Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Hafız Hüseyin Özyurt, yetimi sakın incitme!

Hafız Hüseyin Özyurt; Allah Resulü buyurdu “Yetime kol kanat geren kimse ile ben, cennette böyle yan yana olacağız.”

Hafız Hüseyin Özyurt; Allah Resulü buyurdu “Yetime kol kanat geren

HER YETİM BİR EMANET
Muhterem Müslümanlar!
Bir şehadet haberiyle kor düşmüştü
Medine’ye. Allah Resûlü (s.a.s)’in, ‘Kardeşim!’
dediği amcasının oğlu Ca‘fer-i Tayyâr (r.a) şehit
olmuş, ardında üç yetim bırakmıştı. Rahmet
Elçisi (s.a.s), mateme bürünmüş yetimlerin evine
vardı. Onları yanına çağırdı, bağrına bastı, onların
ihtiyaçlarını giderdi.
1 Ve bir defasında Rahmet
Elçisi (s.a.s), şehadet ile orta parmağını
birleştirerek, “Yetime kol kanat geren kimse ile
ben, cennette böyle yan yana olacağız”2
buyurdu.
Aziz Müminler!
Gönül coğrafyamızın bir yanı ateşler
içindeyken, öbür yanında bizler, zulmün devam
ettiğini unutabiliyoruz. Ekranlar haber yapmayı
kestiğinde zulmün de sona erdiği düşüncesine
kapılabiliyoruz. Bizler; günlük telaşlarımızın ve
dünya meşguliyetlerimizin arkasından koşarken,
Gazze’de ve farklı coğrafyalarda insanlar varoluş
mücadelesi vermeye devam ediyor. Yine her gün
yüzlerce çocuk, zalimlerin bombaları altında ya
can veriyor, ya da yetim ve öksüz kalıyor.
Kıymetli Müslümanlar!
İnsanlığın kaybettiği merhametin acı bir
itirafını, savaşın ortasında minik bir yüreğin
‘Bizim buralarda çocuklar büyümez!’ sözünde
görüyoruz. Oysaki çocukların büyüyemediği;
oyun alanlarının kabirleri haline geldiği bir
dünyada, insanlığın huzurlu olamayacağı açıktır.
Yetim ve öksüzlerin; başlarını okşayacak ve
yaralarını saracak şefkatli bir el bulmakta
zorlandıkları çağımızda, Müslümanların rahat
olamayacakları bir gerçektir. Ve şu da bir
hakikattir ki; yetimlere sahip çıkmak, onları
himaye etmek ve koruyup gözetmek, kendisi de
yetim olan Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in
sünnetidir.
Değerli Müminler!
Akrabalarımızın ve komşularımızın geride
bıraktığı; mahallemizde, şehrimizde ve ülkemizde
bulunan yetimler bizim olduğu gibi, mazlum
coğrafyalarda hayata tutunmaya çalışan yetimler
de bizimdir, Cenâb-ı Hakk’ın bizlere emanetidir.
Zira merhametin coğrafyası olmaz. Ümmet olmak
bir olmaktır, kardeşlik bağını korumaktır. Belki
bugün, elimizden savaşları durdurmak
gelmeyebilir. Fakat yarına hazırlık yapmak,
zalimlerin heveslerini kursağında bırakacak güce
ulaşmak elimizdedir. Unutmamak,
duyarsızlaşmamak, mazlumların sesi olmak
elimizdedir. Yüce Rabbimizin, “Yetimi sakın
incitme!”3 emri gereğince, yetimleri biçare
bırakmamak; evimizi ve gönlümüzü onlara
açmak, yeri geldiğinde koruyucu bir aile olmak,
maddi ve manevi desteğimizle onların yanında
durmak elimizdedir.
Aziz Kardeşlerim!
Hutbemizi, Sevgili Peygamberimiz
(s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz:
“Müslümanların evleri arasında en hayırlı ev,
içinde kendisine iyi davranılan bir yetimin
bulunduğu evdir…”