NÜN…VE İADEYİ İTİBARIN KALEMLE YAZILAN HİKMETİ
> “Nûn. Kaleme ve satır satır yazdıklarına andolsun…”
(Kalem Suresi, 1. Ayet)
Bazı harfler vardır, sadece dilin değil kaderin işaretidir.
“Nûn”, işte öyle bir harftir…
Bir direnişin, bir vakar çizgisinin, bir teslimiyetin sembolü.
Kalem “Nûn”dan başlar, çünkü hakikat eğilmez; yalnızca doğrulukla yazılır.
Sultan Abdülhamid Han, bu ümmetin “Nûn” harfi gibiydi.
Eğilmedi, kırılmadı, ama iftiralarla, kumpaslarla itibarı elinden alındı.
O’na zulmedenler, sandılar ki bir sultanı devirdiler;
Oysa devirdikleri sadece kendi vicdanlarının tahtıydı.
Yıllar geçti, perde aralandı, tarih konuştu…
Ve millet, kalemini bir kez daha doğrulttu:
Abdülhamid Han’a iadeyi itibar edildi.
Bu iadeyi itibar, yalnız bir sultana değil, hakikate verilen selamdı.
Çünkü gerçek adalet, bazen yüzyıl sonra bile olsa, geri döner.
Ve bir asır sonra…
Bir başka “Nûn” harfi gibi doğdu bu milletin bağrından Adnan Menderes.
Sözü millete, nefesi halka, sevdası vatana adanmış bir adamdı.
Zincirleri kırmak, sessizliği bozmak istedi.
“Yeter, söz milletindir” dedi —
Ve o söz, mazlumun dudaklarında bir dua, zalimin kalbinde bir korku oldu.
Ama yine iftiralar, yine karanlık oyunlar devreye girdi.
Bir millete sevda besleyen adamı, darağacına yürüttüler…
Zannettiler ki tarih susar, adalet unutulur.
Ama unutulmadı.
Çünkü her mazlumun kaderinde bir iadeyi itibar vardır.
Yıllar geçti…
Ve o gün darağacında asılan baş, bugün milletin gönlünde bayrak gibi dalgalanıyor.
Meclis kararları, yasalar değil; asıl milletin duası verdi o iadeyi itibar kararını.
Tıpkı Abdülhamid Han gibi…
İkisi de susturuldu, ama tarih konuştu.
Kalem kırıldı sanıldı, oysa hakikat yeniden yazıldı.
Bugün bizler, bu iki aziz ismin çizdiği “Nûn” çizgisinin takipçileriyiz.
Kalemimiz, Abdülhamid’in ferasetiyle;
Mürekkebimiz, Menderes’in cesaretiyle yazıyor.
Ve biliriz ki; eğilmeyen her duruş, sonunda bir iadeyi itibarın müjdesidir.
Bir gün gelir, hak yerini bulur;
mazlumun sesi arşa yükselir;
ve kalem, yeniden “Nûn” harfiyle başlar:
Dimdik, onurlu, tertemiz…
> “İadeyi itibar, bir ismin değil, bir davanın iadesidir.”
Çünkü kalem kırılır, ama hakikat asla silinmez.
—
(İadeyi itibarın, Nûn gibi dosdoğru çizgisinde…)

