Güzel yurdumun güzel yürekli insanları! Sevgili halkım!
Hayat telaşı içinde ülkemiz için milletimiz için çalışırken, gün geçmiyor ki acı kayıplar da vermeyelim. Değerli ağabeyimiz, AK Parti Çamoluk İlçe Başkanı Hafız Mehmet Gecü de bu kayıplarımızdan biri oldu. Vatan aşkıyla çalışan sevgili abimize Allah’tan (C.C) gani gani rahmet, ailesine ve tüm sevenlerine sabr-ı cemil niyaz ediyorum. Helallik vermek ve kendisine karşı vazifemizi yerine getirmek maksadıyla Merhumun İlahiyat Camii’ndeki cenaze namazına katıldık. Allah taksiratını affetsin…
Bir sonraki durağımız Kadıköy’de, AK Parti Kadıköy İlçe Başkanı’mız İsa Mesih Şahin ile birlikte Beşiktaş şehidimiz Emniyet Amiri Kadir Yıldırım için kurulmuş olan taziye çadırı ziyareti idi. Şehidimizin değerli babası ve abisi de taziye çadırındaydı. Kahraman Şehidimizin aziz ruhu için orada dua edildi, bundan sonra taziye çadırında oturup biraz muhabbet edildi.
Beni çok etkileyen bir konu var, onu sizlerle paylaşmak istiyorum:
Emn. Amirimiz Kadir Yıldırım’ın babası Mustafa amca o büyük metanetiyle o kadar güzel bir ders verdi ki! Evladının şehadetini kabullenmişti de, kalleşçe, alçakça, namertçe saldırıyı kabullenemiyordu:
“Üzüntüm o ki, mertçe değil; kalleşçe Şehid ettiler. Vatan Sağolsun.” diyordu.
Vatan bu inanç sayesinde varlığını sürdürüyor. Bu ruh, topraklarımıza karşı taarruza geçmiş olan 7 düvele karşı bu ülkeyi ayakta tutuyor.
Biz de diyoruz ki:
Şehitler tepesi boş değil,
Toprağını kahramanlar bekliyor!
Ve bir bayrak dalgalanmak için;
Rüzgâr bekliyor!
Şehidleri rahmetle zalimleri lanetle anıyoruz.
Bütün şehidlerimizin ruhları şâd olsun!
Cesareti ve fedakarlığıyla dünyada örnek olan milletimin değerli fertleri, vatana bir taarruz söz konusu olduğunda gözünü kırpmadan göğsünü siper ediyor. Bir yandan, giden pırlantalar için içimiz yanarken, diğer yandan şehadetin onurunu aynı anda hissediyoruz. 10 Aralık akşamı düzenlenen alçak bombalı saldırıyı unutmamak, unutturmamak ve terörü tel’in gayesiyle, “Şehitler Tepesi” olarak yeniden isimlendirilen mevkii ziyaret ettik.
Eşsiz güzellikteki ülkemizin stratejik konumu da aynı derece eşsiz. Bu nedenle, Asya ve Avrupa kıtalarında geçiş noktası olan yurdumuz tarih boyunca saldırıların hedefi, bu saldırı ilk de değil.
Türkiye’yi halkının elinden almak isteyen müstevliler var. Bunlar sürekli çeşitli nedenlerle taarruz ediyorlar. Anadolu’da her hanede bir şehit var. En son 15 Temmuz’da bir işgal hareketi ile taarruz edildi. Haçlı orduları artık strateji değiştirdi. Kendi ordularıyla, kendi üniformalarını giymiş askerleriyle değil, daha çok vekalet verdikleri, milletlerin içerisinde devşirip ürettikleri düşmanları kullanıyorlar. Bunlara, bugün terör örgütü, küresel terör diyoruz. Bu küresel terör örgütleri, kiralandıkları merkezler adına, dünyanın farklı coğrafyalarında istikrarsızlık üretiyorlar. Bunlar terör ve korku yöntemleriyle milletlerin benliğini yok etmeye çalışıyorlar.
Örgüt isminin farklı olması güdülen amacı değiştirmez. Birini kurup, yok ediyorlar, sonra yenisini kuruyorlar. Asıl amaç, burada hücum ettikleri, taarruzda bulundukları coğrafyanın iradesini kırmaktır. Onları korkutarak teslim almak ve kendi politikalarına karşı boyun eğdirmektir. Bölgesel ve küresel politikalarında piyon haline dönüştürmek istiyorlar. Ancak yanlış hesap yapıyorlar. Milletimiz, hiçbir zaman boyun eğmedi. Bu halk, kanını, canını verdi ancak onurunu hiçbir zaman çiğnetmedi. En aziz bildikleri canlarımızı feda ettiler,toprağa düşürdüler ancak bayrak ve sancaklarımızı yere düşüremediler.





