Muş Valilği Basın Bülteni:
“Basın ve yayın organlarında haberlerin oluşturulmasında, araştırılmasında, yayınlanmasında görev alan kişilere “gazeteci” denir ancak; gazeteci, gazetecilik mesleğinin etik ilkelerine uymadıkça gazeteci olamaz. Gazeteci; kulaktan dolma haber yazmaz, karalama, şantaj yapmaz, yalan haber yazmaz, kışkırtıcı ve ayrımcı dil kullanmaz ise gazeteci olur.
Gazetecilik, Demokratik toplumlarda devleti denetleyen güç olarak kamu görevini ifa etmektir. Nitekim Gazi Mustafa Kemal; “Basın, milletin müşterek sesidir. Bir milleti aydınlatma ve irşatta, bir millete muhtaç olduğu fikri gıdayı vermekte, hulasa bir milletin hedefi saadet olan müşterek bir istikamette yürümesini teminde, basın, başlı başına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir” sözleriyle bu mesleğin önemini dile getirmiştir.
Kalemini halk adına ve halk için kullanarak, ilkeli ve dürüst yayıncılık prensiplerinden ödün vermeyen değerli gazetecilerimizin ve basın mensuplarımızın mesleklerinde uzun yıllar sağlık ve esenlik içinde çalışmalarını diliyor ve “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü”nü en içten dileklerimle kutluyor, sevgi ve selamlarımı sunuyorum.
Sayın Valimiz Seddar Yavuz, Güzel Sanatlar Lisesi’nde öğrencilerle bir araya geldi. Sayın Valimiz Seddar Yavuz’a, İl Milli Eğitim Müdürü Cevdet Arslan ve İl Milli Eğitim Şube Müdürü Mahmut Karakaya eşlik etti.
Müzik dinletisi ile başlayan programda, Güzel Sanatlar Lisesi okul müdürü Abdülkerim Özçelik’ten bilgi alan Sayın Valimiz daha sonra, konferans salonunda öğrencilere hitap etti.
Sayın Valimiz Seddar Yavuz konuşmasında; “Sevgili gençler sizleri ülkeyi yeni baştan yüceltecek, İslam Dünyasına ve Ümmetine sahip çıkacak ve İslam Dünyasında akan kan ve gözyaşına dur diyebilecek nesiller olarak görüyoruz. Asıl olan hepimizin yüce dinimize, ülkemize hizmet etmek ve onun hizmetinde olmak gibi bir temennimiz ve gayretimizin olmasıdır.
Az gelişmiş toplumların en bariz özelliklerinden bir tanesi herkesi aynı eğitime tabi tutmak ve herkesten aynı performansı beklemektir. Oysa insanlar hiçbir zaman aynı yaratılmadığı gibi aynı özellikleri de taşımamaktadırlar. Çocuklarımız istediği başarıyı elde edemeyince hem kendilerini kötü hissediyorlar, strese giriyorlar hem de aileleri de kendini kötü hissediyor. Oysa dünya iş bölümü ve iş birliğinden ibarettir. İnsan toplumsal bir varlıktır ve başkasına hep ihtiyaç duyar. Birinin çok iyi bir matematik yeteneği varken diğerinin spor, bir diğerinin ses yeteneği gelişmiş olabilir. O yüzden eğitim planlaması yaparken herkese aynı eğitimi dikte etmek yerine çocuklarımızın kabiliyetlerine göre eğitim vermemiz gerekmektedir. Temel bilimlerin belli bir ölçüde öğretilmesi faydalıdır ancak bu eğitimlerin zorlanması doğru değildir.
Oysa gençlerimizin birbirlerinden farklı üstün yeteneklerinin olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla bizim işimiz Devlet olarak çocuklarımızın üstün yönlerinizi ortaya çıkarmak ve bu yönde eğitim vermektir. Bu bakımdan bildiğiniz üzere Spor Liseleri, Güzel Sanatlar Lisesi gibi birçok alanda lise açıldı.
Bu anlamda insan kendi kapasitesini ve potansiyelini iyi bilmelidir. Bunları keşfederek kendinize yön çizmelisiniz. Bunun için öğretmenleriniz, anne-babanız, sözüne itibar edeceğiniz tanıdıklarınızdan hatta uzmanlardan yardım alabilirsiniz. Hangi mesleği yapabileceğinizi araştırın. Bu meslekle ilgili gerekli çalışmaları yapmalısınız. Manevi olarak tatmin düzeyi nedir? Maddi olarak getirisi nedir? Çalışma şartları nedir? Bütün bu incelemeleri yaptıktan sonra mesleğinizi seçer ve bu yolda ilerlerseniz, mesleğinizi icra etmeye başladığınızda da mutlu bir birey olursunuz böylece mutlu bir toplumu meydana getirirsiniz.
Biz, ilimizde diğer okullarımızda olduğu gibi Güzel Sanatlar Lisemizin de hem fiziki şartlarını daha iyi hale getireceğiz ve önümüzdeki eğitim-öğretim yılında yeni okulumuzu hizmete açacağız. Hepinize hayatlarınızda başarılar diliyorum.” Dedi.
Program sonrası öğretmenlerle bir araya gelen Sayın Valimiz daha sonra hazırlanan resim sergisini gezdi.
Mülki idare amirliği; ülkemizin her köşesinde, devleti ve hükümeti temsil etme şeref ve onuruna sahip olan bir meslektir. Devletin ildeki, ilçedeki ilk kapısıdır.
Mülki İdarecilik mesleğinin en önemli amacı; yaşam kalitesinin yükseltilmesi, vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını, zamanında, onları rahatsız etmeden giderebilmek, adaletli olabilmek, Devletimizin şefkat elini ülkemizin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine; en ücra köşesine uzatabilmektir.
Bu mesleği icra eden hak ve adalet bilincini kendisine şiar edinen idarecilerimiz; Kamu hizmetlerinin vatandaşa ulaşmasında ve Devlet politikalarının başarıyla uygulanmasında, insan odaklı yönetim anlayışı ile Devletle Millet, kurumlarla vatandaşlarımız arasında bir köprü vazifesi görmekte, açık ve şeffaf kamu yönetimi anlayışı ile halkla birlikte, halk için emek sarf etmektedirler.
Bu duygu ve düşünceler ile gece gündüz demeden, mesai mefhumu gözetmeden halkın hizmetinde olan tüm idarecilerimizin ’10 Ocak İdareciler Günü’nü yürekten kutlar, kendilerine sağlık, mutluluk ve başarılar dilerim. Ayrıca Vali ve Kaymakam eşlerinin de gösterdikleri büyük fedakârlıklar için şahsım ve meslektaşlarım adına teşekkürü bir borç bilirim.
Sayın Valimiz Seddar Yavuz Başkanlığında “Tekstilkent Toplantısı” düzenlendi. Valilik Toplantı Salonunda gerçekleşen toplantıda Tekstilkent ve Çağrı Merkezi çalışmaları ile ilgili olarak önemli mesafe kat edildiğini belirten Sayın Valimiz “Muş’un geleceğini çok parlak görüyorum. Tabi bunu sadece Vali’nin veya milletvekilinin yapacağı bir iş olarak görmemeliyiz. Başta STK’lar, basın ve medya’nın da desteği olmalı. Yani bu şehirde yaşayan 412 bin kişinin desteği, çabası ve gayreti ile olabilecek bir iştir bu. Eğer bu noktada işbirliğini ve ortak aklı kullanabilirsek bu şehir özellikle Doğu Anadolu’da önemli bir merkez haline gelebilir.
Hükümetimizin fabrika yapıp teslim etme gibi bir çalışması da var. Dolayısı ile bizim önümüze bakarken iş ve istihdam konusunu önemli bir noktaya koymamız gerekiyor Çünkü İstanbul ve çevresinde tekstil çok kazançlı olmaktan çıkmıştır. O sebeple bu sektörün daha verimli ve karlı bölgelere doğru kaydırılması gerekiyor. Emek yoğun sektörlerini bu bölgeye çekme noktasında çaba sarf etmeliyiz.
Tekstil bu kentte önemli faydalar sağlayacaktır. Biz de yakın zamanda Tekstilkent Projesi’ni hayata geçiriyoruz. Genç ve dinamik bir nüfusumuz var, iş gücü sorunumuz yok.
Muş’ta genç nüfusun istihdamı açısından önemsediğimiz ikinci bir konu ise Çağrı Merkezleridir. Şu anda yer tespiti ile yer arama çalışmalarımız devam ediyor. En az 300 kişinin çalışacağı bir istihdam alanı için çalışmalarımız hızla devam etmektedir. Gençlerimizin istihdamı açısından bu projeyi çok önemsiyoruz.” Dedi.
Sayın Valimiz konuşmasının devamında; “ Organize Sanayi Bölgesindeki iş adamlarımızla birkaç kez bir araya geldik. OSB’nin ciddi sorunları olduğunu biliyoruz ve bu sorunların çözümü için gereken yapılacaktır. Ayrıca DAKA dâhil olmak üzere OSB’nin gelişimine yönelik çalışmalar yürütüyoruz.
Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) tarafından kabul edilen ve Valiliğimiz tarafından eş finansmanı sağlanan Tekstilkentin hayata geçmesi için projeler hazırlanmaktadır. Dolayısıyla bu şehri sadece tarıma mahkûm edemeyiz. Tarım ve hayvancılık tek başına Muş’a yetmeyecektir.” diye konuştu.
Toplantı katılımcıların görüş ve önerilerini alınmasının ardından sona erdi.
Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından organize edilen “Sarıkamış Şehitlerini Anma Yürüyüşü” ülke genelinde olduğu gibi Muş’ta da yapıldı.
Muş Valiliği önünden başlayan Sarıkamış Şehitlerini Anma Yürüyüşü, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü’ne ait Gençlik Merkezi’nde son buldu. Yürüyüşe Sayın Valimiz Seddar Yavuz, Belediye Başkanı Feyat Asya, Vali Yardımcıları Ercan Öter ve Zeliha Uyan, İl Emniyet Müdürü Ahmet Cemal Çalışkan, Kurum Amirleri, Sivil Toplum Kuruluşu temsilcileri, sporcular ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Gençlik Merkezi’nde tamamlanan anma yürüyüşünde bir konuşma yapan Sayın Valimiz Seddar Yavuz; “Değerli belediye başkanım ve çok kıymetli mesai arkadaşlarım ve saygıdeğer Muşlu hemşehrilerim, merhum Alparslan’ın kutlu askerlerinin ruhaniyetinin dolaştığı bu kadim şehir Muş’ta bugün Sarıkamış’a yürüyoruz. Aynı ruhla, aynı heyecanla vatanımızın birliğine, bağımsızlığına ve bütünlüğüne olan sadakatimizi, bağlılığımızı bir kez daha Muş’tan haykırıyoruz. Bundan 100 sene önce ülkemize göz diken Rusları nasıl kovmuşsak bugünde kovmaya muktediriz.
Biz biliriz ki, Allah yolunda öldürülenler ölü değildir. Bilakis onlar diridirler. O yüzden biz şahadete adeta gül bahçesine girer gibi koşarız. Bu millet İslam ile yoğrulduktan sonra bütün etnik unsurlarıyla tek bir ümmettir ve küfür de tek millet olmaya devam etmektedir. Bugün de ülkemize her taraftan saldırılıyor. Ama herkes bilsin ki, bu millet asla tutsak edilememiştir.
Biz Selahattin-i Eyyubilerin, Alparslanların, Fatihlerin biz Kanuni’nin, Atatürk’ün çocuklarıyız. Dolayısıyla bu topraklarda biz etnik kökeni ne olursa olsun, herkesi gönülden kucaklıyoruz ve kucaklamaya devam edeceğiz. İşte 90 bin vatan evladı Arabıyla, Türküyle, Kürdüyle asla dönmeyi düşünmediler ve ölümü, şahadeti seçtiler. Biz de şahadete hazırız. İşte bu ruh bizi ebediyete kadar yaşatacaktır. Ümmetin son kalesi Türkiye’dir. Bu kaleyi de kimseye teslim etmeye asla niyetimiz yoktur.
Bu vesileyle tekrar aziz şehitlerimizi bugün rahmetle yad ediyoruz. Bu anlamlı yürüyüşe katıldığınız için sizlere de teşekkür ederim.” Dedi.

