Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Başbakan Yıldırım, Şehitliği ziyaret etti

Başbakan Binali Yıldırım, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin (KKTC) Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Fazıl Küçük’ün anıt mezarlarını ve Boğaz Şehitliğini ziyaret etti.

Başbakan Binali Yıldırım, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin (KKTC) Kurucu Cumhurbaşkanı

Başbakan Yıldırım, ilk olarak Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük’ün kabrine ziyarette bulundu. Küçük’ün kabrine çelenk koyan ve saygı duruşunda bulunan Yıldırım, İstiklal Marşı’nın okunup, Türkiye ve KKTC bayraklarının göndere çekilmesinden sonra, anıt özel defterini imzaladı.

Yıldırım, deftere şunları yazdı:

“Kıbrıs Türk halkının egemenliği uğruna verdiği mücadeledeki eşsiz hizmetlerinizi ve özverili önderliğinizi minnet ve şükranla anıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin 65. Hükümeti’nin Başbakanı olarak yurt dışına yaptığım bu ziyaret vesilesiyle anavatan ve garantör ülke Türkiye Cumhuriyeti’nin, Kıbrıs Türk halkının huzuru ve refahı için her zaman yanında olacağını bir kez daha yineliyor, aziz hatıranız önünde saygıyla eğiliyorum. Ruhunuz şad olsun.”

RAUF DENKTAŞ’IN KABRİNİ ZİYARET

Başbakan Yıldırım, daha sonra KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş’ın kabrini ziyaret etti. 

Yıldırım, anıt mezara çelenk koydu. Saygı duruşunun ardından, İstiklal Marşı eşliğinde Türkiye ve KKTC  bayrakları göndere çekildi.

Denktaş’ın mezarı başında dua eden Başbakan Yıldırım, imzaladığı anıt özel defterine şunları yazdı:

“Dirayetli liderliğinizde Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin en anlamlı eseri olan KKTC’ye, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak gerçekleştirdiğim bu ilk ziyarette, manevi huzurunuzda bulunmaktan şeref duyuyorum. Bu vesileyle Türkiye Cumhuriyeti’nin 65. Hükümeti’nin de tarihi sorumluluk bilinciyle Kıbrıs Türk halkının her zaman ve her türlü koşulda yanında olmaya devam edeceğini bir kez daha yineliyor, aziz hatıranızı minnet ve saygıyla anıyorum.”

BOĞAZ ŞEHİTLİĞİ’Nİ ZİYARET

KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Fazıl Küçük’ün anıt mezarlarını ziyaretinin ardından, Başbakan Yıldırım, Boğaz Şehitliği’ne geçti.

Yıldırım, Türkiye Cumhuriyeti adına hazırlanan çelengi şehitliğe sundu. Saygı duruşunda bulunulmasının ardından, İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekildi.

Başbakan Yıldırım, şehitlik özel defterine şunları yazdı:

“Aziz şehitlerimiz, kahraman Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesi uğruna canlarınızı düşünmeden feda ederek mukaddes şehadet mertebesine eriştiniz ve yüce Türk ulusunun şanlı tarihindeki müstesna yerinizi aldınız. Kıbrıs Türk’ünün özgürlüğüne kavuşarak barış, güven ve istikrar içinde yaşaması için gösterdiğiniz büyük fedakarlık her zaman minnet ve şükranla hatırlanacaktır. Bu duygularla büyük Türk ulusunun burada yatan kahraman evlatlarını ve onlarla tek yürek olarak omuz omuza çarpışmış Kıbrıslı Türk mücahitleri minnet ve rahmetle anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz. Ruhlarınız şad olsun.” 

Şehitler için okunan duaya da katılan Başbakan Yıldırım, şehit mezarlarına karanfil bıraktı.

Başbakan Yıldırım, daha sonra Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığına geçti. Ziyaret anısına karargah binası önüne fidan diken Yıldırım, Kıbrıs Barış Harekatı’na ilişkin belgelerin sergilendiği müzeyi de gezdi.

 Başbakan Binali Yıldırım, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne hareketinden önce Esenboğa Havalimanı’nda açıklamalarda bulundu, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Yıldırım, Almanya Parlamentosunda oylanacak 1915 olaylarıyla ilgili tasarıya ilişkin, “Ümit ederim ki Alman Parlamentosu, karar vericiler, 3,5 milyon seçmenlerinin sesine kulaklarını tıkamaz. O yüzden böyle bir kararın çıkmasını arzu etmiyoruz. Sağduyu hakim gelir inşallah, böyle bir rahatsız edici karar çıkmaz. Çıkarsa ne olur? Çıkarsa hiçbir şey olmaz. Başka ülkelerde de buna benzer kararlar geçmişte çıktı. Bizim için boş bir şeydir, hükümsüz bir iştir ama yine de çıksın istemiyoruz.” dedi.

Bir gazetecinin “Almanya Parlamentosunda oylanacak 1915 olayları ile ilgili tasarıya” ilişkin sorusu üzerine Başbakan Yıldırım, “Bu oylama çok saçma bir oylama. Olmayan, aslı astarı olmayan. 1915’te, 1. Dünya Savaşı şartlarında yaşanmış, her toplumda, her ülkede yaşanabilen sıradan olaylardan biri. Burada Türkiye’ye bir fatura çıkarmaya kalkanlar iyi niyetli değildir, bunu biliyoruz. Biz bu konuda da açık ve seçik bütün dünyaya diyoruz ki bizim gizli saklımız yok, her şey incelensin.

Bizim gizli saklımız yok. Her şey incelensin, bütün ülkelerin geçmişi, tarihi incelensin. Kimin ne taksiratı varsa ortaya çıksın. Ama bunu tarihçiler yapsın. Bunu siyasetin bir aracı haline getirirsek, iç siyasetteki hesaplara alet edersek bu yanlış olur. O yüzden tabii ki Almanya ile aramızdaki ilişkiler zedelenecektir bunda şüphe yok. Biz zedelenmesin istiyoruz. Bu amaçla da Sayın Cumhurbaşkanımız Sayın Merkel’i aradı. Bu konudaki rahatsızlığımızı, endişelerimizi kendisine doğrudan aktardı.” ifadesini kullandı.

Almanya Başbakanı Angela Merkel’in kendisini başbakanlığa seçilmesinin ardından telefonla aradığını aktaran Yıldırım, şöyle devam etti:

“Bu vesileyle ben de bu konudaki hassasiyetimizi bütün detaylarıyla aktardım. Almanya’da yaşayan 3,5 milyon Türk, Almanya ile Türkiye arasındaki bağlarımızı güçlendiren en büyük kaynağımızdır, gücümüzdür.

Ümit ederim ki Alman Parlamentosu, karar vericiler, 3,5 milyon seçmenlerinin sesine kulaklarını tıkamaz. O yüzden böyle bir kararın çıkmasını arzu etmiyoruz. Sağduyu hakim gelir inşallah, böyle bir rahatsız edici karar çıkmaz. Çıkarsa ne olur? Çıkarsa hiçbir şey olmaz. Başka ülkelerde de buna benzer kararlar geçmişte çıktı. Bizim için boş bir şeydir, hükümsüz bir iştir ama yine de çıksın istemiyoruz.

Almanya ile Avrupa Birliği ile bizim ilişkilerimiz çok iyi düzeyde. Özellikle son zamanlarda vize muafiyeti, geri kabul anlaşması, yasa dışı göçün önlenmesi konularında ciddi mesafeler aldık. Türkiye şantaj yapan, tehdit yapan planlar geliştiren bir ülke değil. Türkiye, aklında ne varsa onu söyler, iki gündemli bir ülke değil. Biz yaptığımız anlaşmalara sonuna kadar bağlıyız. Avrupa Birliği de verdiği sözlerde aynı şekilde dursun. ‘Bu karar çıkarsa biz de anlaşmaları yok sayarız, şöyle yaparız, böyle yaparız…’ Burası kabile devleti değil, Türkiye Cumhuriyeti. Köklü devlet geleneği olan bir ülkedir.”

KALICI BİR ÇÖZÜM BULUNMASI GEREKİYOR

Ziyaretine ilişkin de bilgi veren Yıldırım, başbakanların ilk resmi ziyaretlerini KKTC’ye ardından Azerbaycan’a yaptığını hatırlattı. Bu güzel geleneği sürdürdüklerini dile getiren Başbakan Yıldırım, ziyaretinde ikili ve bölgesel konuların ele alınacağını belirtti.

Yıldırım, ilişkilerde bir sorun olmayan KKTC’ye bakışlarının çok açık ve net olduğunu vurgulayarak, “Özellikle Kıbrıs’ın ihtiyaçları bakımından, Kıbrıslı kardeşlerimizin refahı, geleceği bakımından Türkiye’de ne varsa Kıbrıs’ta da o olacak prensibine göre hareket ediyoruz. Bu konuda da hiçbir fedakarlıktan kaçınmıyoruz” diye konuştu.

Adada uzun yıllardan beri devam eden bir sorunun olduğuna dikkati çeken Yıldırım, “Bu soruna kalıcı bir çözüm bulunması gerekiyor” dedi. 

Başbakan Yıldırım, garantör bir devlet olarak çözümü her zaman önemsediklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Bu konuda da yapılması gereken her türlü yapıcı adımı bugüne kadar attık. Ne yazık ki geçmişte verilen sözlerin hiçbiri tutulmadı ve çözüm noktasında da istenen mesafe katedilmedi. Şu anda devam eden müzakereler var. Müzakerelerin esası ne? İki toplumlu bir devlet. İki toplumlu bir devlet kurduğunuz zaman, burada sorulması gereken soru ne? İki toplum eşit olarak temsil ediliyor mu, adil bir paylaşım var mı, her iki toplumun da hak ve hukuku, güvenliği teminat altına alındı mı? Bu esas üzerinden yapılan görüşmeleri Türkiye olarak sonuna kadar destekleyeceğiz, arkasında olacağız. Ancak şunu da herkes bilmelidir ki KKTC’de yaşayan kardeşlerimize karşı yapılabilecek en ufak bir yanlış Türkiye’ye yapılmış demektir. Bunun da bir not olarak bir yere kaydedilmesinde yarar var.”