Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Hafız Hüseyin Özyurt, Müslüman için şükür, imanın ve kulluğun temeli

Hafız Hüseyin Özyurt “. Allah’ın verdiği sayısız nimeti fark edip O’nu anmak, nimetleri rızasına uygun kullanmak ve hem dille hem de ibadetle bu minnettarlığı göstermektir.”

Hafız Hüseyin Özyurt “. Allah’ın verdiği sayısız nimeti fark edip

Muhabir Mekin Saldıran

TOPLUMSAL SORUMLULUKLARIMIZ
Muhterem Müslümanlar!
İslam, kişinin; Rabbine ve kendisine karşı
görevleri yanında, ailesine ve içinde yaşadığı
topluma karşı sorumluluklarını da düzenleyen bir
dindir. Allah Resûlü (s.a.s)’in hadislerinde yer alan
şu ifade ne kadar da önemlidir: “Üzerinde
kendinin hakkı vardır. Rabbinin hakkı vardır.
Misafirinin hakkı vardır. Ailenin hakkı vardır.
O halde her hak sahibine hakkını ver!”
Aziz Müminler!
Eşlerin sevgi ve saygıyla birbirine bağlı
kaldığı, büyüklere hürmetin eksik edilmediği,
çocuklarla bereketlenen bir aile yuvası kurmak, onu
korumak ve güçlendirmek insani ve toplumsal
sorumluluğumuzdur. Zira kişinin; ruhsal, duygusal
ve zihinsel olarak huzur bulduğu, inanç ve
medeniyet değerleriyle buluştuğu ilk yer ailesidir.
Erdemli bireylerin oluşturduğu faziletli bir toplum
ve barış içinde bir dünya inşa etmenin yolu aileden
geçmektedir. Yüce Rabbimiz, “Kendileri ile huzur
bulasınız diye size kendi türünüzden eşler
yaratması ve aranıza sevgi ile merhamet
koyması O’nun varlığının delillerindendir”
2
buyurarak, bizlere, ailenin ilahî bir lütuf olduğunu
hatırlatmaktadır. Dolayısıyla hiçbir yapı, aile
kurumunun alternatifi değildir. Ve yine hiçbir şey;
eşlerin birbirlerine duyduğu muhabbetin, çocukların
verdiği neşenin, anne ve babanın hissettirdiği
mutluluğun, dede ve ninenin sağladığı güvenin
yerini asla dolduramaz.
Kıymetli Müslümanlar!
Dinine bağlı, mukaddesatına saygılı nesiller
yetiştirmek, ihmal edemeyeceğimiz diğer bir
sorumluluğumuzdur. Ecdadımızdan bize miras
kalan; kimlik, aidiyet ve fedakârlık gibi hasletleri
gençlerimize kazandırmak asli vazifelerimizdendir.
Evlatlarımıza değer vermek, onları dinlemek, iki
cihan saadetleri için kendilerine rehberlik etmek
vazgeçemeyeceğimiz görevlerimizdendir. Allah
Resûlü (s.a.s), bu hususta bizleri şöyle
uyarmaktadır: “Bakmakla yükümlü olduğu
kimseleri ihmal etmesi, kişiye günah olarak
yeter.”
3
Değerli Müminler!
Engelleri azimle aşmaya çalışan
kardeşlerimize ve ailelerine karşı duyarlı olmak ise
dini, ahlaki ve toplumsal sorumluluğumuzdur. Bu
sebeple “Kim, kardeşinin ihtiyacını giderirse
Allah da onun ihtiyacını giderir”4 nebevi
tavsiyesine uyarak; ibadethanelerimizi,
okullarımızı, binalarımızı, sokaklarımızı, engelli
kardeşlerimizin kullanabileceği şekilde imar
etmeliyiz. Hayatı, özel gereksinimli kardeşlerimiz
için kolaylaştırmanın gayretinde olmalıyız.
Aziz Müslümanlar!
Bugün, topyekûn bütün insanlık, pek çok
yıkıcı unsurla karşı karşıyadır. Hiçbir sınır ve değer
tanımayanlar tarafından; dijital mecralar, reklamlar,
televizyon programları ve filmler aracılığıyla
toplumun yapı taşı olan aile müessesesi
zayıflatılmak istenmektedir. Sapkın akımlar ve batıl
ideolojiler eliyle, gençlerin zihin dünyaları
bulandırılmaya çalışılmaktadır. Böylesine bir çağda
bize düşen; Rabbimizin emirlerine hakkıyla uymak,
fıtratımıza sahip çıkmak, nebevî ahlakı ailemize ve
nesillerimize aktarmaktır.
Hutbemizi, Kur’an-ı Kerim’de yer alan şu dua
ile bitiriyoruz: “…Rabbim! ‘Bana, anne ve
babama verdiğin nimetlere şükretmeyi, razı
olacağın işleri yapmayı’ bana nasip et. Neslimi
de salih kimseler eyle…”