15 Temmuz darbe girişimi sonrası meydanları dolduran kalabalıktaki insanlara iftiraya uğrayan bakanları sorduk!
Meydanlarda nöbet tutan kişiler şu açıklamalarda bulundu”Avrupa Birliği ve Devlet Eski Bakanı, Başmüzakereci Egemen Bağış’a yapılan siyasi linç ve iftiraları 15 Temmuz FETÖ darbe girişimiyle daha iyi anlıyoruzki! Cumhurbaşkanına bağlı sadık kişilerin yıpratılarak uzaklaştırılması ve son darbeyi lidere indirerek ülke yönetimini çıkarcı dış güçlere teslim etme gayretleri bugün su yüzüne çıktı.Bakan Bağış liderine öyle bir inanmışki!kendisine atılan iftiralara aldırmadan liderin yakınında dik duruşunu devam ettirdi.İftarının, yalanın,karalama ve gizli planların bir gün deşifre olacağına inan Bakan Bağış,Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanından hiç ayrılmayarak,lidere olan sadakatını ve millete,devlete olan sevgisini gösterdi.Zaman Egemen Bağış‘ı haklı çıkardı.15 Temmuz Darbecileri TBMM ,milletin köprülerini,hava limanlarını,istihbaret birimlerini,emniyet birimlerini ve Türk Milleti’ni acımasızca bombalayarak kirli yüzlerini gösterdi.Bu eylemlerde bulunanlara insan demek uygun düşmez.Bu hainlikleri yapan bir kadro ve zihniyetdeki insanlıktan nasibini almayan kişi ve grupların, masum insanlara iftira atmış olmaları bugün daha iyi anlaşıldı.Millet olarak gerçekleri görmemiz, bütünleşmemiz geleceğe birlikte yürümümemiz açısından faydalı olurken, bu FETÖ denilen hain kadroyu tanıma fırsatını öğrenmişken,iftira kanpanyalarıyla günahlarına girilen Egemen Bağış ve diğer madurlar için biz özürdiliyoruz.Bizleri affetsinler.”dedi.
l
EGEMEN BAĞIŞ KİM?
Stratejik Danışman – T.C. Avrupa Birliği ve Devlet Eski Bakanı, Başmüzakereci
22, 23 ve 24. Dönem İstanbul Milletvekili
Egemen Bağış 1970 yılında Bingöl’de doğdu. Aslen Siirtli olan ve Siirt’e başladığı ilk ve orta öğrenimine Ankara’da devam edip New York Newtown High School’da tamamlayan Bağış, lisans eğitimini ABD’de sürdürdü. Bağış, lisans eğitimini Bernard M.Baruch College of The City University of New York İşletme Fakültesi İnsan Kaynakları Bölümü’nde 1993 yılında tamamladıktan sonra yine aynı üniversiteden 1996 yılında kamu yönetimi alanında yüksek lisans derecesi aldı.
ABD’de Sivil Toplum Yöneticiliği Deneyimi
Kariyerine 2002 yılına kadar ABD’de devam eden Bağış, ABD’de bulunduğu süre içinde sivil toplum alanındaki çalışmalara odaklandı.
Bu dönemde çeşitli sivil toplum kuruluşlarının yöneticiliğini yapan Bağış, pek çok sivil toplum kuruluşunun yanı sıra kamu kurumlarına ve özel şirketlere siyasi, iktisadi, lisan, kültürel ve sosyal konularda stratejik danışmanlık hizmeti verdi.
1995 yılında kurduğu The Turkish Link adlı tercüme bürosu aracılığı ile Bill Clinton, Ahmet Necdet Sezer, Süleyman Demirel, Dick Cheney ve Colin Powell gibi önemli siyasi profillerle çalışma tecrübesi edindi.
Egemen Bağış, ABD’de bulunduğu bu yıllarda ABD – Türkiye ilişkilerinin, sivil toplum kesimindeki faaliyet ve işbirlikleri üzerinden geliştirilmesi boyutuna önemli katkılar yapan çalışmalara imza attı. Bu yıllarda merkezi New York’ta bulunan Türk – Amerikan Dernekleri Federasyonu’nun Başkanlığını da yapan Bağış, bir çatı niteliğindeki bu kuruluşun en genç ve oy birliğiyle iki kez üst üste seçilen ilk ve şu ana kadar tek başkanı olma başarısını yakaladı.
Diplomasinin Kilit İsmi
Egemen Bağış, 2002 yılında AK Parti kurucu Genel Başkan’ı Recep Tayyip Erdogan’in davetiyle Türkiye’ye dönerek aynı yıl AK Parti’den İstanbul Milletvekili seçildi ve AK Parti’nin genel başkanlık düzeyinde uluslararası ilişkilerden sorumlu başdanışmanı oldu. 2007 seçimlerinde ikinci kez AK Parti’den İstanbul Milletvekili seçilen Bağış aynı yıl AK Parti’nin Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevini yüklendi. Bağış, bu dönemde AK Parti’nin en yüksek yürütme organı olan Merkez Yürütme Kurulu üyeliği görevini de yürüttü. 2009′da Devlet Bakanı ve Başmüzakereci olarak Bakanlar Kurulu’na giren Bağış, bakanlık döneminde diplomasinin kilit ismi olarak ön plana çıktı.
Bağış, 2011 seçimlerinde AK Parti’den üçüncü kez İstanbul Milletvekili olarak parlamentoya girdi ve seçimlerin ardından kurulan 61. Hükümet’te Türkiye’nin ilk Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakerecisi olarak görev aldı. Bu dönemde Türkiye’nin AB ile tam üyelik görüşmelerini yürütme görevini de yüklenen Bağış, Türkiye’nin AB nezdindeki müzakere heyetinin başkanlığını yaptı.Bağış, milletvekilliği ve bakanlık yaptığı bu dönemde bir yandan AK Parti’nin ulusal ve uluslararası temaslarında ve teşkilatlarında dış politika konusunda yönlendirme ve koordine etme misyonunu yerine getirirken, diğer yandan Türkiye’nin dış politikasının çeşitlenmesinde ve gelişmesinde etkili oldu.
Türkiye – AB ilişkilerinin geliştiği ve yükseldiği bu dönemde Bağış’ın uluslararası düzlemdeki çalışmalarının yalnızca Türkiye’nin dış siyasetine değil aynı zamanda iç siyasetine de etkileri oldu. AB uyum sürecinde Türkiye’de yaşanan anayasa ve mevzuat değişiklikleri, Türkiye’nin liberal demokrasi yolundaki gelişimine temelli katkılar yaptı.Bağış, 2002 – 2015 yılları arasındaki bu dönemde yukarıda belirtilen görevlerinin yanı sıra AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyeliği, Türkiye – ABD Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanlığı, NATO – Parlamenterler Asamblesi Transatlantik Komitesi Başkanlığı görevlerinde de bulundu.
Sanat ve Bilim Dünyası
Gençliğinden itibaren sanata ilgi besleyen ve hem ulusal hem uluslararası düzlemde aktif bir sanat izleyicisi olan Bağış, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti ve İstanbul 2012 Avrupa Spor Başkenti projelerinin Türkiye’ye kazandırılmasında önemli rol oynadı ve her iki projenin de Danışma Kurulu Başkanlığı görevini yürüttü.
Bağış ayrıca, İstanbul Modern ve Santral İstanbul Silahtarağa müzelerinin kuruluşlarına öncülük etti. İstanbul Modern’in Yönetim Kurulundaki görevini halen yürüten Bağış, kurucuları arasında yer aldığı İstanbul Bilgi Üniversitesi Küresel Sorunlar Platformu’nun da Danışma Kurulu Başkanlığı görevini sürdürmektedir. Bağış, 2010 yılında Dünya Ekonomik Forumu tarafından yılın Genç Global lideri seçildi.
Bağış’ın akademik ve yarı akademik dergilerde basılmış çeşitli akademik çalışmaları ve ulusal ve uluslararası gazetelerde yayınlanmış pek çok makalesi bulunmaktadır. İtalyan Cumhuriyeti tarafından 2006 yılında “Cavaliere”, 2011 yılında da “Commendatore” yüksek liyakat nişanlarıyla onurlandırılan Bağış, pek çok kurumdan sosyal konulara odaklı ödüller almıştır.
Kariyerine stratejik danışman olarak devam etmekte olan Bağış, Beyhan N. Bağış’la evli ve iki çocuk babasıdır.
Eski Bakan Egemen Bağış’ın meydan nöbetini tutan halka seslenişlerinden bir bölümünü haberimizde sizlere açıklıyoruz.
Egemen Bağış: Bilal Erdoğan’a silah çektiler
Eski Bakan Egemen Bağış, ‘Haşhaşiler’ olarak nitelendirdiği darbecilerin 25 Aralık’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’a silah çektiğini söyledi.
Eski Bakan Egemen Bağış, ‘Haşhaşiler’ olarak nitelendirdiği darbecilerin, 17 ve 25 Aralık 2013’te dönemin başbakanı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve kendisi ile birlikte 3 bakana kumpas kurup çamur attıklarını söyledi. Bağış, “Her şey gün gibi ortaya çıkıyor” derken, 25 Aralık’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’a silah çekildiğini söyledi.
Avcılar’daki ‘Demokrasi nöbeti’ne katılarak konuşma yapan Egemen Bağış, siyasi hiçbir görevi ve beklentisi olmadığını vurgularken, Fethullah Gülen’in Türkiye’de 10 yaşındaki çocukların beyinlerini yıkamaya başladığını ve dünya çapında örgütlendiğini anlatırken, 17 ve 25 Aralık 2013’te olan bazı olayların millet tarafından ‘atlandığını’ söyledi. Bağış, şöyle dedi:
“Halk Bankası ekonomik kriz döneminde Türkiye’ye milyonlarca dolar para kazandırdı. Ama bunlar ‘dershaneleri kapatılıyor’ diye intikam almak için 17 Aralık’ta o günün başbakanı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve en yakın 4 çalışma arkadaşına çamur attılar. Halk Bankasının Genel Müdürü hapisteydi, banka ile alakası olmayan 4 bakana çamur attılar. Bu kardeşiniz de onlardan biri. Reis, ‘Allah sabredenlerle beraberdir. Sabredin’ dedi. 25 Aralık’ta da Türkiye’nin gözbebeği projelerini yapan müteahhitlerini içeri atmaya kalktılar. 25 Aralık 2013’te Reis’in oğlu Bilal Erdoğan’a silah çektiler biliyor musunuz? Bunlar böyle şerefsiz. Bu haşhaşiler öyle hain ki bizim dünyamızı kararttıkları yetmiyormuş gibi bir montaj, kumpas ile ahretimizi de karartmaya kalktılar. Bu Amerikan köpekleri bizim değerlerimize dil uzattı, inancımızı sorgulamaya kalktılar ama onların ne inançsız oldukları, kime hizmet ettikleri ne kötü oldukları ortaya çıktı. Allah çok büyük. Her şey gün gibi ortaya çıkıyor. Rahmetli Menderes’i asan zihniyet ile rahmetli Özal’ı zehirleyen zihniyet de başkomutanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı şehit etmek için oraya 40 komando gönderen zihniyet arasında bir fark yoktur.”
Egemen Bağış, izleyicilerden birinin yüksek sesle, Gülen’in başka ülkeye kaçırıldığına dair iddialar olduğunu söylemesi üzerine, “Onu bize canlı vermezler. Bunun gibi dünyanın başka yerlerinde kullandıkları piyonları ürker, diye bunu canlı vermezler. Ölüsünü de biz istemiyoruz. Toprak kabul etmez” dedi. Bağış, 17 Aralık’tan bu güne 3 yıl geçtiğini bu kesime hala para veren varsa bunların kafalarının 10 yaşında yıkandığı için değişmeyeceklerini söyledi.
Egemen Bağış Sultangazi’de Demokrasi Nöbetinde
Sultangazi’de Demokrasi Nöbeti’nin coşkulu geçtiği noktalardan biri olan Merkezi Camii önünde ki meydan bu akşam AB eski Bakanı Egemen Bağış’ı ağırladı.
AB eski Bakanı Egemen Bağış, Sultangazili vatandaşlar ile buluşarak, 15 Temmuz’dan bu yana süren demokrasi nöbetine ortak oldu. Meydanını kırmızı beyaz Türk bayrakları ile donatan Sultangazi halkı, Egemen Bağış’ı coşkuyla karşıladı. Meydanda kurulan platform üzerine çıkan Egemen Bağış, Belediye Başkanı Cahit Altunay, Ak Parti İlçe Başkanı Suzan Dağlar Civan, MHP İlçe Başkanı Yusuf Özel ve mahalle muhtarları vatandaşları selamlayarak, buradaki demokrasi nöbetine ortak oldu.
17- 25 Aralık’ta adı yolsuzluk ve rüşvet iddialarına karışan ve internete sızdırılan ses kaydında Kur’an sureleriyle dalga geçtiği iddia edilen AB eski Bakanı Egemen Bağış, FTÖ-PDY’nın mağdurlarından biri olduğunu, başta Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere kendilerine kumpas kurulduğunu söyledi. Bağış, “Bunlar devletin içerisinde kendi elemanlarının yükselebilmesi için başkalarının hakkında olumsuz istihbarat raporları düzenlediler, karaladılar, iftiralar attılar. Bunlar ömrünü terörle mücadeleye adamış askerlere darbeci, terörist deyip onları zindanlara attılar. Ömrünü bu ülkeye adamış siyasilere iftiralar atıp, montajlarla, kasetlerle özel hayatlarına girip onların hayatını karartılar. Bunlar toplum mühendisliği yapmaya kalktılar. Ben onların ilk mağdurlarından biriyim. Ama Allah çok büyük her şey ortaya çıkıyor. 17 Aralık’ta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Başbakandı. Başta ona ve onun en yakın çalışma arkadaşlarına bizlere iftira attılar, kumpas kurdular. Ve en sonunda 15 Temmuz’da milleti bombalamaya çalıştılar.” Diye konuştu.
“Yeni Türkiye kimsenin kaprislerinin oyuncağı olmayacak”
Avrupa Birliği eski Bakanı Egemen Bağış, 15 Temmuz darbe girişiminin, FETÖ terör örgütünün dış güçlerle kucak kucağa planlayıp uyguladığı bir ihanet olduğunu belirtti
Bağış ABD merkezi Huffington Post sitesinde yayınlanan makalesinde “Bu ihanet aynı zamanda, dışarıdan her istenene -Evet- demek zorunda kalan Eski Türkiye’yi geri getirmek içindi. İhanet Yeni Türkiye’ye karşı yapılmıştır” dedi
Dış dünyanın kendi milli çıkarlarını kenara koyan ve her isteneni yerine getiren bir Türkiye istediğini hatırlatan Bağış, bir sapkın tarikata dönüşen Fetö’nün ihanet maşası olduğunu vurguladı
Bağış şunları kaydetti: “Masum bir eğitim çabası olarak başlayan ve robotlaşmış militan imal eden Gülen terör örgütü, kuzu postundaki kurt haliyle kendi gizli gündemini taşıdı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu çetenin niyetini uzun zaman önce gördü ve etkisini sınırladı. Ancak demokrasi ve hukuk çerçevesindeki bu mücadele sınırlı kaldı”
Gülenci çetenin iktidar hırsının bilgi kirletme, sahte belge ve kanıt yaratma, komplo, kumpas, montaj ve kara propaganda boyutunda uzun zaman sürdüğünü hatırlatan Egemen Bağış, çetenin komplolarının kendisini de hedef aldığını ve kendisi üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ak Partiye uzanan iftira kampanyası yürütüldüğünü belirtti.
Bağış makalesinde şunları vurguladı: “16 Temmuz sabahından bu yana Türkiye’de demokrasi sağlamdır, ayaktadır, güçlüdür. Cumhurbaşkanı Erdoğan milletin tevdi ettiği yetkiyle görevinin başındadır. Türkiye batının dostudur, müttefikidir ama Türkiye kimsenin kaprislerinin oyuncağı değildir. Yeni Türkiyenin önceliği, kendi milli çıkarlarıdır”dedi.
akifhaber

