Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Başkan Abdurrahman Dursun, Mehmet Akif Ersoy’u sene-i devriyesinde rahmetle anıyorum

Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun “Mehmet Akif Ersoy’u ebedi âleme irtihalinin 89. yıl dönümünde rahmet, minnet ve hürmetle yâd ediyorum.” dedi.

Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun "Mehmet Akif Ersoy’u ebedi âleme
Ulusal Akif Haber- Sorumlu Yazı işleri Müdürü- Mehmet Toprak    
Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun
“Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor;
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!”
İstiklâl Şairimiz Mehmet Âkif Ersoy’u, vefatının sene-i devriyesinde rahmet ve minnetle anıyorum.

Millî Mücadele’nin manevi lideri Mehmet Akif Ersoy’u ebedi âleme irtihalinin 89. yıl dönümünde rahmet, minnet ve hürmetle yâd ediyorum.

Dert sahibi, mücadele adamı, kesin inançlı müstesna şair Mehmet Akif, sadece kendi çağının değil sonraki nesillerin ihyasına ve inşasına da katkıda bulunan eserleriyle gerçek bir mütefekkirdir. Onun sözleri etkilidir, çünkü her sözü yaşamından süzülmüş ve her kelimenin bedeli fazlasıyla ödenmiştir.

Mehmet Akif’in 27 Aralık 1936’da sona eren dünya hayatının her anı mücadele ve murakabe ile geçmiş; muzdarib ama daima umutlu, samimi ve yüksek seciyeli bir ömür sürdürmüştür.

Bu tavizsiz ve net duruşu ona İstiklal Marşı şairi olmayı da nasip etmiş ve bir dönüm noktası yaşayan aziz milletimiz bu şiirin yoğun hissiyatı ve sahiciliği ile yaşadıklarını ölümsüz bir esere dönüştürmüştür.

Milletinin gönlünde eşsiz bir yere sahip olan Mehmet Akif; cehalete, taassuba ve haksızlığa her zaman karşı duran bir erdem ve hakikat insanıdır. Hiçbir zaman muktedirlerin safına katılmamış ve asla zulmü alkışlamamış, zalimi sevmemiş, gelenin keyfi için geçmişe sövmemiş, hak namına haksızlığa tapmamış, gördüğü yanlışlara ‘adam aldırma geç git’ dememiş, çiğnenme pahasına hakkı tutup kaldırmış ve her daim zalimin hasmı, mazlumun dostu olmuştur.

Onun okuyan, düşünen, konuşan, koşturan, tavır alan bu onurlu hayatını çok iyi bilmek ve doğrudan Kur’an’dan aldığı aydınlığından istifade etmek görevimizdir.

Bu duygu ve düşüncelerle; inancının sorumluluğuna yakışır bir ömür süren Mehmet Akif Ersoy’u vefatının sene-i devriyesinde bir kez daha rahmet ve tazimle anıyorum.

İstiklal Marşı

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.

O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;

O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!

Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?

Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal…

Hakkıdır, hakk’a tapan, milletimin istiklal!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!

Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.

Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,

Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.

Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,

‘Medeniyet!’ dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.

Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.

Doğacaktır sana va’dettigi günler hakk’ın…

Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri ‘toprak!’ diyerek geçme, tanı:

Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.

Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:

Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?

Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!

Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,

Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:

Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.

Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli,

Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,

Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,

Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na’şım;

O zaman yükselerek arsa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!

Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.

Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:

Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;

Hakkıdır, hakk’a tapan, milletimin istiklal!

Mehmet Akif Ersoy

İstikal Marşı

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.

O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;

O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!

Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?

Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal…

Hakkıdır, hakk’a tapan, milletimin istiklal!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!

Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.

Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,

Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.

Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,

‘Medeniyet!’ dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.

Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.

Doğacaktır sana va’dettigi günler hakk’ın…

Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri ‘toprak!’ diyerek geçme, tanı:

Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.

Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:

Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?

Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!

Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,

Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:

Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.

Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli,

Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,

Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,

Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na’şım;

O zaman yükselerek arsa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!

Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.

Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:

Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;

Hakkıdır, hakk’a tapan, milletimin istiklal!

Mehmet Akif Ersoy