Kosova Fjala Partisi Genel Başkanı ve Milletvekili Gezim Kelmendi, FETÖ’nün sadece Kosova için değil, etkin olduğu diğer Balkan ülkeleri için de tehlike arz ettiğini kaydederek, örgütün iktidar hırsının ne denli tehlikeli olduğunu 15 Temmuz gecesi fark ettiklerini söyledi.
Kelmendi, Kosova hükümeti üyelerinin darbe girişiminden hemen sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Türk hükümetinin meşruiyetini savunan açıklamalar yaptığını anımsatarak, gelecek günlerde Kosova hükümetinin ülkedeki FETÖ ile bağlantılı kurumlar hakkında önlem alıp almayacağını göreceklerini belirtti.
Kosova’nın, Türkiye ile mükemmel ilişkilere sahip olduğuna dikkati çeken Kelmendi, “Bu nedenle Kosova, Ankara’dan gelen taleplere saygı duymalı. Bunu iki nedenden ötürü yapmalı. Biri, Kosova’yı bir terör örgütünden korumak, diğeri ise Türkiye ile arasındaki iyi işbirliği açısından.” ifadelerini kullandı.
Kelmendi, Kosova halkının Türkiye’deki gelişmeleri ilk günden itibaren yakından takip ettiğini aktararak, Kosovalıların Türk halkının ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında olduklarını bildirdi.
Kosova’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a büyük ilgi gösterilmesinin, başbakan olduğu dönemden itibaren her platformda Kosova’yı desteklemesi ve tanınması için büyük çaba göstermesi ile alakalı olduğunu anlatan Kelmendi, “Tüm bu sebeplerden Kosovalılar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı savundu.” dedi.
“Türkiye büyük bir etkiye sahip”
Türkiye’nin hem bölgesel hem de küresel olarak büyük bir etkiye sahip olduğunu vurgulayan Kelmendi, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türkiye küresel bir ekonomik ve askeri süper güç. Bu yüzden herhangi bir istikrarsızlık, bölgedeki Balkan ülkelerini de olumsuz etkileyecekti. Bu nedenle bir kez daha bu milletin, ülkenin ve Cumhurbaşkanı’nın meşruiyetini koruduğu için Allah’a şükrediyorum. Her geçen gün durumun istikrara kavuşacağını, hayatın normale döneceğini umuyorum. Türkiye’nin, daha önce olduğu gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yönetiminde ilerlemeye devam ederek gerçek bir ekonomik süper gücün zirvesine ulaşacağına inanıyorum. Çünkü istikrarlı bir Türkiye ile istikrarlı bir Balkanlara ve Avrupa’ya sahip olabiliriz.”
Kelmendi, değerlendirmesinin sonunda FETÖ’nün hırslarının ortaya çıkmasıyla herkesin örgütün neler yapabileceğini gördüğüne işaret etti.
PRİŞTİNE – SİBEL VEZAJ
Kosova Meclisinin Türk Milletvekilleri yaptıkları açıklamada, diplomatik bir uslup kullanmaya dikkat ederken, darbe süreci esnasında Türkiye’ye karşı takınılan tavrın vefalı bir tavır olmadığını ifade ettiler. Damka ve Şinik yaptıkları açıklamada; “Darbe girişiminde Türkiye’nin yaşadığı çok yönlü kayıplardan dolayı derin üzüntülerimizi yinelerken, Kosova’da ise bazı çevrelerin aynı hassasiyeti gösterememiş olmalarını şaşkınlıkla karşıladığımızı ve bu duruma anlam veremediğimizi belirtmek isteriz.
Gerek Kosova’nın bağımsızlık mücadelesi sırasında, gerekse bağımsız Kosova döneminde hiçbir ayrım yapmadan kapılarını tüm Kosovalılara açarak sonsuz yardımlarını sunan, Kosova kurumlarının güçlenmesi, gelişmesi ve vatandaşlarımızın ihtiyaçlarının giderilmesi için talep edilen yardımların hiçbirini geri çevirmeyen, Kosova’nın uluslararası örgütlere üye olması ve uluslararası saygınlığının artması için her türlü mücadeleyi veren Türkiye’ye karşı bazı çevreler tarafından takınılan bu tavrın vefalı bir tavır olmadığı kanaatindeyiz” ifadeleri ile görüşlerini dile getirdi.
Türkiye’de yaşayan Kosova vatandaşlarına darbeye destek çağrısı yapan gazetecilere sert tepki gösteren ve yargılanmalarını isteyen T.C Priştine Büyükelçisi Kıvılcım Kılıç’a yönelik başlatılan linç kampanyasına yönelik açıklamalarda da bulunan Fikrim Damka ve Müferra Şinik, ‘Hukukun üstünlüğü” felsefesine inanan her insanın bu gazetecinin yargı önünde hesap vermesi gerektiğini savunduğunu ifade ederken açıklamalarını şu şekilde sürdürdü;
“Sözkonusu kanlı terörist darbe girişimine sosyal medya üzerinden paylaştığı mesajlar ile alenen destek veren bir gazetecinin hukukun üstünlüğü ilkesini benimsemiş Kosova Cumhuriyetinin yargı kurumları önünde hesap vermesi, bu ilkeye inanan herkesin ortak temennisidir. Yapılan yorumların Kosova yasaları kapsamında suç unsurunu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi siyasi veya sivil toplum kuruluşlarının yetki ve görev alanında değil, hukukçuların yetki alanında olması gerektiğini belirtmek isteriz”
Türk kökenli iki milletvekili açıklamalarının devamında ise, Büyükelçi Kılıç’ın verdiği notanın kim ya da kimler tarafından Dışişleri Bakanlığından sızdırıldığını sordu ve açıklamalarını şu şekilde tamamladı;
“Bir diplomatik misyon şefi tarafından Kosova Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığına gönderilen notanın, kurumlararası yazışmaların mahremiyetini hiçe sayarak medyaya sızdırılmasının kabul edilemez olduğunu ve ilgililerin bu konuya eğilmeleri gerekliliğinin altını çizmek isteriz.
Medya kuruluşlarının ve kanaat önderlerinin toplumda huzur ve birliğin oluşmasındaki rolünün önemine vurgu yaparken, bazı çevrelerin yukarıda belirttiğimiz konularla ilgili takındığı tavrın Kosova vatandaşları arasında ayrılıklara sebebiyet verdiğini, Kosova vatandaşlarını derin ayrılıklara teşvik ettiğini, dost ülke Türkiye ile ilişkilerimize zarar verdiğini hatırlatarak, böylesine hassas bir dönemde kanaat önderlerini düşüncelerini paylaşırken sorumluluk içinde hareket etmeye davet ederiz.”
Kosova Parlamentosunun iki Türk Milletvekilinin Türkiye dönüşünde yaptığı ortak açıklama ve Büyükelçi Kıvılcım Kılıç’a yaptıkları ziyaret akıllara bazı soruları da getirdi.
1-Milletvekilleri Fikrim Damka ve Müferra Şinik’in Büyükelçiliği ziyaretinde, kendileriyle birlikte Türkiye’de olan, KDTP Genel Başkanı ve Kosova Kamu Yönetimi Bakanı Mahir Yağcılar neden yoktu? Açıklama neden yalnızca Damka ve Şinik adına yapıldı?
2- Yağcılar, gerek Türkiye Cumhuriyeti, gerekse Büyükelçi Kıvılcım Kılıç’a yönelik yapılan saldırılara ve Dışişleri Bakanı tarafından başlatılan linç kampanyasına şimdiye kadar neden hiç bir cevap vermedi?
3-Yağcılar’ın bu sessizliğinde bakanlık koltuğunda oturması bir etken mi?
4-Damka ve Şinik dışında KDTP şubelerinden konuyla ilgili şu ana kadar neden bir açıklama yapılmadı?
5-Her fırsatta soluğu Türkiye’de alan, Türkiye’nin kurumlarının ve belediyelerinin katkılarıyla ilçe halkına hizmet eden, bunları yaparken de belediyenin makam aracıyla uzun süreli Türkiye turlarına çıkan KTAP Genel Başkanı ve ülkenin tek Türk Belediye Başkanı Arif Bütüç, böyle bir süreçte neden Türkiye’ye gitmek yerine Karadağ’a tatile gitmeyi tercih etti?
6- Tam bir sosyal medya fenomeni olan Bütüç, bırakın resmi bir açıklama yapmayı, en azından sosyal medyadan Türkiye Cumhuriyeti ve Büyükelçi Kıvılcım Kılıç’a destek veren bir açıklamayı neden paylaşmadı?
Kosova Türk Toplumu şimdi tüm bu sorulara cevap arıyor

