Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Başkan Yusuf Polat, milletimizin başı sağ olsun

Başkan Yusuf Polat “Partiye yeni üye çalışmaları gündemimizin birinci sırasında! Saha çalışmalarımız sürüyor ve devam edecek.” dedi.

Başkan Yusuf Polat “Partiye yeni üye çalışmaları gündemimizin birinci sırasında!

Ulusal Akif Haber- Sorumlu Yazı işleri Müdürü- Mehmet Toprak         

 Tevazu, Samimiyet, Sevgi, Saygı ve Gayret        

Dil söyler kulak dinler, kalp söyler kâinat dinler.        

AK Parti Mevlana Mahalle Teşkilatı haftalık olağan toplantısını yaptı.            

Toplantıya Mevlana Mahalle Başkanı Yusuf Polat, ilçe başkan yardımcısı Selahattin Önder, GOP-KENT Genel Müdürü ve belediye meclis üyesi Adem Önder, Belediye meclis üyesi İsmail Selalmaz, ilçe yönetim kurulu  üyesi Orhan Gülerer,  Mevlana mahalle  yönetim kurulu üyeleri, Mevlana Gençlik Kolları ve Kadın Kolları başkanları katıldı.            

AK Parti Mevlana Mahalle Başkanı Yusuf Polat “Toplantımız hayırlara vesile olsun.  Şanlıurfa’nın ardından Kahramanmaraş’taki bir okulda daha meydana gelen silahlı saldırı, tüm Türkiye’yi derinden sarstı. Kahramanmaraş’ta bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’nda gerçekleşen silahlı saldırıda hayatını kaybeden ve Kahramanmaraş Adli Tıp Kurumu morgunda otopsi işlemleri yapılan 1’i öğretmen, 8’i öğrencinin vefatı milletimizi ve bizleri üzdü. Allah rahmetiyle muamele etsin. Başımız sağ olsun. Partiye yeni üye çalışmaları gündemimizin birinci sırasında! Saha çalışmalarımız sürüyor ve devam edecek! Üye seferberliği, sıradan bir kampanya  değildir.  Bu; Türkiye Yüzyılına hazırlanma seferberliğidir. İslâm; selâm demek, insanlığın selâmeti demek, barış, sâdet ve huzur demek… İslâm; korkutucu değil, bilâkis gönle huzur verici, aynı zamanda zarâfet, incelik ve nezâket tevzî edici bir din yani insanlığın huzuru İslam’da…       

Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi ‘Kendini insan bilenler, halka hizmetten usanmaz. Mert olanlar, ezilenlere yardımdan el çekmez. Türkiye önümüzdeki dönemde de bölgenin barış, istikrar, huzur ve refahı için katkılarını sürdürecektir.   Çalışmalarımızı kırmadan dökmeden sürdüreceğiz.  Birlikte saha çalışmalarımız devam edecek! Sokak ve hane ziyaretlerimiz devam ediyor.   Birliğimiz daim olsun.  Biz milletin tarafındayız. Kim milletin inancına aykırı eylem ve söylem içerisinde hareket ederse! Biliniz ki hüsrandadır. Millet er veya geç hesabı sorar. Milletimizi bölmek isteyenler   Türk adaletinde yargılanıyor ve yargılanacaklar.  Mazlumların kurtuluşu için dua ediyoruz. Bu kardeşlik ortamını tesis ettiğimiz müddetçe birliğimiz ve beraberliğimiz kıyamete kadar sürecek!” dedi.         

Hz. Ömer anlatıyor: “Bir gün Resûlullah”ın yanında iken bir adam çıkageldi. Elbisesi bembeyaz, saçları simsiyahtı ve üzerinde herhangi bir yolculuk belirtisi yoktu. Üstelik aramızda onu tanıyan da yoktu. Peygamber”in (sav) yanına oturdu; dizlerini onun dizine dayayıp ellerini uylukları üzerine koydu. Sonra da, “Ey Muhammed! Bana İslâm”ı anlat.” dedi. Bunun üzerine Resûlullah (sav) şöyle buyurdu: “İslâm, Allah”tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed”in Allah”ın elçisi olduğuna şahitlik etmen; namazı kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman ve eğer gücün yetiyorsa haccı yerine getirmendir.” Bu sözler üzerine adam, “Doğru söyledin!” dedi. Biz ise, adamın hem soru sorup hem de onu tasdik etmesine şaşırdık. Sonra, “Bana imanı anlat.” dedi. O da, “İman; Allah”a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe ve iyisi ve kötüsüyle kadere inanmandır.” şeklinde karşılık verdi. Adam yine, “Doğru söyledin!” deyip peşinden, “Bana ihsanı anlat.” dedi. O da şöyle söyledi: “İhsan, Allah”ı görüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Çünkü sen O”nu görmesen de O seni görmektedir.” Daha sonra adam, “Bana kıyameti anlat.” dediğinde, Peygamber (sav), “Bu konuda kendisine soru sorulan kimse, soruyu sorandan daha bilgili değildir.” dedi. Adam, “Öyleyse bana onun alâmetlerini söyle.” deyince, şunları saydı: “Cariyenin efendisini doğurması ve yalın ayak, çıplak, fakir sürü çobanlarının yüksek binaları yapmada yarıştıklarını görmendir.”