Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Hüseyin Özyurt, yeryüzünde fesat çıkarmayın

İmam Hüseyin Özyurt “… Arzu ve isteklerinin kendisini saptırdığı insan ne kötüdür!”

İmam Hüseyin Özyurt "... Arzu ve isteklerinin kendisini saptırdığı insan

Akif Haber

Muhterem Müslümanlar!
Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz
şöyle buyuruyor: “Onlara, ‘Yeryüzünde fesat
çıkarmayın’ denildiğinde, ‘Biz ancak ıslah
edicileriz’ derler. Hâlbuki onlar fesatçıların ta
kendileridir. Lâkin onlar anlamak istemezler.”1
Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamber
Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Dini dünyaya
alet ederek istismar eden insan ne kötüdür!… Arzu
ve isteklerinin kendisini saptırdığı insan ne
kötüdür!”2
Aziz Müminler!
Önümüzdeki Pazartesi günü Yüce Rabbimizin
yardımı, devletimizin dirayeti, milletimizin cesaretiyle
küresel şer odaklarına ve onların taşeronluğunu yapan
FETÖ’ye karşı elde ettiğimiz destansı zaferimizin
sekizinci yıl dönümü. Bizler, tarihin her döneminde
olduğu gibi 15 Temmuz gecesinde de kadınıyla
erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla bir kez daha omuz
omuza verdik. Minarelerden yankılanan salâlar
eşliğinde; birlik, beraberlik ve dayanışma ruhuyla hep
birlikte meydanlara akın ettik. İstiklâl Şairimizin,
“Âsım’ın nesli… diyordum ya… nesilmiş gerçek:/İşte
çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek” mısralarında
ifade ettiği gibi vatanımız ve milletimiz üzerinde
oynanmak istenen kirli oyunları hep birlikte boşa
çıkardık. 15 Temmuz, aziz milletimizin hiç kimsenin
boyunduruğu altına girmeyeceğinin, zalimin
karşısında asla eğilmeyeceğinin son örneğidir. 15
Temmuz, azmin ve cesaretin zillete ve korkaklığa
galebe çaldığı şanlı bir direniştir.
Değerli Müslümanlar!
15 Temmuz ihanetini gerçekleştiren FETÖ,
inancımızı, ibadetlerimizi, milli ve manevi
değerlerimizi istismar etmiş, istiklâlimizi ve
istikbalimizi hedef almıştır. Sûret-i haktan görünerek
vatanımızın bölünmez bütünlüğüne, devletimizin
bekasına, milletimizin canına kastetmiştir. Yüce
dinimiz İslam’ın en temel kavramlarını kendi çıkarları
için kullanmıştır. Gençlerimizi ailelerinden koparmak;
kalplerinden vatan sevgisini, millet olma şuurunu,
ümmet olma bilincini söküp atmak için her türlü hile
ve tuzağa başvurmuştur.
Kıymetli Müminler!
Önümüzdeki Salı ise 10 Muharrem Âşûrâ günü.
Peygamber Efendimiz (s.a.s), Âşûrâ gününü içine
alacak şekilde bir gün öncesi veya bir gün sonrasıyla
iki gün oruç tutmayı bizlere tavsiye etmiştir.3 Âşûrâ,
aynı zamanda Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in
dünyadaki çiçeğim, reyhanım4
diyerek sevdiği, cennet
gençlerinin efendisi5
olarak övdüğü torunu Hz.
Hüseyin Efendimizin ve çoğu ehl-i beyt-i Mustafa’dan
olan yetmişten fazla Müslümanın Kerbelâ’da şehit
edildiği gündür. Üzerinden asırlar geçse de bu elim
hadisenin acısı hâlâ taptazedir ve hâlâ yüreğimizdedir.
Hz. Ali ve Hz. Fâtıma’nın ciğerparesine bu zulmü
reva görenler ise ümmet-i Muhammed’in mâşerî
vicdanında mahkûm olmuştur ve olmaya da devam
edecektir.
Aziz Müslümanlar!
Cennet vatanımızda gözü olanlar, aramıza nifak
tohumu ekerek muhabbetimizi ve kardeşliğimizi
bozmak isteyenler dün olduğu gibi bugün de hain
emellerinden vazgeçmiş değildir. O halde, bu hain
tuzaklara bir daha düşmemek için sahih dini bilgiyi,
ehil ve güvenilir kişilerden öğrenmeye gayret
gösterelim. Göz nuru çocuklarımızı ve geleceğimizin
teminatı olan gençlerimizi Kur’an ve sünnet ışığında
sağlıklı, dengeli ve şeffaf bir din eğitimiyle
buluşturalım. Fitne ve fesadı körüklemek isteyenlere,
ümmet coğrafyamızda yeni Kerbelâlar yaşanmasını
arzulayanlara karşı uyanık olalım. Birlik ve
beraberliğimizden asla ödün vermeyelim. Milletimizin
mayası olan ve dini hayatımızı ayakta tutan Anadolu
irfanına sahip çıkalım.
Bu vesileyle başta Hz. Hüseyin Efendimiz ve
ehl-i beyt-i Mustafa olmak üzere, Bedir’den
Malazgirt’e, Çanakkale’den Milli Mücadele’ye, 15
Temmuz’dan günümüze din, vatan ve mukaddesat
uğruna şehadet şerbetini içen aziz şehitlerimizi, ahirete
irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve
şükranla yâd ediyorum. Hayatta olan bütün
gazilerimize ise sağlık, sıhhat ve afiyet diliyorum.
Yüce Rabbim her daim devletimizi payidar, aziz
milletimizi bahtiyar eylesin. Birlik ve beraberliğimize,
huzur ve güvenimize kastedenlere fırsat vermesin.
Güvenlik güçlerimizi hak ve hakikat mücadelesinde
her zaman muzaffer eylesin.