Sayın RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜLKEMİZİN GELECEKTEKİ BÜYÜK DEVLET OLMA İNŞASINI YAPMAKTADIR.
Tarihte dahi liderler büyük devletleri inşa ederler. Yüzyıllık büyük devletlerin inşası dahi liderlerle gerçekleşir. Ülkemizin gelecek yüzyılların dünyadaki güçlü ülkesi olmayı sağlama temelleri Sayın RECEP TAYYİP ERDOĞAN tarafından atılmaktadır. Liderler Tarihi okumakta marifetlidirler. Toplumlar tarih içerisinde temel ihtiyaçları giderdikten sonra güvenlik ihtiyacı duymaktadır. Kabileler ve devletler çağın en ileri savunma silahlarına sahip olmaları ile diğer topluluklar üzerine büyük egemenlik alanı oluşturmuşlar. Osmanlının yedi yüz yılık büyük devlet olmasının temelleri Sultan Mehmet Fatih döneminde çağın en ileri savunma teknolojisini kullanarak atılmıştır. Nitekim Osmanlının 14. ve 15.yüzyılda ateşli silahlar icat ederek, diğer çevre topluluklarına üstünlük kurarak büyük imparatorluğun temelleri atılmıştır. Osmanlının 14. ve 15. Yüzyıldaki tüm mucit ve icatçı gelişmelerini savunma alanında gerekli desteği sağlayarak savunma silahlarını geliştirmiştir.
Geçmiş tarihteki kuvvetli orduların süvari birliklerinden oluşurken daha sonra zırhlı, topçu, uçak, uzay teknolojisi ve bilişim teknolojisi gelişim güçlerine göre güçlü ordular kurulmaktadır. Tüm bu gelişimi liderler bir değişme bağlamı görmek ve bir değişme bağlamı yaratmak zorundadır. Farklı bir gelecek tasarlayabilmeleri için değişim ustalarının aynı zamanda birer tarihçi olmaları gerekir. Yenilik getirecek olan kişiler bir projeyi, meseleleri yeniden ele alarak hazırladıklarında veya yanlızca yapabileceklerini görmekle kalmazlar. Aynı zamanda geçmişi daha iyi öğrenebilirler. Geçmişi bilmenin sağladığı başlıca yararlardan birisi ise; geleceğin geçmişten köken alınmasını doğallığı ortaya koyan ve kurulunu kültürü bağdaştırır. Sayın RECEP TAYYİP ERDOĞAN tarihteki bilgi ustalığını Türkiyenin bin yıllık tarih kökenindeki kültürü ve tarihteki güçlü yerini sağlayan temel stratejileri ortaya koymaktadır. Nitekim ülkemizde Savunma Sanayi milli ve özgün üretiminin önünü açarak girişimci ruhu harekete geçittirerek Milli üretimin oranını arttırmaktadır. Şu açıkça bilinmelidir ki kendine özgün savunma sistemleri üretmeyen toplumlar zenginlikleri ne kadar çokta olsa dahi savunmanın ithalat ile güçlü ülke olmayı sağlamadığı bilinmektedir. Güçlü ülke olmanın tarihteki temel koşulu; özgün, milli, üretim girişimci ruhu icat ve mucitliklerini savunma alanında kullanma garantisi ile kendini yeniler ve gelişir. Ülkenin mucit girişimcilerinin rekabet koşullarına karşı korunarak ve onlara geri bildirim beslemesini sağlama imkânı ile ürün gelişir. Sayın ERDOĞAN ın ülkemizdeki girişimci mucit beyinleri harekete geçirerek onlara sağladığı destekle ülkemizde milli ve özgün savunma araçları üretilmektedir. Bazı alanlarda dünyanın önde gelen savunma teknolojisine sahip olma durumuna gelinmiştir. Bu da dış güçlerinTürkiyenin gelecekte büyük devlet olma yoluna girdiğini ve bu stratejilerle imgelenen hedef 2023 ve hedef 2071 imgesini sağlayacağı korkusu sarmaktadır.
Liderler hayalleri yönetirler. Bütün liderlerin insanları alıp bambaşka yerlere götürebilen karşı konulmaz vizyonlar yaratma ve sonunda bu vizyonları hayata geçirme yetenekleri vardır. Jung: “Anlaşılmamış bir rüya sadece bir rastlantı olarak kalır, anlaşıldığında ise yaşayan deneyim haline gelir”. Sayın ERDOĞAN ın Türk toplumunun gelişimi için koyduğu hedefi kimileri rüya görsede o bu rüyayı gerçekleştirerek toplumumuza deneyim sağlamıştır. Wasne Gretcky: Topun şuanda nerede olduğunu bilmek, nerede olacağını bilmek kadar önemlidir demiştir. Liderler toplum nerde olduğu nereye gittiğini ve Ülkelerini büyütmek istiyorlarsa nerede yer alınması gerektiğini bilirler. Bunu başlarken bilmezlerse bile vardıklarında bilirler. Ülkemizin hangi seviyede hangi dış politika ile başladığını ama bugün varılan yerin imrenilecek bir konumda olduğu açıkça görülmektedir. Bunun için Ülkemizde sürekli kriz yaratılmaktadır. Bu krizler Sayın ERDOĞAN ın liderliğini daha da güçlendirmiştir. Siyasi liderlerin çoğu kendi toplumunun kültürü tarafında şekillendirilmiş çok sayıda görev üstlenir, öncelikle toplumun bulunduğu noktayı analiz yaparlar. Doğası gereği, geçmişin gelecekle buluştuğu yerdir. Dolayısıyla her iki unsura ilişkin bir sezgi olmaksızın herhangi bir yapıya varmazlar. Sayın ERDOĞAN ın basireti vasıtası ile herhangi bir olumsuzluğa kapılmadan toplumsal istikametini sürdürmektedir. Toplumu nereye götüreceğini anlamaya çalışır. Siyasi liderler bilinenin geleceğe yansıtması ile özdeştirme eğilimine direnmelidir. Zira bu yolun sonu durgunluk ve ardından gerilmedir. Sayın ERDOĞAN alışılmış bilinenin dışında bir yolla büyük bir cesaret ile göğüslemektedir. O ülkenin geleceğini geçmişteki büyüklüğünde aramaktadır. Teknoloji ve siyasi çalkantılar döneminde bilgelik gerekir. Daha farklı bir yol seçilmesi gerekmektedir. Tanım gereği, bir toplumun olduğu yerde daha önce hiç olmadığı bir yere yöneltirken yeni yol her zaman birbirine yakın görünen avantajlar ve dezavantajlar sunar. Daha önce hiç geçilmemiş bir yola çıkmak irade ve cesaret gerektirir. Çünkü seçilen yol bariz değildir, cesaret gerektirir. Çünkü seçilen yol, başında ıssızdır. Sayın ERDOĞAN bundan sonra halkını bu mücadelede sebat etmeye esinlendirmektedir. Büyük liderler bu vizyona ve bu kararlılığa sahiptir. Sayın ERDOĞAN’nin cesareti ile Türkiyeyi gelecek rüyasını gerçekleştirme yoluna koymuştur.
Değişen dünya düzeni ve buna bağlı olarak değişen teknoloji ve bilişim çağının hızlı değişimin getirdiği bir dönemde liderler vizyonlarını sürekli geliştirmek zorundadırlar. Sayın ERDOĞAN vizyon geliştirme ve icat etmede büyük bir ustadır. O vizyonu geliştirerek geleceğe dair inandırıcı imgeler yaratmada marifetlidir. Sezgi kabiliyeti yüksek olduğundan olayların oluşumunu ve değişimini önceden sezer. Liderler herkes için daha iyi bir gelecek oluşturma adına ne yapabilecekleri hakkında toplumları ikna ederler. İnsanoğlunun fikirleri her yeni doğan gün ile genişlemektedir. Liderlerin değişen dünyada vizyonları, geleceğe yönelik sürekli gelişmekte ve toplumları ileriye doğru itmektir.
Tostoly: “Umutların uyanık insanın rüyaları olduğunu söyler”Umutsuz hayatta kalmak ve bir ilerleme göstermek mümkün değildir. Kendi tutkularını başkalarına da bulaştıran bir lider, başka insanlara umut ve ilham kaynağı olur. Sayın ERDOĞAN Orta Doğu ve mazlum toplumların umut kaynağı ve birleştirici ruhu olmuştur. ABD’nin Orta Doğu ve Asya bölgesindeki ayrıştırma ve çatışma stratejilerine ERDOĞAN bölgenin umudu ve tutkalı ortak yapıştırıcısıdır. Bu da Avrupanın ve ABD’nin bölge stratejisi önüne engel görülmektedir. Dolayısıyla 15 Temmuz 2016 tarihi ERDOĞAN’ı hedefleyen bir girişimdi. Erdoğan bu girişimi büyük bir cesaretle bertaraf etmiş yeniden güçlü liderliğinin büyük doğuşu mazlum toplumların ilham kaynağı ve sevgisi olmuştur.
Tarihte büyük liderlerin yaşadığı dönemde Ulus un ihtiyaç duyduğu büyük liderlikte, geleceği inşa edecek büyük Devletin doğuşunu sağlayacaktır. Sayın Erdoğan 15 Temmuz darbe girişiminde tank ve silahlara karşı halkın umut öncülüğü ile moral kaynağı olmuştur. Büyük bir topluluğu, zafer uğruna bedelini düşünmeksizin kanının son damlasına kadar savunma motivasyonu vererek manevi bir güç sağlamıştır. Bu güç halk hareketine daha önemli bir bütünün parçası olarak hissettirmeyi sağlamıştır. Sayın ERDĞAN ın kendine sağladığı güven ve sadakat toplumları en zor koşullarda harekete geçirmeyi sağladı. ERDOĞAN ın cesaret, tahammül, irade, kriz anında seri kanlılığı, sakinliği ve düşünceliği bu son olayda ortaya çıktı. Liderler net hedeflere sahip olması gerektiğini görmektedir. ERDOĞAN ın halka seslenişi, bu darbe girişiminin sonlanması için net hedef oldu. RECEP TAYYİP ERDOĞAN Türk halkı için dümencinin yıldızlara bakarak yönünü tayin ettiği gibi ülkemizin çıkarlarının çok ötesinde aklın gücü ile halkını yönlendirmesini hedefler. Ve bu hedefin başarısı için hiçbir fedakârlıktan kaçınmaz. Risk karşısında öne çıkabilen bir liderdir. Dahi liderlerin gölge alanları yanındakiler ile bürokratların ve liderin karşıtların menfaatlerinin kesiştiği noktadır. Lider danışmanları ve sevenleri bu gölge noktaları sürekli aydınlatırlar. Bu tür alanda daima tuzaklar çıkar. Bazen kamu nitelikli bir sivil toplum kuruluşu olarak şekil alırlar. Bu kuruluşlar çalkantılı dönemlerde kendine biçilen rollerini bazen göstermektedirler. Liderlik her türlü zorluklarla başa çıkma becerisidir. Sayın Erdoğan düzen ve özgürlüğü bir arada tutan, toplum tarafında sevgiyle içlesen liderlik öncülüğü ile ülkemiz büyük adımlarla geleceğin büyük ülkesi olma yolunda ilerlemektedir.
Not:( liderlik derslerimiz devam edecek bir sonraki dersimizin konusu girişimci lider)
28/07/2016 İSTANBUL
Abdurrahman Filiz
Bağımsiz Denetçi&Malimüşavir























YORUMLAR