YÜZYILIN İCADI SEVİYE TESPİT SINAVI VE SÖZDE BİLİMSEL ALAN DANIŞMA KOMİSYONU KARARLARI :
Bu yazıda, Yurtdışından mezun olanların diplomalarına yetersiz eğitim iddiasıyla, YÜZYILIN İCADI SEVİYE TESPİT SINAVI (STS) SINAVI kararı verenlerin, bu meseleyi nasıl ellerine yüzlerine bulaştırdıklarını açıklayacağım.
Yök’ün Denklik Otomasyon Sistemi üzerinde taranan diploma ve transkiriptler ile pasaport suretleri ve yurda giriş çıkış listeleri, denklik değerlendirmesi yapılmak üzere Bilimsel Alan Danışma Komisyonu Başkanı ve üyelerine Denklik otomasyon sistemi üzerinden gönderilir. Gönderilen bu taranan belgeleri, komisyon üyesi hocalar sistem üzerinden görür ve onay verirler. Denklik başvurusu yapan öğrenci hakkında esas kararı ise, denklik biriminde otomasyon sistemini kullanan sözde uzmanlar verirler. Hocalar sadece sistem üzerinden bu şablon kararlara onay verirler. Oynanan orta oyunu’nun özü budur. Denklik otomasyon sisteminin log kayıtları incelendiğinde yapılan usulsüzlükler net olarak anlaşılacaktır. Bilimsel Alan Danışma Komisyonu (BAD) Başkan ve üyeleri bir öğrencinin denklik belgeleri üzerinde çeşitli değerlendirmeler ve araştırmalar yaparak bir karar vermiş gibi gösterilir. Esasen tüm kararlar denklik birimindeki sözde uzmanlar ve denklik dairesi başkanı tarafından verilir. Hatta bazı öğrenci lehine olan kararları bile denklik dairesi başkanı, değiştirerek öğrenci aleyhine çevirebilmektedir. Madem ki, böyle bir yetki denklik dairesi başkanına verilmiş ise, o zaman bu BAD Komisyonu niçin kurulmuştur? Denklik biriminde çalışan 52 personelin sadece 11 tanesinin yüksek okul mezunu olduğu, diğerlerinin orta okul ve lise mezunu olduğu, denklik dairesi başkanı’nın bile Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi olduğu düşünüldüğünde, eğitimde kalite kisvesi altında, binlerce öğrencinin denklik başvurularını red edenlerin, nasıl bir eğitim kalitesine sahip olduğu ortadır. Ayrıca BAD Komisyonu başkanı EĞİTİM BİLİMLERİ ile uzaktan yakından alakası olmayan, Hacı Bayram Üniversitesi Ceza Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı olan bir Ceza Hukuku Profösörü’dür. Oysa ki, bir lisans ve yüksek lisans eğitimine ilişkin diplomanın ve transkirpt’in hangi eğitim sisteminden alındığının, hangi dersleri aldığının, alınan bu derslerin Türkiye’deki aynı alanda alınan eğitim sonucu alınan diplomalarla eşdeğer olup olmadığının ve detaylı ders içeriklerinin Türk eğitim sistemine hangi oranda benzerlik gösterdiğinin tespit edilmesi gerekir. Yine bu komisyonda görevli hocaların 6754 sayılı Bilirkişilik Temel Kanunu’na ve bu kanuna bağlı yönetmeliğe göre, TEMEL BİLİRKİŞİLİK EĞİTİMLERİNİ alması ve bağımsız olarak çalışan Bilirkişilik Bölge Kurullarına bağlı hocalar olması gerekir. Bu tür hiçbir eğitim almadan, eğitim bilimlerinden bihaber olan bu hocaların sırf hoca oldukları için, idare mahkemesinde öğrencinin karşısında davalı kurum Yök’e tüm özlük hakları ile göbekten bağlı olan bu hocaların, hakkaniyete uygun kararlar vermesi imkansızdır. BAD komisyonu tamamen Yök Denklik biriminin daha önceden hazırlamış olduğu, ŞABLON KARARLARI onaylayan ve bu kararları da, gerek bizlere gerekse idare mahkemelerine BİLİMSEL KARARLAR diye yutturmaya çalışmaktadırlar. Bu kararları idare mahkemesi başkan ve üyelerine açıkça BRİFİNG
vererek kabul ettirmişlerdir. Hem de Anayasa’nın 138. Maddesine aykırı olarak 3 defa ayaklarına çağırarak bu brifingleri vermişlerdir. Böylece Diploma Denklik Davaları’nın %90’ı öğrencilerin aleyhine sonuçlanmıştır. Oysa ki, davaların büyük bölümünü kaybettiği için, Sayıştay raporları ile acilen mevzuat değişikliğine gidilmesi gerektiği belirtilen Yök’ün denklik yönetmeliğini Lizbon sözleşmesine ve Lizbon sözleşmesinin uygulama yönergesine uyumlu hale getirilerek, ENİC-NARİC sisteminde kayıtlı diploma ve transkirpt’lerin teyitleri yapıldıktan sonra, gelişmiş avrupa ülkelerinde olduğu gibi, en fazla 2 haftalık süre içerisinden denklik belgelerinin verilmesinin adam akıllı bir sisteme bağlanması gerekmektedir. Ne yazık ki, Yök’deki Diploma Denklik biriminde Lizbon sözleşmesine bağlı tüm ülkelerin ortak kullandığı, DİPLOMA SİMSARLARI ile mücadele amacıyla kurulmuş olan ENİC-NARİC sisteminin başındaki görevli İngilizce bilmiyor.
İşte bu gün gelinen noktada, yurtdışından mezun olanların diplomalarına yetersiz eğitim iddiasıyla, YÜZYILIN İCADI STS SINAVI kararı verenlerin, bu meseleyi nasıl ellerine yüzlerine bulaştırdıkları ortadadır. Yapılan haksızlıkları ve hukuksuzlukları anlatmaya devam edelim. Öğrencinin denklik otomasyon sisteminde taranmış belgeleri üzerinde, bu sözde bilimsel komisyonun ne gibi araştırmalar yaptığını, hangi raporlama tekniklerini kullandıklarını bilmiyoruz. Yök, yurt dışında bir okulu tanıma kararı vermeden önce öğrencinin eğitim aldığı ülkenin eğitim sistemini yerinde görmek için yurt dışına gidip incelemelerde bulunması gerekmez mi? Madem ki ben ülke olarak bu okulu TANIYORUM denilmiş ise, başlangıçta öğrenciye eğitime gittiği üniversiteyi tanıdığı halde, öğrenciye OKUL TANIMA BELGESİ verdiği halde, mezun olup geldikten sonra adeta tuzak kurar gibi, öğrencinin almış olduğu eğitimin kalitesinin düşük olduğu iddiası ile YETERSİZ EĞİTİM gerekçesi ile Denklik başvurusunun red edilmesi veya STS sınavında başarılı olma şartına bağlanması asla kabul edilemez. Madem ki eğitim yetersiz ise, yetersiz eğitim veren bir okulu tanımayacaksın. Şayet o diploma Türkiye’de ilgili alandaki müfredat ile karşılaştırıldığında, eksik derslerinin bulunması veya eğitimin yetersiz olduğu kanaati hasıl olması halinde, Lizbon sözleşmesinin Amir kuralı gereğince; Derhal DENKLEŞTİRME EĞİTİMLERİNE başlanılması yönünde karar verilmesi gerekir. Zira Lizbon sözleşmesine göre; sözleşmeye taraf olan bir ülkeden alınan diplomayı, tanıyacak olan taraf ülke, kendi eğitim sisteminde ilgili alanda verilen diplomaya EŞDEĞER bir diploma olmadığı tespiti yapmış ise, bu diplomayı kendi ülkesindeki herhangi bir üniversiteden alınmış diploma gibi kabul ederek, derhal DENKLEŞTİRME EĞİTİMLERİNE karar verilmesi kuralı vardır.
Yukarıda açıklananlara örnek olarak Kuzey Makedonya’daki Uluslararası Struga Üniversitesi Hukuk Fakültesinden almış olduğum diploma için yapmış olduğum denklik başvurusunda, aynı zamanda Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Hukuk Fakültesinden de mezun olduğum için, ne hikmetse ara sıra doğru kararlar da verebilmek adına olsa gerek, BAD komisyonu hakkımda DOĞRUDAN LİSANS TAMAMLAMA kararı vermiştir. Bu karar bir hafta boyunca yapmış olduğum telefon görüşmelerinde, hukuk fakültesi olan bir devlet üniversitesine yerleştirilme kararı
verildiği bana söylenmiştir. Komisyon kararı denklik birimine ulaştıktan sonra, denklik dairesi başkanı bu kararı değiştirerek, hakkımda STS+LİSANS TAMAMLAMA kararı vermiştir. Oysa ki, daha önce Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nin tüm yargı yolları kapalı ve kesin olmak üzere, vermiş olduğu kararda STS sınavının iptaline karar vermiştir. Buna rağmen denklik dosyasını inceledim ve yeniden STS kararı verdim diyerek, mahkeme kararını uygulamamıştır. Hatta mahkeme kararlarını uygulamadığına ilişkin mahkeme kararı vardır. Yök’ün mezun olduğum üniversiteyi TANIMAMA kararından önce kayıt olmuş ve mezun olmuş kişiler yönünden kazanılmış hak olan normal diploma denklik değerlendirme kriterleri sonucu verilmesi gereken denklik belgesinin, Sts şartına bağlanması (Şarta bağlı hak iadesi olamaz) ve sonrasında baştan sona şaibelerle dolu Sts sınavından sonra, hiçbir kişinin kazanamaması ve denklik başvurularının red edilmesi ile diplomaların adeta bir değersiz bir kağıt parçasına dönüştürülmesi kabul edilemez bir hak ihlalidir. BAD komisyonu kararının değiştirildiğini belirterek, Kamu Denetçiliği Kurumuna yapmış olduğum şikayet başvurusunda; Denklik otomasyon sistemi LOG KAYITLARININ incelenmesini talep ettiğim halde, hiçbir şekilde incelemeye tabi tutulmaksızın, başvurumun kabul edilememesi ve RED kararı verilmesi kelimenin tam anlamıyla TAM KANUNSUZLUKTUR.
Ayrıca KDK kararında; BAD komisyonu daha önce iptal edilen STS Sınavı kararını da göz önünde bulundurularak, öğrencinin eğitiminin yetersiz olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiş ise de; Hakkımda düzenlenen BAD Komisyonu kararında daha önce iptal edilen STS Sınavından TEK KELİME BAHSEDİLMEMİŞTİR. Tüm bunlar düzenlenen ŞABLON DENKLİK KARARLARININ Kamu Denetçiliği Kurumu aracılığı ile meşrulaştırılması demektir. Yök’ün hukuka aykırı tüm iş ve işlemlerinin LOG kayıtları ile oynanarak yapılmasına, Yök’ten BRİFİNG alan yargıçlardan oluşan idari yargının da buna çanak tutması ve bu BAD komisyonu kararlarının gerçekten BİLİMSEL RAPOR olarak kabul edilmesi asla mümkün değildir.
DENKLİK ENDÜSTRİSİ VE AÇ GÖZLÜ KAPİTALİZM
– Diğer taraftan sözde kar amacı gütmeyen, fakat özde tam bir kapitalist tüccar zihniyeti ile yönetilen Vakıf Üniversiteleri ve onların mütevelli heyetinde bulunan EĞİTİM BARONLARI’ nın, STS ve İLMİ HÜVİYET SINAVI Eğitimi veren DERSHANELERİN, ULUSLARARASI EĞİTİM VE DANIŞMANLIK ŞİRKETLERİNİN baskıları sonucu, önce Üniversiteye giriş puanlarını düşürdünüz. Daha sonra da puanları sıfırladınız. Eksi -8.75 puanla 4 yıllık lisans bölümlerine öğrenciler yerleşirken, ülke içinde EĞİTİMDE FIRSAT eşitliği kalmadığı için, mecburen yakın coğrafyada bulunan ülkelerde okuyan bu fakir halkın çocuklarına denklik vermemek için ısrarla direnmenizin, hiçbir gerekçesi olmaz/olamaz. YÖK, YÜKSEK ÖĞRETİMİN TÜM TEMEL İLKELERİNİ YERLE BİR ETMİŞTİR.
– Denklik Endüstrisinin EĞİTİM BARONLARI Vakıf Üniversiteleri yurt dışına müşteri (öğrenci) akışını durdurmaya çalışmaktadırlar. Uluslararası Eğitim ve Danışmanlık Şirketleri ise, yurt dışından Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki üniversitelere yatay geçiş
yapmak isteyen öğrencilerden, öğrenci başına 40-45 bin dolar para almaktadırlar. İşte bu nedenle Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle 4.008 tane öğrencinin savaş nedeniyle Türkiye’deki üniversitelere yerleştirilmemesi, Anayasal hak olan ve denklik yönetmeliğinde de bulunan, “olağanüstü haller, iç karışıklıklar, doğal afetler ve savaş sebebiyle, ilgili ülkedeki üniversitelerde okuyan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrencilerin, derhal tahliye edilerek, Türkiye’deki üniversitelere yerleştirilmesi” gerekirdi. Bir yandan 209 tane üniversite açtık diye övünürken, diğer tarafta 4.008 tane öğrenciyi bu üniversitelere dağıtmış olsaydık okul başına yaklaşık 20 öğrenci düşerdi. Bu öğrenciler geçici olarak özel öğrenci statüsünde 3.’ncü ve 4.’ncü sınıfta olan öğrencinin yeniden 1.’nci sınıftan başlatılmaya zorlanması, bu aç gözlü tüccar zihniyet ile yönetilen, sözde kar amacı gütmeyen, fakat özde tam bir kapitalist zihniyetle yönetilen üniversitelerin daha çok para kazanması için, Yök’teki karar vericilere baskı yapmasının bir sonucudur. Öğrencinin Ukrayna’daki okulu bombalanmış, okul yerle bir olmuş bu öğrenciyi savaşın ortasına Transkiript almak için gönderilmesi bu vahşi kapitalizmin gerçek yüzünü ortaya koymaktadır.
– Denklik Endüstrisinin en güçlü aktörlerinden birisi de, STS Sınavına hazırlık eğitimi veren DERSHANELER’dir. Yök’ün her verdiği STS sınav kararı bu dershaneler için yeni bir müşteri demektir. Dünyanın hangi eğitim sisteminde 4 yıllık lisans eğitiminin tamamı üzerinden sorumlu tutulan bir sınav yapılır? Eğitimde GİRDİ ÖLÇEN sistemden ÇIKTI ÖLÇEN sisteme acilen geçilmesi gerekir. Bu Denklik Endüstrisini, bu Sınav Endüstrisini bitirmek ve gerçek anlamda bilimsel bir eğitimin yolunu açmak için, her öğrencinin yeteneklerine uygun eğitim almasının sağlanması ve mezuniyet sonrası mesleğe erişim sınavlarının yapılması gerekir.
– Kendimi tekrarlama pahasına yine söylüyorum. Sıfırın altında -8,75 puan ile 4 yıllık bir fakülteye ÖSYM sınavı ile öğrenci yerleştiren Yök ve onun kan kardeşi ÖSYM en Türkiye içindeki öğrencinin seviyesi, biz yurt dışı mezunlarından daha mı fazla? Siz bizim aklımızla böyle alay edemezsiniz. Buna hakkınız yok. Bu kararları verenlerin tamamı günün birinde yargılanacaklar. Devletin hazinesine ödettirilen o tazminatları, bu kararları verenlerin tamamına tam rücu ettirene kadar, yedi ceddinden bu paraları çıkartmazsam bana da yazıklar olsun. Ben Avukatlık stajımı 4 buçuk yıl önce tamamladım. Hala ruhsatımı alamadım. Ben Avukatım, fakat ruhsatım açıkça gasp edilmiştir. Bu sistem, okuyan, düşünen, sorgulayan ve üreten insana düşman sistemi, bu orta çağ karanlığını yırtıp atacağız. 31.12.2022

