İnsanlar da robot değil ya!
AK Parti’de: Süreç içerisinde görevden alınan ilçe başkanları, yönetim kurulu üyeleri, mahalle başkanları ve belediye de yeniden görev alamayan meclis üyeleri gibi küskünler ile listelere giremeyen aday adaylarından bir kısmının seçimlerin kaybedilmesine en büyük etken olduğu araştırılmış gerçek.
Hayat pahalılığı, emekli ücretleri ve proje geliştiremeyen bakanlar seçimleri etkileyen başlıca etkenler olsa da!
Her seçimlerde uygulamaya konulan “Temayül Yoklamaları” ile aday belirleme inanırlığını çoktan yitirdi. Bu sistem İnönü dönemimde denendi.
Pandemiden günümüze durdurulamayan fiyat artışları bardağı taşıran son damla oldu.
Muhalefet zafer kazanmadı. İktidar halkın bir kesiminin güvenini kaybetti.
Siyasi partiler kendilerine oy veren seçmenleri tapulu mülkleri zannederse! Yanılgı olur ve bedeli de ağır olur. Seçmen memnuniyeti esas alınmalıdır. “Komşusu açken tok yatan bizden değildir.” Kulaklarda küpe olarak kalmalı! Söz de değil öz de olmalıdır.
Partiye daha çok oy getirecek isimler listelere giremiyor. Çünkü parti kademelerinde herkes kendi adamını yerleştirmenin peşinde oldu ve oluyor. Bu sisteme dur diyen çıkmıyor.
Seçimle gelinecek her adayı partili üyeler belirlemeli. Bundan ancak tabanı olmayan siyasetçiler korkar.
Korkunun acele faydası yok. Bugünden itibaren ya partili üyelerin katılımıyla her kademede demokratik seçimler! Ya da hezimet kaçınılmaz olur.
Aday adayı olup da listelere konulmayan güçlü isimlere ya da başvuru dahi yapmamış bölgesinde öyle kanaat önderleri var ki! Bu kişilere listelerde yer verilseydi! Bin oy farkıyla asla belediye kaybedilmezdi.

