Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Hüseyin Özyurt, Kur’an ve sünnete uygun yaşam

Hafız Hüseyin Özyurt ““Şehirlerde Allah’ın en çok sevdiği yerler, camilerdir.”

Hafız Hüseyin Özyurt "“Şehirlerde Allah’ın en çok sevdiği yerler, camilerdir.”

ŞAHSİYETİMİZİ İMAR EDEN KUTLU
MEKÂN: CAMİ
Muhterem Müslümanlar!
Huzur ve güvenin, rahmet ve bereketin kaynağı
olan camiler ve mescitler; Yüce Rabbimize
kulluğumuzu arz ettiğimiz, hayat rehberimiz Kur’an-ı
Kerim’i öğrendiğimiz, rahmet peygamberi Hz.
Muhammed Mustafa (s.a.s)’in güzel ahlakıyla
tanıştığımız mabetlerdir. Cami ve mescitler, aynı safta
omuz omuza durduğumuz, birlik ve beraberliğimizi
perçinlediğimiz maneviyat ocaklarıdır. İnsanlığı
tevhide, kurtuluşa, hayra ve iyiliğe çağıran hakikat
merkezleridir. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in
buyurduğu üzere, “Şehirlerde Allah’ın en çok
sevdiği yerler, camilerdir.”1
Aziz Müminler!
Camiler, sadece ibadetlerimizi eda etmek için
bir araya geldiğimiz yerler değildir. Camiler; kadın,
erkek, genç, yaşlı, herkesin ilim ve irfanla buluştuğu,
bilgi ve hikmetle yoğrulduğu, adalet ve merhametle
şahsiyetini inşa ettiği eğitim yuvalarıdır. Ecdadımız,
camilerin bu eşsiz ruhundan ilham alarak muhteşem
bir medeniyet inşa etmiştir. Cami merkezli bu
medeniyetin özünde Kur’an ve sünnete bağlılık
vardır. Vefakâr bir eş, hayırlı bir evlat, şefkatli bir
anne-baba, güvenilir bir komşu olmak; akrabayı,
yetimi, öksüzü ve kimsesizi gözetmek vardır.
Helalinden kazanmak, harama el uzatmamak, yanlış
ölçmemek, eksik tartmamak, kimseyi aldatmamak
vardır. İş ve çalışma hayatında doğruluğu şiar
edinmek, kul ve kamu hakkını gözetmek vardır.
Ahîlik geleneğinde yer aldığı üzere, geçmişten
günümüze esnaf ve zanaatkâr arasında dayanışma,
dürüstlük, adalet, ahlak ve çalışkanlık gibi değerleri
özendirmek vardır.
Kıymetli Müslümanlar!
Medeniyetimizin temeli, şehirlerimizin kalbi
olan cami ve mescitleri inşa etmek, tamirat ve
tadilatlarını yapmak Müslüman olmamızın gereğidir.
Onları tahrip etmek, onların içinde ibadet yapılmasına
engel olmak, maddi ve manevi anlamda onları
işlevsiz kılmak ise büyük bir zulümdür. Bu hususta
Yüce Rabbimizin uyarısı gayet açıktır: “Allah’ın
mescitlerinde O’nun adının anılmasına engel olan
ve onların harap olmasına çalışandan daha zalim
kim vardır!”
2 Nitekim bugün Gazze’de olduğu gibi
şehirleri işgal eden zalimlerin hedeflerinden biri de
camiler olmuştur. Bunun karşısında Müslümanlara
düşen, camileri inşa ve ihya etmektir. Camileri ihya
etmek ise onların ilim ve irfan merkezi olma
hüviyetlerini devam ettirmektir. Camilerde
öğrendiğimiz bilgilerle hayatımızı mamur kılmak,
onlardan aldığımız feyiz ve bereketle İslam’ı en güzel
şekilde yaşayıp temsil etmektir.
Öyleyse Değerli Müminler!
Binbir emekle inşa ettiğimiz camilerimizi
cemaatsiz bırakmayalım. Onları yalnızlığa terk
etmeyelim. Cuma ve bayram namazlarında
buluştuğumuz gibi beş vakit namazlarımızı da eda
etmek üzere camilerde buluşalım, ailece camide
olalım. Göz aydınlığı çocuklarımızı ve geleceğimizin
teminatı gençlerimizi camilerimizin manevi
ikliminden mahrum etmeyelim. Samimi bir niyetle
camiye giderken attığımız her adımın, geçirdiğimiz
her saniyenin günahlarımızın affına, yuvamızın
huzuruna, kazancımızın bereketine vesile olacağını
bilelim. Unutmayalım ki, tarihin her döneminde
olduğu gibi bugün de, yarın da Müslümanlığımızı
muhafaza etmenin merkezleri camiler olacaktır.
Aziz Müslümanlar!
Her yıl 1-7 Ekim tarihleri arası Camiler ve Din
Görevlileri Haftası olarak kutlanmaktadır. Din
görevlileri; cami ve mescitlerde, Kur’an kursu ve
farklı alanlarda görev yapan, toplumu din konusunda
sahih ve doğru bilgi ile aydınlatan, şahsiyetimizin
inşasında, karakterimizin imarında ve kimliğimizin
korunmasında yerleri doldurulamayacak müstesna
insanlardır. Onlar, ömürlerini din hizmetine
vakfetmiş, her yaştan ve her kesimden insanın manevi
imarını gerçekleştiren gönül erleridir.
Bu vesileyle geçmişten günümüze
camilerimizin maddi ve manevi imarı için gayret

gösteren, ömrünü din hizmetine adamış
hocalarımızdan, camilerimizin inşa ve ihyasında
imkânlarını esirgemeyen hayır sahiplerinden ve bütün
cemaatimizden ahirete irtihal edenlere rahmet, hayatta
olanlara sağlıklı ve huzurlu bir ömür diliyorum.