VEDA ZAMANI;
20 Nisan 2017 tarihinde,
ülkeme ve sevdiklerime veda ederek, duaların makbul ve kabul olunduğu kutsal mekânlara inşallah gidiyoruz.
Onun için heyecanımız dorukta, kalbimiz titremekte ama gönlümüz hoşnut.
Elbette ki dostlardan ayrılış zor ama gerçek dosta varmanın güzelliği de bir başka.
O rahmet Peygamberine kavuşmak,
Kâbe-i Muazzama’da niyazda bulunmak nasip işidir.
Herhalde biz davet edildik,
emir başımızın üstüne.
Nasipte olan mutlaka olacak, bundan asla şüphe duyulmamalıdır.
Kutsal topraklarda insan, adeta büyülenir, kendinden, yardan, evlattan geçer. Gözyaşlarıyla hem serinler, hem de mesrur olur.
Yani gidilen yerlerde nefsi istekler gerilere itilmekte, ahireti düşünerek hareket etmenin aklın ve imanın gereği olduğu çok daha iyi anlaşılmaktadır.
Kutsal mekânlarda tefekkür etmek, akletmeye çalışmak ibadetin hazzını artırmakta, malayani konuşmalar arkaya itilmekte ,
sırat-ı müstakimde yürüyerek, kulluk görevinin yerine getirilmesi çok daha kolay olmaktadır.
Kutsal mekânlarda mesela’lara, bana göre’lere yer yoktur.
Emirler ihtilafa yer vermeyecek kadar açıktır. Bize düşen onları harfiyen yerine getirmekten ibarettir.
Bizim işimiz oralarda dua etmek ve O’na yalvarmaktır. O’ndan af dilemektir. Umre ibadetini en iyi şekilde ifa etmek, kul olduğumuzu tekrar hatırlayarak, teslimiyet içerisinde bulunmaktan ibarettir.
Gözyaşlarımızla oraları sulamak ve gönlümüzün penceresini açarak, aynı yolda olanlarla kucaklaşmaktır. Kusur arayıp, günaha girmekten kaçınmaktır.
Yurdumuzdan hayırla ayrılmak ve huzur deryasına kavuşmak, ‘lebbeyk’ diyerek o deryada kulaç atmak, dünyalara bedel değil de nedir?
O mübarek beldelerde,
Ülkeme , Milletime , dostlara ve tabii ki Reisimiz Recep Tayyip Erdoğan ‘a dua edeceğiz.
29 Nisan 2017’de nasip olursa güzel ülkeme gelmiş olacağız.
Dostları hem Kabe’de hem Ravza’da inşallah anacağım.
Gelip görmemek var,
Gidip dönmemek var.
Varsa hakkım , dostlara helal ediyorum.
Varsa hakkınız lütfen helallik diliyorum.
Sağlıcakla kalın.
18-04-2017
Yavuz SUBAŞI.

