Ulusal Akif Haber- (Sorumlu Yazı işleri Müdürü- Mehmet Toprak )
Literatürde seçmenlerin neden bir partiye değil de diğerine yöneldiğini açıklayan çok sayıda model bulmak mümkündür. Seçmen; ideoloji, liderlik gücü, partinin konumu, politikalar, parti teşkilatlarının gücü, etnik köken, ulusal-kültürel ve manevi değerler, ekonomi, uluslararası koşullar gibi faktörlerden etkilenerek karar vermiş olabilir. Seçimlerin mekanizması aynı olsa da, her seçimde değişkenler farklıdır. O yüzden siyasi iletişim disiplininde “Her seçim aynıdır; her seçim farklıdır” denir.
Bir başka anlatımla, seçmen davranışını açıklayabilmek için her ülkede ve her seçimde geçerli tek ve sihirli bir model mevcut değildir. Seçmenlerin medyada yayınlanan anketlere bağlı olarak karar verdiklerini gösteren bilimsel bir çalışma da yoktur. Yani, anketlerin seçmenleri yönlendirdiği ve herkes kime oy veriyorsa ona oy verme eğilimi gerçekçi olamaz.
Kamuoyu araştırmaları gereksizdir demiyoruz. Araştırmalar önemlidir ama, araştırmalar seçim sonucunu belirlemezler. Mevcut durumu gösterir.
Seçmen tercihlerinin nedenlerini anlamak için, en kolay değerlendirme yapılabilecek alan siyasi partilerin seçim kampanyalarıdır. Çünkü kampanyalar alenidir. Seçimlerde oy verecek olan seçmenlerin kararını etkilemek için yapılan her şey bu kampanyalara dahildir. Bununla birlikte, seçimden seçime değişiklik gösterse de genel olarak, seçmenlerin çoğunluğu (yüzde 75- 85 arası) seçim gününden aylar önce kararını vermiş olur. Seçim kampanyaları, kalan yüzde15 -25’lik dilimdeki seçmenin kararını etkilemek için yapılır.
Bireyler seçimlerde oy verirken, vatandaşlık görevlerini yerine getirmenin ya da insan olarak en temel haklarından birini kullanmanın ötesinde bir siyasi davranış sergilemektedirler.
Bir araştırma; sosyolojik yaklaşım, seçmen davranışının temelde toplumdaki sosyal bölünmüşlük tarafından belirlendiğini iddia eder. Seçimlerde kullanılan oy da aslında bireylerin ait olduğu sosyal kimliklerin siyasal tercihlere yansımasından ibarettir.
Seçmen davranışının incelendiği bir diğer yaklaşım olan Sosyo‐Psikolojik yaklaşım, gruplar yerine bireyler üzerine odaklanır. Seçmen davranışına ekonomik olarak yaklaşanların temel varsayımı ise; kişinin kendi çıkarlarını iyi bilmesi, çıkarlara en iyi şekilde hizmet edecek bir aday veya partiyi değerlendirmesi ve bunun sonucunda en uygun aday veya partiye oy kullandığı yönündeki düşüncedir. Ekonomik tercih yaklaşımı, kişinin hatır için herhangi bir partiye oy kullanmasıdır.
Siyasal partiyle ilgili faktörler arasında; parti lideri, parti tipi, parti programı, gerçekleştirilen icraatlar, partinin vaat ve söylemleri, politikaları, imajı, ideolojisi, dine bakış açısı, teşkilat yapısı, seçmenle ilişkileri gibi faktörler yer almaktadır. Oy veren seçmenlerin bir kısmı da o partinin ürettiği politikaları esas alarak parti tercihini yapmaktadır.
Seçmen tercihini etkileyen faktörlerden biri olarak aday, seçmenlerin oy verme davranışının şekillenmesinde, özellikle yerel seçimlerde, çok önemli bir unsur olarak dik‐ kat çekmektedir. Mahalli seçimlerde yerel koşullar ön plana çıkmaktadır. Bununla birlikte, siyasi görüş ve parti olguları da önemli faktörlerdir. Mahalli seçimlerde belediye başkan adayının en önemli faktör olması bir partinin mahalli düzeyde alacağı oyların doğrudan doğruya bele‐ diyenin gerçekleştirdiği icraatlara bağlı olduğunu göstermektedir. Seçmenlerin gündeminde bulunan ve çözüm bekleyen herhangi bir problem veya problemlere parti ve adayların bakış açıları, çözüm önerileri, oyların yönünü belirlemede etkili olmaktadır. Kitle iletişim araçları, yayınladıkları haber ve programlar ile sundukları bilgilerle seç‐ menin siyasal davranışının şekillenmesi sürecinde önemli bir faktördür. Aile, çocukların bir siyasal partiye karşı duygusal bir bağ geliştirmesinin temelinde yatan bir etkendir. Seçmen kendilerini düşünen siyasilere akıllı oy kullanır.

