Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Kanaat önderi Şaban Çoşkun, Zulme kayıtsız kalmayalım

Kanaat önderi ve din görevlisi Şaban Çoşkun “Mısır’da müslümanlara yapılan zulümler devam ediyor”dedi.

Kanaat önderi ve din görevlisi Şaban Çoşkun "Mısır'da müslümanlara yapılan

 

Şaban Coşkun/Kanaat önderi

“Mısır’da Sisi’ye karşı çıktığı, darbeyi lanetlediği için bir KADIN idam edildi . İdamdan önce son kez çocuğuna tek elle sarılıyor. Çocuğunu son kez görüyor. Dünya basını bunu bildirdimi?.hayır. 
Dünya duydu mu? Hayır.
Kadın dernekleri bir şey söyledi mi? Hayır.
Basında haber oldu mu? Hayır.
Çünkü müslümanlar uyuyor…Allah bizi derin uykulardan uyandırsın. Âmîn”

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve ayakta duran insanlar

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi

EY NEFSİM SANA YAZIKLAR OLSUN!..

Ey nefsim, kış gelmeden odun kömür alırsın.
Kışın soğuklarına, böyle hazırlanırsın.

Halbuki Cehennemde, “Zemherîr” soğuğu var.
“Hiç” kalır buna göre, dünyâ’daki soğuklar.

Tedbîr alıyorsun da, kış için çok önceden,
“Âhiret”i, ne için düşünmezsin ölmeden?

Yoksa sen, âhiret’e îmân etmiyor musun?
Allahtan kork ey nefsim, “Sana yazıklar olun!”

“Sonra tövbe ederim” diye düşünüyorsan,
“Ölüm” ânî gelir de, olursun sonra pişmân.

İstiğfâr edeceksen, bu günden etmelisin.
Yarına bırakma ki, belki ölebilirsin.

Bu ömrün kıymetini ne için bilmiyorsun?
Biraz düşün ey nefsim, “Sana yazıklar olsun!”

Zannetme ki, Allahı kızdırıyor günâhın.
Azâbı, bu sebepten yapıyor sanma sakın.

Seni yakacak olan o “Ateş”, kendindedir.
Süflî şehvetlerinden meydana gelmektedir.

İçindeki ateşle kendini yakıyorsun.
Öyle ise ey nefsim, “Sana yazıklar olsun!”

Dünyâ nîmetlerinden bir gün ayrılacaksın.
Ve firâk ateşiyle, tutuşup yanacaksın.

İstediğin şeyi sev, bir gün elbet yok olur.
Ayrılık ateşi de, sevgin kadar çok olur.

Sen bu hakîkatleri hiç mi düşünmüyorsun?
Kendine gel ey nefsim, “Sana yazıklar olsun!”

Niçin sarılıyorsun dünyâ mâl-ü mülküne?
Bu dünyâ’nın tamâmı senin olsa, hükmü ne?

Zîrâ buna, Rabbimiz, “Sinek kanadı” kadar,
Bir kıymet vermiyor ki, öyleyse neye yarar?

Hani zenginliğiyle mağrur “Kârun” ve “Hâmân”?
Şimdi acep onları var mı hiç hatırlıyan?

Halbuki bu dünyâ’dan, nasîbin azdır senin.
Onlar da azalmakta, bozulmakta gün be gün.

Bunlar için Cenneti fedâ mı ediyorsun?
Biraz utan ey nefsim, “Sana yazıklar olsun!”

“Müslümânım” diyorsun, bilmiyorsun dînini, veya öğrendin etmiyorsun amelini, şu muvakkithane için azaltmadın emelini, geçip gideceksin eyvahın faydası olmayacak, fırsat varken toparlan, sonra dövme dizlerini…

Ahlâkın iyi değil ve kötü huyların var.
Günâhların “Dağ” gibi, etmiyorsun istiğfâr.

Çocuğunu döversin, hanımını üzersin.
Bunların haklarını, bilmem nasıl ödersin?

Bak, önünde “ölüm” var, “âhiret” var, “hesap” var.
İnsanları bekliyor Cehennemde azap var.

Artık bırak gafleti, yoksa pişmân olursun.
Allahtan kork ey nefsim, “Sana yazıklar olsun!”
“ALLAH YÂR, ĞAYRİSİ AĞYAR, ALLAH’A KULLUK EN BÜYÜK KÂR. AZGIN NEFİS PUSUDA, İŞTAHLANMIŞ ATMACA, NAFİLE OYNADIK ŞU ARZDA KÖŞE KAPMACA…