Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Başbakan Yıldırım, Uşak ve Muğla Evet Diyor

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Halk Oylaması süreci kapsamında Muğla Atatürk Bulvarı’ndaki meydanda düzenlenen mitingde halka hitap etti.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, Cumhurbaşkanlığı Hükümet

 Başbakan Yıldırım, burada yaptığı konuşmada, AK Parti’nin kurulduğu günden bu yana insanı merkeze aldığını, 80 milyonun tamamının derdini dert edinmiş bir siyaset anlayışına sahip olduklarını belirtti.

Hangi inançtan olursa olsun, nasıl yaşıyorsa, nasıl davranıyorsa davransın bugüne kadar kimseye, hiçbir ayrım yapmadıklarını ifade eden Yıldırım, Türkiye’nin, ay yıldızlı bayrağın, 780 bin metrekare vatanın ortak değer olduğunu söyledi.

Başbakan Yıldırım, demokrasinin, istikrarın sürmesinin, huzurun, kardeşliğin devamının, terörün bu ülke topraklarından yok olup gitmesinin her şeyin önünde olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’nin son 15 yılda gerçekleştirdiği atılımlar, bakıyoruz bazılarını rahatsız etmiş. Daha çok rahatsız olacaksınız daha çok. Türkiye’yi güçlü görmek istemeyenler, hep hasta adam olarak kalmasını hayal edenler yine bugünlerde hortladı. Biz de onlara inat daha ileri demokrasi, daha fazla yatırım, yeni hedefler diyerek hızımı artıracağız. Türkiye’nin tökezlemesini isteyenler ellerinden geleni arkalarına koymuyorlar. Sistem öyle bir şekilde yapılanmış ki bu ülkede kriz çıkarmak, Meclisi, hükümetleri iş yapamaz hale getirmek adeta bir alışkanlık haline gelmiş. Hatırlayın, Ege’nin evladı rahmetli Adnan Menderes’in başına geleni hatırlayın. Rahmetli Özal, Erbakan gibi liderler başa gelince hemen darbeciler, vesayet odakları harekete geçtiler. 27 Mayıs’ta darbe yaptılar, Menderes’i astılar. Yollar, köprüler, çeşmeler yapan, hizmet yapan Menderes cezasız kalmadı. Darbe anayasasını başımıza getirdiler.”

Binali Yıldırım, aynı vesayet odaklarının AK Parti’nin önünü e-muhtıralar ve Gezi olayları ile kesmek istediklerini anımsattı.

Hain ve alçakların daha sonra da boş durmadığını, 15 Temmuz gecesi asker kılığına girmiş eşkıyaların bayrağı indirmek, ezanı dindirmek, demokrasiyi sona erdirmek için harekete geçtiğini hatırlatan Yıldırım, “Muğla o gece onlara dünyayı dar etti. O alçaklar Marmaris’te Cumhurbaşkanımızı yakalayıp, hayatına kastetmek istediler. O gün siz ülkenize, bayrağınıza, Cumhurbaşkanınıza sahip çıktınız. Allah sizden razı olsun.” ifadelerini kullandı.

Yıldırım, halk oylamasına yönelik partisince Atatürk Bulvarı’ndaki meydanda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında 249 şehit verildiğini, çok sayıda kişinin gazi olduğunu belirtti.

İhanet çetesine karşı 15 Temmuz gecesi ülkesini canı pahasına savunanların arasında Muğlalı yiğitlerin de olduğunu bildiren Başbakan Yıldırım, tüm şehitlere rahmet diledi.

Tekrar böyle olayların, aynı tabloların yaşanmasına asla izin vermeyeceklerini vurgulayan Yıldırım, “Çünkü böyle bir millet var. Bu aziz millet, bu şuur, vatan sevgisi olduğu müddetçe bize içeride ve dışarıda hiç kimse bir şey yapamaz.” diye konuştu.

Yıldırım, böyle sorunlarla tekrar karşılaşılmaması için yapılması gerekenlerin olduğunun altını çizerek, “Öyle bir şey yapalım ki artık bu alçaklar, demokrasiye kast edenler bir daha piyasaya çıkamasın.” ifadesini kullandı.

Alandakilerin “idam” sloganları üzerine, Yıldırım, “O da ayrı, onu da konuşacağız.” karşılığını verdi. Yıldırım, Türkiye’nin önünde halk oylaması olduğunu anımsatarak, şunları söyledi:

“16 Nisan önemli bir gün. İşte orada yaptığımız değişiklikle şunu yapıyoruz, diyoruz ki, artık yetkiyi tamamen millete veriyoruz.’ Emanet size geçiyor, siz istediğinize vereceksiniz. Öyle seçim yapalım, ondan sonra da gitsinler orada pazarlıklar, kirli tezgahlar olmayacak. Siz kime yetki verdiyseniz, kime destek verdiyseniz memleketi o yönetecek. Ne kadar? Beş yıl. Beş yıl içinde ne söz verdiyse, vadettiyse yapacak, bir beş yıl daha seçebileceksiniz. Ondan sonrası yok. Üçüncü kere istese yok. Onun için 16 Nisan çok önemli. Çünkü Türkiye’nin bir daha demokrasiye yönelik bir saldırıya tahammülü yok, hız, zaman kaybetmeye tahammülü yok.

Biz 14 senedir AK Parti olarak bugünlere geldik ama bir yandan da hangi badirelerden geçtik. Hem hizmet hem de engelli koşu yaptık. Engelleri atlaya atlaya… Şeytan taşlamaktan kalan zamanlarda hizmet yaptık. Bu engeller olmasa bugün yapılanın üç katı daha fazla iş yapılır. Bir Türkiye, 14 yıl sonra üç Türkiye oldu ama bu engeller olmasaydı bir Türkiye beş Türkiye olacaktı. 2023, Cumhuriyet’in 100’üncü yılı hedefleri şimdiden gerçeğe dönecekti. Ama neyse biraz zaman kaybımız oldu, inşallah 16 Nisan’da millet iradesine kast edenlerin bir daha meydana çıkmayacağı, tarih sahnesinde yok olup gideceği bir dönemi başlatacağız. Türkiye nihayet darbelerin, istikrarsızlığın gölgesinden kurtulacak ve nefes alacak. Türkiye’yi yönetenler de artık bütün enerjisini kalkınma, hizmet için harcayacak.”

HAYIRCILARDAN HAYIR GELMEZ, EVETTE BEREKET VAR

Alandakilere, “Tam demokrasiye, güçlü Türkiye’ye hazır mısınız?” diye soran Yıldırım, “evet” yanıtı üzerine, “Allah sizden razı olsun.” karşılığını verdi.

Binali Yıldırım, AK Parti’nin 15 yıldır iktidarda olduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Bugüne kadar AK Parti hiç kimsenin ne giydiğine, ne yediğine, nasıl yaşadığına karıştı mı? Yaşam tarzına müdahale etti mi? Herkesin yaşam tarzı, giyimi, kuşamı, yemesi, içmesi, ibadeti kendine. Biz memlekete bakıyoruz. Memleketin yolları mı yapılacak, hastane mi yapılacak, okul mu yapılacak biz oradayız. Çiftçi, turizm, ekonomik kalkınma nerede, biz oradayız. Bizim anlayışımızda vatandaşın özel hayatı, yaşam tarzıyla ilgilenmek yok. Fakat Türkiye’de istismar siyaseti maalesef son bulmuyor. Biri çıkıyor, Doğu’daki, Güneydoğu’daki vatandaşlarımızın hissiyatlarını istismar ediyor. Bir başkası çıkıyor, Ege’deki, batıdaki vatandaşlarımızın hislerini istismar ediyor. Bir başkası çıkıyor sahil şeridini, Trakya’yı istismar ederek siyaset yapıyor, ayakta kalma mücadelesi veriyor. Şimdi bütün bu iş yapmayanlar, gece gündüz fitneyle uğraşanlar, hepsi bir araya toplanmış, ‘hayır’ kampanyası başlattılar.”

Meydanı dolduranlara, “Bunlar Türkiye’nin geleceği için ne söylüyor, vadediyorlar? Bu hayırcıların söylediği bir şey duydunuz mu?” sorusunu yönelten Yıldırım, “Bunlar korku siyaseti yapıyorlar, karamsarlık pompalıyorlar, halkı endişeye sevk ediyorlar. Efendim, ‘evet çıkarsa Türkiye bölünecekmiş.’ Haydi oradan! Sen bırak, Türkiye’nin bölünmesini de bölücülerin ağzıyla konuşma. Bölücüler ‘hayır’ siyaseti yapıyorlar, PKK’lılar ‘hayır’ siyaseti yapıyorlar, Türkiye düşmanları ‘hayır’ diyor, sen de onların kayığına binmişsin, sen de ‘hayır’ diyorsun. Hayırcılardan hayır gelmez, evette bereket var.” ifadelerini kullandı.

Yıldırım, halk oylamasına yönelik partisince Atatürk Bulvarı’ndaki meydanda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, 14 senedir Türkiye’yi baştan başa yollarla donattıklarını, bölünmüş yollarla hayatları, gönülleri ve milleti birleştirdiklerini belirterek yolları bölmeye devam edeceklerini ancak Türkiye’yi bölmeye müsaade etmeyeceklerini ifade etti.

Türkiye’yi 2002’den beri istikrar ve huzur içinde yönettiklerini, yönetmeye de devam ettiklerini söyleyen Yıldırım, demokrasi, özgürlükler ve hukukun daha da gelişmesi için çalışmaya devam edeceklerini dile getirdi.

Muğla’ya yapılan yatırımları aktaran Yıldırım, 2008’de 117 lira olan Muğla’da kişi başına düşen devletin yaptığı yatırımın 2016’da 300 liraya yükseldiğini anımsattı. Yıldırım şöyle devam etti:

“Okullarımıza 3 bin derslik yaptık, Dalaman, Köyceğiz, Datça Devlet Hastanelerini yaptık hizmete aldık. Merkez’de, Milas’ta ve Kavaklıdere’de hastanelere yeni binalar ilave ettik. 4 baraj, 2 göleti yapıp hizmete sunduk. Ege’nin en büyük barajı Akköprü Barajı’nı inşa ettik, hizmete verdik. Akköprü’nün sulama tesisleri bittiğinde Dalaman ovasında 122 bin hektar arazi suyla buluşacak. Bodrum’un en büyük ihtiyacı olan içme suyu projesini tamamladık hizmete aldık. Muğla’yı Doğalgazla biz buluşturduk. Muğlalı çiftçilerimize tam 2 katrilyon destek sağladık. Mavi bayraklı plaj sayısını 20’den 100’e yükselttik. Muğla’da sevgili kardeşlerim, biz göreve geldiğimizde 80 yılda sadece 90 kilometre bölünmüş yol vardı. Şimdi ne kadar? 14 yılda 436 kilometreye çıkardık. 90 nere, 436 nere? Göcek tünlerini yaptık, tamamladık, hizmete aldık. Merkeze, Milas’a, Bodrum’a ve Ortanca’ya hastaneler yapıyoruz, toplam 900 yatak.

Boğalar Seki barajları başta olmak üzere bölgede 7 baraj daha yapıyoruz. 10 adet sulama tesisi yapıyoruz. Bunlar bittiğinde 172 bin dekar arazi daha sulanacak. Muğla’ya Teknokent kuruyoruz. Bakın Muğla’ya, Türkiye’de her ilin bir havalimanı var, bazılarının yok ama Muğla’nın iki havalimanı var. Dalaman’a 5 milyon kapasiteli modern havalimanı yaptık. Aynı şekilde Milas’a çok modern bir havalimanı yaptık ama bitmedi. Milas’a bir de organize sanayi kuruyoruz. Datça’ya yat limanı yapıyoruz, Dalaman’ı unutmuyoruz, oraya da yat limanı yapıyoruz. Sevgili Muğlalılar mesele memleket meselesi.”

Başbakan Binali Yıldırım eşi Semiha Yıldırım ile sahneye çıkarak “Tabii ki evet” şarkısı eşliğinde alandaki vatandaşları selamladı.

Mitinge, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli, eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, eski Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç ile AK Partili Milletvekilleri katıldı.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Halk Oylaması süreci kapsamında Uşak 15 Temmuz Şehitler Meydanı’nda düzenlenen mitingde halka hitap etti.

16 Nisan’da gelecek için bir karar verileceğini belirten Yıldırım, “Ya ‘Bu sistem iyidir, bu 82 model araba, 82 model anayasa, ikide bir yolda bırakan, darbe üreten bu anayasa bize yeter’ diyeceğiz veya ‘Türkiye gelecek hedeflerine, 2023 hedeflerine, büyük Atatürk’ün işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesine bu anayasayla gitmez, değiştirelim.’ diyeceksiniz.” ifadesini kullandı.

Alandakilere, “Uşak 16 Nisan’a hazır mı?” sorusunu yönelten Yıldırım, “evet” karşılığını alınca, “Maşallah, Uşak işi bitirmiş. Size yakışanı yapıyorsunuz.” dedi.

Cumhurbaşkanının, başbakan olarak kendisinin, bakanların, Meclisin, memleket, millet için gece gündüz demeden gayret ettiğini dile getiren Yıldırım, memleketin daha ileri gitmesini, milletin dertlerine derman olmayı amaçladıklarını söyledi.

Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:

“Şu anda ‘sorun yok’ deniyor. Tamam şu anda sorun yok ama bu böyle olacak diye bunun da bir garantisi yok. Niye? Bakın 7 Haziran’da seçim oldu, hiçbir parti tek başına iktidar olacak çoğunluğu alamadı. Ama HDP diye bir parti çıktı ne dedi? ‘Bizim arkamızda Kandil var, biz, bir kaşık suda sizi boğarız’ dedi. Türkiye’ye, bu büyük millete meydan okudu. İşte şimdi buna dikkat edeceğiz. Bir daha öyle bir değişiklik getirelim ki her zaman tek başına hükümet çıksın, işi şansa bırakmayalım. Bugün AK Parti ama yarın başkası da olabilir. Kim olursa olsun, mutlaka tek başına güçlü iktidar olsun. Çünkü bu bölgede güçlü olunmazsa, işimiz zor. Güçlü olmak mecburiyetindeyiz. Onun için bu değişikliği getirdik.”

GENÇLERİN GELECEĞİ İÇİN YATIRIMLAR YAPTIK

Vatandaşların AK Parti’ye 14 yıldır her seçimde artırarak yetki verdiğini hatırlatan Yıldırım, kendilerinin de boş durmadığını, memleketin kalkınması için yollar, hastaneler, okullar yaptıklarını, üniversiteler açtıklarını, tarıma, sanayiye, üretime her türlü desteği verdiklerini, gençlerin geleceği için yatırımlar gerçekleştirdiklerini anlattı.

“Bunları yaparken bir yandan da şeytan taşladık. Darbecileri defederek buralara geldik.” diyen Yıldırım, cumhurbaşkanlığı seçiminde elektronik muhtıra verildiğini, 367 icadının çıkarıldığını anımsattı. Yıldırım, bunun üzerine bu işi millete sorduklarını, yurdun her köşesinden vatandaşın “Siz misiniz cumhurbaşkanını seçtirmeyen, ben seçeceğim.” dediğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçilmiş bir cumhurbaşkanı olduğunu hatırlatan Yıldırım, “Şimdi yaptığımız iş, seçtiğimiz cumhurbaşkanlığına uygun anayasa değişikliğini yapmak, bundan başka bir şey değil.” diye konuştu.

YİNE BOŞ DURMADILAR, DERS ALMADILAR

“Bakın yine boş durmadılar, yine ders almadılar.” diyen Yıldırım, şunları kaydetti:

“Bu darbe, vesayet zihniyeti ondan sonra Gezi olaylarını başlattı, ülkeyi karıştırmaya çalıştılar, vatandaşı birbirine düşürmeye başladılar. Onda da başarılı olamadılar, 17-25 Aralık’ta fetocular bu sefer iş başına geldi, onlar hükümeti yıkmaya, başbakanı alaşağı etmeye çalıştı. Onu da başaramadılar, en son 15 Temmuz… 15 Temmuz gecesi Uşak meydandaydı. Ay yıldızlı bayraklarınızı aldınız ve bu darbecilere hak ettiği cevabı verdiniz. Allah sizden razı olsun. Bu millet, büyük millet. Bu milletle hiç kimse bilek güreşi yapamaz. PKK’sı da fetosu da DEAŞ’ı da alayı gelse bu millet hepsinin hakkından gelir. O darbecileri püskürttük, inlerine girdik, şimdi hepsi hesabını veriyor, hesap verecekler. O şehitlerimizin, gazilerimizin hesabını verecekler.”

Engelleri aşa aşa bugünlere geldiklerini ve bu iktidarın kalıcı hale gelmesini istediklerini belirten Yıldırım, bu işin şansa bırakılamayacağını ifade etti. Yıldırım, “Bu güçlü iktidar, kalıcı hale gelsin, burada durmasın. Türkiye’de istikrarı kalıcı hale getiremezsek, elde ettiğimiz bütün kazançlarımız birer birer yok olur.” dedi.

GELECEK NESİLLERE ŞANS VERMEK LAZIM  

AK Parti’nin 7 Haziran seçimlerinde hükümeti kuracak çoğunluğu alamadığını ve bu sürecin 5,5 ay sürdüğünü dile getiren Yıldırım, o süreçte yaşananları hatırlattı. Yıldırım, şunları kaydetti:

“Az önce söyledim, bölücü parti HDP meydan okumaya başladı, 3-5 tane milletvekili fazla alınca Türkiye’nin sahibi zannetti kendisini. Dolayısıyla, Türkiye’nin güçlü iktidara ihtiyacı var. O nedenle 16 Nisan’da yapılacak halk oylamasıyla Türkiye, artık ‘iktidar oldu olmadı, hükümet kuruldu kurulmadı’ işini geride bırakıyor.

2019’da başlayacak bu sistem. Şimdi, o yalanı da söylüyorlar. ’16 Nisan’dan sonra her şey değişecek, yeni sistem devreye girecek.’, öyle bir şey yok. 2019 seçimlerinde, cumhurbaşkanı seçimiyle Meclis seçimi birleştiriliyor, aynı gün yapılıyor. Artık 4 sene değil, 5 senede bir seçim yapılacak. Önünüze 2 sandık gelecek. Birisi, cumhurbaşkanı seçimi, diğeri Meclis seçimi, yani milletvekilleri seçimidir. Cumhurbaşkanlığına kimi seçerseniz, seçin Türkiye’yi 5 seneliğine kim idare edecek ona karar vermiş oluyorsunuz. Yani Meclis’e bırakmıyorsunuz, güvenoyunu siz veriyorsunuz, seçimi siz yapıyorsunuz. Artık, ‘Hükümet kuruldu kurulmadı, kriz oldu olmadı’, bunlar tarihe karışıyor. Diğer yandan milletvekillerini seçiyorsunuz, milletvekilleri de gidiyor Mecliste kanunları yapıyor, seçtiğiniz cumhurbaşkanı, onun bakanlarını, yardımcılarını denetliyor. Doğru dürüst iş yapıyor mu yapmıyor mu, bunu da denetliyor. Beş yıl geçti, her şey yolunda, beğendiniz, cumhurbaşkanı hükümeti düzgün iş yapıyor, hoşunuza gidecek iş yapıyor, bir 5 yıllığına daha seçiyorsunuz. Ondan sonra, ‘Çok iyi devam et’, yok. 10 sene sonra isterse ne kadar başarılı olursa olsun bitti, değişecek. Çünkü, gelecek nesillere şans vermek lazım.”

Yıldırım, yeni idarecilerin, yeni isimlerin yetişmesi gerektiğinin altını çizerek, bu sistemle hükümetin daha güçlü hale geleceği, içeride ve dışarıdaki sorunlara daha fazla müdahale edilebileceği ve daha hızlı çözüm üretileceği, Türkiye’nin itibarının daha da yükseltilebileceği değerlendirmesinde bulundu.

SUÇUN, SİVİLİ ASKERİ OLUR MU?

Sistem hakkında bilgi veren Başbakan Yıldırım, yeni getirilen değişiklikle yargının “tek” hale geldiğini söyledi. Yıldırım, “Şimdi ne var? Askeri yargı ve sivil yargı var. Suçun sivili, askeri olur mu? Suç suçtur. Asker kılığına girmiş olanların 15 Temmuz’da yaptıklarını gördük.” diye konuştu.

Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ne yaptılar? Devletin, milletin, sizin paralarınızla alınan o tankları, uçakları, helikopterleri, silahları çalıp, milletin üzerine ateş ettiler. Bunu gavur bile yapmaz, bunu düşman bile yapmaz. Bu alçak fetocular, bunların yatacak yeri yok.

Demokrasi tarihimize bakalım. Nereye bakalım, 1950’ye bakalım. Daha ilerisine gitmeyin, çünkü orada CHP’den başka parti yok. Tek parti, bakmaya lüzum yok. 1950’de kim geldi, Ege’nin efesi merhum Menderes geldi, çok partili hükümetler başladı. Menderes, iki dönem 10 sene hizmet etti. Biliyorsunuz, Menderes çok büyük işler yaptı, yollar yaptı, köprüler, okullar yaptı. Memleketi bir baştan bir başa mamur etti. Niye? Tek başına iktidardı. Başka tek başına iktidar nerede var? Özal dönemi var. Merhum Turgut Özal, o da çok güzel işler yaptı ve Türkiye’yi dünyaya açtı, Türkiye’yi değiştirdi, çok büyük otoyollar yapıldı, güzel hizmetlere imza attı. Bir de kim var, AK Parti var, Recep Tayyip Erdoğan dönemi var. 14 yıl sizlerin desteğiyle ne yaptık? AK Parti olarak destan yazdık, çok güzel işler yaptık. Neye rağmen yaptık? Darbe tehditlerine, 15 Temmuz’a rağmen, 367 krizine rağmen, 17-25 Aralık’a, Gezi olaylarına rağmen yaptık. Bir yandan engellerle uğraştık, bir yandan da vatandaşın hayalini gerçeğe dönüştürdük.”

HERKES HADDİNİ BİLECEK

Yeni sistemde “engel” olmadığını, engelli koşunun bittiğini ve engelsiz koşunun başladığını ifade eden Yıldırım, “1950’den bugüne 67 yıl geçmiş. Üç dönem, 10-10-14, toplam 34. Yani 67 yılın yarısı boşa gitmiş, yarısında Türkiye kazanmış, 70’li yıllarda kaybetmiş, 90’lı yıllarda kaybetmiş, 60’lı yıllarda kaybetmiş, maalesef kazanılanlar yok olup gitmiş.” dedi.

Artık Türkiye’nin kazandıklarını kaybetmemesi gerektiğini dile getiren Yıldırım, “Sürekli kazanalım. Sürekli kazandıkça ne olacak? Türkiye güçlenecek. Türkiye güçlenince etrafındakiler horozlanmayacak, herkes haddini bilecek. Onun için Türkiye’nin güçlenmeye ihtiyacı var. Bugün AK Parti, yarın başka parti olur. ‘Hayır, hayır, hayır’ diye bozuk plak gibi yalan söyleyeceğine Kılıçdaroğlu, sen de ‘evet’ de, bu değişikliği yapalım. Sen de çalış, sen de belki milletin gözüne girersen, sen de iktidar olursun. Niye, karşı çıkıyorsun?”

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle ekonominin şaha kalkacağını belirten Yıldırım, AK Parti döneminde “Bir Türkiye’yi üç Türkiye” yaptıklarını vurguladı.

Yıldırım, 2001 krizinde 23 bankanın battığını, bir gecede 7 milyar dolar kaybedildiğini ve faizlerin 7 bin 500’lere çıktığı bir dönemin yaşandığını hatırlatarak, “Türkiye’nin yerle bir olduğu, IMF’nin gelip kasamıza el koyduğu o günleri hatırlayın. İşte Türkiye bu günleri bir daha yaşamasın diye, bu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçmemiz lazım. Buna Türkiye’nin ihtiyacı var. Terörle mücadelede gücümüz artacak. Güçlü hükümet demek, terörün korkulu rüyası demektir. Dün Siirt ve Bitlis’deydim. Ay yıldızlı bayraklar dalgalanıyor, Herkes ‘Kahrolsun PKK’ diye bağırıyor.” dedi.

Doğu ve Güneydoğu’da kimsenin bayrak çıkarmaya cesaret edemediği, terör örgütünün bütün bölgeyi sindirdiği günlerin geride kaldığına değinen Yıldırım, şu anda vatandaşların Doğu’da da Batı’da da teröre karşı tek yürek olduğunu ve teröristlerin kaçacak delik aradığını anlattı.

Başbakan Yıldırım, yeni sistemle Türkiye’nin dış politikada daha güçlü olacağına işaret ederek, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle yatırımların hızlanacağını, üretimin artacağını ve yeni iş imkanlarının ortaya çıkacağını belirtti.

AK Parti’nin arkasındaki en büyük gücün kadınlar olduğuna dikkati çeken Yıldırım, “Bakın Türkiye ekonomik krize girdiğinde en fazla çileyi çeken kadınlarımız, terör saldırısı olursa yine en çok acıyı hanım kardeşlerimiz çekiyor. Türkiye’nin kadınları mutluysa Türkiye de mutludur, ülke de mutludur. Bu anlayışla kadınlarımızın haklarını ve şartlarını iyileştirmek için büyük gayret gösterdik. Ekonomiyi büyüttük, kadınlarımızın iş hayatına, siyaset hayatında, eğitim alanında, sağlık alanında daha fazla görev almasını sağladık.” ifadesini kullandı.

ŞEHİT ANNELERİNİ VE EŞLERİNİ KUTSAL EMANET OLARAK GÖRDÜK

Yıldırım, sağlıkta dönüşümü gerçekleştirip, hastaneleri modernleştirdiklerini ve yeni hastaneler açtıklarını, sağlık sektöründe çalışanların yarısının da kadın olduğunu bildirdi.  

AK Parti olarak kadınların siyasette daha fazla yer alması için ciddi adımlar attıklarına işaret eden Yıldırım, şunları aktardı:

“Şehit annelerini ve eşlerini kutsal emanet olarak gördük ve onlara her türlü desteği sağladık. Engelli yavrularımızın analarına her türlü desteği verdik. Dul kadınlarımızı unutmadık, onlara da destek verdik. Çocukları okusun diye annelere nakit ödemeler yaptık. Bütün bunlar devam edecek. Bunlar bir lütuf değil, bunlar bizim görevimiz. Hanım kardeşlerimizin yüzünü daha da güldürmeye, onların toplumsal hayatımızda, hayatın her alanında daha fazla yer alması için çalışmalarımız hız kesmeden devam edecek.”

Yıldırım, 14 yıl boyunca gençlere de çok yatırım yaptıklarına dikkat çekerek, Türkiye’nin her ilinde üniversite açtıklarına işaret etti.

Türkiye genelindeki üniversite sayısını 182’ye çıkardıklarını belirten Yıldırım, “7 milyondan fazla üniversite öğrencimiz var. 2016 yılında Uşak’a üniversite açtık ve spor salonları, yurtlar inşa ettik. Uşaklı öğrencilerimizi her bakımdan destekledik. Başvuran her gencimize burs verdik, kredi verdik.” dedi.    

MİLLETİN GÖZÜNÜN İÇİNE BAKARAK YALAN SÖYLÜYOR

Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi’ni içeren anayasa değişikliğinin en fazla gençleri ilgilendirdiğini vurgulayan Yıldırım, “16 Nisan’da değişiklik gelirse 18-25 yaş arasındaki kadın, erkek bütün gençlerimiz oy verecekleri gibi aday da olacaklar, seçilebilecekler. İster belediye başkanı, ister muhtar, ister meclis üyesi, ister milletvekili. Seçen mutlaka seçilmelidir.” ifadesini kullandı.

Başbakan Yıldırım, CHP ve HDP’nin değişikliğe var gücüyle karşı çıktığını belirterek, şu görüşlere yerdi:

“CHP bir yandan gençlerin siyasete girmesine karşı çıkıyor bir yandan da çocuklara film çevirtip ‘hayır’ deyin diye reklamlar yapıyor. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Hani gençleri düşünüyordun? Gençlerin önünü açacak değişikliği engellemek için çocukları kullanıyorsun. Yakışır mı? Dokuz milyon 18-25 yaş arasında gencimiz var. CHP bunları yok sayıyor. 16 Nisan’da sizi yok sayan bu ‘hayır’cı zihniyete gereken cevabı gençlerden bekliyoruz. ‘Efendim’ diyor, ’18 yaşında milletvekili olacak, iki yıl sonra ömür boyu emeklilik kazanacak’. Yalan. Var mı böyle bir şey? Emekli olmak için ister cumhurbaşkanı, ister başbakan, ister bakan, ister milletvekili, ister Bağkur’lu, ister bir yerde işçi, ister memur ol en az 25 sene çalışmak gerekiyor. Yetmez, 25 sene primini de ödeyeceksin. Yetmez, şimdi yaş da var, eğer 25 sene 45 yaşında dolarsa 20 sene de bekleyeceksin öyle maaş alacaksın. Bütün bunları biliyor, biliyor da bile bile milletin gözünün içine bakarak yalan söylüyor.”

BUNLAR ÇAĞ DIŞI

Değişikliğin ardından “seçilecek gençlerin askerlikten muaf olacakları” yönündeki söylemlerin de doğru olmadığını belirten Yıldırım, bir gencin 18 yaşında milletvekili seçilmesi durumunda beş sene milletvekilliğinin ardından 23 yaşına geleceğine dikkati çekti. Yıldırım, “30’a kadar zaten erteleme var. Üniversiteye gidenler ne yapıyor? Erteliyor. Bu da aynı. Burada da yalan söylüyor.” dedi.

Anayasa değişikliği ile seçilme hakkı kazanacak 9 milyon gencin yarısını kızların oluşturduğuna işaret eden Yıldırım, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Onları hiç saymıyor. Onların askerlik derdi yok. Ama onları da hiç dikkate almıyor. Sizi saymıyor, bu adam, yok sayıyor, yok. Kafasında size yer yok. Kızlarımıza kafasında yer yok. Bunlar çağ dışı, çağ. Bunlar 50 öncesi. Bunların modeli daha eski. Anayasa 82 model, bunlar 1930 model. Bu zihniyetle bir yere gidilmez. Gençler 18 yaşında evleniyor, yuva kuruyor, ehliyet alıyor, erkek gençlerimiz 20 yaşında askere gidiyor, ülkelerini korumak için 15 Temmuz’da meydanlara iniyor, alçaklarla mücadele ediyor, bayrağı yere düşürmüyor ve sıra seçilmeye gelince Sayın Kılıçdaroğlu, ‘Olmaz’ diyor, ‘Gençler bu işe bulaşmasın. Biz varken gençlere ne lüzum var canım, ölene kadar biz idare ederiz’. Bu kadar bencillik olur mu? Olmaz.”

Başbakan Yıldırım, gençlerin gereken cevabı vereceğine yönelik inancını aktararak, gençlerin haklarına sahip çıkacağını söyledi.

BOZUK PLAĞA DÖNDÜ

CHP’nin anayasa değişikliğine “hayır” dediğini anımsatan Yıldırım, şöyle devam etti:

“Olur, CHP yöneticileri diyebilir ama niçin ‘Hayır’ dediğini anlayan yok. Ben anlamadım, bir ay oldu bir şey anlamadım. Çünkü neyi değiştiriyoruz, Mecliste bunlar kavga ettikleri, oraya buraya saldırdıkları için ne değişiyor bunu okuma fırsatı bulamadılar, okumamış adam. Değişikliğin ne getirdiğini ne getirmediğini inanın ki bilmiyor. Yalan, dolan. Aynen bozuk plağa döndü, bozuk plak gibi, dönüyor dönüyor aynı şeyler. Bir bozuk saat bile günde iki sefer doğru söyler, bunlar bozuk saati bile aratmaya başladılar. Bugün bu CHP, 1950’den beri 67 yılda tek başına iktidar olmadı. Ancak darbelerin arkasından bir fırsat bulursa iktidarın bir tarafından tutundu. Dolayısıyla bunların ülkeyi yönetme tecrübesi, bilgisi yok. Bunların sırtında yumurta küfesi de yok, atıp duruyorlar. Aynen benim rahmetli babaannemin lafı gibi, ‘Üfle evladım üfle, kaval elin yel Allah’ın.’ Üfle bakalım, bu da üflüyor, ha babam üflüyor. Bunlar hiç sorumluluk almadılar, bizim karşılaştığımız sorunların onda birini görseydi kaçacak yer ararlardı.”

Geçmişte yaşanan hastane, ilaç kuyruklarını hatırlatan Yıldırım, “Şimdi kalkmış salon salon geziyor, salonlardan çıkmıyor. Gel meydana kardeşim, meydana gel. Her gün akla, hayale gelmeyen iddialar. Maksat kafa karıştırmak” diye konuştu.

Başbakan Yıldırım, bir anamuhalefet partisi liderinin ağır olması gerektiğini, çünkü anamuhalefet partisinin iktidara hazırlanan parti anlamına geldiğini belirterek, “Bu kadar yeğlik olma biraz ağır ol, ağır.” ifadesini kullandı.

Yıldırım, partisinin 15 Temmuz Şehitler Meydanı’ndaki mitinginde, anayasa değişikliğine CHP’nin ve HDP’nin “hayır” dediğini belirtti.

“Hayır” diyenlerin arasında bölücü terör örgütü PKK’nın, FETÖ’nün, Avrupa’daki bazı ülkelerin de bulunduğunu dile getiren Başbakan Yıldırım, “Bunlar tesadüf mü ya?” diye sordu.

Türkiye ile uğraşan herkesin “hayır” dediğini belirten Yıldırım, şunları söyledi:

“Onları anladık da CHP, sen niye ‘hayır’ diyorsun kardeşim? Milyonlarca CHP’li kardeşime sen niye böyle ‘hayır’ diyerek onları, bu ülke için ideallerini, bu ülke için hedeflerini gölgeliyorsun. Bir de şimdi milliyetçilik adına ‘hayır’ kervanına katılan maskeli milliyetçiler var sözüm ona. Siz nasıl milliyetçisiniz? Ülkücü, milliyetçi MHP’li kardeşlerim PKK ile aynı safta duranlara gereken cevabı verir inşallah, ben buna inanıyorum. Milliyetçi, Feto’nun oyuncağı olur mu? Olmaz. Milliyetçi, Türkiye düşmanlarıyla iş tutar mı zannediyorsunuz? Tabii ki milliyetçi ve ülkücü, milletini, ülkesini sever, vatanı, bayrağı için ne yapacağını çok iyi bilir. Buradan AK Parti’li yol arkadaşlarıma, MHP’ye gönül veren, milliyetçi ve ülkücü kardeşlerime, BBP’li kardeşlerime, Saadet Partisi’ne gönül veren kardeşlerime, CHP’ye gönül veren kardeşlerime sesleniyorum, Türkiye’nin geleceği için, daha güzel günler için ve Türkiye’nin terörle mücadelesinde çok daha büyük başarılara imza atması için 16 Nisan’da…”

Alandakilere, “Uşak, 16 Nisan’da efeler ne diyecek?” diye soran Yıldırım, “evet” yanıtını almasının ardından, halk oylamasına kadar kapı kapı dolaşılmasını, değişikliğin getirdiklerinin ve yeni sisteme kimin neden karşı çıktığının anlatılmasını istedi.

Uşak’ın plaka kodunun 64 olduğunu hatırlatan Başbakan Yıldırım, kentten halk oylamasında yüzde 64 oranında oy beklediğini ifade etti. Alandakilere “Plakamızı tutturacağız değil mi? Yüzde 64 tamam mı, söz mü” diye soran Yıldırım, “evet” yanıtını aldı.

Yıldırım, kente yapılan yatırımlara ilişkin bilgi verdi ve Ankara-İzmir hızlı treninin Uşak’tan geçeceğini, bununla ilgili inşaatların devam edeceğini, 2019’da hizmete gireceğini belirtti.

Yeni sistemler yatırım ve hizmetlerin artacağını, engellerin ortadan kalkacağını dile getiren Yıldırım, milletin kazanacağını söyledi.

“16 Nisan’da dünyaya gür bir sesle ‘evet’ demeye, bir olmaya, iri olmaya, diri olmaya, birlikte Türkiye olmaya hazır mıyız?” diye soran Yıldırım’a, meydanı dolduranlar “evet” yanıtını verdi.

Yıldırım’a Uşak programında, eşi Semiha Yıldırım’ın yanı sıra Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli, eski Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç ve bölge milletvekilleri de eşlik etti.