İLİM İZZETE, ŞİDDET ZİLLETE GÖTÜRÜR
Muhterem Müslümanlar!
Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz
şöyle buyurmaktadır: “Allah, müminlere kendi
içlerinden; onlara ayetlerini okuyan, onları
günahlardan arındırıp tertemiz yapan, onlara
kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber
göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur…”1
Okuduğum hadisi şerifte ise Sevgili
Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyurmaktadır: “İlim
öğreten kimseye, öğrettiği ilimle amel edenlerin
kazandıkları sevap kadar sevap verilir…”2
Aziz Müminler!
Yüce dinimiz İslam, ilim öğrenmeyi ve bilgi
elde etmeyi emreden bir dindir. İslam, Allah’ın
rızasına ulaştıran ilimlerle meşgul olmayı ibadet kabul
etmiştir. İlim tahsil etmeyi, kadın erkek her
Müslümana asli bir görev olarak yüklemiştir. Sevgili
Peygamberimiz (s.a.s)’e ilk inen ayetin,
َخلَ” Yaratan Rabbinin adıyla
oku!”3 emri olması, bu hakikate işaret etmektedir.
İslam, eğitim ve öğretimin temeline; iyiliği,
adaleti, merhameti, sevgi ve saygıyı koymuştur.
İslam’a göre okumanın ve yazmanın amacı; insanlığa
faydalı olmak, toplumların kalkınması için gayret
göstermektir. Nitekim Resûl-i Ekrem (s.a.s) bir
ِس َخ يُر ْ ْ ,hadislerinde
َ
en İnsanların “لٰنَا
hayırlısı insanlara faydalı olandır.”4 buyurmaktadır.
Değerli Müslümanlar!
Şahsiyetimizin inşasında, karakterimizin
gelişmesinde, kimliğimizin şekillenmesinde aileden
sonra en önemli rolü, öğretmenlerimiz üstlenmektedir.
Allah Resûlü (s.a.s), ْ
bir ancak Ben “َماْبُِع ث ُتْ
muallim olarak gönderildim.”
5 buyurarak,
öğretmenlerin nebevî bir mirasa sahip olduklarını
haber vermektedir. Evet, öğretmenler, insanların ruh
ve ahlaki gelişmelerine katkı sağlayan, milletlerin
geleceklerine yön veren müstesna şahsiyetlerdir.
Fertler ve toplumlar, öğretmenlerin eseridir.
Dolayısıyla dün olduğu gibi bugün de, Rabbimizin
emaneti olan çocuklarımızın imanla, ibadetle, güzel
ahlakla, saygı ve nezaketle buluşması
öğretmenlerimiz eliyle gerçekleşecektir.
Gençlerimizin; kendine, ailesine ve milletine faydalı
bir nesil olarak yetişmeleri, öğretmenlerimiz
marifetiyle mümkün olacaktır.
Kıymetli Müminler!
Branşı ne olursa olsun her öğretmen,
öğrencilerinin milli ve manevi değerlerimizle, ahlaki
ilkelerimizle donanması; Rabbini bilen, Peygamberini
tanıyan, ahiret bilincine sahip, devletini ve milletini
seven insanlar olarak yetişmesi için gayret etmelidir.
Öğrencisine evladı gibi şefkatle muamele eden
öğretmenlerin, öğretmenine anne babası gibi saygı
gösteren öğrencilerin bulunduğu bir okul; mutlu bir
ailenin, huzurlu bir toplumun ve neticede sevgi
medeniyetinin oluşmasına katkı sağlayacaktır. Yüce
Rabbimiz, “İçinizden hayra çağıran, iyiliği
emreden, kötülükten meneden bir topluluk
bulunsun; işte onlar kurtuluşa erenlerdir.”
buyurmaktadır. İşte tüm öğretmenlerimiz bu müjdeye
nail olma imkânına sahip mübarek bir mesleğin
mensuplarıdır.
Muhterem Müslümanlar!
Maalesef, Kur’an ve sünnetin rahmet yüklü
mesajlarından uzaklaşıldığından dolayı yeryüzünde
zulüm ve haksızlıklar günden güne artıyor. İslam’ın
emrettiği ilim, irfan ve hikmetten mahrum kalındığı
için sevgi ve saygı azalmaya, şiddet ve nefret
çoğalmaya başladı. Gün geçmiyor ki, kadına, çocuğa,
yaşlıya yönelik yüreklerimizi sızlatan bir şiddet haberi
duymayalım. Oysaki yüce dinimiz İslam’a göre
şiddet; zulümdür, Allah’ın haram kıldığı büyük bir
günah, vebali ağır bir kul hakkı ihlalidir. Hiçbir
mazeret, şiddeti meşru hale getiremez. Kimden gelirse
gelsin ve kime yapılırsa yapılsın şiddetin hiçbir çeşidi
kabul edilemez. Rahmet ve barış dini İslam ile şiddet
asla bir arada zikredilemez.
Aziz Müminler!
Gün; ilimle hikmeti, bilgiyle ahlakı buluşturma
günüdür. Zaman; ailemizi ve çocuklarımızı zararlı
alışkanlıklardan ve batıl ideolojilerden koruma
zamanıdır. Vakit; her türlü teknolojiyi ve çağın
imkânlarını kullanarak ülkemizi ve milletimizi güçlü
kılma vaktidir.
Bu vesileyle bugünlere gelmemize vesile olan
bütün öğretmenlerimizi, Kur’an kursu öğreticilerimizi
ve hocalarımızı hürmet ve minnetle yâd ediyor; ahirete
irtihal edenlere rahmet, hayatta olanlara sağlık ve
afiyet diliyorum.

