Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Başnakan Davutoğlu, Ukrayna’da

Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Suriye’de sivil halka dönük barbarca saldırılar devam ediyor hem rejim güçleri hem Rusya hem de terör örgütleri tarafından” dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Suriye'de sivil halka dönük barbarca saldırılar devam

 

Davutoğlu, Hilton Otel’de, Ukrayna’daki Ahıska ve Gökoğuz Türkleri’nin temsilcileriyle görüştü.

Basına kapalı gerçekleşen görüşmelerde Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da bulundu.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kırım Tatar Türklerinin lideri ve Ukrayna Parlamentosu Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nu kabul etti.

Görüşmede Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan da hazır bulundu.

 Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ukrayna ziyareti kapsamında Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Ukrayna Özel Gözlem Misyonu Başkanı Büyükelçi Ertuğrul Apakan ile bir araya geldi.

Toplantı basına kapalı gerçekleşti.

Başbakan Ahmet Davutoğlu Ukrayna ziyareti kapsamında Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko ile bir araya geldi.Cumhurbaşkanlığındaki baş başa görüşmelerin ardından heyetler arası görüşmegerçekleşti.Basına kapalı gerçekleşen görüşme, yaklaşık 1 buçuk saat sürdü.20160215 2 14281597 5471963

akan Ahmet Davutoğlu, Ukrayna Parlamentosu Başkanı Vladimir Groysman ile bir araya geldi.

Groysman, parlamento binasında basına kapalı gerçekleştirilen görüşme öncesinde yaptığı konuşmada, Davutoğlu ve beraberindeki heyetin ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Stratejik ortak olarak Başbakan Davutoğlu’nun Ukrayna hakkındaki değerlendirmelerini dikkatle takip ettiğini belirten Groysman, Davutoğlu’nun sözlerinden çok memnun olduğunu ifade etti. 

Kırım Tatar halkına Türkiye’nin verdiği desteğin önemine işaret eden Groysman, “Kırım’daki halk, Rus güçlerinin saldırganlığına maruz kalan insanlardır” ifadelerini kullandı.

Rusya’nın Kırım’daki provokasyonlarını kınadıklarını vurgulayan Groysman, “Türkiye’nin desteğinin devamını bekliyoruz. Önemli olan bu desteğin hem siyasal hem de hukuksal olmasıdır” diye konuştu.

Groysman, iki ülke parlamentolarında dostluk gruplarının, ilişkileri daha da ileriye götüreceğini vurgulayarak, Türkiye’de güçlü bir hükümet bulunduğunu söyledi. 

Başbakan Ahmet Davutoğlu da Türk hükümetinin her zaman Ukrayna’nın yanında olacağını bildirdi. 

Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Suriye’de sivil halka dönük barbarca saldırılar devam ediyor hem rejim güçleri hem Rusya hem de terör örgütleri tarafından” dedi.

Davutoğlu, Ukrayna Başbakanlık binasında Ukrayna Başbakanı Arseniy Yatsenyuk ile baş başa görüşmesinin ardından aile fotoğrafının çekimi ve heyetlerarası çalışma yemeğine katıldı.

Daha sonra düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Davutoğlu, Kiev’i “Başbakan” sıfatıyla ilk kez ziyaret ettiğini söyledi.

Davutoğlu, Ukrayna’nın Türkiye için sadece komşu bir ülke olmadığını, stratejik ortak ve kardeş ülke olduğunu ifade etti.

Ukrayna’nın bütün Avrasya’nın istikrarı için en önemli omurga ülkelerden birisi olduğuna işaret eden Davutoğlu, Ukrayna’nın istikrarı ve toprak bütünlüğünün, Türkiye’nin en önemli ilkeleri arasında yer aldığını kaydetti.

İki ülkenin bölgesel ve uluslararası konularda ortak perspektife sahip olduğunu görmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu belirten Davutoğlu, “Türkiye, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü tanımakta ve Kırım’ın ilhakını ise kesinlikle reddetmektedir. Kırım, Ukrayna topraklarının bir parçasıdır ve Kırım Tatarları’nın asli yurdudur” diye konuştu.

RUSYA, BALİSTİK FÜZEYLE AZAZ’DA OKUL VE HASTANEYİ VURDU

Davutoğlu, Ukrayna ile bugün Rusya’nın, gerek Ukrayna, gerek Kırım’a yaptığı, gerekse de Suriye’de ortaya koyduğu saldırgan tutumuna karşı ortak bir tavrı benimsediklerini bildirdi.

Suriye’deki son gelişmeler hakkında Ukrayna Başbakanı Yatsenyuk’a bilgi verdiğini dile getiren Davutoğlu, şunları kaydetti:

“Maalesef Suriye’de sivil halka dönük barbarca saldırılar devam ediyor hem rejim güçleri hem Rusya hem de terör örgütleri tarafından. Biz bu görüşmeleri sürdürürken dahi Rusya, balistik füzeyle Hazar’dan atıldığı düşünülen, Azaz’da okul ve hastaneyi vurdu, çok sayıda çocuk ve sivil hayatını kaybetti. Suriye rejimi, bunu destekleyen Rusya ve diğer ülkeler ve YPG başta olmak üzere terör örgütleri bugün Suriye’de birçok insanlık suçuna sebebiyet veriyorlar. Çözümden önce, bir görüşmeden önce, alanda kazanım elde edebilmek için uluslararası hukuku açık bir şekilde ihlal ediyorlar.”

Davutoğlu, Ukrayna ve Suriye’nin, Türkiye’nin kuzey ve güney komşuları olduğunu belirterek, “Biz Ukrayna ve Suriye halklarının yanında olmaya devam edeceğiz. Bugün bütün bu gelişmeleri birlikte aynı perspektifle değerlendirmekten duyduğum memnuniyeti bir kez daha ifade etmek istiyorum” diye konuştu.

Türkiye ve Ukrayna arasında sadece iyi ilişkiler değil ekonomik, kültürel ve sosyal aktivitelerinin entegre olduğu yeni bir ilişki biçimi düşündüklerini ifade eden Davutoğlu, şunları kaydetti:

“Bunun için çok geniş bir heyetle, 6 bakanla buraya geldik. Çok da güzel görüşmeler gerçekleştirdik. Serbest ticaret anlaşmasının bir an önce devreye girmesi bizim için büyük önem taşıyor. Aldığımız karar çerçevesinde önümüzdeki günlerde bunu tamamlayabilmek için ekiplerimiz çalışacaklar. Dış ticaret hacmimizde bir düşüş var, bunu bu şekilde kapatacağımızı, ilk fırsatta 10 milyar dolara, 2017-2018 yılında ulaşacağımızı ümit ediyoruz. Enerji ve ulaştırma alanlarında çok geniş iş birliği imkanları var, buralarda birlikte çalışacağız. Altyapı projelerinde ise Türk firmaları çok özel tecrübeye sahipler. Bahsettiğiniz metro projesinde olduğu gibi bu altyapı işlerinde Türk firmalarına şans verilmesinin, Ukrayna’ya da katkı getireceğine inanıyoruz. Görüldüğü gibi Türkiye ve Ukrayna arasında büyük potansiyel var ve ortak risklerle karşı karşıyayız. Bu ilişkilerimiz de artarak devam edecek.”

Davutoğlu, geçen ay Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko ile Davos’ta görüştüklerini anımsatarak, “Şimdi ben Kiev’deyim, inşallah sizleri de ilk fırsatta Türkiye’ye bekliyoruz. İki başbakan olarak ekiplerimize verdiğimiz talimatları takip edeceğiz. Önümüzdeki aylarda Sayın Poroşenko’nun ziyaretinde Yüksek Düzeyli İşbirliği Konsey Toplantısı yapılacak” diye konuştu.

RUSYA’NIN NİYETİ ATEŞKES YA DA BARIŞ DEĞİL

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Davutoğlu, “Rusya Dışişleri Bakanlığınca ateşkes sağlansa bile bundan sonrası için Halep’e saldırılarının devam edeceği yönünde bir açıklama yapıldı. Bunun süreç açısından yorumunu sizden alabilir miyiz” sorusu üzerine, şunları söyledi:

“Bu açıklama Rusya’nın niyetini ortaya koymaktadır. Zaten son Cenevre toplantısından bugüne geçen kısa sürede ortaya çıkan gelişmeler de bu niyetin tezahürüdür. Bildiğiniz gibi BM Güvenlik Konseyi kararı mucibince insani yardımlarını ulaşması gerekiyordu ama son Cenevre görüşmelerine kadar bu gerçekleşmedi ve Cenevre görüşmeleri maalesef başarısızlıkla sonuçlandı. Bu o günden bugüne de Suriye’de, Rusya hava saldırılarını Halep, Azez’e yöneltti. Türkiye ile Halep arasındaki insani lojistik koridorunu, rejim güçleri ve YPG ile birlikte kapattı. Münih’te varılan anlaşmaya rağmen bu açıklamanın yapılması da açık bir şekilde Rusya’nın niyetinin açık ateşkes ya da barış değil daha çok sivil öldürerek, daha çok katliam yaparak Suriye rejimini yaşatmak olduğunu gösterdi. Rusya’nın yaptığı bu açıklama karşısında uluslararası toplumun vereceği tepkiyi takip edeceğiz.”

HALEP’TEKİ KARDEŞLERİMİZİN YANINDA OLACAĞIZ

“Eğer Münih’te, Cenevre’de bir diplomatik tiyatro oynanıyor, Suriye halkı katledilmeye devam edilecekse bu suç uluslararası topluma büyük vebal getirir” ifadesini kullanan Davutoğlu, Türkiye’nin her halükarda ve her şartta Suriyeli, Halepli kardeşlerinin yanında olacağını ve onlara insani yardım göndermeye devam edeceğini vurguladı.

Davutoğlu, “Alanda Rusya’nın piyonu gibi davranan YPG, PYD güçleri Azez’e saldırılarına devam ederse, mülteci akınına sebebiyet verirlerse onlara da en kararlı şekilde mukabelede bulunacağız. Rusya bu açıklama ile Münih anlaşmasının içini boşaltmıştır” dedi.

Rusya’nın son dönemlerde yeni geliştirdiği strateji ve konseptle yayılmacı ve saldırgan bir politikayı tercih ettiğini belirten Davutoğlu, “Gürcistan’da, Abhazya’da başlayan süreç, bu anlamda Kırım’ın ilhakıyla yayılmacı şekilde devam etti. Bugün aslında üç ülke toprak bütünlüğü konusunda Rusya’nın tehdidi altındadır. Gürcistan, Ukrayna ve Suriye. Ermenistan’a verdiği destek dolayısıyla Azerbaycan’ın da toprak bütünlüğü de fiilen Rusya’nın tehdidi altındadır” diye konuştu.

Ukrayna krizinde Rusya’ya gereken tavrın gösterilmediğine ve bu durumun Rusya tarafından istismar edildiğine dikkati çeken Davutoğlu, “Bugün Ukrayna’da ve Suriye’de milyonlarca insanın evinden edilmesinin ve yüz binlerce insanın öldürülmesinin önemli sorumluluğu Rusya’nın omuzundadır. Bugün Suriye’de 300 bini aşkın insan ölmüş, 5 milyona yakın insan mülteci olmuş. Bu tablo karşısında Rusya bombardımana devam edip daha çok insanı mülteci kılmaya, Türkiye üzerine ve Türkiye üzerinden de Avrupa Birliğine, Avrupa üzerine baskı uygulamaya çalışıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Davutoğlu, Kırım’da açık insan hakları ihlali yaşandığını vurgulayarak, “Buradan bir kez daha şunu ifade etmek isteriz ki Rus yetkililere: Sovyetler Birliği dönemi bitmiştir, 25 yıl önce bitmiştir. Bu dönemi tekrar canlandırmaya çalışmak Rusya için de olumlu, hayırlı sonuçlar doğurmaz. Birleşmiş Milletlerdeki veto kartına güvenerek bu tür maceralara yönelmek Rus halkının da benimsemeyeceği bir husustur. Rus halkı 30 yıl önceki Rus halkı değildir, dünyaya entegre bir halktır. Rusya’nın yapması gereken, uluslararası hukuka uygun şekilde ülkelerin toprak bütünlüğüne saygı göstermek ve Suriye şehirlerine balistik füzeler, varil bombaları atmak yerine Suriye halkına saygı göstermek, Ukrayna halkına saygı göstermek” ifadesini kullandı.

İŞGALCİLERE SIRTINI DAYAYAN HİÇBİR REJİM AYAKTA KALAMAZ

Yabancı bir gazetecinin sorusu üzerine Davutoğlu, “Şu anda Türkiye güvenlik güçlerinden hiçbir unsurun Suriye içinde bulunmadığını” vurguladı. “Türkiye, Suriye halkının yanındadır ancak Suriye’de hiçbir zaman işgalci olmamıştır” diyen Davutoğlu, Suriye’de 2 kategoride yabancı savaşçı bulunduğunu, bunlardan birisinin rejime destek veren, işgalci olarak Suriye’ye asker gönderip halkı bombalayan Rusya ile fiilen orada asker bulunduran İran olduğunu kaydetti. Davutoğlu, diğerlerinin ise paramiliter güçler, DAEŞ’e destek veren teröristler, yabancı savaşçılar ve rejime destek veren Hizbullah ile aşırı Şii örgütler olduğuna işaret etti.

Davutoğlu, Suriye halkının, bütün bu yabancı savaşçılara ve işgalcilere karşı onurlu bir direniş sergilediğine işaret ederek, şunları kaydetti:

“Suriye rejiminin sözcüleri bilmelidirler ki yabancıları ülkelerine çağıran ve kendi halkını bombalatan hiçbir rejim ayakta kalamamıştır. İşgalci Rus, Sovyet ordularını Afganistan’a davet eden Babrak Karmal nasıl ayakta kalamadıysa işgalcilere sırtını dayayan hiçbir rejim ayakta kalamaz. Türkiye’nin hiçbir ülkede o anlamda, hiçbir ülkenin toprağında gözü olmamıştır, olmayacaktır.

Bu işgalcilerin hava bombardımanından kaçan çocuklar, kadınlar, 2,5 milyon masum insan Türkiye’dedir. Suriye rejimi böyle iddialarda bulunmaktansa daha bugün Azez’de, Halep’te Rus bombardımanında ölen çocukların hesabını versin. Türkiye, uluslararası hukuka saygı gösterir ama kendi güvenliği neyi gerektirirse o adımı atmakta da tereddüt etmez.”

Ortak basın toplantısının sonunda Ukrayna Başbakanı Yatsenyuk’un, “Seçimler sonucunda siz 5 partili değil tek partili hükümet oluşturabildiniz” sözü üzerine Davutoğlu, “O hükümet her zaman Ukrayna’nın yanında olacaktır” dedi.

Davutoğlu, Ukrayna Başbakanı Yatsenyuk’un değerlendirmelerinin ardından, Rusya’nın sadece Beşşar Esed’i değil aynı zamanda dolaylı olarak DAEŞ’i de desteklediğini, çünkü DAEŞ’e karşı mücadele eden ılımlı Suriyeli muhalifleri hedef aldığını söyledi.

Rusya bombardımanında öldürülen çocukların fotoğraflarını gördüğünü anlatan Davutoğlu, “Bu, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Suriyeliler ve Ukraynalılar, zor zamanların sonuna geldiler” diye konuştu. 

Türkiye-Ukrayna arasında ekonomik ve sağlık alanında anlaşmalar imzalandı.

İmza töreninin ardından bir konuşma yapan Başbakan Ahmet Davutoğlu, Başbakan olarak Ukrayna’ya ilk ziyaretini gerçekleştirdiğini söyleyerek, Ukrayna’nın sadece stratejik bir ortak değil, aynı zamanda dost ve kardeş bir ülke olduğunu ifade etti. Davutoğlu, iki ülke arasında her ne kadar Karadeniz bulunsa da her alanda işbirliğine hazır olduklarını söyledi. 

Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin Türkiye için en temel ilkelerden biri olduğuna işaret eden Davutoğlu, “Bunun için Kırım’ı Ukrayna’nın bir parçası olarak kabul ediyoruz. Özellikle Sovyetler Birliği döneminde ızdırap çeken Kırım konusunda bugün Ukrayna’nın yanındayız” diye konuştu.

Bakanlar ve iş adamlarıyla birlikte geniş bir heyet ile Ukrayna’ya  geldiklerini aktaran Davutoğlu, son dönemde birçok konuda ülke ile dayanışma gerçekleştirilmesinden dolayı teşekkür ederek, “Ukrayna ile ilişkileri en üst düzeye çıkarmaya hazırız” dedi.

Ukrayna Başbakanı Arseniy Yatsenyuk da Türkiye’ye ülkesinin toprak bütünlüğü ve bağımsızlığını savunduğu, Rus saldırganlığı karşısında sürdürdükleri mücadelede Donetsk ve Lugansk’ı Ukrayna toprağı saydığı için teşekkürlerini bildirdi. Yatsenyuk, ülkesinin toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını korumaya çalıştığını ifade etti.

Ekonomik alanda iki ülke arasındaki ilişkilerin çok iyi düzeyde olduğuna değinen Yatsenyuk, Serbest Ticaret Anlaşması’nın da gündemlerinin en önemli konusu olduğunu vurgulayarak, “Ukrayna ekonomisine Türkiye’nin katkısına büyük değer veriyoruz. Ekonomik programlarımızın daha da gelişmesini isteriz. Size (Başbakan Ahmet Davutoğlu) eşlik eden heyet en kalabalık heyet, bizim de heyetimiz hem çözüm hem de ilişkilerimiz bakımından en kalabalık heyet” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye-Ukrayna arasındaki uluslararası anlaşmaların imza töreninde, sağlık alanında hibe yapılmasına dair anlaşma Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Eyüp Gümüş ve Ukrayna’nın Türkiye Büyükelçisi Sergey Korsunsky tarafından imzalandı. Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş ve Ukrayna Maliye Bakanı Natalya Yaresko da Ukrayna’ya kredi verilmesine dair anlaşmaya imza koydu.