Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Başbakan Davutoğlu, Brüksel’de

Başbakan Ahmet Davutoğlu, dokunulmazlık konusundaki çağrısına muhalefetten gelen yanıtlara ilişkin, “Gördüğüm kadarıyla kimse açık bir şekilde ‘hayır’ diyemiyor, diyemez de. Buna ‘hayır’ demek millet vicdanında karşılık bulmaz” dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, dokunulmazlık konusundaki çağrısına muhalefetten gelen yanıtlara ilişkin,

 Başbakan Davutoğlu, Brüksel’e hareketinden önce Esenboğa Havalimanı’nda düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulundu, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Başbakan Davutoğlu, dokunulmazlık konusundaki çağrısına muhalefetten gelen yanıtlara ilişkin bir soruya, “Gördüğüm kadarıyla kimse açık bir şekilde ‘hayır’ diyemiyor, diyemez de. Buna ‘hayır’ demek millet vicdanında karşılık bulmaz” yanıtını verdi.“Eğer onlardan olumsuz gelirse dahi biz bu süreci işletiriz. Şu anda bir olumsuzluk yok gördüğüm kadarıyla ama işletiriz. Herkes de Meclis’te kimin ne yönde oy kullandığını görür, kimin dokunulmazlıklardan korktuğunu, kimin korkmadığını, kimin teröre destek verenleri yargıya göndermekte tereddüt etmediğini, kimin ettiğini açık, net bir şekilde görür” ifadesini kullanan Davutoğlu, partisinin grup başkanvekillerini çağırarak, muhatapları olan grup başkanvekilleriyle konuşmaları talimatı verdiğini söyledi.Başbakan Ahmet Davutoğlu, terörle mücadeleye ilişkin bir soru üzerine de “Türkiye’nin demokratik standartlardan geri adım atacağı gibi bir kanaati yaymaya çalışanlar açıkçası terörle mücadelemizi istismar etmek isteyenlerdir. Kesinlikle demokratik standartlardan vazgeçmeyiz, insan hak ve özgürlüklerinden vazgeçmeyiz ama terör ve terörist bu anlamda eğer yeni boyutlar kazanmışsa onları da tanımlarız” karşılığını verdi.   Davutoğlu, özellikle sosyal medya üzerinden yapılan bazı paylaşımlara yönelik ise “Sosyal medya üzerinden halkı kaosa veya karamsarlığa düşürecek şekilde yapılan yayınlara da kimsenin itibar etmemesi gerekir” diye konuştu.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, 13 Mart’ta terör saldırısının meydana geldiği alanı ziyaret ederek hayatını kaybeden vatandaşlar için karanfil bıraktı ve dua etti.

Başbakan Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu, eski Başbakanlık binasından yürüyerek Kızılay’daki patlamanın yaşandığı alana geldi. Davutoğlu, olay bölgesinde, hayatını kaybeden vatandaşlar anısına karanfil bıraktı. Davutoğlu, karanfiller arasında yer alan Türk bayrağını da yerden alıp öperek bankın üzerine yerleştirdi. Başbakan Ahmet Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu, daha sonra hayatını kaybedenler için dua etti.

Başbakan Davutoğlu’na, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, eski TBMM Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Cemil Çiçek, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken de eşlik etti.

Başbakan Davutoğlu, daha sonra beraberindekilerle, saldırının yaşandığı bölgedeki esnafı işyerlerinde ziyaret etti. Davutoğlu, buradan da TESK Genel Merkezi’ne geçti.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Hükümeti kurduktan sonra ilan ettiğimiz 3 aylık vaadlerimizin yüzde 85’ini şu anda gerçekleştirmiş durumdayız. Söz verdik mi bunun gereğini yapıyoruz” dedi.

Davutoğlu, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Merkezi’ni ziyaretinin ardından açıklamalarda bulundu, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Ankara’daki terör saldırısının yaşandığı yere karanfil bıraktığını anımsatan Davutoğlu, saldırıda hayatını kaybeden vatandaşlara bir kez daha Allah’tan rahmet diledi.

Saldırıyla terörün alçak ve barbar yüzünü bir kez daha ortaya koyduğunu ifade eden Davutoğlu, Kızılay’dan TESK Genel Merkezi’ne yürüyüşü sırasında ziyaret ettiği esnafın gösterdiği dirayet ve ülkeye bağlılık bilincinin herkes için onur vesilesi olduğunu söyledi.

Saldırı nedeniyle işyerleri zarar uğrayan esnafın zararının karşılandığını bildiren Davutoğlu, şunları kaydetti:

“Sadece Ankara’da değil, Doğu ve Güneydoğu’da da terörün verdiği zararlar nedeniyle mağdur olmuş esnaflarımızın her birine sahip çıkmak bizim boynumuzun borcu ve bu konuda da çok yoğun çaba içerisindeyiz.

Terör saldırıları nedeniyle yapılan huzur ve demokrasi operasyonuna müteakip ziyaret ettiğimiz Silopi’de, bir ayakkabıcı esnafı ziyarette, esnaflarımızın nasıl toplumsal ahlakımızın, kültürümüzün direği olduğunu bir kez daha müşahede ettim. Ahilik geleneğinden bu yana bu toplumun mayası, bu toplumun hamuru esnaf kültürüyle yoğrulmuştur. Ahilik geleneği hem esnaf geleneğidir hem kardeşlik geleneğidir. Bu anlamda bir kez daha Ahi kültürünü esnaf ahlakı bağlamında ve milleti bir arada tutan değerler bağlamında yaşatmak hepimiz için bir görevdir. Ülkenin doğusunda batısında, kuzeyinde güneyinde bugün burada bulunan temsilcileriyle esnaflarımız tek bir yürektir, tek bir bilektir. Bilek emeği gösterir, yürek aşkı, sevdayı, değerleri ortaya koyar. Bütün ülkede bileğiyle, alın teriyle helal rızk peşinde olan esnaflarımızın her birine buradan selamlarımızı ifade etmek istiyorum.”

Yaptıkları esnaf ziyaretleriyle teröre karşı dayanışmalarını gösterdiklerini ve TESK Başkanı Bendevi Palandöken’den esnafın meseleleriyle ilgili bilgi aldığını dile getiren Davutoğlu, bütün talepleri gözden geçireceklerini söyledi.

BÜTÜN TALEPLERİNİ KARŞILAMAK İÇİN BÜYÜK BİR ÇABA İÇERİSİNDEYİZ

Hükümetin seçim döneminde esnafa verdiği vaatleri hayata geçirdiğini ve esnafın meselelerine deva olma yönünde güçlü bir iradeye sahip olduğunu vurgulayan Davutoğlu, şöyle konuştu:

“Hükümeti kurduktan sonra ilan ettiğimiz 3 aylık vaadlerimizin yüzde 85’ini şu anda gerçekleştirmiş durumdayız. Söz verdik mi bunun gereğini yapıyoruz. Esnafa 30 bin liralık faizsiz krediye çok ciddi talep oldu, bütün bu taleplerini karşılamak için büyük bir çaba içerindeyiz. Aynı şekilde genç esnafa 100 bin liraya kadar ve yüzde 85 kefalet imkanı tanıdık. Unutulmaya yüz tutmuş sanatkarlar için faizsiz kredi imkanı veriyoruz. AVM’ler esnafımızı boğmasın, esnafımızın o güzel geleneği yok olmasın diye AVM’lerde esnafımıza yer tahsisi zorunluluğu getirdik.

Emekli olduktan sonra çalışan esnaftan yüzde 15 Bağ-Kur kesintisini kaldırdık. Bu net olarak esnafımıza yüzde 15’lik bir katkı anlamına gelir. Basit usülde vergilendirmiş esnafta da 8 bin liraya kadar kazanca vergi istisnası getirdik. Aynı şekilde 10 işçi çalıştıran esnafa da sigorta primi indirimi ve iş kuran genç esnafa 3 yıl gelir vergisi muafiyeti imkanları sunduk. Yine iş kuran genç esnafa 3 bin liraya kadar hibe imkanı sağladık. Bütün bunlar sosyal adaleti sağlamak ve toplumsal anlamda bir orta direk görevi gören, toplumsal huzur ve ahlakı olan esnaflarımızı ayakta tutmak ve onları kalkındırabilmek için attığımız adımlar.”

Asgari ücretteki artış sebebiyle gelen sosyal güvenlik primlerindeki yük konusunda gerekli talimatları verdiğini bildiren Davutoğlu, “İnşallah net rakamı önümüzdeki grup toplantısında ve ilk fırsatta açıklayacağım. Esnafımızı mutlu edecek bir rakam açıklayacağız. Bundan hiç tereddüt olmasın. Böylece işverenlerimize sağladığımız imkanı esnaflarımıza da sağlamış olacağız” diye konuştu.

Esnafın mağduriyetine izin vermeyeceklerini, yüzünü güldürecek açıklamalara ve desteklere devam edeceklerini belirten Davutoğlu, esnafların, teröristlerin bütün provokasyonlarına rağmen ülkenin bütünlüğü yanında yer aldığını, hiç bir şekilde teröre destek veren bir tutum içinde bulunmadıklarını dile getirdi.

GÜVENLİK TEDBİRLERİ BÜTÜN ÜLKEMİZDE ALINMIŞTIR

Bir gazetecinin, “Sosyal medya üzerinden Ankara’nın kalabalık noktalarında yeni bombalı saldırıların olabileceği gibi bazı paylaşımlar söz konusu. Ankara ve İstanbul için tehdit uyarısı var mı?” sorusuna Davutoğlu, “Bu tür terör saldırıları sonrasında bütün büyük şehirlerde, dünyanın her yerinde belli güvenlik kaygılarının oluşması normaldir. Paris saldırıları sonrası Paris’te, Londra saldırısı sonrası Londra’da, 11 Eylül sonrası New York’ta, Madrid saldırıları sonrasında Madrid’de doğal olarak bir tepki, psikolojik bu anlamda sonuç ortaya çıkması anlaşılabilir. Ama şundan emin olunsun ki Ankara ve İstanbul’da güvenlik tedbirleri bütün ülkemizde olduğu gibi alınmıştır” yanıtını verdi. 

Ülkenin her yerinde kamu düzenini ihdas etmek, hakim kılmak ve bu konuda hiç bir taviz vermemek için güvenlik birimlerinin gece, gündüz çalıştığını aktaran Davutoğlu, hiç bir şekilde bir tereddütün hasıl olmaması gerektiğini söyledi.

Saldırının olduğu gün yaptıkları güvenlik toplantısında alınacak tedbirleri, bütün detaylarıyla gözden geçirdiklerini hatırlatan Davutoğlu, bu konuda üzerilerine düşen her şeyi yapacaklarının altını çizdi.

Davutoğlu, “Vatandaşlarımızdan beklentimiz, tam da terörün oluşturmak istediği psikolojiye karşı direnmektir. Terör bizi yıldırmak istiyor, biz onlara ‘yılmayacağız’ diyeceğiz. Terör bizim günlük hayatımızın akışını değiştirmek istiyor, biz onlara ‘değiştirmeyeceğiz’ diyeceğiz. Terör ülkede kaos çıkarmak istiyor, biz onlara ‘kaosa izin vermeyeceğiz’ diyeceğiz, hep beraber diyeceğiz. Orada sadece devletin, hükümetin siyasi iradesi değil, toplumun güçlü, sağlam direncine ihtiyacımız var” dedi.

Ankaralılara panik havasının oluşmasına izin vermedikleri için teşekkür eden Davutoğlu, terörün sadece bir ya da iki ülkeye has bir durum olmadığını, bütün dünyada herkesin tedbir almak zorunda kaldığı küresel bir tehdit olduğunu vurguladı.

Başbakan Davutoğlu, “En büyük tedbir devlet ile milletin aynı hedef etrafında kenetlenmesidir. Milletin devletine, ülkesine güven duymasıdır. Devletin de milletiyle birlikte buna karşı durma iradesini sergilemesidir. Güvenlik bu anlamda özgürlüklerle birlikte pekişen bir husustur. Biz vatandaşlarımızın günlük hayatını etkilemeden, güvenlik tedbirlerini mümkün olan en geniş çapta almaya kararlıyız, almaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

ÖZGÜVEN PSİKOLOJİSİNİ HAKİM KILALIM

Teröristlerin peşinden giderek, teröristlerin barbarca saldırılarını cezalandırmak, adalete teslim etmek için de yoğun bir çaba içinde olduklarını kaydeden Davutoğlu, bu konuda da son saldırıda olduğu gibi teröristlerin kimlik ve terör ağlarının tespitlerinin yapıldığını belirtti. Davutoğlu, çok sayıda gözaltılar olduğunu ve gerekli güvenlik tedbirlerinin alındığını ifade etti.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Halkımızın kendisine güvenmesi, ülkesine, şehrine güvenmesi, şehrine sahip çıkması, beraberce olabilecek riskleri göğüslememiz ama terörün oluşturmak istediği havaya teslim olmamamız lazım. ‘Hep beraberiz ve biz buradayız’ diyeceğiz. ‘Sadece hükümet olarak değil, halk olarak hepimiz buradayız. Burada kalacağız, sonuna kadar da bu ülkeyi savunacağız’ iradesi gösterdiğimiz zaman teröristleri mahkum ederiz. Bu terör eylemlerini savunanlar kim varsa onların karşısında omuz omuza durduğumuz zaman, bu terör olaylarının üstesinden gelebiliriz. Dolayısıyla önce külliyen bir psikolojik seferberlik gerçekleştirmemiz lazım.

Hep beraber kendimize olan güvenimizi tazelememiz, bu güveni sarsmak isteyenlere karşı çok güçlü bir irade sergilememiz gerekiyor. Her toplum bu sınavlardan geçiyor. Bu sınavları bizim milletimizin geçmişte verdiği gibi bugün de vereceğinden eminim. Bir korku psikolojisi yaymak isteyenlere karşı özgüven psikolojisini hakim kılalım. Güven ortamını hep beraber korumak, tesis etmek için de güvenlik birimlerimizle birlikte şehrimizi, ülkemizi bu tehdide karşı koruyalım.”

SAMİMİYET TESTİ

Bir gazetecinin “Geçtiğimiz hafta içerisinde dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda diğer partilerin de tutumunu görmek istediğinizi söylemiştiniz. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu kendisi dahil bütün dokunulmazlıkların kaldırılmasını önerdi. Bu noktada belirlenmiş bir tutumunuz ve takviminiz söz konusu mu” sorusu üzerine Davutoğlu, diğer partilerin tutumlarını görmek istediğini, bunun bir “samimiyet testi” olduğunu söyledi.

Ülkede yoğun bir terör saldırısı tehdidi söz konusuyken milleti temsil eden milletvekillerinin duyarlılık ve kamu vicdanına hitap eden bir tavır sergilemesi gerektiğini vurgulayan Davutoğlu, “Maalesef kamu vicdanını zedeleyen, infiale sebebiyet veren bazı tavırlar ve davranışlar bazı milletvekillerinden gelmeye devam ediyor. Merasim Sokak saldırısında, canlarımızı, yüreklerimizi yakan o saldırıda vatandaşlarımızı katleden bir teröristin taziyesine gitmek gibi ve diğer birçok eylem gibi” ifadelerini kullandı.

AK Parti olarak bu tür eylemler konusunda en başından beri net tavır aldıklarını ve bu tür eylemleri gerçekleştirenlere karşı bütün partilerin de net tavır almalarını beklediklerini dile getiren Başbakan Davutoğlu, “Bu çerçevede partilerin tavırlarına baktığımızda bu tür olaylar karşısında net tavır almak yerine olayı genişleterek ve sanki AK Parti bazı şeylerden çekiniyormuş gibi ‘dokunulmazlıkların tümü kalksın’ argümanını gündeme getirdiler. CHP bunu söyledi, MHP bunu söyledi, HDP bunu söyledi. Ben bir taraftan partilerin tavırlarını gözlerken diğer taraftan parti kurullarında, yetkili kurullarımızda arkadaşlarımızla, hukukçularımızla sürekli istişare halinde bulunduk. Dün de bu çerçevede Genel Merkez’de istişarelerde bulunduk. Bu samimiyetsiz tavırları izledik” diye konuştu.

“AK Parti dokunulmazlıkları kaldırılmasından çekiniyor onun içinde sadece HDP’ye yoğunlaşıyor” havası estirildiğini anlatan Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Şimdi huzurunuzda söylüyorum, özellikle de Sayın Kılıçdaroğlu’na hitaben söylüyorum. Bugün yine bunu ifade ettiler. Gelin dokunulmazlıkları hep beraber kaldıralım. Yani bugünkü çağrımız, hiçbir parti ayrımı gözetmeden, şu anda Meclis’te dosya olarak bekleyen 506 dokunulmazlık fezlekesi var, hepsini birden kaldıralım. AK Parti’nin çekinecek hiçbir dosyası yoktur. Hiç çekinmiyoruz. Gelin mademki meydan okudunuz, ben de ‘hodri meydan’ diyorum. 506 dokunulmazlık fezlekesini de Meclis’e getirmeye hazırız. HDP’liler de yaptıkları kamu vicdanını zedeleyen davranışları sebebiyle yargı önünde hesap versinler, CHP’liler de versinler, MHP’li dosya varsa o da versin AK Parti her zaman bu hesabı vermeye hazır.”

AYLARA SİRAYET ETMESİN, SÜRÜNCEMEDE KALMASIN

Konuyu dün Genel Merkez’de istişare ettiklerini, bu konuda gerekli adımların atılmasını istediğini hatırlatan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Şu an 506 fezleke var. 506 dokunulmazlık fezlekesi var. Buradaki tek sorun bu 506 dokunulmazlık fezlekesinin her birini tek tek ele almamız durumunda bu 4-5 ay Meclis’i kilitleyebilir. Burada da arkadaşlarla bir değerlendirme yaptık. Anayasa Komisyonu Başkanı’mız, nihayetinde Anayasa Komisyonu Başkanlığında değerlendirilecek, kendisiyle de istişare ettik. Bununla ilgili de Anayasa’ya bir geçici madde ekleyerek, şu anda Meclis’e intikal eden bütün fezlekelerle alakalı dokunulmazlıkları tek hamlede kaldıralım. 

Biz hesap vermeye hazırız. Hodri meydan, herkes hesabını versin. HDP’liler de teröre verdikleri destekler dolayısıyla, bir bütün olarak ne kadar dosyası varsa onların da gitsin, bizim de gitsin. Günlerdir ‘Teröre karşı omuz omuza verelim’ derken ortak bir metne dahi imza atmaktan kaçınan bir partiden bahsediyoruz. Evine gitmekte olan genç, yaşlı, şu veya bu siyasi görüşten, belki onların içinde HDP’ye de oy verenler vardı, belki CHP’ye, MHP’ye, AK Parti’ye de oy verenler vardı eminim. Vefat eden 35 vatandaşımdan bahsediyorum. Geldi bir cani, caniler, hiçbir ayrım gözetmeden onlara bu saldırıyı yaptılar. Böyle bir ortamda hala bazı teröristlerin taziyelerine gidenler varsa hesaplarını verecekler. Dünyanın hiçbir yerinde bir teröristin taziyesine giden bir milletvekili olamaz. Bunu savunan bir siyasi parti olamaz.”

“AK Parti dokunulmazlıklarından kaldırılmasından çekiniyor, yolsuzluk dosyaları var” gibi ithamlar ortaya atıldığını belirten Davutoğlu, “Anladık, tamam hadi 506 fezleke dosyasını birlikte kaldıralım, tek hamleyle. Öyle aylara da sirayet etmesin, sürüncemede kalmasın. Geciken adalet, adalet değildir. Önümüzdeki hafta grup başkan vekillerimize de bu konuda talimatı vereceğim. Siyasi partilerle görüşülecek, bir celsede, Anayasa’ya bir geçici madde ekleyerek şu anda bekleyen bütün dokunulmazlık dosyalarını kaldıralım ve herkes hesabını versin. Biz millete hesap vermekten korkmayız. Çünkü biz son günün hesabına inanmış insanlarız. Her yerde hesap vermeye hazırız. Kılıçdaroğlu günlerdir ‘Benimle ilgili olanlar da kalksın…’ Tamam, kalksın. Sizinle ilgili olanlar da kalksın, bizimle ilgili olanlar da. Hesabı herkes milletin önünde versin. Bu çağrıma cevap bekliyorum” değerlendirmesini yaptı. 

SAHTE MEYDAN OKUMADIR

Bugün Brüksel’e giderken konuyu tekrar ele alacağını bildiren Davutoğlu, şunları kaydetti:

“AK Parti’nin korkacak hiçbir şeyi yok, millete veremeyecek hesabı da yok ama teröristleri, teröre destek verenlerle ilgili tutum, tavır almaktan kaçınan başta Cumhuriyet Halk Partisini, özellikle Cumhuriyet Halk Partisini kast ederek söylüyorum, ‘AK Parti hesap vermekten çekiniyor, dolayısıyla dokunulmazlık dosyalarını hepsini kaldıralım’ diye meydan okudukları için bu sahte bir meydan okumadır. Gerçek meydan okumada bulunuyorum ben şimdi, hodri meydan hepsi kalksın. Eğer AK Parti’de bir şey varsa o da yargıda temizlenir, gelir. Teklifim net ve açık.

Yalnız şunun yapılmasına izin vermem, 1 Mayıs’a kadar bizim vize muafiyet yasalarını geçirmemiz lazım. Dolayısıyla oyalamaları, ayak oyunlarını bir kenara koyalım. Meclis’in bu fezlekelerle meşgul edilmesine izin vermeyiz. Bu süreyi de arkadaşlarla konuştuk. Son derece hukuken doğru bir usul olarak, çünkü bir Anayasa konusudur bu dokunulmazlık. Anayasa’ya geçici bir madde ekleyeceğiz, ‘Şu tarih itibarıyla olan bütün dokunulmazlık dosyalarının dokunulmazlığı kaldırılmıştır’ diyeceğiz ve 506 dosyayı bir celsede yargıya intikal ettireceğiz. Bir celsede yani bir oturumda yargıya intikal ettireceğiz. Ama şuna gelirlerse AK Parti’nin yapacağı reformları geciktirmek için dosyaları tek tek ele alalım demeye kalkarlarsa samimiyetsizlikleri ortaya çıkar. Meclis’in bunlarla kaybedecek vakti yok.”

Başbakan Davutoğlu, 1 Mayıs’a kadar “Avrupa Birliği’ne herhangi bir mazeret kalmasın” diye vize muafiyeti için gerekli reform yasalarını Meclis’e göndermeye kararlı olduklarını vurgulayarak, “Eğer bu teklifimiz kabul görürse gelecek hafta bir, iki oturumda, belki anayasa müşterek komisyonunda oturum yapar, arkasından Anayasa’ya geçici bir madde koyarız, bir celsede bunları sevk edeceğiz” dedi.

“Bu teklifime bütün partilerden cevap bekliyorum, kaçamazlar” ifadesini kullanan Başbakan Davutoğlu, şöyle konuştu:

“Çünkü onların talepleriydi bu. Zannettiler ki AK Parti bu talepler karşısında çekinip, diğer dokunulmazlık dosyalarına da dokunulmasını istemez. Biz böyle şantaja falan gelecek parti değiliz. Yola çıkış gerekçemiz belli, işte burada ahilik geleneği içerisindeyiz. Ben bir esnaf çocuğuyum, ahi çocuğuyum. Ahilerin her sabah ettiği duasını ederek, ben sabah başbakanlık görevime başlıyorum, akşam da ‘Acaba bugün herhangi birine, herhangi bir şekilde adaletsizlik ettim mi, bir yanlış uygulamada adaletsiz bir şeye sebep oldum mu’ diye hesabını kendi kendime vererek, günümü kapatırım. Kul hakkı üzerime geçmesin diye de her an niyaz ederim. Ahilik geleneği budur. İşte şimdi biz göreceğiz bakalım. Sahte meydan okumalar karşısında nasıl tavır takınacaklar. Ama bu fezlekelerle Meclis’i meşgul etmemeleri lazım. Bir celsede, bir oturumda bitirir geçer, gideriz. Cevaplarını akşama kadar bekliyorum. Brüksel’e geçerken, verecekleri cevaba göre de biz tutumuzu biliriz. Onlar ne cevap verirse versin biz bunu Meclis’e götüreceğiz ve onların nasıl bir tutum takınacaklarını da göreceğiz.”

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun TESK ziyaretinde Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Mehdi Eker, Selçuk Özdağ, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Lütfiye Selva Çam, AK Parti Ankara Milletvekili Cemil Çiçek ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek de yer aldı. 

Başbakan Davutoğlu, “Açık ve net söylüyorum teröre, teröriste destek verenler, dokunulmazlık zırhına bürünerek kurtulamazlar, Gazi Meclisimizin çatısında asla barınamazlar” dedi.

Davutoğlu, Çankaya Köşkü’nde şehit yakınlarıyla yemekte bir araya geldi.

Başbakan Davutoğlu, burada yaptığı konuşmasına, güzel vatanın bekası için canlarını veren şehitleri yad ederek başladı.

Millet olma şuurunun ve yüce inancın emaneti olan gazilere de hayırlı uzun ömürler niyaz eden Davutoğlu, şehit ve gazi yakınlarını selamladı.

Şehit ve gazilerin değerli emanetleriyle Cumhuriyetin başkenti Ankara’da, Ankara’nın kalbi Çankaya’da bir arada olmanın yüreklere genişlik ve sürur verdiğini ifade eden Davutoğlu, şehitliğin peygamberlik makamından sonraki en yüksek manevi mertebe olduğunu, bu müjdeyi insanlığın efendisi Hz. Muhammed’in verdiğini aktardı.

Başbakan Davutoğlu, salondakileri de davet ederek şehit ve gazilerin ruhlarına Fatiha okudu.

Şehitlerin emanetlerini başlarının tacı, bıraktıkları vatanın ise bütün hayatın amacı olduğunu vurgulayan Davutoğlu, şunları kaydetti:

“Sizler başımızın tacısınız. Allah acılarımızdan nemalananlara kandan beslenenlere ülkemiz üzerinde karanlık planlar yapanlara fırsat vermesin. Rabbim birliğimizi, dirliğimizi bozmasın. Bu semalardan al bayrağımızı eksik etmesin.Ezan-ı Muhammedi’yi daim ve baki kılsın. 7 Haziran’dan bu yana Türkiye’nin kaosa girdiği düşüncesiyle sistematik bir terör saldırısıyla karşı karşıyayız. Yükselen büyüyen Türkiye’ye karşı bir terör ittifakı kuruldu. 1 Kasım seçimlerinden sonra Türkiye kaosa değil istikrara oy verince kiralık katiller ve onları kiralayanlar ülkemize karşı çok daha azgın bir tutum içine girdiler. Terör odakları kardeşliğimize huzurumuza karşı topyekün saldırıya geçti. Ankara ve İstanbul’da bombalar patlatıldı. Doğu ve Güneydoğu’da terör örgütü kanlı planlarını devreye soktu. Bunun adı bazen DEAŞ, bazen DHKP-C bazen de PKK oldu.

Tüm terör örgütleri Türkiye’ye karşı bir ittifak kurdu. Bunlara bir de siyasetin meşru zemininde durarak kiralık katillere alkış duran, onları sahiplenenler eklendi. Eskiden terör örgütlerine kapalı kapılar ardından destek veren bazı siyasiler de artık ağızlarındaki baklayı çıkarmaya başladı. Terör yerine hükümeti kınıyor, devleti suçluyorlar, devlete katil diyorlar. Bu tutum her şeyden önce teröristleri sevindiriyor. İstiyorlar ki Türkiye’nin kıymetli enerjisi bu insanlık ayıbı ile uğraşırken tükensin. İstiyorlar ki canlar gitsin ocaklara ateşler düşsün. İstiyorlar ki kardeşliğimiz huzurumuz istikrarımız gölgelensin.

Ankara’da yine yüreklerin dağlandığını anlatan Davutoğlu, bu sabah patlamanın gerçekleştiği mekana gittiğini, oradaki esnafı da ziyaret ettiğini, hala o canların aziz ruhlarının esintilerinin orada olduğunu dile getirdi.

PKK/PYD terör örgütünün vahşi, kör bir canlı bomba saldırısı ile 35 canı aldığına dikkati çeken Davutoğlu, “Bu 35 cana bakınca Türkiye’nin doğusundan batısından kuzeyinden güneyinden kardeşlerimiz var. Kadın erkek, yaşlı, genç var. Her kesimden insanlar var. Öğretmeni öğrencisi var. Bütün bir millet bu 35 canımız nezdinde aynı acıyı taşıdır. Robotlaştırdıkları insan düşmanlarıyla Kızılay’ı kana buladılar. Daha önce, ambulansa kurşun sıkanlar, doktora öğretmene, hemşireye, pusu kuranlar, silah çekenler, bu kez canlı bomba eliyle bir akşam vakti Kızılay’da evine gitmek için belediye otobüsü bekleyen evlatlarımızı canlarımızı bizden ayırdılar” ifadelerini kullandı.

Davutoğlu, Kızılay Güvenpark şehitleri ve bütün şehitleri rahmetle andı, ailelerine sabırlar, yaralılara şifa dilerken, bir milletin çok ciddi sınamalardan geçtiği anlarda fertlerinin verdiği tepkilerin önemli olduğunu vurguladı. Davutoğlu, Başkent’teki terör saldırısının ardından hastanedeki yaralıları ziyaret ettiğini hatırlattı.

Eşini saldırıda kaybetmiş kendisi de yoğun bakımda tedavi altında olan bir yaralının, “Sayın Başbakanım, Allah milletimize, devletimize zeval vermesin. Biz yanınızdayız. Eşimi kaybettim ama sonuna kadar vatanımın, milletimin hizmetindeyim” ifadesini kullandığını aktaran Davutoğlu, “Ben, bu aziz milletin başbakanı olmak vasfını olabilecek, tarihte alınabilecek en büyük şeref olarak addediyorum. Bilinsin ki bu aziz milletin acı çeken fertlerinin yanında olduk, olacağız. Onların yüreğine düşen acı hepimize düştü ” diye konuştu.

Davutoğlu, terör saldırısını Türkiye’nin birliğine, bütünlüğüne yapılan korkakça bir saldırı olarak nitelendirerek, şunları söyledi:

“Bu tür saldırılarla Türkiye’ye diz çöktürebileceklerini, bizi istedikleri noktaya getirebileceklerini sananlar büyük bir hezeyan içindedirler ve bizi tanımıyorlar. Onlar istiyorlar ki bizim gündelik hayatımız değişsin, bozulsun, korku ve paniğe kapılalım. Ama biz bu oyunlara alet olmayacağız. Bütün vatandaşlarımız bilmeliler ki bu geçici ve arızi bir durumdur. Biz, millet olarak Allah’ın izniyle bu durumun da üstesinden geleceğiz. Türkiye ilk defa terörle imtihan olmuyor, ilk defa böyle büyük sınamalarla karşılaşmıyor. Bizi milletimizden koparamayanlar terör kartını daha önce de kullandılar. Güçlü iktidarımız ve milletimizin basireti buna asla izin vermeyecektir. Milletimiz asla bu oyuna gelmeyecektir. Türkiye’nin terörle mücadelesi mutlaka ama mutlaka başarıyla sonuçlanacaktır. Hiç ama hiç endişeniz olmasın, PKK’sı, YPG’si, DEAŞ’ı, paraleli, DHKP-C’si şusu, busu alfabenin değişik harflerinin arka arkaya sıralandığı bu terör makineleri şunu bilsinler ki, onlara hitaben söylüyorum, yenileceksiniz, yenileceksiniz mutlaka yenileceksiniz. Bu aziz milletin önünde diz çökeceksiniz, yaptıklarınızın hesabını bir bir ödeyeceksiniz. Yetim bıraktığınız çocukların, mahzun bıraktığınız eşlerin, annelerin hakkını burnunuzdan fitil fitil getireceğiz.”

KILIÇDAROĞLU, HÜKÜMETİ ELEŞTİRECEĞİNE…

Terör örgütleriyle hak ettikleri şekilde mücadele ettiklerini ve etmeye devam ettiklerini belirten Davutoğlu, “Ancak terör örgütünün bu alçakça eylemlerinden daha beter bir durum varsa o da teröre ve teröristlere sempati duyan, onları destekleyen siyasi anlayıştır. Bunun dünyanın hiçbir yerinde izahı yoktur, hiçbir yerinde böyle bir tavır görmezsiniz” ifadesini kullandı.

Başbakan Davutoğlu, 17 Şubat’ta Ankara’da 29 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan bombacı teröristin taziyesine HDP’li bir milletvekilinin katıldığına, canlı bombanın arkasından ağıtların yakıldığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:

“Daha dün de iki HDP’li milletvekili terörist cenazesindeydi. Ne yazık ki bu terör seviciliği sadece HDP ile de sınırlı değil. Üzülerek ve kahrolarak söylüyorum, Türkiye’nin anamuhalefet partisi de benzer bir terör seviciliği içinde. Geçtiğimiz sene İstanbul Emniyet Müdürlüğüne saldıran teröristi zamanında CHP savunmuştu. Bu teröristin örgüt propagandası suçundan hapiste yatmasını ‘hak ihlali’ olarak niteleyip rapor yayımlamıştı CHP. Yine geçtiğimiz günlerde İstanbul Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğüne saldıran teröristlerden birine de CHP daha önce sahip çıkmıştı. Bu teröristin DHKP-C üyeliğinden tutuklanmasını başta Kılıçdaroğlu olmak üzere CHP’liler kürsülerde, televizyon programlarında eleştirmişti. Sonra ne oldu? Bu savundukları terörist gitti polisimize silahlarla, bombalarla saldırdı. Ankara’daki son hain saldırının gerçekleştiği saatlerde CHP’li bir vekil, PKK terör örgütünün bir televizyonunda konuşuyor, hükümeti eleştiriyordu. Kılıçdaroğlu, hükümeti eleştireceğine önce Türkiye’nin anamuhalefet partisinin milletvekili, terör örgütüne ait bir kanala çıkabilir mi buna cevap vermelidir.”

SENDEN ALA AZMETTİRİCİ OLUR MU?

Başkent’teki terör saldırısından sonra tüm siyasi partilerin omuz omuza vermesi gerektiğini defalarca ifade ettiğini hatırlatan Başbakan Davutoğlu, “Hep kaçındılar. Teröristleri eleştirmek yerine teröristlerle mücadele eden güvenlik birimlerimizi ve hükümetimizi eleştirdiler. Kendi vekillerinin ne yaptığından haberi olmayan, kendi partisini dahi yönetmekten aciz düşen, hiçbir konuda düşüncesi olmayıp, paralel yapı önüne ne koyarsa onu okuyan bir anamuhalefet lideri Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılamakta aciz kalır” dedi.

Ahmet Davutoğlu, 10 sol terör örgütünün Kandil’de bölücü terör örgütü PKK ile ittifak yaptıklarını açıkladığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Aynı gün Demirtaş, CHP’ye ‘birlik olma’ çağrısı yaptı. Kandil’de 10 terör örgütü bir araya gelip Türkiye’ye savaş ilan ederken burada başka ittifaklar kurulmak isteniyor. Bunlar tesadüf mü? CHP’nin PKK ile aynı çatı altına giren örgütlere kol kanat germesi, milletvekillerinin terör örgütünün televizyonuna çıkması, Demirtaş’ın kendisini CHP’ye yakın bulması, dost, yoldaş olması tesadüf değildir. Anamuhalefet partisinin düştüğü bu içler acısı durum bizi kahrediyor. Sivilleri, gencecik çocuklarımızı, kızlarımızı, oğullarımızı katleden, anaları, babaları gözü yaşlı bırakan PKK, HDP için ne anlam ifade ediyorsa, gençleri, çocukları, kadınları katleden DHKP-C’li teröristler de bazen CHP için aynı şeyi ifade ediyor. Ankara’da bomba patlıyor, insanların bedenleri daha yerde yatıyor, ambulanslar olay yerine daha yeni ulaşmış, sözde aydınlar, gazeteciler çıkıyor ilk dakikadan itibaren yine şahsıma, hükümetimize, Sayın Cumhurbaşkanımıza alçakça itiraflar atıyor, PKK’ya ise tek kelime etmiyorlar. Bunlar gerçek faili saklamak, ona kol kanat germek için bu alçakça tavrın içine giriyorlar. Bunların ikiyüzlülüğünü, terör seviciliklerini hatırlattığımızda pişkin pişkin çıkıp ‘Sorumlusu biz miyiz’ diye soruyorlar. Belediyelerinin iş makineleriyle teröristlere çukur kazan bunlar, ‘Terörist cenazelerine gitmeyen vekillerin alnını karışlarım’ diyen bunlar, canlı bombanın taziyesine giden bunlar, canlı bombanın arkasında türküler yakan yine bunlar, teröristin tabutunu sırtlayan da halkı sokağa davet edip onlarca insanımızın ölümüne azmettiren de bunlar. Bunlardan ala sorumlu -ve sordurdukları için söylüyorum- senden ala azmettirici olur mu? Bu alçaklıkların, bu aymazlıkların, bu terör faaliyetlerinin hesabını bunlara birer birer ödeteceğiz.”

ZANNETTİLER Kİ BİZ KORKACAĞIZ

HDP’nin teröre verdiği destekten dolayı partinin bazı milletvekillerine ilişkin fezlekelerin gündeme geldiğini belirten Davutoğlu, “Açık ve net söylüyorum teröre, teröriste destek verenler, dokunulmazlık zırhına bürünerek kurtulamazlar. Gazi Meclisimizin çatısı altında asla barınamazlar” diye konuştu.

Bu konuda çağrı yaptıklarında CHP ve HDP’nin aynı sesle konuştuğunu, “Dokunulmazlıkları tümden kaldıralım” dediğini aktaran Davutoğlu, MHP’nin de başka gerekçelerle bu argümanın arkasına sığındığını söyledi. Başbakan Davutoğlu, şöyle devam etti:

“Zannettiler ki biz korkacağız ve geri çekileceğiz. Zannettiler ki AK Parti’nin çekindiği dosyalar var. Zannettiler ki onlar meydan okuyacaklar, biz de köşemize çekileceğiz. Bugün biz de hodri meydan dedik. Bizim abdestimizden şüphemiz yok. Meclisteki fezlekelerin tamamını geçirelim ama sürüncemeye bırakarak ya da her birini ayrı ayrı görüşerek değil. Bunu dedikten sonra CHP, MHP ve HDP’den açıklamalar geldi. Hepsi birbiriyle çelişen açıklamalar. Çünkü beklemiyorlardı. Çünkü bizi tanımıyorlar. Bizim Meclisimize de yargımıza da Allahımıza da hesap vermekten çekinen bir tarafımız hiç olmadı. Her türlü hesaba açığız. Muhalefet partileri polemiklerle retorikle kafaları karıştırmaya çalışıyor. Buradan bir kez daha çağrı yapıyorum. Bütün siyasi partilerden açık seçik, net cümleler kurmalarını bekliyorum. Biz Meclis’i çalışmaz hale getirecek ya da terör destekçilerine kalkan olacak bu düşüncelere izin vermeyiz. Mecliste şu an fezlekesi bulunan bütün dosyaları tek seferde, tek oturumda geçirelim. Aksi takdirde tek tek bunların görüşülmesi halinde 506 dosya en az 4-5 ay sürer Meclisi kilitler. Gelin geçici bir Anayasa maddesiyle bütün bu dokunulmazlık dosyalarını bir anda kaldıralım. Biz buna hazırız. Bize meydan okudular, biz de hodri meydan diyoruz. Çekindiğimiz, kaçındığımız hiçbir husus yok.” 

Şehitlerin aziz kanlarının bu toprakları millete vatan kıldığını belirten Davutoğlu, kendilerinin de Türkiye’ye yakışır şekilde şehit yakınları ve gaziler ile onların ailelerine sahip çıkmayı ulvi bir görev saydıklarını söyledi.

Millet ve devlet olarak şehit yakınları ve gazilere şükran hislerini ifade etmeyi her zaman bir borç bildiklerini söyleyen Davutoğlu, vatanı, milleti, ülkesi ve değerleri için hayatını feda etmenin kahramanlığın en büyüğü olduğunu, bu fedakarlığın dünyevi karşılığının bulunmadığını aktardı.

“Bizim yapmaya çalıştığımız onların aziz hatırasına bir nebze olsun layık olmaya çalışmaktır. Bizim yapmaya çalıştığımız onların geride bıraktığı sevdiklerini bir parça olsun sevindirip ruhlarını şad etmektir” diye konuşan Davutoğlu, bu güzel vatan topraklarının kendilerine şehit ve gazilerin kutlu bir emaneti olduğunu bildirdi.

Başbakan Davutoğlu, “Şehitlerimizin bize emanet olarak bıraktığı en büyük değerler vatandır, istiklaldir, bağımsızlıktır, ezandır, bayraktır, milletimizin hak ve hukukunu korumaktır. Ayrıca şehitlerimizin anneleri, babaları, kardeşleri, eş ve çocukları da onların bizlere emanetleridir, milletimize bıraktıkları ortak emanetlerdir. Onlara bakmak, onları himaye etmek, onlarla her an beraber olmak bizim namus borcumuzdur. Bizim kültürümüzde emanet kavramı çok önemli bir yer tutar. İşte biz bu şuurla aziz şehitlerimizin emanetleri olan sizleri mutlu etmek için çabalıyoruz, gayret gösteriyoruz” ifadelerini kullandı.

Şehit yakınları ve gazilerin yanında hükümetin şehit yakınları ve gaziler için yaptıklarını anlatmaktan hicap duyduğunu belirten Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Siz zaten nelerin yapıldığını çok iyi biliyorsunuz. Yine de kamuoyunun bilgilendirilmesi için birkaç noktaya değinmek istiyorum. Milletimizin ilelebet borçlu kalacağı sizler için devletimizin imkanlarını azami ölçüde kullanmaktan sarfınazar etmedik, etmeyeceğiz. Çünkü biliyoruz ki şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak milletimizin kaynaklarını bereketlendirir. Şehit yakınları ve gazilerimizin birçok haktan yararlanma kapsamını genişlettik, en fazla da şehit yakınları ve gazilerimizle onların yakınlarının istihdamı konusuna yoğunlaştık. Devletin şefkat ve himayesinden öncelikle sizlerin emin olmanızı isterim. Sizlerin isteklerinin anında ve bire bir temini için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bünyesinde Şehit Yakınları ve Gaziler Dairesi Başkanlığı kurduk. Hak sahiplerinin atamalarını görülmemiş bir hızla gerçekleştirdik. Şehit yakınlarına tanınan istihdam hakkını birden ikiye çıkardık. Bu hakkı kullanabilecekler içine şehidin eşi, çocuğu ve kardeşinin yanı sıra anne ve babasını da ekledik. Vazife ve hak malulü kapsamındaki Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu ve güvenlik görevlilerinden hayatını kaybedenlerin yakınlarına iki, malul olanlara bir istihdam hakkı sağladık. Terör mağduru sivil vatandaşlardan, terör nedeniyle hayatını kaybedenlerin yakınlarına veya engelli hale gelenlere kamuda istihdam hakkı tanıdık. Sadece son bir buçuk yıl içinde, Başbakanlık görevini aldıktan sonra toplamda 14 bin 390 hak sahibini kamu kurumlarına atamalarını gerçekleştirdik.”

ÇANAKKALE REHABİLİTASYON MERKEZİ PROJESİ

Ağır malul olan gazilere sağlanan bakım desteğinin köy korucuları ve sivil vatandaşlara da verilmesini sağladıklarını belirten Davutoğlu, bu desteği asgari ücretin net tutarının 2 katına çıkardıklarını, harp malulü kapsamındakilerle, tüm er ve erbaşların aylıklarında artış sağladıklarını, çalışmaya devam eden malullere aylığı kesilmeden iki aylığı birden alma ve sonraki çalışmalarından dolayı emekli olma hakkı getirdiklerini bildirdi.

Davutoğlu, vazife malulü kamu görevlilerine derece, kademe ilerlemesi yaparak aylıklarında artış sağladıklarını ve uygulama farklılıklarını giderdiklerini, vazife malullüğü kapsamında ek ödeme ile eğitim ve öğretim yardımı alamayanların da bu imkanlardan faydalanmasını sağladıklarını söyledi.

Başbakan Davutoğlu, vazife ve harp malulü kapsamında olup faizsiz konut kredisinden yararlanamayan şehit yakınları ve gazilerin de bu haktan yararlanmalarını sağladıklarını, şehit yakını ve gazilere konutlarında tükettikleri elektrik ücretinde yüzde 40, su ücretinde yüzde 50 indirim sağladıklarını belirtti.

Şehit yakınları ve gazilere yönelik projeler de hazırladıklarını aktaran Davutoğlu, şöyle devam etti:

“Bu kapsamda Çanakkale Rehabilitasyon Merkezi Projesini yatırım programına aldık. Hükümetimizin yeni eylem planını açıklar açıklamaz iş olarak da yine şehit ve gazilerimizle ilgili atama konusuna eğildik. Saymadığım daha onlarca hizmeti gaziler ve şehit yakınları için hayata geçirdik.

Bunlar bizim boynumuzun borcu. Çünkü sizler bizim her zaman önünde eğileceğimiz, kendimizi borçlu hissettiğimiz insanlarımızsınız. Aslolan bizim için kardeşliğimizdir, birliğimizdir, dirliğimizdir, sizin yakınlarınızın uğrunda kan döktüğü değerlerdir. Aslolan bize fedakarlıklarını en çarpıcı ifadelerle miras bırakan şehitlerimizin aziz hatıraları, o hatıralardan aldığımız feyizdir. Burada, birlikte olduğumuz bu mekanda herkesin bir kahramanlık hikayesi var. Acısı var, hüznü var, onuru var, vakarı var. Gelecek nesillere aktaracağı bir kahramanlık hikayesi var. Şehitlerimiz her birimize bu ülke var oldukça unutulmayacak nice kahramanca hikayeler bıraktı. İşte Çanakkale Cephesi şehitlerimizden Piyade Üsteğmen Ali Tahsin, Çanakkale destanını yazan kahramanlardan bir kahraman. İşte Milli Mücadele şehitlerimizden Makbule, Sındırgı’da şehit olan, aynı yerde kanlı elbisesi ve çizmesiyle toprağa gömülen bir kahraman kadın. Kıbrıs Barış Harekatı şehitlerimizden Cengiz Topel, Kıbrıs’ta asırlardır süren, Türk varlığına darbe vurmak isteyenlere haddini bildiren bir kahraman. İşte onların huzurunda, tüm aziz şehitlerimizin huzurunda bir kez daha söylüyorum, bu ülkenin refahı, mutluluğu, huzuru, güveni, istikrarı, istikbali ve istiklali için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz. Allah’ın izniyle içeride ve dışarıda pek çok başarıya gelişmeye imza atmaya devam edeceğiz. Türkiye tüm ihanetlere rağmen doğru bir rotada ilerlemektedir. Hiçbir şekilde oyuna gelmemek, Türkiye’yi zayıflatmak isteyenlere bekledikleri fırsatı vermemek zorundayız. Türkiye’nin son 14 yıldır yürümekte olduğu yol, 2023 yılına da damgasını vuracak yeni bir Türkiye idealinin yoludur.”

Davutoğlu, aziz şehitleri rahmet ve minnetle anıp, gazilere şükranlarını sunduğunu belirtip, “Allah devletimizi, birliğimizi daim eylesin. Devletimize milletimize zeval vermesin. Şehitlerimizin kanlarıyla suladıkları bu vatan toprağını her zaman başı dik insanların diyarı eylesin” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Kuran-ı Kerim tilaveti ile başlayan yemeğe eşi Sare Davutoğlu ile gelen Davutoğlu, şehit yakınlarıyla tek tek görüştü.

20160317 2 14816573 639984520160317 2 14816573 6399847