ilçelerde araç ve nakit transferleri.
    • Adalar, Şile, Bayrampaşa gibi yerlerde ruhsat ve imar işlemleri karşılığı rüşvet.

3. Suç örgütü kurma/yönetme ve malvarlığı aklama

  • Belediye kaynaklarının sistematik olarak belirli şirketlere aktarılması, elde edilen paranın aklanması (şirketler, taşınmaz, altın, döviz üzerinden).
  • İBB dosyasında “örgüt lideri” iddiası İmamoğlu’na yöneltiliyor; Aziz İhsan Aktaş dosyasında da benzer örgüt yapılanması iddiası var.
  • MASAK raporlarına dayanan para trafiği tespitleri (milyonlarca TL transferler) birçok dosyada yer alıyor.

4. Diğer iddialar

  • Kamu malına zarar verme, belge sahteciliği, görevi kötüye kullanma.
  • Bazı dosyalarda (özellikle erken dönem Esenyurt vb.) terör örgütü bağlantısı iddiaları da eklendi (CHP bunları da reddediyor).
  • Bayraklı (İzmir) gibi yerlerde eski yönetim dönemine ilişkin 20 milyon TL civarı kamu zararı ve rüşvet iddiaları.

Genel tablo (Ekim 2026 itibarıyla)Düzinelerce CHP’li belediye başkanı (İstanbul Büyükşehir dahil büyükşehirler + birçok ilçe) hakkında tutuklama veya görevden uzaklaştırma kararı verildi. Yüzlerce kişi gözaltına alındı. Operasyonlar İstanbul merkezli başlayıp Antalya, Adana, Mersin, Bursa, Bolu, Uşak, İzmir ilçeleri gibi yerlere yayıldı. Önemli not: Bu iddiaların bir kısmı tanık/etkin pişmanlık beyanlarına, banka/MASAK kayıtlarına, ihale dosyalarına dayanıyor. Ancak mahkeme süreçleri devam ediyor; beraat, tahliye veya mahkûmiyet kararları dosya dosya değişebilir.

“Seçimlerde vaat değil proje” – doğru ve önemli bir nokta. Yerel seçimlerde (özellikle belediye başkanlıklarında) asıl bakılması gereken şey, adayın veya partinin somut, ölçülebilir, finansmanı ve takvimi belli projeleridir. Genel vaatler (“daha iyi hizmet”, “şeffaf yönetim”, “herkese eşit”, “ucuz ekmek/ulaşım” gibi) kolay söylenir, seçim sonrası ise çoğu zaman ya unutulur ya da “kaynak yok” bahanesiyle rafa kalkar. Oysa gerçekçi proje demek:

  • Net maliyet hesabı
  • Finansman kaynağı (bütçe, kredi, kamu-özel ortaklığı vs.)
  • Uygulama takvimi
  • Ölçülebilir sonuç (kaç km yol, kaç kreş, ne kadar su tasarrufu, kaç kişiye istihdam vb.)

demektir. Neden önemli? Belediyeler doğrudan vatandaşın günlük hayatına dokunur. Yol, su, ulaşım, imar, sosyal yardım, çevre gibi konular vaatle değil, proje ve performansla yürür. 2024 yerel seçimlerinde CHP’nin birçok yerde öne çıkmasında, önceki dönemde (özellikle İstanbul ve Ankara’da) uygulamaya konan somut sosyal projelerin (ucuz yemek, kreş, ulaşım indirimleri vb.) etkisi olduğu sıkça dile getirildi. Aynı şekilde, seçim sonrası yolsuzluk iddiaları ve soruşturmalar da “proje” değil, “kaynakların nasıl kullanıldığı” meselesini gündeme getirdi.

Kısaca:
Vaat seçmeni heyecanlandırır,
Proje + uygulama + hesap verebilirlik ise güven yaratır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER