Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Hafız Hüseyin Özyurt, Allah, hayâyı ve örtünmeyi sever

Hafız Hüseyin Özyurt “Allah’ım! Senden hidayet, takva, iffet ve gönül zenginliği istiyorum.”

Hafız Hüseyin Özyurt “Allah’ım! Senden hidayet, takva, iffet ve gönül

Akif Haber

MÜSLÜMAN TAKVA SAHİBİDİR
Muhterem Müslümanlar!
Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz
şöyle buyuruyor: “Ey Âdemoğulları! Size mahrem
yerlerinizi örtecek giysi, süsleneceğiniz elbise
yarattık. Takvâ elbisesi de hayırlıdır. Bunlar,
Allah’ın ayetlerindendir. Umulur ki düşünüp öğüt
alırlar.”1
Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamber
Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “İnsanlık, ilk
günden beri bütün peygamberlerin üzerinde
ittifak ettikleri bir söz öğrenmiştir: Şayet
utanmıyorsan dilediğini yap!”
2
Aziz Müminler!
Yüce dinimiz İslam, yeme içmeden söz ve
davranışa, giyim kuşamdan alışveriş ve eğlenceye
kadar hayatın her alanında belli ölçüler koymuştur.
Cenâb-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de bunları haber vermiş,
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) ise yaşayarak bizlere
öğretmiştir. Bu ölçülere riayet etmeye takva sahibi
olmak diyoruz.
Takva, Allah’tan hakkıyla sakınmaktır. İyiliğe
yönelmek kötülükten uzak durmaktır. Her türlü günah
ve haramdan korunmaktır. Rabbimizin her an bizi
görüp gözettiği, yaptığımız her şeyden haberdar
olduğu bilinciyle yaşamaktır. Ölümü, yeniden dirilişi,
hesabı, cennet ve cehennemi unutmadan bir ömür
geçirmektir.
Değerli Müslümanlar!
Takva, kalbimize yerleşince gönlümüz
iyiliklerin merkezi haline gelir. Riya, kibir, gurur ve
gösteriş gibi kötü duygulardan bizi arındırır. Takva,
dilimize yansıyınca sözlerimiz doğru ve güzel olur.
Gıybet, yalan, dedikodu ve iftira gibi afetlerden bizi
uzak tutar. Takva, zihnimize yön verince
davranışlarımız nezaket ve zarafete, merhamet ve
adalete, ülfet ve muhabbete dönüşür. Zulüm,
haksızlık ve şiddet gibi dünyamızı karartan kötülükler
hayatımızda yer bulamaz.
Kıymetli Müminler!
Takva, giyim kuşamda kendini gösterince
bedenimizin saygınlığını koruruz. Zira kadın erkek
her insanın beden mahremiyeti vardır. Yüce dinimiz
İslam, bu mahremiyetin zarar görmemesi için;
bedenimizin örtülmesi gereken yerlerini örtmemizi,
başkalarına teşhir etmememizi emretmiştir. Kadınlar
için yabancı erkeklerin yanında ve evlerinin dışına
çıkarken örtülmesi gereken yerler; yüz, eller ve
ayaklar hariç bedenin tamamıdır. Erkeklerde ise
göbek ile diz kapağı arasıdır. Uzuvları belli eden dar
ya da açık elbise giymek, Rabbimizin emaneti olan
bedenin saygınlığını ihlal etmektir. Şu husus
unutulmamalıdır ki, tesettür her şeyden önce Allah’ın
bir emridir, kişisel bir tercih değildir. Tesettür
müminin süsüdür, fıtri bir gerekliliktir. Allah Resûlü
(s.a.s) bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır: “Allah
halîmdir, hayâ sahibidir, kusurları örtendir.
Hayâyı ve örtünmeyi sever.”3
Aziz Müslümanlar!
Takva; nişan, nikâh ve düğün merasimlerimize
yansıdığında yuvalarımız huzur, mutluluk ve
muhabbet üzere inşa edilir. İslam, meşru çerçevede
düğünlerde eğlenmeye müsaade etmiştir. Ancak,
yüksek sesle çevreye rahatsızlık verilen, alkolün
tüketildiği, mahremiyet sınırlarının ihlal edildiği,
yolların kapatıldığı, sevinçleri hüzne çeviren silahla
kutlama yapıldığı bir düğün eğlencesi dinimizde
yoktur ve İslam ahlakına uygun değildir. Ayrıca
evlilik için yapılan gereğinden fazla harcamalar, hem
evlenen çiftlerin hem de ailelerin maddi ve manevi
birçok sıkıntıya düşmelerine sebep olmaktadır. Bu da
gençlerimizin ya hiç evlenmemelerine ya da
evliliklerini geciktirmelerine yol açmaktadır.
Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in bu husustaki uyarısı
ُمْؤنًَة :açıktır gayet

bereketli nikâh, külfeti en az olandır.”4
Değerli Müminler!
Takva şuurunu hayatımızın her anına ve alanına
hâkim kılmanın gayretinde olalım. Saygınlığımızı
zedeleyen, insan onuruyla bağdaşmayan her türlü
yanlış söz, tutum ve davranıştan uzak duralım.
Unutmayalım ki, dünyamızı mamur, ahiretimizi
cennet kılacak olan; imanımız, salih amellerimiz,
güzel ahlakımız ve sorumluluk bilincimizdir.
Hutbemi Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in
yaptığı şu duayla bitiriyorum: “Allah’ım! Senden
hidayet, takva, iffet ve gönül zenginliği
istiyorum.”