TDF Trabzon Dernekleri Federasyonu Başkanı Şatıroğlu Gecede yaptığı konuşmada’Biz Trabzonlular memleketin Her karıç Harcında varlığımızı hissettiren vatanını seven bir milletiz Vatanına ezanına ve Bayrağına Tarihten beri sahip cıkan ve uğruna kanlar dökülen bu vatanın evlatları olarak dün ne ise bügünde yine dimdik duruşumuz ile varlığımızı göstermek zorunluluğumuzu hissetmek ve hissettirmemiz Asil duruşmuzdan gelir’dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ayasofya’yı aslına rücu ettiririz
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçimlerden sonra Ayasofya’yı tekrar aslına rücu ettiririz. Bu ne demektir? Yani Ayasofya’yı müze olmaktan çıkarıp Ayasofya’yı cami ismiyle müsemma hale getiririz.” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Büyük Trabzonlular Buluşması’ndaki konuşmasında, Van’da siyasi tarihinin en büyük mitingini yaptığını, Adıyaman mitingininin de çok büyük olduğunu söyledi.
Etkinliğin yapıldığı Sinan Erdem Spor Salonu’nda da bugün Trabzon’dan bir mesaj verildiğini ifade eden Erdoğan, “Ülkemizin ve dünyanın farklı köşelerini ‘Bize her yer Trabzon’ diyerek sılaya çeviren kardeşlerime selam gönderiyorum.” diye konuştu.
Ölümünün 10. yılında Muhsin Yazıcıoğlu’nu da rahmetle yad eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin Yazıcıoğlu’nu cesaretiyle, yiğitliğiyle, samimiyetiyle ve vesayetçiler karşısındaki dik duruşuyla hatırlayacağını kaydetti.
Erdoğan, mitingler yaptığı Ağrı, Muş, Van ve Adıyaman’ın selamlarını getirdiğini söyleyerek, 4 şehirdeki mitinglerinin muhteşem olduğunu, Muş’ta yağmur olmasına rağmen katılımcıların dağılmadığını dile getirdi.
“Yalan yanlış konuşuyorlar”
Gittikleri her yerde büyük bir teveccühle karşılandıklarını dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:
“İnsanlarımıza Türkiye’nin ve şehirlerinin son 17 yılda nereden nereye geldiğini rakamlarla, videolarla, tablolarla tek tek anlattık. Hamasete, popülizme asla tevessül etmedik. Hiç kimseye iftira atmadık, kara çalmadık. Muhalefet, meydanları çamur siyasetiyle yalan, bühtan siyasetiyle kirletirken biz yaptıklarımızdan ve yapacaklarımızdan bahsettik. Önce milletimize 17 yılın karnesini gösterdik, sonra desteklerini talep ettik. Önce vatandaşımıza 5 yılın hesabını verdik, sonra gelecek 5 sene için icazet istedik. Biten yatırımlarımızla beraber devam eden projelerimizi, bunların ne aşamada olduğunu, ne zaman biteceğini de insanımıza izah ettik. Şehirlerimize önümüzdeki dönemde hangi yatırımları kazandıracağımızı yine milletimizle tek tek paylaştık. Biz böyle bir seçim kampanyası yürütürken muhalefetin neler yaptığını, neyle meşgul olduğunu sizler de bizzat gördünüz. Biz Sivas’tayken, Rize’deyken, Trabzon’dayken onlar hala Ankara’da bölücü örgütün uzantılarıyla pazarlık yapıyorlardı. Bu pazarlıkta kim nerede, kiminle omuz omuza olacak, bunu konuşuyorlardı. Bugün Adıyaman’da da bunu gördük. Bunları anlamak mümkün değil. Nasıl oluyor da hiçbir zaman bir araya gelmelerinin mümkün olmayacağı bu siyasi partiler şimdi bir araya geliyor. Burası çok anlamlı. Düşünün CHP, HDP bir araya geliyor. Fakat açıklayabiliyorlar mı? Hepsi de inkar ediyor. Artık belgeler elde. Bütün bunlara rağmen yalan yanlış konuşuyorlar. Biz milletimizle kucaklaşırken onlar Ankara’da hala liste kavgası, isim, rant kavgası veriyordu. Seçmeni ancak sandık günü iyice yaklaşınca hatırladılar. Bu dönemi de 3-5 salon toplantısıyla 2-3 gazete röportajıyla atlatmaya çalışıyorlar.”

Erdoğan, konuşması esnasında Yeni Zelanda’nın Christchurch kentinde 15 Mart’ta cuma namazı sırasında iki camiye düzenlenen terör saldırısı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun söylemlerine ait görüntüleri izletti.
Kılıçdaroğlu’nun saldırı sonrası söylemlerini eleştiren Erdoğan, şöyle konuştu:
“Bir şey söylememe gerek var mı? Şu adamın söylediğine bak. ‘İslam dünyasından kaynaklanan terör.’ diyor. Bu adam bu ülkenin yeri geldiği zaman ‘Bu ülkenin yüzde 99’unu Müslüman.’ demiyor mu? Diyor. Peki sen ‘İslam dünyasından kaynaklanan terör.’ nasıl dersin? Sen niye çalışıyorsun? Sen bu ülkenin herhalde Müslüman olduğunu unuttun. Önce kendini bir aynanın karşısına geç, bir gözden geçir. Sen nesin? Bu ülkede birisinin kalkıp da ‘İslam dünyasından kaynaklanan terör dediği’ zaman bizden alacağı cevap bellidir. Sen bir defa kantara çık. Nesin, ortaya çıksın. Bay Kemal’in ortaya koyduğu adayın da herhalde ondan farkının olmadığını göreceksiniz. Böyle bir genel başkanın böyle bir adayının faydası olabilir mi? Burasını Konstantinopol yapmak isteyenlerin aynen bu da kovasına su taşıyor. Burası Konstantinopol, Allah’ın izniyle olmayacak. Burasının adı İslambol, bunu böyle bilesiniz. Böyle de yürüyecek.”
“Ayasofya’yı tekrar aslına rücu ettiririz”
Erdoğan, yakın zamanda katıldığı bir televizyon programında Ayasofya ile ilgili ücretsiz giriş konusunda değerlendirmelerde bulunduğunu anımsatarak, şöyle devam etti:
“Dediler ki Ayasofya ile ilgili olarak, hala ücretli olarak mı girilecek?’ Ben de kendilerine dedim ki… Hayır Ayasofya’ya girişi ücretsiz hale getirebiliriz. Ve sadece ücretsiz hale getirmek değil. Seçimlerden sonra Ayasofya’yı tekrar aslına rücu ettiririz. Bu ne demektir? Yani Ayasofya’yı müze olmaktan çıkarıp Ayasofya’yı cami ismiyle müsemma hale getiririz. Şimdi, Trump Kudüs’ü kalkıyor başkent ilan ediyor. Öyle mi? Golan Tepeleri’ni işgalci İsrail’e çekiyor öyle mi? Siz de Türkiye’den bir cevap alacaksınız tabii… Alacaksınız. Biz şu anda her şeyden önce İslam İşbirliği Teşkilatı’nın dönem başkanı olarak bunlara bir cevap vermemiz gerekmiyor mu? Biz de şimdi mesuliyetimizin gereği olan bu cevabı verdik, veriyoruz ve vereceğiz. Onun için 31 Mart bir beka meselesidir. Bunu böyle biliniz. Onun için çok çalışacağız. Hele hele Ankara, İstanbul, İzmir buralar bizim için büyük önem arz ediyor.”
“El ele vereceğiz, bu işi bitireceğiz”
Erdoğan, CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu hakkında “Trabzonluluk” üzerinden kampanya yapıldığını ifade ederek, “Bunun istismarını yapanlar var. Ben de diyorum ki, bakın bu akşam burada 3 bakan konuştu. Bunların içinde içişleri bakanı var, Trabzonlu. hazine ve maliye var, Trabzonlu. Sanayi ve teknoloji var, Trabzonlu. Bir de grup başkanvekili var, o da Trabzonlu. İl başkanım o da Trabzonlu. Bunlar bizim uşaklarımız değil mi? Bunlara en güzel cevabı inşallah pazar günü sandıkta verelim. Yalan yanlış konuşanlar bunu görsün. Evelallah ben hemşehrilerime güveniyorum. Zaten Cumhurbaşkanınız da Rizeli. El ele vereceğiz, bu işi bitireceğiz.” diye konuştu.
“Suriye’nin toprağını İsrail’e peşkeş çekiyorsun”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerika’nın Golan Tepeleri kararına ilişkin de şunları söyledi:
“Ayın 9’unda seçim var. Seçim var diye Netanyahu’yu Trump Amerika’ya çağırıyor. Orada Golan Tepeleri’yle ilgili imza atıyor. Sen kimin arazisini kalkıp da orada hemen bir imzayla Netanyahu’ya veriyorsun? 1967 BM kararı var. BM’nin kararında buranın tamamıyla Suriye’ye ait olduğu söylenirken, sen nasıl oluyor da bunu İsrail’e peşkeş çekiyorsun? Böyle bir yetkin, hakkın yok. Nitekim AB bunu kabul etmiyor, İslam İşbirliği Teşkilatı olarak bizler etmiyoruz, Rusya kabul etmiyor, Çin kabul etmiyor, BM Güvenlik Konseyi’nden böyle bir şey çıkarman mümkün değil. Ali kıran başkesen… Var mı böyle bir şey? Biz hangi dünyada yaşıyoruz? Hakkı haykırmak, hakikatleri cesaretle dillendirmek bizim görevimizdir: Nasıl 82 milyonun üzerine titriyorsak, yurt dışındaki 6,5 milyon kardeşimize sahip çıkmak boynumuz borcudur. Nasıl işgalcilere karşı Kudüs’ün hakkını savunuyorsak, neo-nazi terörüne karşı insanımızın hakkını, hukukunu savunmak da bizim görevimizdir. Muhalefet anlamasa da Bay Kemal ırkçıların ağzıyla konuşsa da bu meseleyi sonuna kadar takip edeceğiz.”

“Bunlara bir Osmanlı tokadı yapıştırmamız lazım”
Erdoğan, HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli’nin Kürtleri istismar ettiğini ve onların üzerinden prim yapmaya çalıştığını söyledi.
Bu oyunu Trabzonlu hemşehrilerinin bozacağını aktaran Erdoğan, “Beraber bozacağız. ‘Çünkü Doğu’da kazanacağız, Batı’da AK Parti ve MHP’ye kaybettireceğiz.’ diyor. Yahu sanki Türkiye’de bütün seçmenlerin iradesi bununu elinde. İstanbul’da 3 milyon Kürt kardeşimiz var. Onların oylarının hepsi İmamoğlu’na gidecekmiş, böyle bir şeyi kabul ediyor musunuz? Öyleyse Kürt kardeşlerimizle el ele verip, Pazar günü bir Osmanlı tokadını bunlara yapıştırmamız lazım. Gayretimiz çok önemli. Kardeşlerim biz sadece Kudüs, Türkistan, Balkanlar, Afrika’nın imdadına koşmuyoruz, aynı zamanda 81 vilayetimizin her birine, 82 milyonun her bir ferdine de sahip çıkıyoruz.” diye konuştu.
“Türkiye’de 600’e yakın baraj yaptık”
Şehirleri yatırımlarla, bir birinden önemli eserlerle adeta ilmek ilmek dokuduklarını belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yollar, tüneller, hastaneler, banliyö hatlarıyla insanımızın hayatını kolaylaştırmaya çalışıyoruz. Onun için ne diyoruz? Önce millet, önce memleket diyerek, gece gündüz koşturuyoruz. Niye biliyor musunuz? Biz Türkiye’de 600’e yakın baraj yaptık. Adam kalktı diyor ki ‘Hatay’a gittim, belediye başkanına sordum, Burada baraj var mı?’ Bakınız bu adamın hayatı yalan. Akşam yalan, sabah yalan. Buyurun ben size delillerle konuşuyorum. Hatay’daki barajları bizzat sizlere tevsik ediyorum. Ama bu adam utanmıyor, yalanı bu kadar kolay kullanan birisi yok. Şimdi bir tanesini İstanbul’a adaya gösteriyor. O da herhalde eğitimini almıştır. Yalan malan her şey var. Kardeşlerim, çok ciddi bir yola gidiyoruz, sıradan bir yol değil. Burası İstanbul. Bir ilçe değil, İstanbul’da büyükşehir belediye başkanlığı yapmak her babayiğidin karı değil. Belediye başkanlığım döneminde deniz otobüslerinde genel müdürlük yapan, daha sonra ulaştırma bakanlığı yapan, daha sonra başbakanlık, daha sonra meclis başkanlığı yapan Binali Yıldırım kardeşimizi layık gördüğümüz için İstanbul’a belediye başkan adayı yaptık. Çünkü İstanbul bir ilçe belediyesi değil, bu bakımdan buraya gelecek bir belediye başkanıyla bizim İstanbul’u ayağa kaldırmamız lazım. Çünkü İstanbul sevdamızın adıdır. Türkiye sevdamızın adıdır. İstanbul aşkımızın timsalidir. Trabzon bizim göz bebeğimizdir. Tıpkı şarkımızda olduğu gibi bizimkisi bir aşk hikayesidir. Biz, duasını bizden hiçbir zaman esirgemeyen milletimize aşığız. Biz, her seçimde bu davaya eşsiz zaferler yaşatan bu insanımıza aşığız.”

Erdoğan, HDP’nin işinin gücünün hala heykel dikmek olduğunu dile getirerek, “Kimin heykelini dikeceklermiş? Terörist başının heykelini dikeceklermiş. Sırtını nereye dayamış? Sırtını PYD, YPG ve PKK’ya dayamış. Biz de kendimizi milletimize ve Allah’ımıza dayadık, farkımız bu. ‘1 Temmuz’a kadar terörle mücadele yasasını kaldırmazsanız, savaş kapıdadır’ diyor. 1 Temmuz geldi geçti neredesiniz? Sizi Cudi’de inlerinizde vurduk. Gabar’da vurduk, Tendürek’te vurduk, Kandil’de vuruyoruz ve vurmaya devam edeceğiz. Milletimizin huzurunu bozamayacaksınız, bizi bölemeyeceksiniz. 25 yıldır şahsımı bağrına basan bu güzel şehre, İstanbul’a biz aşığız, bu aşkımızı da asla ortadan kaldıramayacaksınız. ‘Mesele vatansa gerisi teferruattır’ diyen Karadenizli uşaklara biz aşığız. Biz her karışı aziz şehitlerimizin kanlarıyla mühürlenmiş bu vatana aşığız. Size ve İstanbul’a olan aşkımızı da icraatlarımızla ispat ediyoruz. Sizlerin desteği ve duası sayesinde.” ifadelerini kullandı.
AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, ”İstanbullular bize destek, görev verirse bu mübarek, müjdelenmiş şehrin belediye başkanı olunca hep beraber İstanbul’u dünyanın parmakla gösterilen şehirleri arasına çıkaracağız. İstanbul deyip geçmeyelim, İstanbul Türkiye’nin özeti.” dedi.
Yıldırım, seçim çalışmaları kapsamında Trabzonlular Derneği’nde Trabzonlu iş adamları ve kanaat önderleriyle bir araya geldi.
Burada konuşan Yıldırım, sabah sisten dolayı Adalar’a gidemediklerini belirterek, ”Eğer bu Marmaray olmasaydı, Avrupa Yakası’na kimse gidemezdi. Sadece Üsküdar’a gidenleri yağmurdan kurtarmıyor, sis olunca yollarına hiç aksamadan devam edebiliyorlar. İyi ki Marmaray var. Allah yapandan, yaptırandan razı olsun.” diye konuştu.
Yıldırım, Trabzon’a çok sayıda uçak gittiğini ve yolcu sayısının 4,5 milyon olduğunu ifade ederek, ”Kapasitesi yetmiyor. 3,5 milyon yolcu kapasitesi vardı. Geçen sene bin uçak doğrudan yurt dışına uçuş yaptı. 2008’de Trabzon’un terminalini yeniledik. Şimdi o da yetmiyor, Trabzon’a ikinci bir pist lazım. Onun için de çalışmalar sürüyor. Eskiden Trabzon Havalimanı vardı. Şimdi Ordu-Giresun var. O da 1,5 milyondan fazla yolcu ağırladı, yetmiyor. Artvin-Rize arasına da yeni bir havalimanı yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.
”Yolları böldük, hayatları birleştirdik. Yolları böldük, gönülleri birleştirdik.’‘ diyen Yıldırım, şöyle devam etti:
”Ama yolları böleriz, Türkiye’yi böldürtmeyiz. Herkes böyle bilsin. Onun için de Cumhur İttifakı’nı kurduk. Cumhur İttifakı demek, mesele memleket meselesiyse gerisi teferruattır. Bayrak, toprak, millet, devlet bunlar bizim vazgeçilmezimiz. Bunların pazarlığı olmaz, bunlar bizim istiklalimizin ve istikbalimizin teminatıdır. Bu bayrak için nice canlar feda oldu. En son 15 Temmuz. O geceyi hatırlayın. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bir sözüyle meydanları doldurduk mu, alçaklara, FETÖ’cülere gereken dersi verdik mi? O gece bayrak inmedi, ezanlar dinmedi. Kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, yaşlısıyla orada herkes vardı. Partisiz, partili düşüncesi ne olursa olsun ‘mesele memleketse gerisi teferruattır’ diye herkes o meydanları doldurdu. İlk defa Türkiye’de silahlı darbe girişimine karşı halkın gücü tankın gücünü yenmiştir.”
Yıldırım, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde her zaman insanların hayatlarını kolaylaştırmak ve iş dünyasının önündeki engelleri kaldırmak için ellerini taşın altına koyduklarını dile getirerek, ”İstanbullular bize destek, görev verirse bu mübarek, müjdelenmiş şehrin belediye başkanı olunca hep beraber İstanbul’u dünyanın parmakla gösterilen şehirleri arasına çıkaracağız. İstanbul deyip geçmeyelim, İstanbul Türkiye’nin özeti.” dedi.
”İSTANBUL’A 7 MARKA PROJE YAPTIK”
Havayolunu halkın yolu yaptıklarını vurgulayan Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı:
”Bugün dünyanın yedinci, Avrupa’nın ikinci büyük havayolu şirketi Türk Hava Yolları. İflasın eşiğinde olan bir şirketi bu hale getirdik. Şu anda dünyanın en fazla noktasına uçan hava yolları Türk Hava Yolları, 316 noktaya uçuyor. Uçak sayısı 55’ti, şu anda 500. İşte hizmet, işte sonuç. Toplam 33 milyon insan uçakla seyahat ediyordu, şimdi 200 milyon. O yüzden dünyanın en büyük havalimanının İstanbul’da yapılması tesadüf değil. Bunlar bir hesap kitap sonucu ortaya çıkan bir şey. Efendim İstanbul’a ne yapıldı diye konuşanlar var. 7 tepeli İstanbul’a 7 tane marka proje yaptık Cumhurbaşkanımızla beraber. Dünyanın en büyük havalimanı, Yavuz Sultan Köprüsü, Marmaray, Avrasya Tüneli, İstanbul-Ankara hızlı treni, İstanbul-Bursa otoyolunu yaptık ve İzmit Körfezi’nde Osmangazi Köprüsü’nü yaptık. Dahası var, devam ediyor. Kuzey Marmara Otoyolunu yapıyoruz, 350 kilometre. Bir ucu Tekirdağ’da, bir ucu Sakarya’da. Bittiğinde İstanbul’un 3 tane çevre yolu olacak. Bütün transit trafik o yola kayacak ve İstanbul’da büyük bir rahatlama olacak.”

