BİRLİK VE BERABERLİK
Muhterem Müslümanlar!
Bir gün, Resûl-i Ekrem (s.a.s), ashâbına şöyle
buyurdu: “Allah’ın peygamber ya da şehit
olmayan öyle kulları vardır ki kıyamet gününde
Allah’a yakınlıkları sebebiyle, peygamberler ve
şehitler onlara gıpta ederler.” Ashâb-ı kiram, ‘Ya
Resûlallah! Bunlar kimlerdir?’ diye sorunca
Rahmet Elçisi (s.a.s), “Bunlar, aralarında
akrabalık bağı ya da herhangi bir menfaat
bulunmayıp sırf Allah için birbirlerini
sevenlerdir” cevabını verdi.
Aziz Kardeşlerim!
Bizleri ayakta tutan, hayatın zorluklarına
karşı koruyan ve yarınlara güvenle taşıyan en
büyük gücümüz birlik ve beraberliğimizdir. Ortak
bir inanca, müşterek değerlere ve birlikte yaşama
iradesine sahip oluşumuzdur. En büyük gücümüz,
kalplerimizi aynı duygular etrafında birleştirmek,
birbirimizin sevinç ve kederlerini paylaşmaktır.
Kıymetli Müminler!
Cumhuriyetin ilanının 103. yıl dönümünde şu
hakikati bir kez daha dile getirelim ki, bizler; hür
olmanın onuruyla yaşadığımız vatanımızı birlik ve
beraberliğimiz sayesinde kendimize yurt kıldık.
İstikbalimizin şahidi ezanlarımızı kardeşlik
bağımızla semalarda yankılattık. İstiklalimizin
sembolü bayrağımızı el ele vererek göklerde
dalgalandırdık. Aziz şehitlerimizin ve kahraman
gazilerimizin emaneti olan mukaddes değerleri, tek
yürek oluşumuz sayesinde koruduk. İhanet, fitne ve
fesat hareketlerinin karşısında yekvücut durarak
huzurumuzu muhafaza ettik.
Kıymetli Aileler! Sevgili Gençler!
Şanlı ecdadımızın büyük bedeller ödeyerek
bize vatan kıldığı bu topraklarda birlik ve
beraberliğimizi korumak, istisnasız hepimizin
vazifesidir. Zira dayanışma ruhunu diri tutan
milletler, en çetin imtihanlardan başarıyla
çıkmışlar, ayrılığa düşenler ise tarih sahnesinden
silinip gitmişlerdir. Yüce Rabbimiz, “Allah, kendi
yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi saf
bağlayarak çarpışanları sever”2 buyurarak, hak
yolunda omuz omuza durmamızı istemektedir.
Dolayısıyla eli kalem tutanlar yazdıklarıyla, dili
kelam edenler söyledikleriyle, herkes duasıyla
birlik ve beraberliğimize katkı sunmalıdır. Aileler,
evlatlarını dinine, milli ve manevi değerlerine bağlı
bir şekilde yetiştirmelidir. Gençler de vatanına,
milletine, bayrağına ve kutsallarına sahip çıkarak
geleceğimizi inşa etmelidir.
Aziz Müminler!
Birazdan bu camiden ayrılacak; her birimiz
günlük meşgalelerimize döneceğiz. Asıl mesele,
camide yan yana durduğumuz gibi hayatın içinde
de birbirimize destek olabilmektir. Elbette
hepimizin taşıdığı yükler, yüreğini yoran imtihanlar
vardır. Ancak unutmayalım ki; kardeşlik bağımızı
sımsıkı tuttuğumuz müddetçe aşamayacağımız
hiçbir engel, üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir
sıkıntı yoktur.
Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in
şu uyarısıyla bitiriyoruz: “…Birlik ve beraberliğe
sarılın; ayrılıktan, bölünüp parçalanmaktan
sakının…”

