LİDERLİK DERSLERİ 2
SAYIN RECEP TAYYİP ERDOĞAN TÜRKİYE İÇİN BÜYÜK BİR ŞANS
Toplumların hayatında liderler büyük rol oynarlar. Ülkelerin zenginliği ve refahına en önemli etkiyi liderler yapmaktadır. Liderler toplumun sıradan akıp giden statülerini değişim ve dönüşüm yaparak yeni bir mecraya doğru sürüklerler. Bir toplumda değişim ve gelişimi sağlamasında liderler rol oynarlar. Liderlerin toplumları bir amaca yöneltirken o amaca yüklenen kutsiyeti toplum nezdinde teveccühle gerçekleştirir. Liderlerin kullandığı dil ve ikna gücü gösterilen hedef ve amacın önem ve kutsiyetini uyandırabilecek bir üslup ve dil iletişimi kullanmakta ustadırlar. Yönettiği ülkelerin dış dünyada kendi ülkelerinin güçlerine güç katarak daha büyük rol oynarlar. Etki ve nüfus alanları daha geniş toplumsal alanı kapsar.
ÜLKEMİZE YARATTIĞI ZENGİNLİK KAYNAĞI: Türkiye’de siyasal ve ekonomik girişimcilerin önündeki fırsatlar engeliyken bu fırsatları üretim ve yeniden dağıtım faaliyeti yönünde geliştirerek rekabetçi koşular sağladı. Bu alanlarda tekelciliği ortadan kaldırılmıştır. Üretim ve fırsatları yakalayacak eğitim olanakları daha da artmıştır. Araştırma ve geliştirme alanlarda dinamik beyin gücü harekete geçirerek üretime yeni icadı gelişimine sevk edilmiştir. Ülkemizde eğitim, öğretim alanında büyük bir devrim yaşatarak zorunlu eğitim düzeyi 8 ‘den 12 yıla çıkartarak bir eğitim devrimi gerçekleştirmiştir. Türkiye gibi büyük bir ülkede tüm kırsal alandaki şehir merkeziyle aynı eğitim fırsatı ve aynı eğitim hizmeti vererek gerçekleşmesine inanılması güç olan bir gerçeği gerçekleştirmiştir. Ülkemizde üniversite sayısı 50 iken 200 üniversiteye yaklaşmıştır. Üniversite mezunu eğitimi oranı 2 kat artmıştır. Avrupa standartlarını yakalamıştır. AR-GE’ ye önem vererek her üniversite mezunu hayalim var diyene; projeni yaz teşvikini al. Toplumsal hayallerin girişimci ruh kazandırarak üretime dönüştürmektedir. Toplumda beyin gücü dinamiği sağlanmıştır. Düne kadar savunma sanayimizin yerlilik oranı yüzde 20 iken bugün savunma sanayimizin bu oran yüzde 70 ‘i kendi milli özgün üretimimizdir. Savunma sanayi’de dışa bağımlılık gün geçtikçe azalmaktadır. Sağlıkta büyük devrim niteliğinde zorunlu sağlık sigortası, hızlı tiren, üçüncü köprü, deniz altı geçitler, üçüncü havalimanı, ulaşım alanında büyük değişim gerçekleştirmiştir. Milli devlet ruhu yeniden kazandırarak şahlanacak büyük bir ülke yolundadır. Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bu tarihi başarısının bir hikâyesi olacaktır. Bu hikâye geçmişteki büyük liderlerle kıyaslanacağını herkes bilmelidir. Bu başarı hikâyesi dünya krizlerle uğraşırken gerçekleşmesi ayrı bir önem kazanmıştır.
TOPLUMSAL ZİHNİYET DEĞİŞİMİ: Toplumların algıları, tutumları, alışkanlıkları değiştirmek bir atom çekirdeğinin parçalanmasından daha zordur. Bir değişimi başarabilmesi için güçlü bir deha lidere ihtiyacı vardır. Dünün Türkiye’sine bakıp bugünkü Türkiye sine kıyasladığımızda ne kadar deha bir lider vasıtasıyla kurumsal, politik ve ekonomik değişimlerin gerçekleştiğini görüldüğünde Türkiye’nin büyük bir şansı olduğunu söylemek yanlış olmaz. Dünkü otoriter vesayet kurumları anayasanın demokrasi uygun kurum haline dönüşmesi, kurumlar başörtü, okular da çok seçmeli dersler, Cuma izni, hoşgörü ortamı, devletin faizsiz sistem bankacılığı, üretime yönelik destekler, özel sektörün bürokrasi altındaki etkisini azaltması gibi değişimleri çoğaltabiliriz. Ancak TÜRMOB, TMMMO ve diğer bazı meslek odaları hala vesayette ve demokrasi yapıya karşı direnmektedirler. Ancak Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği vizyon er istikamete doğru zihinsel değişimi gerçekleştirecektir. Nitekim Margaret Thatcher İngiltere en karamsarlaşmış bir dönemde yeniden lider ülke konuma getireceğini kendine şu sözle meydan okuyarak meydana çıkmıştır. Aynı zamanda zihniyet değişimi de yapmıştır: ‘Bu ülkeyi kurtarabileceğimi ve bunu benden başka yapabilecek kimse olmadığını biliyorum.’ Kendisinin ülkenin kurtarıcısı olduğunu kendini büyük bir güvenle halkın dili ile halka seslenerek güç alıp İngiltere’de büyük bir değişim gerçekleşmiştir. İngiltere Avrupa’da liderliğe dünya politikasında etkinliği artmıştır. Sayın Recep Tayyip Erdoğan konuşmaları halka güven ve umut vermektedir. Halkın dili ile halkla konuşur. Halkla kendisi arasına bir tercümana gerek yoktur. Onun gücü halkla aynı tasa ve inancından aynı dili konuşmakla güç alır. Dolayısıyla kendisiyle halkın arasında gönül köprüsü oluşturmuştur. Bu güce direnecek hiçbir statüko kalmayacaktır. Zihniyet değişimine uğramak zorundadırlar.
DIŞ POLİTİKA GÜCÜ – NÜFUS ETKİNLİĞİ: Bir ülkenin uluslararası dış politika gücü o ülkenin nüfus, ekonomi büyüklüğü ve savunma sanayi gücü kadarıyla etkili olur. Buna temel dış politika dengesi denir. Ancak akıllı yöneticiler kendilerine uygun ortak partner seçerek etki alanlarını daha da güçlendirirler. Bu temel dış siyaset politikası gerçeği dışında birde ülkeyi yöneten liderlerin etkinliği ayrı bir güç etkisi yaratır. Sayın Recep Tayyip Erdoğan dünya politikalarına yön veren 5 liderden birisi olarak günümüzün etkin lideridir. Dünya bugün herhangi bir olayda Türkiye bu konuda acaba ne düşünür hesaba katmak zorundadır. Düne kadar dış politikamız belli bir takip politikası şeklinde devam ederken bugün kendine özgü bağımsız bir dış politika sergilemektedir. Türkiye nüfusu 80 milyon dur. Nüfuz etkisi Recep Tayyip Erdoğan’ın dünya nüfusuna sağladığı gönül etkisi 5’te biri kadardır. Herkes biliyor ki 1 milyar 700 milyonluk nüfus Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a sempatiyle bakar ve onlar için bir umut lideridir. ABD’de 3 Müslüman Suriyelinin öldürülmesine Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tepki göstermesinden sonra ABD özür dilemiştir. Olaylara karşı tepkisini ortaya koymuş. Okyanusun ortasında mahsur kalan Myanmarlıların imdadına Recep Tayyip Erdoğan koşmuş , onları Malezya ve Endonezya’ya kabul ettirmiştir. Mısırda Tahrir meydanında öldürülen göstericilerin nidası Recep Tayyip Erdoğan olmuştur. Gazze de, Filistin de öldürülen her masuma sahip çıkmıştır. Suriye de, Afganistan da, Balkanlarda, Afrika da, Kafkasya da her mazlumun sesi olmuştur. Dünyanın 5 liderden biri olduğu kadarıyla dünyanın 5’te bir nüfusunun kalbinde ve gönlünde yer etmiştir. Zaten o toplumların gönlündeki lideridir. Bütün dünya bunu biliyor ve buna göre Türkiye’nin etkinliğini hesaba katar. Kararlılık ve düşüncesindeki ısrar daha da izleyicisine güven sağlamıştır.
Bir liderin bu kadar büyük kitleleri etkilenmesinin o liderin adalet ve merhamet duygusu cesaret ve kendisine verdiği haklı inancın bir gücüdür. Dik duruşu istemdeki kararlılıktır. Zaten toplumları başarıya götürecek liderler cesur olurlar. Cesaretini kendi davalarının haklılığını halkla aralarına kurdukları gönül köprülerinden alırlar. Konuştukları duygusallıkları aynı ve ton ve sertlikleri aynıdır. Rakiplerine olan sertliği izleyicileri açısından gönül sesi olmuştur.
ULUSAL DEĞİL ULUSLAR ARASI LİDER: Tek bir ulustan ziyade daha küresel etkinliği yaratan büyük liderler pozisyonlarının siyasi her ne kadar görece az olsa da zihniyette ki değişiklik etkinliği ile küresel rol oynar. Bu konuda araştırmaya değer konumdaki liderlerin öyküleri ve o öyküleri insanlar için kabullenmiş yönelim sağlanmış değerler üzerinde yazılacaktır. Bu tür liderler nadirde olsa bazıları ne büyük orduların ne büyük ülkelerin yönetimde bulunmuşlar. Onların insanların önüne koydukları vizyonla bir başarı hikayesi olmuştur.Mandela.,Monnet,Gandy,gibi liderler ulasa sınırların ötesinde bir başarı hikayeleri vardır. Monnet: Savaşların yerle bir etiği Avrupa’nın fiziksel ve psikolojik yıkıntılar ortasında kafasında büyük bir Avrupa tohumu canlandırdı. Sayın Recep Tayyip Erdoğan birçok değişik irk ve toplumları kalbi duyguları kendi hitabetiyle köprü kuruyorsa onlar yerel liderlerinden ziyade kendi cisimlerini Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsiyetinde görüyorsa elbette araştırılacak öykü yazılacak bir hikâyesi vardır. Bunu yazımda tarihsel bir not olarak görmekle paylaşıyorum. Heterojen bir izleyici kitlelerine seslenen liderler olarak bu kişilerin elinde sadece ikna ve kendilerine cisimleştirme silahı vardır. Heterojen izleyici kitleleri harekete geçirmek zor bunun yapmanın yerleşik basitliğinden bir öykü yaratmak ve onun anlatmak bugün ki kuşaklar olduğu gibi gelecek kuşaklara da ilham olur.
KRİZLERLE BAŞ ETME: Gerçek liderliğin en güvenilir göstergelerinden ve ön habercilerinden biride kişinin olumsuz olayları anlamlandıra bilme ve en sınayıcı koşulardan bile ders çıkartabilme konusundaki bireysel yeteneğidir. Bir başka deyişle uğranılan talihsizliği aşabilmek ve o durumda hiç olmadığı kadar güçlü ve daha kararlı çıkabilmek için gerekli olan beceriler ile olağan üstü liderlerin yaratan becerilerdir. Sayın Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlık seçimlerindeki 367 toplantı olayı, Ak parti kapatma davası, Referandum, 17-25 Aralık darbe girişimi, e-muhtıralar, Mavi Marmara, Rus uçak düşürme hadisesi gibi Birçok talihsiz olaylardan sonra hep başarıyla çıkmış kendilerine gönül vermiş insanlara güven vermiştir. Kendisinin etki alanı kat kat artmıştır. Bir dünya lideri olarak gelecek kuşaklar ve araştırmacılara bu alanda doktora tezleri yazacaklar. Bu başarı öyküleri yazılacağa gibi Liderlik konusunda da büyük araştırma konusu olacak büyük bir liderlik hikâyesi yazılacağında çok eminim.
Abdurrahman Filiz
Bağımsız Denetçi&SMMM























YORUMLAR