AK Parti İstanbul İl Başkanımız Dr. Selim Temurci, İstanbul Dostları Buluşması’nda 15 Temmuz süreci, yeni anayasa çalışmaları ve başkanlık sistemi ile ilgili konuştu. Konuşmasında Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti’ndeki darbeler tarihinden örnekler veren İl Başkanımız, “Kurtuluş savaşındaki o milli duruşun tekrarını milletimiz 15 Temmuz akşamında bir kez daha göstermiştir” diye konuştu.
İstanbul Dostları Buluşması’ndaki konuşmasında 15 Temmuz’un hepimiz için, devletimiz ve milletimiz için bir milat olduğunu söyleyen İl Başkanımız Dr. Selim Temurci, “Türkiye için yeni bir başlangıç olmuştur. O puslu, tehlikeli havada sokağa çıkarak devletin, bayrağın ve milletin yanında olan herkese teşekkür ediyorum. Allah bu dik duruşu gösteren kardeşlerimden razı olsun. Kurtuluş savaşındaki o milli duruşun tekrarını milletimiz 15 Temmuz akşamında bir kez daha göstermiştir” dedi.
Özgürlük istiyoruz diye Osmanlı Sultanı’nı öldürmüşlerdir
Darbelerin tarihsel sürecine değinen ve darbelerin Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan çok önce de olduğunu anlatan İl Başkanımız, “Selçuklu ve Osmanlı devletlerinde de darbeler olmuştur. Bu müdahaleler kanlı olmuş ve canlar yanmıştır. Darbeleri tarihimizde sınıflandırmak gerekirse 1876 yılına kadar olanları ayırabiliriz. Bu yıla kadar olan darbeler sadece ve sadece iktidar ve taht mücadelesiydi. Bu tarihte ittihatçıların yaptığı darbede Sultan Abdülaziz katledilmiştir. Özgürlük istiyoruz diye Osmanlı Sultanını öldürülmüşlerdir. Kanlı gömleği Babıali’de dolaştırılmıştır. Geçmişteki ihtilallerden farklı olarak, Milletin değerleriyle, değerli gördüğü inançlarıyla mücadele bu tarihte başlamıştır” diye konuştu.
Kırk yıl içinde toplumun içinde millete düşman bir güruhu kadrolaştırdılar
1826 yılında yeniçeri ocağının kapatılması sonrasında yaşanan gelişmelere dikkat çeken AK Parti İl Başkanımız Dr. Selim Temurci, “Almanya ve İngiltere’ye gönderdiğimiz öğrenciler, milletine ve değerlerine düşmanlık edecek şekilde yetiştirildiler. Bu yapılırken ekonomik olarak da büyük bir darbe vurdular. 1838 yılında Balta Limanı antlaşmasından 1 buçuk yıl sonra Osmanlı ekonomisi, sanayisi tam anlamıyla çökmüştür. Sonrasında 1839 Tanzimat Fermanı imzalanmıştır. İngiltere’de yazılmış ve İstanbul’da onaylatılmıştır. Farklı etnik grupların, mezhep anlayışlarının, bankerlerin sözde hak arayışlarının önü açılıyordu. Dış güçlerin desteğiyle devletin üstüne çöreklendiler. Bunun devamı 1856 yılında Islahat Fermanıyla gelmiştir. Avusturya’da yazıldı ve yine Osmanlı’da uygulandı. Yine toplumun bölünmesi için etnisite ön plana çıkarıldı. Tüm bu kadrolar Kırk yıl sonra harekete geçti. Milletin değerlerine ve Sultanına darbe yaptılar. Aynısını FETÖ ile tekrar yapmak istediler. Ama Allah’ın izniyle milletimiz hadlerini bildirdi” dedi.
Milletin değerine düşman güruhun yeni hedefinin o tarihlerde devlete 33 yıl toprak kaybı yaşatmayan Sultan Abdülhamit Han olduğunu söyleyen İl Başkanımız, “31 Mart 1908 yılında hareket ordusu 15 bin kişilik bir orduyla saraya yürüdüğünde, Sultanın hazır kıta emrinde 30 bin asker vardı. Kan dökülmesine müsaade etmedi. Buyurun yönetin dedi ve sonrasındaki 5 yıl içinde devletimiz 1.Dünya savaşına sokuldu ve darmadağın olduk. Oynattıkları büyük oyunda aktörler ve sebepleri değişiyormuş gibi görünse de aslında her şey aynıydı. Milletin değerlerini savunan liderleri indir ve bu değerleri savunanları sürgün et. Sonrasında ekonomiyi el geçir ve istediğin gibi yönet. Var olmasını istemiyorsan sudan sebeplerle birbirine kırdır veya savaşa girecek koşulları oluştur. Osmanlı devletimiz böyle yok edildi. Türkiye Cumhuriyeti içinde benzer oyunlar sergileniyor. Tüm darbeleri, müdahaleleri, ihtilalleri yapan bu milletin çocuklarıydı. Kendi askerlerimizdi, bu milletin içinden gelip mensubu olduğu devlete ve millete düşmanlık ettiler” diye konuştu.
İstanbul Dostları Buluşması programı sonunda İstanbul Dostları Başkanı Kemal Akar, İl Başkanımız Dr. Selim Temurci’ye günün anısına bir hediye takdiminde bulundu.

