Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Hafız Hüseyin Özyurt, Allah’a kulluk edin

Hafız Hüseyin Özyurt “Şüphesiz Allah adaleti, iyiliği ve yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalığı ve azgınlığı yasaklar”

Hafız Hüseyin Özyurt “Şüphesiz Allah adaleti, iyiliği ve yakınlara yardım

İSLAM MEDENİYETİ
Muhterem Müslümanlar!
Yüce Rabbimiz Hûd sûresinde şöyle
buyurmaktadır: “Semûd kavmine de kardeşleri
Sâlih’i gönderdik. O dedi ki: ‘Ey kavmim!
Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka ilâhınız
yoktur. Sizi topraktan yaratan ve yeryüzünü
imar etme sorumluluğunu size veren O’dur. O
halde O’ndan bağışlanma dileyin ve samimiyetle
tövbe edin. Şüphesiz Rabbim çok yakındır,
dualara karşılık verendir.’”

Aziz Müminler!
Yüce Allah, insanı yeryüzünün bir emanetçisi
olarak yaratmış ve ona hayatı imar etme
sorumluluğu yüklemiştir. Bu sorumluluk; şehirler
inşa ederken, ahlak ve faziletin korunduğu bir hayat
kurabilmektir. İşte medeniyet, maddi eserlerle
birlikte manevi değerleri de yaşatan bu anlayışın
adıdır.
Kıymetli Müslümanlar!
Kur’an’ın ve sünnet-i seniyyenin rehberliği
üzerine kurulan ve on beş asırlık tecrübeyle yoğrulan
İslam medeniyeti; ilmi ibadetle, çalışmayı
dürüstlükle, gücü adaletle, zenginliği paylaşmayla
buluşturarak yükselmiştir. Tarih boyunca inşa edilen
camiler, vakıflar ve kütüphaneler; insanımıza hizmet
eden, toplumu ayakta tutan bu medeniyet
tasavvurunun birer simgesi olmuştur.
Değerli Müminler!
İslam medeniyetinin temel gayesi; kalpleri
kazanmak, zihinleri ve gönülleri aynı inanç, duygu
ve idealde buluşturabilmektir. “Şüphesiz Allah
adaleti, iyiliği ve yakınlara yardım etmeyi
emreder; hayâsızlığı, fenalığı ve azgınlığı
yasaklar”
2 ayet-i kerimesinde yer alan ilahi ölçüler
bu medeniyetin temelidir. Zira, iyiliğin unutulduğu
ve ahlakın ihmal edildiği bir toplumun kalıcı bir
gelecek kurması mümkün değildir.
Aziz Müslümanlar!
Camilerimiz, kardeşliğimizi pekiştiren;
okullarımız, bilgiyle birlikte erdemi öğreten; iş
yerlerimiz ise dürüstlüğün, emeğe saygının ve helal
kazancın yaşatıldığı mekânlar olmalıdır. Her birimiz,
bulunduğumuz yerde iyiliği temsil edebilirsek
medeniyetimiz de güç kazanacaktır. Bize düşen;
ecdadımızdan devraldığımız mirası korumak ve onu
daha da zenginleştirerek gelecek nesillere
ulaştırmaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in,
“Nerede olursan ol, Allah’a karşı
sorumluluğunun bilincinde ol! Kötülüğün
peşinden iyi bir şey yap ki onu yok etsin.
İnsanlara da güzel ahlâka uygun biçimde
davran!”3 emri gereğince, Rabbimize karşı kulluk
görevimizi ifa ederken, insanlığa faydalı olmayı da
hayatımızın gayesi hâline getirmektir. Yine bize
düşen, medeniyetimizden ilham alarak geleceğimizi
iman, ilim, hikmet ve güzel ahlakla inşa etmektir.
Kıymetli Kardeşlerim!
Bugün, İstanbul’un fethinin nişanesi ve
ecdadımızın kıymetli emaneti Ayasofya-i Kebir
Camii Şerifi’nin yeniden cemaatiyle buluştuğu
gündür. Ayasofya Camiinden yankılanan ezan-ı
Muhammedî, İstanbul’un fethinde olduğu gibi şanlı
milletimizin adalet ve merhametinin yeryüzüne
ilanıdır. Camilerimiz, aziz milletimizin maziyle
köprüler kurduğu ve istikbalini yoğurduğu manevi
kalelerimizdir. Toplumun her kesimini; gencini,
yaşlısını ve çocuğunu aynı kubbe altında bir aile
kılan bu mabetler, birleştirici ruhunu kıyamete kadar
sürdürecektir.
Camilerimizin minarelerinden okunan
ezanlarımızın gök kubbemizde ebediyen
yankılanması niyazıyla; hutbemizi, Tevbe sûresinde
yer alan şu ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyoruz:
“Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret
gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı
veren ve yalnızca Allah’tan korkan ve çekinen
kimseler imar edebilirler. İşte onların doğru yolu
bulanlardan olmaları umulur.”