Başbakan Yıldırım, Diyarbakır’daki Cahit Sıtkı Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Doğu ve Güneydoğu Yatırım Destek Hamlesi Tanıtım Programı”nda konuştu.
Doğu ve Güneydoğu bölgelerine yönelik önümüzdeki 10 yıla kadar devam edecek kalkınma ve yatırım hamlesini başlattıklarını belirten Yıldırım, sözlerine şair Cahit Sıtkı Tarancı’nın “Memleket İsterim” adlı şiirini okuyarak başladı. Yıldırım, “Merhum Cahit Sıtkı Tarancı aslında bugün bizim yapmak istediğimizi yıllar önce söylemiş. Onun için buradayız, kardeşlik içinde buradayız. Sıcak bir yuvada, bir arada olmak için buradayız. Mutlu bir Türkiye, mutlu bir bölge, mutlu bir Diyarbakır için buradayız.” ifadesini kullandı.
Doğu ve Güneydoğu’ya selamlarını gönderen Yıldırım, “Buradan Bağlar’ı, Bismil’i, Çermik’i, Çınar’ı, Çüngüş’ü, Dicle’yi, Eğil’i sevgiyle selamlıyorum. Ergani’yi, Hani’yi, Hazro’yu, Kayapınar’ı, Kocaköy’ü selamlıyorum. Kulp’u, Lice’yi, Silvan’ı, Sur ve Yenişehir’i muhabbetlerimle selamlıyorum. Diyarbakır’dan Türkiye’nin her köşesinde yaşayan vatandaşlarımızı sevgiyle muhabbetle selamlıyorum. Yeni bir başlangıç için, yeni bir gün için Diyarbakır’da olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyoruz.” diye konuştu.
DİYARBAKIR’A AŞKIMIZI HİÇ KİMSE GÖLGELEYEMEDİ, GÖLGELEYEMEYECEK
65. Hükümeti kurar kurmaz, daha güven oyu almadan Diyarbakır’a geldiğini anımsatan Yıldırım, o dönemde, 600 milyon TL değerinde 116 eserin açılışını gerçekleştirdiklerini anlattı.
Bugün de yine yeni eserler ve imar faaliyetleri için Diyarbakır’a geldiğine işaret eden Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Huzurlarınızdayız. 2005 yılında Cumhurbaşkanımız burada, Diyarbakır’da tarihi bir konuşma yapmıştı ve yeni bir sayfa açmıştı. O sayfayı lekelemek için ne yazık ki şer odakları ellerinden geleni yaptılar ama bizim memleket sevdamız bitmedi. Sahabelerin şehri Diyarbakır’a aşkımızı hiç kimse gölgeleyemedi, gölgeleyemeyecek. Ne şehirlerde yol kesen, kuyu kazan, tuzak kuran, yollara mayın döşeyen alçak PKK terör örgütü, ne devletimize, milletimize pusu kuran FETÖ, ne de barış dini İslam’ın temiz adını kanla lekelemek isteyen DEAŞ terör örgütü, memleket sevdamızı, adalet duygumuzu asla gölgeleyemez. Demokrasinden, hukuk devletinden vazgeçmedik, asla vazgeçmeyeceğiz.
Barışı zehirleyen, kardeş kanı dökmek isteyenler bizi memleket sevdamızdan vazgeçiremez. Sonsuza kadar birbirimizin, vatandaşlarımızın hukukunu korumaya devam edeceğiz. Sonsuza kadar kardeşliğimize sahip çıkacağız. Her türlü ayrımcılık, her türlü ırkçılık asla bizim gündemimizde olmayacak. Biz 79 milyon vatandaşımızla biriz, beraberiz, birlikte Türkiye’yiz. Bu bütünlüğe zarar vermek isteyenler hiçbir zaman amacına ulaşamayacak. Vatandaşlarımız, vatanımızdan, bayrağımızdan, istiklalimizden asla vazgeçmedi. Biz de vatandaşlarımıza hizmetten, onların kardeşliğinden vazgeçmedik.”
BÖLGESEL KALKINMA FARKLARINI ASGARİYE DÜŞÜRMEK İÇİN BURADAYIZ
Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun yüzünü güldürmek, kardeşliği perçinlemek, göz göze gelmek ve kucaklaşmak için Diyarbakır’a geldiğine işaret eden Yıldırım, “Türkiye’nin eşit vatandaşları olarak ülkemizin kaynaklarını adaletle, hakkaniyetle paylaşmak için buradayız. Bölgesel kalkınma farklarını asgariye düşürmek için buradayız. Yeniden şaha kalkmak için buradayız. Bir ve beraberiz. Yatırım için üretim için, iş ve emek için buradayız. Adalet ve barış için, refah ve huzur için demokrasi ve hukuk için buradayız.” dedi.
Yakın zamana kadar devletle vatandaşlar arasında kendini gizleyen bir şebeke olduğuna dikkati çeken Başbakan Binali Yıldırım, “Hem devlete, hem millete pusu kuran karanlık bir el vardı. 15 Temmuz gecesi bu karanlık el, sizlerin eliyle sizin dirayetinizle kırıldı. 15 Temmuz’da Diyarbakır’ın demokrasiden yana verdiği destek için milletim adına, ülkem adına sizlere teşekkür ediyorum. Ay yıldızlı bayrağını alan meydanlara indi. Diyarbakır tercihini Türkiye’nin geleceğinden yana yaptı. Teröre değil kardeşliğe selam durdu.” değerlendirmesini yaptı.
ELİ KANLI TERÖR ÖRGÜTLERİNE VERDİĞİNİZ CEVAP İÇİN SİZE ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM
15 Temmuz’u yeni bir kurtuluş savaşı, yeni bir istikbal mücadelesi olarak gördüğünü vurgulayan Yıldırım, şunları kaydetti:
“O gün hep birlikte omuz omuza durduk, o gün sizler Türkiye’nin onurunu, şerefini alçak FETÖ’ye çiğnetmediniz. O gün Türkiye’ye sahip çıktınız. O gün bayrağa, devlete, demokrasiye sahip çıktınız. O gün istikbalimize sahip çıktınız. 15 Temmuz’da, Türkiye’nin, ay yıldızlı bayrağın, vatan bütünlüğünden yana çok güçlü bir irade ortaya koydunuz. Diyarbakır’ın, Ankara’nın yanında olduğunu, İstanbul’un yanında olduğunu o gece bütün cihana gösterdiniz. Ay yıldızlı bayrağımıza, sizin seçtiğiniz Cumhurbaşkanına, Recep Tayyip Erdoğan’a sahip çıktınız. Eli kanlı terör örgütlerine verdiğiniz cevap için size çok teşekkür ediyorum. 15 Temmuz’da siz sadece FETÖ’ye değil çukur siyasetine karşı çıktınız. 15 Temmuz’da siz sadece beynini Pensilvanya’daki terör elebaşısına teslim edenlere değil, beynini Kandil’deki terör baronlarına teslim edenlere de karşı çıktınız. Demokrasi nöbetlerinde FETÖ’yü lanetlediğiniz gibi bölücü terör örgütlerini de lanetlediniz. Sizleri gönülden kutluyorum.”
Yıldırım, 15 Temmuz gecesi, Türkiye’nin doğusuyla, batısıyla, her tarafıyla iftihar ettiklerini belirterek, vatandaşın desteğiyle bütün terör örgütlerinin yok edileceğini söyledi.
Terör örgütünü milletle aralarından süpürüp atacaklarını vurgulayan Yıldırım, “Bu ülkeyi bölmek isteyenler vatanımızın bütünlüğünü parçalamak isteyenler, asla çözümün bir parçası değildir, olamazlar. Çözüm, milletin ta kendisidir, çözüm vatandaştır, çözüm sizsiniz, siz ve biz birlikte Türkiye’yiz. Türkiye’nin bayrağına, devletine, milletine sahip çıkanlar, çözümün sahibidir. Kan dökenler, can alanlar, cinayet işleyenler, pusu kuranlar çözüme karşıdır.” diye konuştu.
PKK’nın eline silah verenlerle DAEŞ’in eline silah verenlerin aynı odaklar olduğuna işaret eden Yıldırım, tek amaçlarının ülkeyi güçlü hale getirmek, demokrasiyi geliştirmek, vatandaşla devlet arasında hiçbir anlaşmazlık bırakmamak olduğunu kaydetti.
TÜRKİYE’NİN ORADA İŞİ VAR
“Kendimiz için ne istiyorsak, komşumuz için de aynısını istiyoruz.” diyen Yıldırım, Fırat Kalkanı harekatının Türkiye’nin güvenliği için olduğu kadar Suriye’nin güvenliği ve toprak bütünlüğü için de önemli olduğunu dile getirdi.
Yıldırım, “Türkiye’nin orada ne işi var?” gibi sözler duyduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’nin orada işi var. Çünkü Türkiye’nin Suriye ile 911 kilometre hududu var. Asıl, binlerce kilometreden, uzaktan gelenlerin Suriye’de ne işi var? Bize bu soruyu soranlar önce dönsün kendi durumlarına baksınlar. Siz, DAEŞ unsurları, PYD unsurları, YPG unsurları bir olacaksınız, topraklarımıza füze atacaksınız, Antep’e geleceksiniz, 29’u çocuk 54 vatandaşımızı katledeceksiniz, biz de böyle tepki vermeyeceğiz, size bakacağız öyle mi? Fırat Kalkanı ile oradayız. Çünkü sınırlarımızı korumak, vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini sağlamak, Suriye’nin toprak bütünlüğüne sahip çıkmak için oradayız. Ne zaman DAEŞ terör örgütü, PKK uzantısı YPG, PYD terör örgütü ülkemize zarar vermeyecek hale gelirse o zaman tekrar geri döneriz. Aksi halde ülkemizin güvenliğini korumak, vatandaşımızın can ve mal emniyetini sağlamak bizim en önemli işlerimizden bir tanesi. Bunun için gereken her türlü çalışmayı yapacağız. Uluslararası terör tacirlerine hizmet edecek bir projeye, Suriye’nin kuzeyinde yapay bir devlet kurulmasına asla ve asla geçit verilmeyecek. Herkes bilsin ki komşumuz, kardeşimiz Suriye’deki Araplarla, Kürtlerle, Türkmenlerle, Süryanilerle, Şiilerle, Sünnilerle kardeşiz, hiçbir sorunumuz yok. Bizim Suriye’de verdiğimiz mücadele terörle, terörizmle ve teröristlerle olan mücadeledir.”
TÜRKİYE, KÜRTLERİN DE BARIŞIN DA YEGANE TEMSİLCİSİDİR
Yıldırım, terörün arkasında duranların, Türkiye’nin Suriye’deki mücadelesini gölgelemek için Suriye’deki Kürtlere karşı mücadele verildiği yalanını yaydığını belirterek, hangi ülkede olursa olsun Kürtlerle bir sorun olmadığını vurguladı.
Saddam’ın zulmünden kaçan Kürtlere de Kobani’de, Ayn el-Arap’ta DAEŞ örgütünün saldırısından kaçan Kürtlere de kucak açanın Türkiye olduğuna dikkati çeken Yıldırım, Türk milletinin tarihten gelen devlet geleneği olarak zorda olanlara hep yardım edip kucak açtığını söyledi. Yıldırım, “Türkiye, bölgesel barışın yegane temsilcisidir. Türkiye, Kürtlerin de barışın da yegane temsilcisidir.” dedi.
“Topraklarımıza fitne tohumu ekmek istiyorlar.” ifadesi kullanan Yıldırım, ancak vatan topraklarının “birlikle” aşılandığını söyledi.
YAĞMA YOK
Yıldırım, acıların, endişelerin, sevinçlerin tarih boyunca hep bir olduğunu ve bir olmaya devam edeceğini dile getirerek, kalplerin birlikteliğini hiçbir terör tacirinin, uluslararası örgütün bozamadığını ve bozamayacağını bildirdi.
Terörle mücadele devam ederken herkesi hukuk zeminine davet ettiklerini anlatan Yıldırım, vatandaşa belediye hizmeti vermek üzere seçilen herkesin de hukuka uymak zorunda olduğunu belirtti.
Yıldırım, “Halkın iradesini, devletin imkanlarını terör örgütlerine tahvil edenler mutlaka karşılığını görecekler. Burada, hukuka uygun görev yapan, terör örgütleriyle iş birliğine girmeyen belediye başkanlarının, meclis üyelerinin, yerel yöneticilerin endişe etmesine hiç gerek yoktur. Onlarla ilgili hiçbir işlem yapılmayacaktır. Ama bütün imkanları, bulunduğu şehre, altyapı hizmeti yapsın, üst yapı hizmeti yapsın diye gönderilen paraları, terör örgütüne aktaran, terör örgütüne lojistik destek verenler bu yaptıklarının hesabını verecek, yağma yok.”
Doğu ve Güneydoğu’da kapsamlı bir yatırım-destek hamlesi başlattıklarını dile getiren Yıldırım, bu bölgelerde yaşayan bütün vatandaşlara, 23 ile yatırım yapmak isteyen iş adamlarına, esnafa, çiftçiye, gençlere ve kadınlara önemli haberler vereceklerini söyledi.
Yıldırım, başlatılan bu programın içerisinde teşvikler, destekler ve hibe yatırımlarının olduğunu belirterek, “Doğu ve Güneydoğu illerimizde yatırımlar için cazibe merkezleri haline getirecek dev adımlar atıyoruz. Öncelikle terörden zarar gören 7 merkez için 10 milyarlık toplam tutar olan yatırım yapıyoruz.” diye konuştu.
Hendek ve çukur siyasetinde, vatandaşı devletine karşı isyana, direnişe çağıran kanlı PKK terör örgütünün çağrısına kulak vermeyip, devletinin ve milletinin yanında yer alan bütün vatandaşları gönülden kutladığını ifade eden Yıldırım, yapılan her işin planlara, projelere uygun olarak yapılacağını vurguladı.
Yıldırım, bunun aksini söyleyenlerin gerçeği yansıtmadığına ve bu kişilerin yapılan hizmetleri engellemeye çalıştığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Özellikle Sur için toplu konut tarzı binalar, asla çok katlı binalar yapılmayacak, hepsi yalan, dolan. Tarihi dokusunu gözümüz gibi koruyacağız. Çünkü Sur, Diyarbakır’ın en güzel, en tarihi, en kültürel mirasıdır, turistik merkezidir. Ama Sur’un 6 mahallesini PKK terör örgütü tarumar etti. Türkiye Cumhuriyeti büyüktür. Yapılanı en güzeliyle yıkılanı yeniden yapar ama giden hayatlar geri gelmiyor. HDP Başkanı Almanya’dan sesleniyor, ‘PKK’yı terör örgütü olarak kabul etmiyoruz’. Almanya’dan konuşacağına gel Tanışık köyünde, Dürümlü’de konuş, katlettiğiniz 6 masum Diyarbakır evladının yanında konuş, gel Oya Eronat’ın fidan gibi yavrusunu katlettiğiniz bu topraklarda konuş, diri diri yaktığınız Diyarbakır’daki 5 vatandaşımızın akrabalarının yanında konuş.”
PKK TERÖR ÖRGÜTÜ DEĞİL ÖYLE Mİ?
“PKK terör örgütü değil öyle mi? Kim bu mehmetçikleri, sivil vatandaşları şehit ediyor.” diye soran Yıldırım, “Büyük bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Bu tehlike, ülkenin birliğinin beraberliğinin bozulması, Türkiye’nin bölünme gayretleridir. Asla ve asla buna pabuç bırakmayacağız. Operasyonlar, Türkiye’nin her karış toprağında 79 milyon vatan evladının her birinin gece gündüz, yaz kış gideceği, seyahat edeceği güvenlik şartları oluşuncaya kadar devam edecek. Çözüm mözüm yok. Çözüm millette, terör örgütüyle çözüm olmaz.” ifadesini kullandı.
Yıldırım, 2017’nin sonunda evi ya da iş yeri zarar gören her vatandaşın mağduriyetinin tamamen biteceğinin altını çizerek, bir ay sonra Cizre’de aynı şekilde 2 bin 500 konut inşaatının yükseleceğini söyledi.
İki ay içerisinde Yüksekova’da bin 500 konutun inşaatına başlanacağını belirten Yıldırım, “Ticaretin kalbi Gazi ve Melik Ahmet caddelerindeki bütün dükkanlar ahşap-taş mimariyle yenilenecek. Sur içinde yıkılan yerlerden başlayarak bütün evleri tarihi dokusuna uygun olarak yeniden yapacağız. Hz. Süleyman Camisi’nin etrafını yenileyeceğiz. Dünyaca ünlü hattat Hamidi Hamidi adına bir sanat müzesi yapacağız. Celal Güzelses adına bir müzik evi yapacağız. Bu 7 merkeze gençlik ve kadın merkezleri yapacağız.” dedi.
Başbakan Binali Yıldırım, terörden zarar gören şehirleri ve ilçeleri tamamen yenileneceklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Sur, Şırnak il merkezi, Silopi, İdil, Cizre, Hakkari Yüksekova’yı, Mardin Nusaybin’i, yollarla, alt yapıyla, hastanelerle, okullarla, parklarla, ibadethanelerle ve sosyal tesislerle tekrar ayağa kaldıracağız. Sur ilçesinde 7 bin, Şırnak’ta 10 bin 126, Hakkari’de, Yüksekova’da 10 bin 750, Mardin Nusaybin’de 8 bin yeni konut yapıyoruz. Toplam 36 bin yeni konut yapacağız, vatandaşlarımıza teslim edeceğiz. Ancak evlerinden barklarından olan vatandaşlarımız, konutları bitinceye kadar kirada olacaklar, kiralarını da biz ödeyeceğiz. Böylece mağdur olmanın önüne geçmiş olacağız. Bu şehirlerimizin, ilçelerimizin imarı için Diyarbakır’a ilk etapta 1,9 milyar lira yaklaşık 2 katrilyon, Şırnak’a 3,5 milyar lira, Hakkari’ye 2,5 milyar lira, Mardin’e 1,8 milyar lira kaynak ayırdık. Bu illerimizden imarı için yeniden alt yapısıyla üst yapısıyla yenilenmesi için toplam 10 katrilyon lira para harcayacağız. Hayırlı uğurlu olsun.”
Terör nedeniyle evleri ve iş yerleri hasar görenlere zararlarının ödendiğini belirten Yıldırım, vatandaşlara eşyalarının zarar görmesi nedeniyle de 255 milyon lira ödeme yapılacağını söyledi.
Batman’da 15 bin, Diyarbakır’da 33 bin, Malatya’da 25 bin seyirci kapasiteli stadyumlar yapılacağını bildiren Yıldırım, bu projeler için 214 milyon lira harcanacağını vurguladı.
Başbakan Yıldırım, Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerindeki 23 ilde toplam 67 bin konut ile 305 milyon lira harcamayla toplam bin 640 yatak kapasiteli 15 yeni hastane yapılacağını açıkladı.
Yıldırım, 11 ilde 51 yeni karakol inşa edileceğini, bu ve diğer güvenlik yatırımları için 690 milyon liralık bütçenin ayrıldığını ifade ederek, bununla birlikte belirlenen konteyner kent projelerinin de tamamlanacağını dile getirdi.
SOSYAL HİZMET YAPTIRIMLARI İÇİN 393 MİLYON LİRALIK BÜTÇE
Terörden zarar gören vatandaşlara her türlü sosyal desteğin verildiğini, verilmeye de devam edileceğini vurgulayan Yıldırım, şunları kaydetti:
“Terörden etkilenen vatandaşlarımızın yol, gıda, giyim, eğitim, kira, barınma gibi ihtiyaçlarını karşılayacağız. Bunun için 2016-2017 yıllarında kullanılmak üzere 202 milyon liralık bütçe ayırdık. Terörden etkilenen yörelerimizde korunmaya muhtaç çocuklara 6 bin aileye verdiğimiz yardım kapsamını 10 bine çıkartıyoruz. 13 yeni sosyal hizmet merkezi, 17 yeni aile destek merkezi yapıyoruz. Aile, sosyal destek görevlileri personelimizin sayılarını da artırıyoruz. Amacımız vatandaşlarımıza çok daha kaliteli, yeterli hizmeti getirmek. Bu nedenle 500 yeni aile destek görevlisinin atamasını yapacağız. Bu illerimizde kadınlarımıza yönelik 186 meslek edindirme ve girişimcilik merkezi açıyoruz. Bu merkezler için toplam 125 milyon liralık yatırım yapıyoruz. Sosyal hizmet yatırımları için toplamda 393 milyon liralık bütçe öngörüyoruz.”
HER YIL 8 İLİN HER BİRİNDE 10 FABRİKA KURACAĞIZ
En fazla hoşuna giden kelimenin “yatırım” olduğunu ifade eden Yıldırım, “Çünkü yatırım üretim demektir, yatırım iş demektir, yatırım zenginlik ve kalkınma demektir, yatırım ekonomik ve sosyal anlamda vatandaşın daha güçlü hale gelmesi demektir. Teröre karşı en güzel cevap dur durak bilmeden yatırıma devam etmektir. Teröre karşı en güzel cevap, omuz omuza kardeşçe ay yıldızlı bayrağı dalgalandırmaktır. Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerimizi büyük yatırımlarla buluşturuyoruz. 23 ilimizde cazibe merkezi oluşturuyoruz. Cazibe merkezlerimizi beş ana kümeye ayırdık.” bilgisini verdi.
Söz konusu illerde girişimcilere yatırım alanının bedava verileceğini bildiren Yıldırım, şöyle konuştu:
“Bu illere yatırım yapmak istiyorum’ diyen herkese yapacağı işe göre yer verdiğimiz gibi aynı zamanda ihtiyacı olan fabrikayı da devlet yapıp, teslim edecek. Özel sektör sabit yatırım için para harcamayacak. Bu fabrikaları da sembolik bir rakamla uzun vadeli olarak onlara kiraya vereceğiz. Bu 23 il içerisinde her yıl 8 ilin her birinde 10 tane fabrika kuracağız. Bu da senede 80 fabrika demektir. Fabrika başına 200 ila 800 kişi arasında istihdam olacak. Bu da ortalama 40 bin istihdam anlamına geliyor. Buranın en büyük sorunu işsizlik. Neden işsizlik? Buraya yatırım yapmak isteyen yok mu, var. ‘Buyur yap’ diyoruz, ‘terör var diyor’. Adam canından malından korkuyor gelmiyor. O halde en öncelikli işimiz terörü ortadan kaldırmak. Terörü ortadan kaldıramazsak bu projeler de gecikir. Gerçekleşmesi de maalesef daha sonraki yıllara kalır. Onun için acil konu terörden bölgenin temizlenmesidir.”
20-25 BİN KİŞİ ÇAĞRI MERKEZLERİNDE İSTİHDAM EDİLECEK
Bölgeye verecekleri bir diğer desteğinde de makine ve teçhizat alımlarına sıfır faizli kredi imkanı sunulması olduğunu bildiren Yıldırım, “Arsayı verdik, binayı yaptık, içine makine de koyacağız. Al makineyi kardeşim, faiz yok, parayı veriyoruz. Teminat desteğini de Kredi Garanti Fonundan karşılayacağız. Yeter ki yatırımcı gelsin bu illerimizde fabrikayı yapsın, üretim yapsın, buradaki insanların yüzünü güldürsün, iş versin, aş versin, bölge de zenginleşsin Türkiye de zenginleşsin, hedefimiz bu. Bu destekler, 2027 yılına kadar, yani işletme kredisi desteği 10 yıl boyunca devam edecek. Bir yıl ödemesiz, dört yıl vadeli ve sabit ana para ödemesi şeklinde olacak. Beş yıl, beş yıl… Üretim tesislerini Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya nakletmek isteyenlere de taşıma desteği veriyoruz, Kurumlar Vergisinden istisna getiriyoruz.” diye konuştu.
Yıldırım, bölge için bir başka istihdam alanının da çağrı merkezleri olduğunu belirterek, “Çağrı merkezleri maliyeti düşük iş alanlarıdır. Bu 23 ilimizde çağrı merkezlerinde istihdam edeceğimiz kapasite 20 ila 25 bin kişi civarında olacak. Anahtar teslimi binalar yapılacak. Özellikle gençlerimiz bu merkezlerde çok güzel ortamlarda iş bulacaklar, aş bulacaklar, geleceklerini planlayacaklar.” dedi.
Gençlere seslenen Yıldırım, “Size bu terör örgütü ne vadediyor, dağ vadediyor, dağa davet ediyor, ölümü vadediyor. Siz daha ömrünüzün baharındasınız, biz ne vadediyoruz, yaşamayı vadediyoruz, geleceği vadediyoruz.” ifadesini kullandı.
Türkiye’yi gençlere emanet edeceklerini vurgulayan Yıldırım, şunları söyledi:
“Onun için bu çıkmaz sokaktan medet ummayalım. Bu karanlık yoldan dönelim. Size güzel bir haber vereyim. 2015 yılına göre dağa çıkarttıkları genç sayısında 10 kat azalma oldu, 10 kat. 4 binden 400’e. Sıfıra inecek sıfıra. Şimdi onun telaşını yaşıyorlar. ‘Ölüme sürecek genç bulamıyoruz, ne duruyorsunuz orada’ diye birbirleriyle kavga ediyorlar. Daha çok kavga edeceksiniz. Bu milletin çocuklarını size yedirmeyeceğiz, zehirletmeyeceğiz. Onlar bu ülkenin geleceği, onlar Türkiye’nin geleceği, bugün nüfusumuzun yüzde yüzünü onlar oluşturmuyor, ama gelecekte yüzde yüzü onlardan oluşacak.”
15 TEMMUZ’DA YAPTIĞINIZI YAPMAYA DEVAM EDİN
Vatanı gençlere emanet edecekleri için gençlerin ömürlerinin baharında tükenmesine asla izin vermeyeceklerini dile getiren Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Değerli kardeşlerim; şunu iyi bilmenizi istiyorum, hepimizin fikri başka, inancı başka olabilir, gözünün rengi başka olabilir, teninin rengi başka olabilir. Buna biz karar vermiyoruz ama başka olmayan bir şeyimiz var, gözümüzün içinden düşen yaşlar hep aynı renktir. Onun için birinci hedefimiz gözyaşını dindirmektir. Kardeşleri tekrar birbiriyle kucaklaştırmaktır, bunun yolu da 15 Temmuz’da yaptığınızı yapmaya devam edin, bayrağınızı alın gururla sallamaya devam edin. Hiç kimse bir şey yapamaz. Bu alçakların bu millete yaptıkları bütün oyunları, tezgahları 15 Temmuz’da gördük. FETÖ’sü de BTÖ’sü (bölücü terör örgütü) de aynı karargahtan emir alıyor, vardiyeli çalışıyorlar. 15 Temmuz’a kadar FETÖ’cüler vardiyadaydı, onların canına okuduk, şimdi BTÖ’cüler vardiyada ama onların da sonu yakın. Diyarbakır’dan söylüyorum, onların sonu da yakın. Yeter ki birliğimizi beraberliğimizi muhkem tutalım.”
ÜRETİMİ DOĞU VE GÜNEYDOĞU’DA YAPANLARA ALIM GARANTİSİ
Gençlere destek olmak için sekiz tane girişimci merkezi kurulacağını bildiren Başbakan Binali Yıldırım, şu bilgileri verdi:
“Bütün bu civarda üretilen mal ve hizmetlerin tanıtımını bizzat biz yapacağız. Bu amaçla bu merkezlerin her birine bir tane büyük fuar merkezi inşa ediyoruz. Bir başka müjdemiz, devletin ihtiyaç duyduğu her türlü alımı da buradaki fabrikalardan yapacağız. Yani ‘ürettiğimiz ürünleri nasıl satacağız’ diye bir derdimiz olmayacak. Fabrika yapmak bir şey değil, makineleri koymak da bir şey değil. Ürettiniz, işin devamının olması lazım. Allah’a şükür Türkiye, dünyaya 4 milyar dolar yardım yapıyor. Yaptığımız bu hibeleri, yardımları işte buradaki fabrikalarımızda üretilen mallarla yapacağız. Böylece üretimin pazarlanması diye bir dert olmayacak. Üretimini Doğu ve Güneydoğu’da yapan bütün yatırımcılarımıza kamunun alım garantisini vereceğiz. Mesela, polisimizin kıyafet ihtiyacı var, askerimizin kıyafet ihtiyacı var, AFAD’ın, Kızılay’ın, Sosyal Güvenlik Kurumlarının ilaç medikal ürün gibi ihtiyaçları var. Bu ürünleri bu bölgelerde üretenlere diyoruz ki ‘sen bunları yap devlet olarak alıcısı biziz kardeşim’. Satma derdin olmayacak, eskiden fabrika kuruluyor, içine makineler de kuruluyor pazarlama sorunu olduğu için iki ay çalışıyor sonradan kapanıyor. Bunu da ortadan kaldırıyoruz. Bütün bu yatırımların, desteklerin yıllık maliyeti 1 milyar 300 milyon, toplam yatırım destek tutarı ise 16 milyar lira.”

