Ulusal Akifhaber (Sorumlu Müdür-Mehmet Toprak)
Kanaat Önderi, Site Sakini ve İş İnsanı Muhittin Uçar “İstanbul Gaziosmanpaşa Mevlana Mahallesi Elmas Sitelerinin kentsel dönüşümünün yasalara uygun yapılması için elimizden gelen tüm çalışmaları seferber ettik. Gaziosmanpaşa Belediyesi, Çevre Bakanlığı ve yasalarda bizim ileri sürdüğümüz ilkeleri destekliyor. Yetkisiz yüklenici firma yerine! Yetkili ve güçlü firma; Elmas Sitesinin kentsel dönüşümünü gerçekleştirecek. Bizler site sakinleri olarak hukuk içerisinde; adaletin yanında ve doğru yerde yer alacağız. Aksi hiç bir görüş ve eylem başarılı olamaz. Haklı davamızı ve isteklerimizi basın yayın yoluyla yetkili makamlara ve kişilere duyurmaya devam edeceğiz. Elmas Sitesinin kentsel dönüşümünü oldu bittilere getirmeyiz.” dedi.
2012 yılında 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun yürürlüğe girdi. 7471 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun”), 09.11.2023 tarihli ve 32364 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Malikler hangi yöntemle, paylaşım planıyla ve şartlarla binalarını yeniden inşa edeceklerse, buna uygun müteahhit firma seçerler. Sözleşme müzakerelerinin sonucunda sözleşme imzalarlar.
GAZİOSMANPAŞA ELMAS SİTESİ KENTSEL DÖNÜŞÜM SÜRECİNDE USULSÜZLÜK İDDİALARI – MUHİTTİN UÇAR GERÇEKLERİ ANLATIYOR
BASIN AÇIKLAMASI
İSTANBUL / GAZİOSMANPAŞA –
Elmas Sitesi Kentsel Dönüşüm süreci, ne yazık ki şeffaflık, adalet ve mülkiyet hakkı ilkelerinden uzak biçimde yürütülmektedir.
Kat malikleri adına açıklama yapan Sayın Muhittin Uçar, sürecin hem hukuki hem de vicdani açıdan ciddi sorunlar barındırdığını belirterek kamuoyuna önemli açıklamalarda bulunmuştur.
“DEPREMİN ACISINI YAŞAYAN BİRİ OLARAK, SAĞLAM BİNA KADAR ADALET DE İSTİYORUM”
“Ben Hataylıyım. 6 Şubat 2023 Depremi’nde yakınlarımı kaybettim.
Kendi ellerimle enkazdan sevdiklerimi çıkardım, kendi ellerimle toprağa koydum.
Bu acıyı yaşamış biri olarak, kentsel dönüşümün önemini en iyi bilenlerdenim.
Dayanıklı, güvenli evlerde yaşamak bir lüks değil, yaşam hakkıdır.
Ancak bu hak, RANT ve ÇIKAR ilişkilerine Kurban edilemez.”
“YÖNETİM, MALİKLERİN İRADESİNİ YOK SAYDI”
Elmas Sitesi’nin 47 daire ve 3 bloktan oluştuğunu belirten Uçar, 7 kişilik dönüşüm heyetinin görevinin müteahhit tekliflerini incelemek, bilgi toplamak Firmaların Teklifler Hakkında Daire Sahiplerinin Bilgilendirmek ve en uygun teklifi maliklerin onayına sunmak olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:
“Yönetim bu süreci şeffaflık ilkesine aykırı biçimde yürütmüştür.
Müteahhit firmalardan gelen teklifleri kat maliklerine açıklamamış, evrakları gizlemiştir.
Daha uygun şartlar ve En Önemlisi YETERLİLİK BELGELERİ Olan Büyük bazı Müteahhitlerin teklifleri de bilinçli olarak değerlendirme dışı bırakılmıştır.
Bunu, daha sonra bize başvuran müteahhitlerden öğrendik; onlar da ‘Biz daha avantajlı teklifler sunduk ancak duyurulmadı’ diyerek durumu doğrulamıştır.”
“ÖRNEK SÖZLEŞME DENİLDİ, ÖN SÖZLEŞMEYE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ”
“Kat maliklerinin katılımıyla yapılması gereken toplantı, müteahhit tanıtımına dönüştürülmüştür.
Maliklerin görüş bildirmesi engellenmiş, imza toplanan belgeler ise fiilen ön sözleşme niteliğine getirilmiştir.
Müteahhit, ‘Bu kadar malik imzaladıysa ben de imzalıyorum’ diyerek süreci bir günde oldu-bittiye getirmiştir.”
“YETERSİZ MÜTEAHHİTLİK BELGESİ VE EKSİK EVRAKLAR”
“Araştırmalarımız sonucunda müteahhit firmanın H sınıfı belgeye sahip olduğu tespit edilmiştir.
Bu belgeyle Elmas Sitesi’nin toplam 14.000 metrekarelik inşaatını yapma yeterliliği bulunmamaktadır.
Durumu yönetime ilettik, evrakları talep ettik; ancak üç ay boyunca tek bir belge dahi sunulmamıştır.”
“RAMADA OTEL’DE YAŞANANLAR, AHLAK VE GELENEKLERE AYKIRI”
“ Yönetim Site Vatsap Gurubunda 4 Gün sonrası için (15GünlükResmi Toplantı Daveti Olmadan) Müteahhit firmanın, Belediyeden Proje Onaylandığını beyan edilen maliklere Proje tanıtımı yapmak ve Beraberinde Noter Sözleşmesi Yapmak üzere bizi Alibeyköy Ramada Otel’e çağırdı.
Toplantıda belgeleri görmek istedim, ‘Eğer evraklar tamamsa İmzalarım’ dedim.
Ancak bu sözüm üzerine, firma temsilcileri bana hakaret etti, saldırdı, Darp etti Darp Raporum Mevcuttur hatta silah çekti.
Polis müdahale etti, silahına el konuldu.
Bizim Örf, Adet ve Geleneklerimizde Eve Gelen Misafire el kaldırmak, hakaret etmek kabul edilemez.
Bir müteahhidin Ev Sahibi olarak Davet Ettiği Elmas Sitesimaliklerine bu şekilde davranması, hem ahlaken hem hukuken vahimdir.
Böyle davranan bir kişinin, vatandaş yararına sağlıklı dönüşüm yapacağına inanmak mümkün değildir.”
“RİSKLİ BİNA RAPORLARI, YETKİ AŞIMIYLA KULLANILDI”
“Bazı yöneticiler kendi bloklarından karot aldırarak riskli bina raporu çıkartmıştır.
Bu raporlar bağımsız denetimden geçmeden hazırlanmıştır.
B ve C bloklarda açılan davalarda mahkemeler yürütmenin durdurulmasına karar vermiştir.
Ancak A blokta dava açılmadığı için, yönetici kendi adına aldığı yıkım ruhsatıyla binayı yıktırmıştır.
Bu, açık bir yetki aşımıdır.”
“VATANDAŞA KORKU VERİLDİ, İMZALAR BASKIYLA TOPLANDI”
“Kat maliklerine ‘İmzalamazsanız eviniz belediye rayiç bedelinden satılır’ denilerek baskı yapılmıştır.
Yaşlı ve emekli maliklere korku verilmiş, noter huzurunda imzalar bu psikolojik baskı altında toplanmıştır.
Sözleşmelere, daha önce görüşülmeyen 5 milyon TL cayma cezası maddesi gizlice eklenmiştir.
Ne noter bu hususu açıklamış ne de maliklere sözleşme örneği verilmiştir.”
“ANAYASA VE 6306 SAYILI KANUN VATANDAŞI KORUR, RANTÇIYI DEĞİL”
“Anayasa’nın 35. maddesi uyarınca mülkiyet hakkı güvence altındadır.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un amacı da vatandaşın can ve mal güvenliğini sağlamaktır.
Bu yasa, bazı kişi ve kurumların rant aracı değildir.
Sayın Cumhurbaşkanımız RECEP TAYYİP ERDOĞAN, bu yasayı halkın güvenliği için çıkarmıştır.
Ancak bugün bazı kişiler, yasayı kendi menfaatleri doğrultusunda kullanmaktadır.
Bu durum, yasanın amacına ve ruhuna açıkça aykırıdır.”
YARGITAY VE DANIŞTAY KARARLARINA GÖRE:
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E.2017/3859 – K.2018/6424:
“Kamu yararına yapılan, doğruluk araştırmasına dayalı eleştiriler kişilik haklarına saldırı sayılmaz.”
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2020/4269 K.:
“Kentsel dönüşüm sürecinde usulsüzlük iddialarını dile getirmek ifade özgürlüğü kapsamındadır.”
Danıştay 6. Dairesi, 2019/8123 K.:
“Kentsel dönüşüm uygulamalarında maliklerin bilgilendirilmesi ve rızası alınmadan yapılan işlemler hukuka aykırıdır.”
“KOMŞULARIM MAĞDUR, KİRA DESTEĞİ ALAMADILAR”
Biz Gaziosmanpaşa belediyesi avukatlarımızla beraber gittik dilekçelerimizi verdik sözleşmede ismi geçen ARAZ Havacılık firmasının mevcut sözleşme ve müteahhitlik karnesi ile elma sitesini yapıp yapamayacağını dair bakanliga da belediyeye de sorduk bakanlık firmanın bu sözleşmeyle yapamayacağını müteahhitlik karnesinin H olduğunu beyan ettiler
Gaziosmanpaşa belediyesi de Havacılığın henüz bu tarihe kadar resmi bir başvurusu resmi bir evrakı belediyemiz de yoktur firma hakkında size bilgi veremeyiz diye bize sözlü cevap verdiler inşaatın gecikmesi bizim kanuni haklarımız arama adımızdan kaynaklanmıyor tamamen müteahhitin eksikliğinden kaynaklanan bir durumdur.
“ Lakin siteden A bloktaki komşularım evlerini boşaltıp gittiler, kirada oturuyorlar.
Ancak halen kira desteği alamadılar.
Her ay cebinden kira ödeyen bu insanları görmek beni üzüyor.
Hakkımı ararken onların mağduriyetini de görüyorum, bu beni adalet mücadelesine daha çok bağlıyor.”
“ADALET, ŞEFFAFLIK VE VATANDAŞ HAKKI İSTİYORUZ”
“Biz kentsel dönüşüme karşı değiliz.
Biz, HUKUKSUZLUĞA karşıyız.
Bu proje, vatandaşın değil, rant çevrelerinin çıkarına dönüştürülüyor.
Sayın Cumhurbaşkanımız RECEP TAYYİP ERDOĞAN ve Sayın MURAT KURUM Bakanımıza çağrımızdır:
Kentsel dönüşüm; korku, baskı ve dayatma ile halkın malına el koyma aracı değildir.
Bu süreç, vatandaşın mal ve can güvenliği için yürütülmelidir.
Sizin vatandaş yararına çıkardığınız yasaları, şahsi çıkarları için kullananlara fırsat verilmemelidir.
Bu tür ilişkilere giren kamu görevlileri hakkında idari ve adli işlem yapılmalıdır.
Çünkü adalet, devletin en güçlü teminatıdır.”
“Biz sizin ADALETİNİZE ve VİCDANINIZA güveniyoruz.
Biz KORKMUYORUZ, çünkü ADALETE SIĞINIYORUZ.”
Elmas Sitesi Kat Malikleri adına
MUHİTTİN UÇAR
Gaziosmanpaşa / İstanbul
Kanaat Önderi, İş İnsanı ve Site Sakini Muhittin Uçar “Kentsel dönüşüm projeleri kentsel yerleşim alanı içerisinde yenileştirme, koruma ve sağlamlaştırma amaçları ile belli bir müdahale programı çerçevesinde yeniden düzenlenmesi gereken alanları kapsar. Kentsel dönüşüm projeleri çok fazla sayıda kat malikini ilgilendirdiğinden ve kat maliklerinin büyük kısmı kentsel dönüşümün hukuki prosedür ve işleyişine hakim olmadığından risk arz edebilmekte, hak kayıplarına sebebiyet verebilmektedir. Bu nedenle anlaşmadan önce belediyeden imar durumu çıkarılıp buna göre sözleşme şartları kararlaştırılması önem taşımaktadır. İlk aşamada kat maliklerinin proje üzerinde sahip olacağı bağımsız bölümleri net biçimde tespiti ve bunun projede gösterilmesi önemlidir. Bu usuller Gaziosmanpaşa Mevlana Mahallesi Elmas Sitesinde dikkate alınmadan yeterlilik belgesi bulunmayan yüklenici firma ile yönetici ve kat maliklerinin eksik işlemleri hukuka aykırı olup, mutlak butlan hükmündedir. Arsa sahipleri ile müteahhit arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi; arsa sahiplerinin kendisine devredeceği belirli arsa payı veya daireye karşılık, müteahhidin kendi malzemesiyle arsa üzerine bağımsız bölümler inşa ederek, bir bina meydana getirmeyi taahhüt ettiği sözleşmelerdir. Bu sözleşmeler oldukça teknik hukuki bilgi gerektirdiğinden uygulamada yapıldığı gibi hazırlanması yalnızca müteahhit firmaya bırakılmamalı, kat malikleri de bir hukuk ekibi oluşturup muhakkak sözleşme üzerinde etkide bulunmalıdır. Bu hususlar Elmas Sitesinde yerine getirilmedi. Söz konusu sözleşmeler projenin tüm detaylarını, tarafların karşılıklı yükümlülükleri ve sürelerini, yükümlülüklere uymama halinde uygulanacak yaptırımları muhakkak içermelidir. Sözleşmeye konu inşaatın başlayabilmesi, inşaat projesi çizilerek belediyeye tasdik ettirilmesine bağlıdır. Sözleşmede ayrıca bir düzenleme bulunmuyorsa, belediyeye başvurma yükümlülüğü arsa sahibine düşmektedir. Bu şekilde ruhsat alımı ile müteahhit ilgilenecek ise müteahhide arsa sahiplerince vekaletname verilmesi gerekecektir. Bizler kimseye böyle yetki vermedik. Elmas Sitesi yüklenicisi yok hükmündedir. Sözleşmede yapılacak inşaatın kalitesi, kullanılacak malzeme, ortak yerler, kullanılacak malzemelerin marka model ve renkleri, dairelerin ne şekilde inşa edileceği, ileride uyuşmazlık doğmaması açısından ayrıntılı şekilde açıklanmalıdır. Bu konuda, inşaata ilişkin bu ayrıntıların neler olacağının yazıya dökülmesi ve sözleşme eki olarak süreç başlangıcında imza edilmesi oldukça faydalı olacaktır. Ben ve benim gibi düşünen Elmas Sitesi malikleri konuya yargıya taşıdık. Hukukun üstünlüğüne, bakanlığımıza ve devletimize güveniyoruz. Kimse Elmas Sitesini oldu bitti’ye getiremez. İnşaat süresi, sözleşmede başka şekilde bir düzenleme yoksa, belediyeden inşaat ruhsatı alınması sonrasında işlemeye başlayacaktır. Bu nedenle ruhsat alınması için, sözleşmede mutlaka belli bir süre gösterilmiş olmalıdır. Aksi takdirde yüklenici tarafından inşaatın başlangıcı sürüncemede bırakılarak, arsa sahiplerinin mağdur olmalarına sebebiyet verilebilir. İnşaatın kararlaştırılan sürede bitirilememesi halinde ne gibi müeyyidelerin uygulanacağı da sözleşmede belirtilmelidir. Elmas Sitesinde biz bunları dillendiriyor ve takipçisi olacağız. Oldu bittiye fırsat vermeyiz. Bu gibi gecikme, yarım bırakma, teslimden imtina, ayıplı ifa şeklinde kat maliklerini mağdur edebilecek olası haller göz önüne alınarak sözleşmede cezai şart düzenlemeleri yapılmalıdır. Müteahhit firmanın bu yükümlülüklerine uymaması durumunda da belirlenen cezai şart paraya çevrilerek kat maliklerine ödenebilecektir. Sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmeyen tarafa ilişkin cezai şartların yanı sıra bu cezai şartların tahsili için teminatlar düzenlenmesi de önemlidir. Zira cezai şart ve teminat hususunda tahsil kabiliyeti büyük önem taşımaktadır. Tahsil edilemedikten sonra sözleşmede yer alan bedel hiç bir anlam taşımamaktadır. Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde arsa sahibi inşaatın karşılığında bir gayrimenkul hissesi devretmeyi üstlendiği için bu sözleşmeler tapu dairesince veya noterlikçe düzenlenmelidir. Bu şart, Borçlar Kanunu madde 237, Türk Medeni Kanunu madde 706, Noterlik Kanunu madde 60 ve Tapu Kanunu’nun 26. maddesi gereği yasal zorunluluktur. Yargıtay’ın önceki kararlarında benimsediği görüşü de bu doğrultudadır. Bu şarta uygun yapılmayan sözleşmeler hukuken geçerli değildir.” dedi.

