2014 yılı Mayıs ayında temeli atılarak yapımına başlanan canlı hayvan pazarı hizmete açıldı.
Muş, Van, Bitlis ve Hakkâri illerini kapsayan Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA)’nın 2012 yılı Yatırım Alt Yapısının Güçlendirilmesine Yönelik Küçük Ölçekli Alt Yapı Mali Destek Programı kapsamında hibe desteği ile yapılan canlı hayvan pazarının açılışı Vali Seddar Yavuz’un katıldığı bir törenle yapıldı.
Törene Vali Yavuz’un yanı sıra, Muş Milletvekili M. Emin Şimşek, Belediye Başkanı Feyat Asya, Muş Eski Belediye Başkanı Şerafettin Yatçı, DAKA Genel Sekreteri Dr. Emin Yaşar Demirci, Belde Belediye Başkanları, Siyasi Parti temsilcileri, Kurum-Kuruluş Müdürleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Sevgili Muşlular öncellikle hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Ankara’da meydana gelen; birliğimize, kardeşliğimize, ülke bütünlüğümüze yönelen hain ve menfur saldırıyı nefretle kınıyor, bu tür saldırıların küresel güçlerin Türkiye’yi terörle terbiye etme amacına matuf olduğunun altını özellikle çizmek istiyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti medeniyet coğrafyasına yüzünü dönmüş, medeniyet coğrafyasındaki kardeşlerini kucaklamayı amaçlamış, onların dertleriyle dertlenmiş, sevinçleriyle sevinmiş ve bunu sadece duygusal bazda ifade etmemiş, tüm imkânlarımızla gönül coğrafyamızda yer almıştır. Afrika’dan Kafkasya’ya, Orta Doğu’dan, Balkanlara Osmanlı’nın bırakmış olduğu tüm tarihi eserler yeniden ihya edilmiştir. O bölgelerdeki altyapı imar edilmiştir. Daha önemlisi kardeşliğimizi yeniden tesis edecek ve ara verdiğimiz geçmişlerimizle yeniden bir araya geldik. İste böylesine birliktelik; birçok küresel gücü olumsuz etkilemiş ve Türkiye Cumhuriyeti Devletine olan düşmanlığını artırmıştır. Dikkat ederseniz Osmanlı yıkıldıktan bu yana İslam coğrafyası kan ve gözyaşıyla yoğrulmaya devam ediyor. Dünyada hakkı, hukuku haykıracak başka bir güç kalmamıştır. Ne hikmetse öldürülenler, katledenler, ülkeleri işgal edilenler hep İslam topraklarıdır. Bunun tesadüf olmadığını, olamayacağının altını bir kez daha çizmek istiyorum. Kendileri büyük birlik oluştururken bizi de mezhepsel, etnik ayrımlarla bölmeye çalışmaktadırlar. Irak’a özgürlük vaad edenlerin, Irak’a kan ve gözyaşından başka şey getirmedikleri herhalde ispat olmuştur. Her gün yüzlerce insan ölüyor, evini, barkını terk etmiş insanlar maalesef ülkemizin kapılarına geliyor. Sadece Türkiye’de 2 milyon Suriyeli insan var ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu insanlara şu ana kadar 7.5 milyar dolar civarında bir harcama yapmıştır.
Değerli arkadaşlarım bu ülkede ki 79 milyon vatan evladının ikinci bir adresi yoktur. Balkanların, Kafkasların, Orta Doğunun hatta Afrika’nın ikinci adresi Türkiye’dir. Gelin bu ikinci adresi yok etmeyelim, bu ikinci adrese sahip çıkalım. Çünkü bu adres ümmetin son kalesidir. Bu ümmetin son kalesine gözümüz gibi bakalım, sorunlarımızı problemlerimizin oturarak, konuşarak çözebiliriz. Çünkü biz devlet olarak Osmanlıdan bu yana etnik bir yaklaşımla medeniyet coğrafyamıza ve insanlığa bakmıyoruz. Biz insanlara, insanlığa hakkı ve hukuku haykırıyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti son on yılda ekonomik refahını sağlarken diğer taraftan sosyal ve siyasal alanda ciddi gelişmeler yaşadı. Muş’a geldiğimde Uşak İlimiz ile karşılaştırma fırsatına sahip oldum. Gayet samimi olarak söylüyorum. Muş’un, Uşak’tan ileride olduğu göstergeler var. Biz 81 ili ve bu vatanda yaşayan 79 milyon vatan evladını aynı gözle görüyor ve aynı gönülle kucaklıyoruz. Değerli kardeşlerim birliğimizi ve beraberliğimizi muhafaza edelim. Kardeşlik hukukuna özel bir itina gösterelim. Sorunlarımızı ancak bu şekilde aşabileceğimize inanıyorum. Bir kez daha söylüyorum; Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve milletimizi terörle terbiye etmek isteyenler bu milletin terörle terbiye olmayacağını görmektedirler.
Ankara’da yaşanan menfur olayda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. İçimiz yanıyor, tarifsiz bir acı yaşıyoruz. Ama yaralarımız saracağız. Hayatını kaybeden kim olursa olsun, onu yüreğimizin derinlerinde hissedeceğiz. Çünkü kardeşlik hukuku budur. Bu tür terör örgütlerinin arkasında olanlar bilsinler ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni asla yıldıramayacaklar. Biz dün tarih sahnesine yeni çıkmış devlet ve millet değiliz. 5000 yıllık devlet geleneği olan ve hiçbir dönemde işgal altında kalmamış, sürekli devleti olan bir milletiz. O yüzden tarih sahnesine dün çıkmış olanların bugün bizleri terbiye edemeyeceklerini bir kez daha burada vurguluyorum. O nedenle bu konuyla ilgili bir tereddüt duymuyoruz.
Göreve başlama sürem hasebiyle Muş’un birçok sorununa vakıf olduk. Muşlu kardeşlerimizin 412 binini aynı şefkatle kucaklayarak bu ilin daha iyi bir noktaya gelmesi için hep beraber çalışacağız. Koşulsuz, amasız, birlik ve beraberlik içinde çalışacağız. Muş, Bölgemize göre daha huzurlu, hizmet etme noktasında daha avantajlı bir ilimiz. Bu avantajları mutlak surette bir araya getireceğiz. Huzurumuzu tesis edeceğiz, kardeşliğimizi pekiştireceğiz ve yolumuza hep beraber devam edeceğiz.
Bunları yaparken terörle, şiddetle arasına mesafe koymayanlarla sorunumuz olacak. Bir taraftan şiddeti destekleyen, öbür taraftan başka şey yapanlarla; ikiyüzlüler ile elbette sorunumuz olacak Ama şiddeti desteklemeyen her türlü düşünce açıklaması bizim teminatımız altındadır. Herkes düşündüğünü istediği gibi söyleyebilir bunda hiçbir sorunumuz yok. Her şeyi konuşabiliriz, benimle de konuşa bilirsiniz. Ama asla bu şehirde şiddeti teşvik eden, onun arkasında duran, ona güç veren hiç kimseyle bizim bir arada olmamız söz konusu olamaz. Dolayısıyla bu şehrin huzurunu sağlamak elbette bu devletin valisi olarak benim asli vazifemdir. Bu vazifemizi icra edeceğiz inşallah. Bu konuda hiç kimse bir korkuya bir endişeye kapılmasın. Meşeiçi köyünde operasyon yapıyoruz 40 tane tuzaklanmış tüp var. Ya kimi bombalıyorsunuz siz? Hangi barış bu? 40 tane tüpü tuzaklayıp insanları havaya uçurmayı hedefleyen bir zihniyetin barıştan kardeşlikten nasibini alması mümkün mü? Nerede olurlarsa olsunlar şiddeti destekleyenlerin ve şiddete başvuranların mutlaka süratle adalete teslim edeceğiz. Bu konuda en ufak tereddüt söz konusu değil” dedi.

