Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Hafız Hüseyin Özyurt, Cuma en hayırlı gün

Hafız Hüseyin Özyurt “Güneşin üzerine doğduğu en hayırlı gün, Cuma günüdür…”

Hafız Hüseyin Özyurt “Güneşin üzerine doğduğu en hayırlı gün, Cuma

CUMA VE ÜMMET BİLİNCİ
Muhterem Müslümanlar!
Bugün Cuma… Peygamber Efendimiz
(s.a.s)’in buyurduğu üzere, “Güneşin üzerine
doğduğu en hayırlı gün, Cuma günüdür…”

Bugün, biz müminlerin haftalık buluşma günüdür.
Birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin perçinlendiği
müstesna bir zaman dilimidir.
Aziz Müminler!
Cuma günü yerine getirmemiz gereken
sorumlulukların başında Cuma namazını eda
etmek gelmektedir. Yüce Rabbimiz, “Ey iman
edenler! Cuma günü namaz için çağrı
yapıldığında Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi
bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok
hayırlıdır”
2 buyurmaktadır. Bu çağrı, sadece
bedenlerin bir mekânda toplanması için değil;
ruhların kaynaşması, kalplerin aynı hakikatle
bütünleşmesi içindir. Bu çağrı, omuzların birbirine
değdiği gibi gönüllerin de birbirine dokunması
içindir. Bu çağrı; dilleri, renkleri, mezhepleri,
makamları ve mevkileri farklı olan bütün
müminlerin, bir duvarın tuğlaları gibi birbirine
destek olmalarını hatırlatmak içindir.
Değerli Müminler!
Cuma namazına yapılan çağrı,
Müslümanlara; ayrılıkları bir kenara bırakıp
vahdeti kuşanmayı, tefrikadan uzaklaşıp
birbirlerine tutunmayı, yani ümmet olmayı
öğretmek içindir. Bu çağrı; sohbet ve hutbeyi,
başlarının üzerinde bir kuş varmış da kıpırdayınca
uçup gidecekmiş gibi dinleyen3
sahâbe-i kirâmın
örnek hayatına işaret içindir. Ve bu çağrı; İslam’ın
hak ve hakikatlerini, Peygamber Efendimiz
(s.a.s)’in rahmet yüklü mesajlarını dünyanın her
köşesine ulaştırmamız içindir.
Kıymetli Müslümanlar!
Cuma günü Allah’ın divanına durmak için
bedenine, elbisesine ve kokusuna özen gösteren
müminler; sosyal hayatta da söz ve davranışlarına
özen göstermeli, birbirlerine sırt çevirmemelidir.
Birbirlerinin dertlerine derman, sıkıntılarına çare
olmalı; kısır çekişmelere girmemeli, sığ anlayışlara
mahkûm olmamalıdır. Cuma namazını eda etmek
üzere cami ve mescitlerde bir araya gelen ve aynı
kıbleye yönelen ümmet-i Muhammed; cami
dışında da saflarını sık tutmalı, zorluklar karşısında
beraberce sabır göstermelidir. Düşmanlarına karşı
yekvücut olmalı; camisine, mescidine, kıblesine,
yurduna sahip çıkmalıdır.
Aziz Müslümanlar!
Savaşların ve acıların yaşandığı, insanlığın
barışa hasret kaldığı, zalimlerin Mescid-i Aksâ’da
secdeyi engellediği şu günlerde bizlere düşen;
Cuma ve ümmet bilincini diri tutmaktır.
Zihinlerimizi ve gönüllerimizi aynı inançta, aynı
duyguda ve aynı idealde buluşturmaktır. Cuma
gününü; kardeşlik ahdimizi yenilememize, bir
vücudun azaları gibi kenetlenmemize, dirliğimize
ve dayanışmamıza vesile kılmaktır. Birlikte
rahmetin, ayrılıkta azabın olduğunu unutmamaktır.
Cumamızı tebrik ediyor, hutbemizi Sevgili
Peygamberimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifiyle
bitiriyoruz: “Kim güzelce abdest alıp Cumaya
gelir, hutbeyi can kulağıyla dinlerse, o Cuma ile
gelecek Cuma arasındaki günahları
affolunur…”