Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Akif Haber
Akif Haber

2002 Tekrarlanabilir mi?

2002 Tekrarlanabilir mi?

3 Kasım 2002, Türk siyasetinin belki de en sert kırılma noktasıydı. Meclisteki bütün partiler baraj altında kaldı, yerleşik düzen bir gecede silindi. O gece sandıktan çıkan sonuç, sadece bir hükümet değişikliği değil, bir dönemin fiilen sona erişiydi. Şimdi aynı soru yeniden dolaşıyor: Yaklaşan seçim, bir 2002 daha mı doğuracak?

Bir yanda, geçmişle bugün arasında güçlü benzerlikler görenler var. 2001 krizinin yarattığı ekonomik yıkım, o dönemde seçmeni radikal bir cezalandırma oyuna sürüklemişti. Bugün de yüksek enflasyon, eriyen alım gücü ve derinleşen geçim sıkıntısı, benzer bir tepkiyi tetikleyebilir diyorlar. Uzun süredir aynı isimlerin yönetimde olması, “metal yorgunluğu”nu büyütüyor. Seçmen, bilinen aktörlerden uzaklaşıp yeni arayışlara, protesto oylarına yönelebilir. 2002’deki gibi, “hiç denenmemiş” bir seçeneğe sığınabilir.

Karşı tarafta ise daha temkinli bir analiz duruyor. 2002’nin şartları bugün birebir geçerli değil. O dönem yüzde 10’luk baraj, oyların neredeyse yarısını meclis dışına itmiş, yüzde 34’lük bir partiye devasa bir çoğunluk hediye etmişti. Şimdi baraj yüzde 7’ye inmiş, ittifak sistemi küçük partilerin bile sandalyeye ulaşmasını kolaylaştırmış durumda. Kitlesel bir tasfiye, teknik olarak daha zor.

Daha önemlisi, seçmen yapısı değişti. Son yirmi yılda siyaset, kimlikler ve bloklar üzerinden sert biçimde kutuplaştı. 2002’nin görece geçişken seçmeni yerine, sadık tabanlar oluştu. Ekonomik krizler bile bu sadakati kolay kolay sarsmıyor. Üstelik 2002’deki AK Parti gibi, “temiz sayfa” vaadiyle ortaya çıkan, bagajsız bir aktör de yok. Bugünün ana oyuncuları uzun süredir sahnede; kredileri de, yükleri de biliniyor.

Siyaset biliminin genel eğilimi net: Büyük kırılmalar benzer krizlerden beslenir, ama yeni seçim kuralları, kurumsallaşmış ittifaklar ve toplumsal kutuplaşma, birebir bir 2002’yi uzak ihtimal kılıyor. Yine de seçmenin ekonomik tepkisi, haritayı beklenmedik biçimde değiştirebilecek gücü hâlâ taşıyor. Toplum menfaatine proje getirenlerin konumu baz alınırsa! Maliye bakanının emekliye inadı! 2018 den beri çarşı pazar yangını! Seçilen ve yetki makamındakilerin topluca götürme istekleri! Kontrolsüz düzen…Aç gözlü kişiler!

Tarih tekerrür etmez. Ama bazen, benzer rüzgârlar farklı gemileri aynı limana sürükler. Asıl soru, rüzgârın gücünü kim doğru okuyacak.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER