Başbakan Yıldırım, Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı 4. Hudut Bölük Komutanlığındaki ziyaretinin ardından, Başbakanlığa ait otobüsle kent merkezine geldi. Burada iş yerlerini ziyaret eden Başbakan Yıldırım esnaf ve vatandaşlarla sohbet etti.
Valilik binası önündeki Şehit Polis Ufuktan Akgüneş Parkı’nın çevresinde kendisine sevgi gösterilerinde bulunan halka Başbakanlığa ait otobüsün üzerinden hitap eden Başbakan Yıldırım, yılın son gününü Kilis’te geçirdiğini ifade etti.
Zor bir yılın geride kaldığını anlatan Yıldırım, “2016 yılı gerçekten de ülkemiz, bölgemiz için birçok olumsuzluklarla, zorluklarla geçti.” diye konuştu.
Suriye’de 6 yılı bulan savaşta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in gayretleri, diğer ülkelerin katkılarıyla iki gün önce ateşkesin imzalandığını hatırlatan Başbakan Yıldırım, “İnşallah bu ateşkes barışa dönüşür ve bölgede artık huzur gelir.” dedi.
Söz konusu savaşın en büyük mağdurunun Kilis olduğunu belirten Yıldırım, “Ama sizler öyle bir peygamberin ümmetisiniz ki O nasıl Mekke’den Medine’ye muhacir olarak gittiyse, Medine’de ensar onu bağrına bastıysa siz Kilisli kadar Suriyeli kardeşlerinizi de bağrınıza bastınız. Siz, size yakışanı, asil Türk milletine yakışanı yaptınız. Allah sizden razı olsun.” ifadelerini kullandı.
Alandakilerin “kirve” sloganları üzerine Başbakan Yıldırım, “Ben Kilis’in kirvesiyim aynı zamanda.” karşılığını verdi. Daha önce de kente geldiğini anımsatan Yıldırım, şunları söyledi:
“Kilis’in dertlerini biliyoruz, Kilis’in ne kadar büyük bir yük aldığını, ne kadar bu milletin, Türkiye’nin yüzünü ağarttığını biliyoruz. Onun için Cumhurbaşkanım, beni buraya gönderdi, sizlere de selam gönderdi, ‘Git Kilisli vatandaşlarımızla konuş onların derdini dinle ne lazımsa, daha fazla ne yapılacaksa bunu yapalım’. İnşallah 2017 daha da farklı olacak. Hastaneniz yapılıyor, yapılacak bunu bilin. Ama daha önemli bir müjde veriyorum, ilk defa burada açıklıyorum; valiniz de belediye başkanınız da bilmiyor, Kilis kalkınmada altıncı bölge olacak. Hayırlı uğurlu olsun. Yaşanan bölgedeki istikrarsızlıktan dolayı özellikle inşaat sektörü başta olmak üzere iş hayatında esnafımızın, yatırımcımızın sıkıntıda olduğunu biliyoruz. Sıkıntıda olan bütün esnaflarımıza sicil affı getiriyoruz ve borçlarını da kredilendirerek, yeniden yapılandıracağız.”
NEREYE KAÇARSANIZ, ORAYA KADAR KOVALAYACAĞIZ
2016 yılında terörle mücadelenin amansız bir şekilde devam ettirdiklerini hatırlatan Yıldırım, “Hatırlayın, Kilis’e füzeler düştü, roketler düştü, 25 insanımızı kaybettik. Suriyeliler de var ama daha fazlası, 14 kişi Kilisli kardeşlerimiz. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Yakınlarının acılarını paylaşıyoruz.” diye konuştu.
Alçakların, terör örgütlerinin birbirinden farkı olmadığını vurgulayan Başbakan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hepsinin işi masum insanları öldürmek, DEAŞ’ının da PKK’sının da YPG’sinin de DHKP-C’sinin de Allah hepsinin belasını versin. Ama biz dedik ki; ‘Bu iş böyle olmuyor, bu alçakları, oradan füze atamayacak hale getirelim.’ Kahraman Silahlı Kuvvetlerimizle dedik ki ‘Nereye kaçarsanız, oraya kadar kovalayacağız. Bu şehitlerimizin, bu vatandaşlarımızın hesabını soracağız.’ dedik. Sorduk mu? Şimdi artık roketler geliyor mu? İşte büyük ülke budur. İşte terörle yurt içinde, yurt dışında amansız mücadele veren ülkenin adı Türkiye’dir, milletin adı, Türk milletidir.
Bizim Türkmenler kardeşimiz, Kürtler kardeşimiz, Araplar kardeşimiz, herkes kardeşimiz. Bizim kardeşlerimizle alışverişimiz olmaz, sıkıntımız olmaz ama bizim meselemiz kalleşlerle terör örgütleriyle onları destekleyen, sırtını sıvazlayanlarla. Bizim mücadelemiz beka mücadelesidir, memleket mücadelesidir, gelecek mücadelesidir. Kilis’in, Antep’in, Halep’in bütün kardeşlerimizin geleceği için, istiklali için mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdüreceğiz.”
HİÇ MERAK ETMEYİN, HER ŞEY DAHA GÜZEL OLACAK
Organize sanayi bölgeleri dolduğunu, yeni bir organize sanayi bölgesine ihtiyaç olduğuna işaret eden Yıldırım, Polateli ile Şahinbey’in birlikte yapılacağı bölgenin en büyük organize sanayisinin yapımını başlatacaklarını bildirdi.
Yapılacak proje ile yeni iş alanları açılacağını ifade eden Yıldırım, “Burada imalat yapılacak, üretilecek, Türkiye’nin zenginliğine zenginlik katacak ama onunla da kalmayacak, Polateli, Şahinbey ile beraber oradan devam eden yol, Hassa, Amanos Dağları’nın altından geçecek, denizle buluşacak. 22 kilometre tünel, dile kolay 22 kilometre. Yapar mıyız? Boğazın 106 metre altından tünelleri geçiren, arabaları geçiren, Marmaray’la denizin altından trenleri geçiren Fatih’in torunları Hassa Tüneli’ni de yapar. Hiç merak etmeyin, her şey daha güzel olacak.” değerlendirmesinde bulundu.
Başbakan Yıldırım, yeni yılın sağlık, sıhhat, huzur getirmesi temennisinde bulundu.
Programa, Başbakan Yardımcıları Mehmet Şimşek ve Veysi Kaynak, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, AK Parti Genel Sekreteri Abdulhamit Gül, Kilis Valisi İsmail Çataklı, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Erkoç, AK Parti Kilis ve Gaziantep milletvekilleri ile diğer yetkililer katıldı.
Başbakan Binali Yıldırım, Kara Kuvvetleri Komutanlığı 4. Hudut Bölük Komutanlığı’nı ziyaret etti.
Yıldırım, Suriye’den gelen sığınmacıların kaldığı Kilis Öncüpınar Konaklama Merkezi’nin ardından, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı 4. Hudut Bölük Komutanlığı’na geldi.
Burada Milli Savunma Bakanı Fikri Işık ve Kara Kuvvetleri Komutanı Salih Zeki Çolak ve 2. Ordu Komutanı Korgeneral İsmail Metin Temel tarafından karşılanan Başbakan Yıldırım, tören kıtasını selamladı.
Anı defterini imzaladıktan sonra komutanlık karargahına geçen Yıldırım, burada brifing aldı, askerlerle bir araya geldi. Bazı askerlerin ailelerini telefonla arayan Başbakan Yıldırım, ailelerle önce kendisi konuştu, ardından telefonu askerlere verdi.
MUHAMMETLER TÜKENMEDİKÇE BAYRAĞIMIZ İNMEYECEK
Sivas Gürünlü bir askerle sohbet eden Başbakan Yıldırım, askerden ailesinin telefonunu istedi. Telefonu çevirirken askere ismini soran Yıldırım, “Adım Muhammet” cevabı üzerine, “Ne kadar çok Muhammet var.” dedi.
Asker ise Başbakan Yıldırım’a, “Allah’ın izniyle Muhammetler tükenmedikçe bayrağımız inmeyecek.” karşılığını verdi.
Başbakan Yıldırım yeni yıllarını da kutladığı askerlere Milli Savunma Bakanı Işık ile baklava ikram etti.
Yıldırım hatıra fotoğrafı çekilmesinin ardından, bölük komutanlığından ayrıldı. Başbakan Yıldırım’a ziyaretinde Başbakan Yardımcıları Mehmet Şimşek ile Veysi Kaynak da eşlik etti.
Başbakan Binali Yıldırım, Kilis’teki Öncüpınar Konaklama Merkezi’nde kalan Suriyeli aileyi ziyaret etti.
Yıldırım, konaklama merkezinde vatandaşlara hitabının ardından İdlib’den gelen 8 çocuk sahibi Suriyeli aileye ziyarette bulundu.
Başbakan Yıldırım, ailenin kaldığı konteynere girişinde çocuklar tarafından karşılandı. Yıldırım, isimlerini sorduğu ve sevdiği çocuklara çeşitli hediyeler verdi.
Ailenin 8 çocuğu olduğunu öğrenen Binali Yıldırım’ın “Cumhurbaşkanımız seni çok sever.” sözlerine baba Halid Yasin, “Biz de Türkiye’yi, Türk halkını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı çok seviyoruz.” karşılığını verdi.
Çocuklarından 3’ünün Türkiye’de doğduğunu anlatan Yasin, “Türkiye’yi sevdik, Türkçe öğreniyoruz. Akrabalarımız Ürdün ve Lübnan’a gitti. Onlara göre çok iyi şartlarda yaşıyoruz. Türkiye bizim için koşturuyor, ateşkes için çaba gösteriyor. Maalesef bizim soydaş olduğumuz Arap ülkeleri bir girişimde bulunmadı.” diye konuştu.
Başbakan Yıldırım da Halid Yasin’in bu sözleri üzerine, “Onlar duymasa da duyanlar var.” dedi.
Yıldırım, ailenin en küçük çocuğu olan ve Türkiye’de doğan Semira’yı kucağına alarak sevdi.
Binali Yıldırım’a ziyaretinde Başbakan yardımcıları Mehmet Şimşek ve Veysi Kaynak da eşlik etti.
Başbakan Binali Yıldırım, “Hem Suriye’de hem Türkiye’de insanların canına kasteden alçakların, teröristlerin hepsini yok edeceğiz. Size bunları yaşatanlara, bunun hesabını, dünya sessiz olsa da, sağır olsa da soracak olan ülkenin adı Türkiye’dir.” dedi.
Yıldırım, Suriye’den gelen sığınmacıların kaldığı Kilis Öncüpınar Konaklama Merkezi’ni ziyaret ederek, Suriyelilere hitap etti.
Alandakileri Arapça selamlayan Yıldırım, “Bizler kardeşiz, bizler aynı yaratanın kullarıyız, bizler aynı peygamberin Hazreti Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in ümmetiyiz. Suriye, Türkiye kardeştir, Suriyeliler, Türkler kardeştir.” ifadesini kullandı.
Konaklama merkezindekilerin büyük acılar yaşadıklarını söyleyen Yıldırım, “5 yıldır, 6 yıldır memleketinden, köyünden, evinden, yerinden, yurdundan ayrı kalmanın ne demek olduğunu çok iyi anlıyoruz. Ama burada kardeşlerinizin arasındasınız. Sizin acınız, bizim acımızdır, sizin sevinciniz, bizim sevincimizdir. Her zaman bugün de, yarın da beraber olacağız, her zaman yanınızda olacağız.” diye konuştu.
Dün itibarıyla uzun zamandan beri Suriye’de devam eden çatışmaların ateşkesle durdurulduğunu anımsatan Yıldırım, “Bu ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, oradaki, Halep’teki, Şam’daki diğer bölgelerdeki acıların artık bir daha yaşanmaması için Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan çok büyük çaba sarf etti. Aynı zamanda hükümetimiz, Cumhurbaşkanımızla beraber, Rusya’yla diğer ülkelerle de uzun uzun görüşmeler, müzakereler sonunda elhamdülillah bir başlangıç yaptık. İnşallah bu ateşkes kalıcı barışa, huzura dönüşür ve hepiniz memleketlerinize her şey yoluna girdiği zaman rahat içinde, huzur içinde dönme imkanınız olur.” değerlendirmesinde bulundu.
“Kapımız, soframız, gönüllerimiz daima sizlere, kardeşlerimize açık oldu, bundan sonra da açık olmaya devam edecek.” diyen Yıldırım, “Nasıl bir zulüm yaşadığınızı, ne kadar büyük zorlukla karşılaştığınızı, hangi acıları çektiğinizi çok ama çok iyi biliyoruz. Halep’in nasıl tarumar edildiğini, nasıl insanların hayatına son verildiğini, nasıl Haleplilerin göç etmek zorunda kaldığını iyi biliyoruz. Şunu bilin ki zulm ile abad olunmaz, zalimler eninde sonunda hesabını verirler.” ifadelerini kullandı.
SÜRİYE’DEKİ ZULME SEYİRCİ KALDILAR
Başbakan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bizim için Konya neyse, Diyarbakır neyse, Şanlıurfa neyse, Kilis neyse, Antep neyse Halep de odur. Hepimiz aynı medeniyetin çocuklarıyız. Bizim şehirlerimiz de bizler gibi birbirleriyle kardeştir. Türkiye, Halep’te 46 bin kardeşimizi kurtarmak için, ateşin içinden çıkarıp onları selamete erdirmeye çalışırken, maalesef Batılı ülkeler, dünyanın medeniyet gelişmesini sağladığını söyleyen ülkeler, Halep’teki, Suriye’deki zulme seyirci kaldılar, hiçbir şey yapamadılar. Sizlerin feryadınıza, çığlığınıza kulak vermediler. Onlar duymadılar ama Türkiye duydu, kardeşleriniz duydu. Sizin feryadınıza biz kulak verdik. Bütün eldeki imkanları seferber ederek yine yardıma koşan ilk ülke olduk. Kardeşliğin gereği neyse, insanlığın gereği neyse onu yaptık.”
Yıldırım, 40-46 bin insanı Halep’teki katliamdan kurtararak İdlib’teki güvenli bölgeye naklettiklerine dikkati çekerek, “Şimdi İdlib civarında kamplara yerleştiler, her türlü ihtiyaçları Türkiye’den, Türkiye’deki kardeşlerinden temin ediliyor. Her türlü yardım malzemesi tırlarla gönderiliyor, sağlık hizmetleri veriliyor, hastaların tedavisi yapılıyor.” dedi.
BU SABİLERİN ÇEKTİKLERİNİN HESABINI DÜNYA, İNSANLIK VEREMİYOR
Bu zor günlerin de geride kalacağını, dayanışmayla, kardeşlikle bunların üstesinden geleceklerini vurgulayan Binali Yıldırım, “Hem Suriye’de hem Türkiye’de insanların canına kasteden alçakların, teröristlerin hepsini yok edeceğiz. Size bunları yaşatanlara, bunun hesabını, dünya sessiz olsa da, sağır olsa da soracak olan ülkenin adı Türkiye’dir. Bu sabilerin, bu gençlerin, bu hanımefendilerin, beyefendilerin çektiklerinin hesabını dünya, insanlık veremiyor.” şeklinde konuştu.
Başbakan Yıldırım, alandaki gençlere, “Çok çalışacağız, inşallah geleceğe hazırlanacağız, ülkelerimizi kalkındırmak için, kardeşliğimizi arttırmak için el ele vereceğiz, güzel günleri tekrar getireceğiz.” diye seslendi.
Yıldırım, Suriye’den gelen sığınmacıların kaldığı Öncüpınar Konaklama Merkezi’ni ziyaret ederek, Suriyelilere hitap etti. Yıldırım, bugün dünyada göçün büyük bir sorun olduğunu, dünyanın bir çok yerinde huzursuzluk bulunduğunu, insanların evlerini terk etmek zorunda kaldığını dile getirdi.
Dünyada 65 milyondan fazla insanın, savaşlar ve çatışmalar yüzünden memleketlerini terk ettiğini aktaran Yıldırım, Suriye’de de son 6 yılda yaşanan çatışmalardan dolayı, insanların evlerini terk ettiğini söyledi.
Yıldırım, dünyadaki en büyük mülteci grubunu Suriyelilerin oluşturduğunu, 5 milyondan fazla Suriyeli’nin memleketini terk ettiğine dikkati çekti.
Dünyadaki her 5 mülteciden birinin Suriyeli olduğuna işaret eden Yıldırım, Türkiye’nin Suriye’yi terketmek zorunda kalan her 5 mülteciden 3’üne ev sahipliği yaptığını, bundan da gurur duyduğunu vurguladı.
2011’den beri devam eden savaşta, 500 bin Suriyeli’nin hayatını kaybettiğini, 2 milyondan fazla Suriyeli’nin yaraladığını bildiren Yıldırım, 22 milyon Suriye nüfusunu yüzde 11’ini oluşturan 2 milyon 500 binin ya sakatlandığını ya da hayatını kaybettiğini aktardı.
HİÇ KİMSE YOKSA BİZ VARIZ, TÜRKİYE VAR
Bunun ağır bir zulüm ve katliam olduğunu vurgulayan Başbakan Yıldırım, sözlerin şöyle sürdürdü:
“Bu adeta bir milleti, bir medeniyeti yok etmektir. Güçlü ülkeler ne yazık ki adaletin yanında yer alacağına, zulmün yanında yer almıştır. Yaşanan acılar, bombalanan şehirler, öldürülen insanlar, yakılan yıkılan binalar, bunun en güzel delilidir. Her gün haberler, bu felaketleri göz önüne seriyor. Her konuda sözü başkalarına bırakmayan sözde güçlü ülkeler, ne yazık ki bu konuda sus pus. Şunu açıkça söylüyorum; Hiç kimse yoksa biz varız, Türkiye var, Tayyip Erdoğan var. 80 milyon Türkiye milleti, Türk milleti var. Bugün Allah’a şükür, sadece 3 milyon kardeşimizi bağrımıza basmadık. 500 binden fazla Suriyeli çocuk, okullarda geleceğe hazırlanıyor. Kardeşlerimizi geleceğe hazırlamak için eğitim kurslarımızı yapıyoruz. 223 bin kardeşimiz, bu kurslarda eğitim gördü, meslek öğrendi, geleceğe hazırlandı.”
2014’te Suriyelilere yasal statü getirerek, geçici kimlik dağıtıldığını anımsatan Yıldırım, 2016 başından itibaren de çalışma izninin verildiğini söyledi.
ZALİMLER KAYBEDECEK, MAZLUMLAR, İNANANLAR KAZANACAK
Bugüne kadar 185 bin çocuğun gözlerini Türkiye’de açtığının altını çizen Yıldırım, şu değerlendirmede bulundu:
“Onlar bizim yavrularımız. Biz kardeşlerimizle sizlerle de gönlümüzü de soframızı da birleştiririz, ekmeğimizi de paylaşırız. Bugüne kadar Türkiye olarak, 25 milyar dolar harcama yaptık, helali hoş olsun. Daha fazlasını da yaparız. Avrupalılar, diğer ülkeler sadece sırtımızı sıvazlıyorlar. ‘İyi yaptınız, teşekkür ederiz, çok iyilikseversiniz’, nasihati bırakın da biraz da siz el atın. Oralarda insanlık öldüyse burada insanlık ölmedi.
Tarih boyunca zulüm asla payidar olmadı, zalimler iflah olmadı. Bu zor günler gelip geçecek. Bir gün barışı ve kardeşliği hep birlikte kutlayacağız. Bizim tek hedefimiz var; Suriye halkı barış içinde yaşasın, Suriye halkı Suriye’nin geleceğinde söz sahibi olsun. Bilin ki sizin meseleniz bizim de meselemizdir. Yaşadıklarınızı, dünyanın her yerinde, her ülkesinde anlatmaya devam edeceğiz, haklı davanızın savunucusu olmaya devam edeceğiz. Zalimler kaybedecek, mazlumlar, inananlar kazanacak. Hainler eninde sonunda hesabını verirler, hiç endişeniz olmasın.”
Notlar
Başbakan Yıldırım’ı konteyner kente gelişinde Suriyeli çocuklar çiçeklerle karşıladı.
Yıldırım’a ziyaretinde, Başbakan Yardımcıları Mehmet Şimşek ve Veysi Kaynak, Başbakanlık Müsteşarı Fuat Oktay, Kilis Valisi İsmail Çataklı, AK Parti Genel Sekreteri Abdulhamit Gül, AK Parti Kilis ve Gaziantep milletvekilleri, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Kilis Belediye Başkanı Hasan Kara ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Erkoç eşlik etti.
Başbakan Yıldırım, buradaki hitabının ardından konteyner kentte kalan Suriyeli bir aileyi ziyaretti etti. Ziyaret basına kapalı gerçekleşti.
Yıldırım, konteyner kentte kalan çocuklara çeşitli hediyeler verdi.
Başbakan Binali Yıldırım, “Darbe teşebbüsleriyle, terörle, tedhişle ülkemizi zayıf düşürmeye çalışanlar, emellerine asla ulaşamayacak, millet-devlet kenetlenmesi karşısında mutlaka hezimete uğrayacaklardır.” değerlendirmesinde bulundu.
Yıldırım, yayımladığı yeni yıl mesajında, Türkiye’nin 2017’de emin adımlarla yoluna devam edeceğini belirtti. Yeni yıla girmenin heyecan ve mutluluğunu bütün vatandaşlarla paylaştığını ifade eden Yıldırım, 2017’nin bütün insanlık için huzur, barış, refah ve istikrar getirmesini temennisinde bulundu.
Şehitlere Allah’tan rahmet, millete de metanet dileyen Yıldırım, bölgesel ve küresel önemi her geçen gün arttan Türkiye’nin zengin imkanları ve muazzam potansiyeliyle büyük atılımlara imza attığını vurguladı.
Milletin hayat standartlarını ve devletin itibarını artırmak için 14 yıldır gösterilen gayretlerin olumlu neticeler verdiğini belirten Yıldırım, ülkenin evrensel ölçülerde bir demokrasiye doğru hızla ilerlediğini ifade etti.
Yıldırım, Türkiye’nin her köşesinde yatırımların devam ettiğine dikkati çekerek, 2016’da “Türkiye’nin parlak geleceğinin nişanesi” olarak nitelendirdiği Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim köprüleri, Avrasya ve Ilgaz İstiklal tünelleri gibi dev eserleri tek tek hayata geçirdiklerini aktardı.
Dev projelerle Türkiye’yi medeniyet yarışında daha ileri noktalara taşıdıklarının altını çizen Yıldırım, köprülerle kıtaları ve gönülleri birleştirerek milli birlik ve bütünlüğü güçlendirdiklerini ifade etti.
Türkiye’nin imkan ve kaynaklarını ülkeye kazandırdıklarına dikkati çeken Başbakan Yıldırım, sahip olunan tarihi mirası koruyarak ve cumhuriyetin değerlerini savunarak Türkiye’yi demokrasiyle kalkındırdıklarını vurguladı.
TERÖRÜ BERTARAF EDECEĞİZ
Binali Yıldırım, mesajına şöyle devam etti:
“Darbe teşebbüsleriyle, terörle, tedhişle ülkemizi zayıf düşürmeye çalışanlar, emellerine asla ulaşamayacak, millet-devlet kenetlenmesi karşısında mutlaka hezimete uğrayacaklardır. Bu yıl da milletçe birbirimize kenetleneceğiz. Ülkemiz, 2017 yılında emin adımlarla yoluna devam edecektir. Demokratik istikrarı, hukuk düzenimizi ve ülkemizin güvenliğini gözümüzün ışığı gibi koruyacağız. Cumhurbaşkanımızın liderliği, muhalefet partilerimizin el birliği ile toplumsal dayanışmayı daha çok büyütecek ve terörü bertaraf edeceğiz. Huzurumuzu, kardeşliğimizi kimse bozamayacak. Aziz şehitlerimizin ve gazilerimizin emanetine asla halel getirmeyeceğiz. Birlik ve beraberliğimiz devam ettikçe, inanıyorum ki, ülkemizin hukukuna, kardeşliğimize ve demokrasimize yönelebilecek her türlü tehdit bertaraf olmaya mahkum olacaktır.”
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ İLE ÜLKEMİZ VE DEMOKRASİMİZ ÇOK DAHA GÜÇLÜ OLACAK
2017’yi üreterek, çalışarak en iyi şekilde değerlendireceklerini belirten Yıldırım, “Anayasa değişikliği ile ülkemiz ve demokrasimiz çok daha güçlü olacak. Sınırlarımızı korumakta bir an bile fedakarlıktan kaçınmayacağız. Ülkemizin güvenliğini sağlamak için elimizden gelen gayreti göstereceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.
Yıldırım, şunları kaydetti:
“2017’de sosyal adalete, refah ve ekonomik kalkınmaya daha çok odaklanacağız. Türkiye, demokrasi, insan hakları ve kalkınma yolundaki çabasını yeni başarılarla taçlandırdıkça sadece kendi sınırları içerisinde değil, bölgesinde ve dünyada da bir istikrar ve güç merkezi olacak. Dünyadaki ve bölgemizdeki kritik gelişmelerden dolayı barışçı rolü daha çok anlaşılan Türkiye, insanlık onurunu yükseltmek için küresel ve bölgesel barışın tesisinde sorumluluk üstlenmeye devam edecektir.”
Türkiye’nin ufkunun geniş, önünün açık, yarınlarının umut dolu, geleceğinin de aydınlık olduğunu vurgulayan Yıldırım, “Önümüzdeki dönemde, Türkiye’nin yıldızı daha da parlayacak, bütün dünya ülkemizin, milletimizin başarılarını konuşacaktır.” ifadesini kullandı.
Vatandaşların yeni yılını kutlayan Yıldırım, 2017’nin ülke, millet ve bütün insanlık için barış, huzur ve kardeşlik içinde geçmesini diledi.













