Ulusal ve Uluslararası Akif Haber- Mehmet Toprak- Sorumlu Müdür
Erdoğan Kılınç “Öğrenci affı tasarısının içine tek maddelik bir düzenleme yerleştirilecek. Kanunun çıktığı tarih itibariyle yurtdışı mezunu herkes, fark derslerini vermesi şartıyla denklik belgesini alacaktır. Herkesin transkriptlerini üç akademisyenden oluşacak komisyon tarafından değerlendirilecek. Transkript mukayese raporu düzenlenecek. İlgili üniversitede bu fark derslerini başarı ile verenler denklik belgesini alacaktır denilecek.”
YÖK’ÜN DENKLİK DEĞERLENDİRMESİNDEKİ ÇİFTE STANDART: YÖK, Anayasanın 10. Maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı olarak, ister ÖSYM sınavı ile yurtdışında ÖSYM kılavuzunda yer alan bir üniversiteye yerleşen öğrenci olsun, isterse KKTC’deki Üniversitelere yerleşen öğrenci olsun, bu öğrencilerden mezun olanlara “Eğitim alınan ülkede kalış süresi denetimini yapmıyor.” Fakat, Yurt dışından mezun olanlar ile, Yurtdışından ÖSYM kılavuzunda yer alan KKTC’deki üniversitelere, Yatay Geçiş Yönetmeliği’nin 14. Maddesi kapsamında, mer’i mevzuata uygun biçimde yatay geçiş yapanlara, süre denetimi yapılarak, hakkaniyetten ve eşitlikten uzak olacak biçimde yorumlanarak, diplomalardan doğan hakları adeta gasp edilmektedir. Bu durumda, olan sadece KKTC’deki Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi mezunu yaklaşık 70 öğrenci yıllardır mağdur edilmektedir. Oysa ki, ÖSYM sınavı ile yerleşen bir öğrenci, 4 yıllık hukuk eğitiminde toplam 82 gün Kıbrıs’ta kalmasına rağmen, onun diploması süre denetimine bile tabi tutulmadan, anlaşmaya uygunluk yazısı verilerek, doğrudan denk sayılıyor. Diğer tarafta, 265 gün Kıbrıs’ta kalmış ama yatay geçişle yerleşmiş bir öğrencinin diploması red ediliyor. Aynı uygulama diğer yurtdışı mezunlarına da uygulanmaktadır. Hatta 2009 yılında TC ile KKTC arasında yapılan Milletlerarası Anlaşma sonrasında, Dünyanın çeşitli ülkelerindeki üniversitelerden, KKTC Üniversitelerine binlerce öğrenci yatay geçiş yaparak mezun olmuşlar. Bu öğrenciler diplomalarının arkasına, ÖSYM tablosu kaşesi bastırmak suretiyle, hiçbir denklik değerlendirmesine bile tabi tutulmadan, diplomaları Türkiye’de DOĞRUDAN DENK sayılmış ve hakim, savcı, avukat, noterlik mesleklerine kavuşmuşlardır. Fakat bize gelince tüm kanun, yönetmelik ve uygulama usul ve esaslar geriye yürütülerek hukuka aykırı kararlar veriliyor. Oysa ki, yüzyıllardır. İnsanlığın en büyük kazanımlarından birisi olan, “Kanunların geriye yürümezlik ilkesi” hukukun maya tuttuğu dönemlerde beri, Roma Hukukundan beri uygulanmaktadır. Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı bu kararları Anayasa Mahkemesi de görmüyor. Öğrenci aleyhine kararlar veriyorlar. Sorun bakalım Adalet bakanına, size ne cevap verecek? Yine diyecek ki, “Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir.” dedi.


