Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Şehitlerimizin Kanını Yerde Bırakmadık Bırakmayacağız

Yozgat’ın Sorgun ilçesindeki toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimiz, bayrağımız, vatanımız, devletimiz saldırı altındayken; ‘hadi yavrum git, ya gazi ol, ya şehit’ diyerek evlatlarını vazifeye gönderen tüm annelerin ellerinden öpüyorum. Şehitlerimiz, tarihe altın harflerle kazınan bir mücadelenin sembolü olarak anılacaktır” dedi.

Yozgat’ın Sorgun ilçesindeki toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimiz,

 Sorgun Kent Meydanı’ndaki açılış töreninde halka hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale Savaşı’nın sembol ismi Kınalı Hasan’ın hemşehrilerine gönül dolusu selamlarını ilettiğini söyledi. Yozgat’ta önemli ve kökleri eskilere dayanan bir kına kültürü olduğunu bildiğini ve bunların içinde üç durumda yakılan kınanın ayrı yeri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birincisi; kurbanlık koça kına yakılır ki hak yoluna adandığı belli olsun. İkincisi; gelin olup evden çıkan kıza kına yakılır ki erine, evine, çocuklarına bağlılığının nişanesi olsun. Üçüncüsü de; askere giden delikanlıya kına yakılır ki gerektiğinde vatanı uğruna kurban olsun” dedi.

“BUGÜN DE YOZGAT’TA KINALI HASANLAR EKSİK DEĞİLDİR”

Vatandaşların “Şehitler ölmez vatan bölünmez” sesleri üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Evet, şehitler ölmez, ‘Allah yolunda ölenlere, öldürülenlere ölüler demeyiniz. Onlar diridirler lakin siz bilemezsiniz.’ Evet, Kınalı Hasan 100 yıl öncesinin o puslu günlerinde anaların vatanları uğruna hayatını feda etsin diye gönderdikleri yüzbinlerce evladımızdan biridir.” Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünde Yozgat’ta kınalı Hasanların eksik olmadığını söyledi.

Geçen yıl Temmuz ayından bu yana gerçekleşen terör eylemlerinde Yozgat’ın şehadet mertebesine ulaşan 7’si polis, 3’ü asker olmak üzere 10 evladını toprağa verdiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yozgatlı polislerimiz Nuri Yazanel’i, Savaş Akyol’u, Haydar Çetin’i, Adem Cankurtaran’ı, Muzaffer Tufaner’i, Gökhan Osman Karaduman’ı, Yozgatlı astsubay ve uzman askerlerimiz Mehmet Koçak’ı, Nusret Atmaca’yı, Bekir Şimşek’i rahmetle anıyorum” diye konuştu.

“TEREDDÜT GÖSTERMEDEN VATAN HİZMETİNE KOŞAN TÜM EVLATLARIMIZIN ALINLARINDAN ÖPÜYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cuma namazını Sorgun’da kılma arzusunda olduğunu, ancak dün Şefaatli ilçesinden polis memuru Osman Belkaya’yı Şırnak’ta şehit verdiklerini belirterek, “Şehidimizin cenaze namazına katılabilmek, ailesine başsağlığı dileyebilmek için Cuma namazını Şefaatli’de kıldık. Buradan bir kez daha Osman Belkaya evladımıza, Osman’ımıza, tüm şehitlerimizin ailelerine, sevdiklerine ve milletimize başsağlığı diliyorum” şeklinde konuştu.

Temmuz ayından bu yana terörle mücadele sırasında ülke genelinde verilen şehit sayısının 300’ü geçtiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Tabii teröristlerin yurt içinde ve yurt dışında verdikleri kayıplar bunun en az 10 katı. Şehitlerimizin kanını yerde bırakmadık, bırakmayacağız. Her birinin acısını her an yüreğimizde hissetmekten de kendimizi alamıyoruz. Milletimiz, bayrağımız, vatanımız, devletimiz saldırı altındayken; ‘hadi yavrum git, ya gazi ol, ya şehit’ diyerek evlatlarını vazifeye gönderen tüm annelerin ellerinden öpüyorum. Annelerin ayaklarının altı niye öpülür, neden? Rabbim cenneti niye annelerin ayaklarının altına serdi? İşte bunun için. Bak babaların ayakları altında değil. ‘El-cennetü tahte-akdâmi’l-ümmehât.’ ‘Cennet annelerin ayakları altındadır.’ Öyleyse annelerin kıymeti farklı. Onun için de ölürsem şehit, kalırsam gaziyim diyerek tereddüt göstermeden vatan hizmetine koşan tüm evlatlarımızın alınlarından öpüyorum.”

Kur’an-ı Kerim’de şehitler için; “Onlara ölü demeyin, hiç şüphesiz onlar diridirler” buyruğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kınalı Hasan’ı ve onun yolundan gidenler 100 yıl sonra bile gıptayla yâd ediliyorsa, bugünkü şehitlerin de aynı şekilde tarihe altın harflerle kazınan bir mücadelenin sembolü olarak anılacağının altını çizdi.

“BİZİ BÖLEMEYECEKLER”

“Türkiye; bizim bir Rabia’mız var, Rabia’mız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun birincisi; tek millet, biz tek milletiz, Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Roman’ıyla, Gürcü’süyle, Abhaza’sıyla, Boşnak’ıyla tek millet, 79 milyon tek millet. Bizi bölmek isteyenler, o ayrımcılar buna muvaffak olamayacaklar, çünkü biz yaratılanı Yaratandan ötürü sevdik, onun için bizi bölemeyecekler. Biz kimseyi makamından, mevkiinden, parasından, pulundan dolayı sevmiyoruz ki, bizi Yaratan onları da yarattığı için seviyoruz; farkımız o” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikincisinin ise tek bayrak olduğunu vurguladı. Türk Bayrağı’nı göstererek, “Bundan başka bayrağımız var mı?” diye halka soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sevgili Sorgunlular, sevgili Yozgat; bu bayrak niye kırmızı? Çünkü rengini şehidimizin kanından alıyor da onun için. Dünyada eşi, benzeri yok; oradaki anlamı farklı. Hilal, neden? O da bağımsızlık mücadelesinin ifadesi. Ama bakın bir de orada ne var? Yıldız, o yıldız bilin ki her şehit bir yıldızdır. ‘Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.’ İşte onun için ne diyoruz? Tek vatan diyoruz” diye konuştu.

“SADECE RABBİMİZE KULLUK EDERİZ”

780 bin kilometrekareyle tek vatan olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bazı zavallılar çıkmış operasyon yapmak istiyorlar. Ya siz ne zannediyorsunuz bu toprakları, ne zannediyorsunuz? Bu topraklar kuru bir toprak değildir, burada şehitlerimizin kanı vardır, onunla yoğrularak tek vatan olmuştur; farkımız budur. Ve dördüncüsü; işte Rabia, tek devlet. Devlet içinde devlet yok, ne paralel devlet, ne de bu ayrımcılar. Pensilvanya’dan beddualar sallıyor, ne oldu, hangisi tutuyor? Tutmaz ya, tutmaz. Samimi değilsin, dürüst değilsin, bu toplumu, bu milleti, bu ümmeti parçaladın ve iflah olmayacaksın. Bu devletin içerisinde, bu milletin içerisinde temenni ederim ki yanlış istikamette gidenler de bu yanlışlarından vazgeçerler, bilmiyorlar, hala işin hakikatini bilmiyorlar. Bizim Allah’tan başka ubudiyet görevini yerine getireceğimiz bir güç yoktur. Biz sadece Rabbimize kulluk ederiz, kula kulluk etmeyiz, bunun böyle bilinmesi lazım. Ama bakıyorsunuz o dediyse doğrudur, o söylediyse doğrudur mantığıyla hareket edenler var” şeklinde konuştu.

TERÖRLE MÜCADELEDE KARARLILIK

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yollarının bir asır önce ezanı susturmamak, bayrağı indirmemek, milletin onurunu çiğnetmemek için 7 düvele karşı silahından ziyade yüreğiyle mücadele veren ecdadın yolu olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yolumuz, Sultan Alp Arslan’ın, Kılıç Arslan’ın, Osman Gazi’nin, Fatih’in, Yavuz’un, Çanakkale şehitlerinin yoludur. Kurtuluş Savaşı’mızı vererek bizler son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti’ni armağan eden Gazi Mustafa Kemal’i, kurucu Meclisimizin tüm mensuplarını, o kutlu mücadelede yer alan tüm kahramanları tazimle yâd ediyorum. Bölgemizde yaşanan istikrarsızlığı, ortaya çıkan krizleri fırsat bilmek suretiyle Türkiye’nin birliğine, beraberliğine, bütünüyle İstiklal Marşı şairimizin Mehmet Akif Ersoy’un şu veciz şiiriyle cevap vermek istiyorum: ‘Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz. Bu yol ki Hakk yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz.’ Evet, kararlı bir şekilde yolumuza inşallah devam edeceğiz.  ‘Düşer mi tek taşı sandın harim-i namusun, Meğerki harbe giden son nefer şehit olsun.’ Olay bu, kararlı bir şekilde yolumuza devam edeceğiz. Ve şunu iyice bilmenizi istiyorum: Terörle mücadelede son ana kadar Silahlı Kuvvetlerimizle, polisimizle, köy korucularımızla sonuna kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz.”