Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ile ortak basın toplantısında konuştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ile birlikte ortak basın toplantısı düzenledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ile birlikte

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da Hyatt Otel’de düzenlenen “Türkiye-Sırbistan İş Forumu”nda konuştu.

Başbakan olarak, yedi yıl önce geldiği Sırbistan’ı bu kez cumhurbaşkanı olarak ziyaret etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, samimi misafirperverliği için Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’e teşekkürlerini iletti.

Erdoğan, Balkanlar’daki barış ve istikrarın kilit ülkesi, aynı zamanda dost olarak gördükleri Sırbistan ile ikili ilişkileri her alanda geliştirme konusunda gereken karşılıklı iradenin mevcut bulunduğunu söyledi.

Bu ziyaretin, Sırbistan ile ilişkilere verdikleri önemin ispatı olduğuna işaret eden Erdoğan, Türkiye’den yaklaşık 200 kadar işadamıyla bu ülkede bulunduğunu, Sırbistan’daki işadamlarıyla beraber şu anda yaklaşık 700 kadar işadamının salonda hazır olduğunu kaydetti.

Erdoğan, bu tabloyu iki ülke arasındaki ilişkileri daha da ileriye taşıma arzularının ifadesi olarak gördüğünü dile getirerek şunları söyledi:

“Türkiye, hem içinde bulunduğu coğrafyanın özellikleri hem de kendi iç dinamikleri sebebiyle sık sık ciddi sınamalarla karşı karşıya gelen bir ülkedir. Bunun en çarpıcı örneklerinden birini, geçtiğimiz yılın 15 Temmuz gecesi yaşadık. Özgürlüğümüze ve geleceğimize yönelik tarihimizin bu en sinsi, kanlı saldırısını milletimizin gösterdiği büyük cesaret ve fedakarlıkla başarısızlığa uğratmayı başardık. Türkiye, darbe girişimiyle karşı karşıya kaldığı tehlikeyi geride bırakmış ve ekonomisinin güçlü temeller üzerine kurulu olduğunu bir kez daha dünyaya ispat etmiştir.”

15 Yılda Yaşanan Değişim Tam Bir Başarı Hikayesidir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2011-2015 yıllarında yüzde 7,1 büyüyen ekonominin bu yılın ilk yarısında yüzde 5,1’lik bir büyüme oranına ulaştığını, böylelikle Türkiye’nin yeniden hedeflerine uygun bir yere geldiğini ifade etti.

Bugün IMF’nin yaptığı açıklamayla Türkiye’nin yine bu yıl içerisinde yüzde 5,1’lik bir büyüme oranını yakalayacağının ortaya konulduğunu aktaran Erdoğan, “Türkiye, yüzde 100’lük bir büyüme oranına ulaşıyor. Esasen Türkiye’nin genel ekonomik görünümünde geçtiğimiz 15 yılda yaşanan değişim tam bir başarı hikayesidir.” dedi.

Erdoğan, son 15 yıllık dönemde ihracatın beş kat artarak, en son 153 milyar dolar seviyesine çıktığını anımsatarak, bu rakamı 2023 hedefleri bağlamında 500 milyar dolar seviyesine taşımak istediklerini vurguladı.

Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmayı hedeflediklerini ifade eden Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

“Büyük çaplı proje ve yatırımlarımızı, iç ve dış çalkantılara müsaade etmeden kararlılıkla sürdürüyoruz. Nitekim geçtiğimiz sene her biri kendi alanlarında dünya çapında yatırımlar olan Osmangazi Köprüsü’nün, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün ve Avrasya Tüneli’nin açılışlarını yaptık.

Mart ayında dünyanın en uzun aralıklı köprüsü olacak Çanakkale 1915 Köprüsü’nün temelini attık. İstanbul’da dünyanın en büyük havalimanının ilk etabının önümüzdeki yıl sonuna kadar hizmete alınması için çalışmalar devam ediyor. İlk etapta yılda 90 milyon yolcu kapasitesine sahip olacak havalimanımız 2023’te bittiğinde, yılda 150 milyon yolcu kapasitesine ulaşacak. Gerekirse 200 milyon/yıl yolcu kapasitesine ulaşma imkanı da var. Bu, devletin bir havalimanı değil, özel teşebbüsün bir konsorsiyumu olarak inşa ettiği bir havalimanı.”

Erdoğan, Türkiye’nin yıllar yılı devletçilik mantığıyla maalesef tıkandığını, kendilerinin devletçiliği bir kenara koyduklarını, “özelleştirme” dediklerini ve kendilerinden önceki tıkanmışlığın önünü açtıklarını vurguladı.

Diğer tüm alanlarda da benzer yatırımların sürdüğüne dikkati çeken Erdoğan, “Ayrıca İstanbul Boğazı’na paralel yeni bir kanal açılması başta olmak üzere ki ‘Kanal İstanbul’ dediğimiz, bu benim bir hayalim, hülyamdır. İnşallah bunun da büyük ihtimalle bu yıl sonu veya 2018 başı gibi temelini atacağız.” dedi.

KENDİ ARKA BAHÇESİ OLARAK GÖRMESİNE DE KARŞIYIZ

Erdoğan, “Türkiye, Balkanlar’ın, istikrarsızlıklarla değil bütünleşmeyle barışla ortak çıkarlar temelinde müreffeh bir gelecek temeliyle anılmasını istiyor. Biz, Balkanlar’da ayrılık, parçalanma, bölünme istemiyoruz. Birilerinin adeta bu ülkeleri kendi arka bahçesi olarak görmesine de karşı olduğumuzu ifade etmek isterim.” ifadesini kullandı.

Sırbistan ile Türkiye’nin bu bütünleşme veya bir araya gelişini kıskananların olabileceğine işaret eden Erdoğan, “Varsın olsun, biz kendi işimize bakacağız. Kazan-kazan esasına göre de bu çalışmalarımızı sürdüreceğiz, birikimlerimizi paylaşacağız, dayanışmamızı artıracağız. Sırbistan ile bölgemizin geleceği için müşterek bir vizyona sahip olduğumuza inanıyoruz.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic liderliğindeki Sırbistan’ı bölgede önemli bir ortak olarak gördüğünü belirten Erdoğan, bölgesel barış ve istikrara katkıda bulunma kararlılığını her vesileyle teyit eden Sırbistan’ın, güvenilir ve istikrarlı bir ülke olarak bölgede öne çıktığını, ikili ilişkilerin de son yıllarda gelişmesinin memnuniyet verici olduğunu söyledi.

İlişkilerde bu noktaya gelinmesinde tarafların sorumlu anlayışı ve diyaloğu ön planda tutan yaklaşımının şüphesiz çok etkili olduğunu anlatan Erdoğan, son bir kaç yılda ekonomisinde önemli reformlar gerçekleştiren Sırbistan’ın bunun meyvelerini görmeye başladığını bildirdi.

Erdoğan, 2002’de benzer bir süreci başlatan bir ülke olarak Sırbistan’ın yapısal reformlar alanındaki bu adımlarını desteklediklerini dile getirdi.

Türk iş adamlarının Sırbistan’a olan ilgilerinin arttığını, bunun devamını temenni ettiklerini vurgulayan Erdoğan, “Kaliteli iş gücünüz ve sağladığınız kolaylıklar sayesinde yatırımcılarımızın Sırbistan’a ilgisinin süratle somut kazanımlara dönüşeceğine inanıyorum. Bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanına, ülkemizden gelen yatırımcılarla ve onların sorunlarıyla bizzat ilgilendiği için teşekkürlerimi iki ülke iş adamları önünde tekrarlamak istiyorum. Bu yaklaşımınız buradaki Türk iş adamları kadar ülkenize yatırım yapmayı düşünen diğer Türk iş adamları için de önem taşıyor.” diye konuştu.

Ülkeler arasında serbest ticaret, vize anlaşması, yatırımların teşviki ve çifte vergilendirmenin önlenmesi anlaşmaları gibi temel ikili düzenlemelerin mevcut olduğunu anımsatan Erdoğan, serbest ticaret anlaşmasının günün şartlarına göre gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Hukuki altyapıda yaşanan gelişmelere uygun şekilde ikili ticaret hacminin de istikrarlı bir şekilde arttığını gördüklerini belirten Erdoğan, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2016 itibarıyla 870 milyon dolar olduğunu, ancak bu rakamın potansiyeli yansıtmadığını aktardı.

Yıl sonuna kadar 1,2 milyar dolara bu potansiyelin ulaşabileceğine inandığına dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz devlet adamlarının da ortaya koyduğu siyasi iradenin de verdiği destekle en kısa zamanda bu ticaret hacmini diyorum ki 3 milyar dolara çıkaralım. Bunu yaparız. İş adamları burada, ele ele vereceğiz, biz üzerimize ne düşüyorsa onu yapacağız, sizler de iş adamları olarak yatırımları yapacaksınız. Sırbistan’ın kalkınması, iş adamları olarak sizlerin de kazanması demektir. Nitekim bu yıl ağustos ayı itibarıyla 726 milyon dolarlık ticaret hacmini yakaladık. Artık daha büyük hedefleri yakalamak için çalışmalara başlamalıyız. Bu konuda, Sırp ve Türk iş adamı çevrelerine güvenimiz tamdır. Mutlaka vurgulamak istediğim bir diğer husus da Halkbank’ın 2015 yılında Sırbistan pazarına girmesidir. Halkbank, Türkiye ile Sırbistan arasındaki ikili ekonomik ilişkilere de son derece önemli katkıda bulunuyor. Bu gibi başarı hikayelerini beraberce artırmalyız. Şu anda 30 şubesi ile Sırbistan’da faaliyet gösteren Halkbankası’nın sağladığı ve sağlayacağı imkanlar, iş adamlarımızın burada işini kolaylaştıracaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hali hazırda Türk yatırımcıların Sırbistan’da yaklaşık 8 bin kişiye istihdam imkanı sağladığını, bu rakamın gelecek yıl iki katına çıkacağını ümit ettiğini söyledi.

Türk firmalarına Sırp makamları tarafından verilen desteğin sürmesi halinde bu rakamların katlanarak artmasının mümkün olduğunun altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Ulaştırma alanında atabileceğimiz ilave adımlar, ülkelerimiz arasında birçok zenginliği getirecektir. Çünkü altyapı o ülkenin medenileşmesi ve gelişmesinde en önemli adımlardan, adeta sıçrama tahtalarından biridir. Konuyla ilgili olarak ben medeniyet olarak yolu çok önemsiyorum. Yol medeniyettir. Bu yolculukta da özellike altyapı noktasında duble yolların Sırbistan’a kazandırılması, Sırbistan’ın sınıf atlamasını sağlayacaktır. Türkiye-Sırbistan- Bosna Hersek Üçlü Ticaret Komitesi’nin gerçekleştireceği çalışmalar, inanıyorum ki bu yöndeki çabaların önemini de ayrıca ortaya koyuyor.”

Erdoğan, turizmin iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da geliştirilebileceği bir alan olduğunu, bu sektörde yer alanların özellikle Sırbistan’daki muhataplarıyla iş birliği içinde yatırım yapabileceklerini anlattı.

Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Özellikle otelcilik sektöründe Türkiye’nin gücü inkar edilmez, tartışılmaz. Dolayısıyla birlikte yapılacak yatırımlarla turizm sektörü istihdamda önemli bir imkan sağlamaktadır. Hizmet sektörünün en önemli adımlarından bir tanesi olan turizm sektöründe atılacak adım ciddi madana Sırbistan’ın istihdam açığını kapamaya yarayacaktır. Sayın Vucic ile en son 20 Eylül’de New York’ta yaptığımız görüşmede, bu konuda daha fazla çaba gösterme irademizi teyit etmiştik. Sırbistan’ı ziyaret eden Türk turist sayısı yılda ortalama yüzde 35 artıyor. Türkiye, Sırp turistlerin de en çok tercih ettiği ülkelerin başında geliyor. Bu güzel gelişmelerin artarak sürmesi için çabalarımızı yoğunlaştıracağız. Kültür, sanat, edebiyat gibi insani ilişkilerimizin temelini oluşturan konularda karşılıklı olarak çok daha fazla gayret göstermeliyiz.”

Erdoğan, Balkanların iki kilit ülkesi olan Türkiye ve Sırbistan’ın, bu konumun gereği olan sorumlulukları hassasiyetle yerine getirmek durumunda olduklarını ifade etti.

SIRBİSTANLILARIN GENLERİNDE BASKETÇİLİK, FUTBOLCULUK VAR

Ülkelerin devlet adamlarıyla iş adamlarıyla bu yönde kararlı bir iradeye sahip olduğunu görmenin daha güzel bir gelecek için umut verdiğini belirten Erdoğan, şunları söyledi:

“Güzel ülkenizi her ziyaretimde daha da yakından şahit olduğum ortak kültürel ve tarihi bağlarımız, ilişkilerimizin en büyük teminatıdır. Biz, farklılıklarımız yerine müştereklerimizi ön plana çıkartarak ilişkilerimizi geliştirdikçe diğer alanlardaki münasebetlerin katlanarak artacağı açıktır. Sporda, Sırbistan’ın basketçileri, futbolcuları bizde. Aynı zamanda bu alanda da müştereklerimiz var. Basketbol şampiyonasında her ne kadar Sırbistan ikinci olsa da hanımlarda birinci oldu. Bu da güzel bir gelişme. Şimdi bir diğer taraftan dünya futbol şampiyonasında Rusya’ya gidiyor. Bunun için de tebrik ediyorum. Sporda nüfusu ile mukayese edilemeyecek bir altyapıya sahip. Basket şampiyonasında Sırbistanlılardan başka oynayan yoktu. Neredeyse her takımda Sırbistanlı var. Biz de bu konuda çok daha ciddi bir dayanışmanın içine gireceğiz. Demek ki Sırbistanlıların genlerinde basketçilik, futbolculuk var. Öyleyse bunları da öğrenmekte fayda var.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vucic ile gerek ikili gerekse heyetlerarası görüşmeleri verimli bir şekilde tamamladıklarını belirterek, toplantı sonrasında onuruna verilecek yemeğe heyetiyle katılacaklarını, Sırbistan mutfağını tatma imkanı bulacaklarını, ardından da iş adamlarıyla bir araya geleceklerini söyledi.

İş adamlarının bir kısmının Sırbistan’da faaliyet gösterdiklerini, bir kısmının da ziyareti çerçevesinde Sırbistan’a geldiklerini belirten Erdoğan, bundan sonraki süreçte bu iş adamlarının ülkeye yatırım yapmaya aday olduklarını dile getirdi.

Erdoğan, bu kişilerin kendilerini gerek Türkiye’de gerekse de uluslararası camiada ispatladıklarını vurgulayarak, ”Kimilerine Türk Exim Bank’ın da vereceği destekle burada atacakları adımlar, yapacakları yatırımlar inanıyorum ki Sırbistan’ın kalkınmasında çok daha farklı bir yer tutacak.” diye konuştu.

TİCARET HACMİNİ ARTIRMAMIZ MÜMKÜN

İki ülke arasındaki ticaret hacminin şu an itibarıyla istenilen noktada bulunmadığına dikkati çeken Erdoğan, “870 milyon dolarlık bir ticaret hacmine sahibiz. Görünen o ki yıl sonuna kadar bu, bir milyar doları aşacak fakat bu da yeterli değil. Burada en kısa zamanda bunu 3-5 milyar dolara çıkarma şansımız var. Zira Türkiye ve Sırbistan’ın şu anda toplam nüfusu 87 milyonun üzerinde. Bu nüfusun daha da artacağını düşünerek bu ticaret hacmini artırmamız mümkün.” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırımların önemine işaret ederek altyapı ve üstyapıyı ülkelerin olmazsa olmazı gördüklerini vurguladı.

Köprülerin, tünellerin, yüksek hızlı trenlerin eskiden Türkiye’de çok bulunmadığını ama şimdi sayısının arttığını belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“79 senede 6 bin 100 kilometre bölünmüş yolumuz vardı, 15 senede bunun üzerine 19 bin kilometre bölünmüş yol ilave ettik. Ama bununla birlikte kaza riskleri ciddi manada azaldı. Kaza riskinin azalması yanında da karayolu taşımacılığındaki aktivite de artmaya başladı. 25 havalimanımız varken bu rakam 57 oldu. Bu havalimanlarının oluşu sebebiyle de artık havayolunu halkın yolu haline getirdik. Lüks otobüslerin taşımacılık fiyatıyla neredeyse uçakların taşıma fiyatları aynı noktaya geldi. Böyle olunca vatandaş ister istemez uçakları tercih eder hale geldi.

Şu anda Türk Hava Yolları, dünyada en çok destinasyona uçan havayolları olmuştur, dünyada bir numaradadır. Geldiğimiz zaman sadece devletin Türk Hava Yolları vardı ama şimdi özel sektörün de olmasına rağmen böyle bir imkanı yakalamıştır. Örneğin bu yıl bütün bu imkanlara rağmen yöneticilikteki başarıları sebebiyle öyle zannediyorum karlılıkta da çok iyi bir konuma gelecektir.”

TÜRKİYE-SIRBİSTAN İLİŞKİLERİNİ ÇOK FARKLI BİR KONUMA TAŞIMIŞTIR

Türkiye’nin, bütün bu konularda birikimlerini Sırbistan ile paylaşacağına işaret eden Erdoğan, “Özellikle değerli dostumla ilk tanıştığım günden bu yana, tabii yıllar geçti, değerli dostumda hakikaten bu ufku görmüştüm. Şimdi de Cumhurbaşkanı olarak Sırbistan’da bulunmuş olması Türkiye-Sırbistan ilişkilerini çok farklı bir konuma taşımıştır.” dedi.

Erdoğan, bunun sonucu olarak bugün Sırbistan ile 12 anlaşma imzaladıklarını, yarın da Novi Pazar’da 4 tane daha anlaşma imzalayacakların bildirdi.

İlgili bakanların bir yıl boyunca çalışacaklarını anlatan Erdoğan, bir yıl Sırbistan’da bir yıl Türkiye’de cumhurbaşkanları riyasetinde toplanmak suretiyle son bir yılda ne yapıldığını, bundan sonraki yıl ise ne yapılacağını aralarında müzakere edeceklerini dile getirdi.

Erdoğan, yola çıkarken eğitim, sağlık, adalet ve emniyet olarak dört temel hedeflerinin bulunduğunu söylediklerini hatırlatarak, bu dört temel hedefin üzerine Türkiye’yi inşa ettiklerini ifade etti.

Türkiye’de ulaşım, enerji, orman ve su işleri alanlarında ciddi başarılar yakalandığını, bunlarla beraber dış politikadaki gelişmelerin de ciddi mahsuller verdiğini aktaran Erdoğan, şöyle konuştu:

“Fakat birileri de kıskanacaktır, onu da söyleyeyim, şu anda burada çok geniş bir basın katılımı görüyorum. Özellikle Türkiye-Sırbistan yakınlaşmasını iyi görmeyenler olacaktır. Ama bizim onların inadına dayanışmamızı artırmamız lazım. Onlara kalsa aç kalsan, ‘niye aç kaldın’ demezler, ‘gelip destek verelim’ demezler. Kendi başının çaresine kendin bakacaksın. Biz de işte o günlerden bugünlere geldik. O dönemleri yaşamış bir ülke olarak şimdi de Sırbistan ile biz adeta, Balkanların tümünde de bazı olumsuz gelişmeleri çözmek için adımlar atacağız, atıyoruz.    

Bu konuda da ‘Acaba şu ne der, bu ne der?’, bunlara bakmayacağız, biz yolumuza bakacağız. Örneğin Belgrad-Saraybosna yolunu süratle yapmamız lazım. Niye? Benim hep bir sözüm var. İki şey; yol medeniyettir, su medeniyettir. Yolu ve suyu olmayan bir ülke ‘Ben medeniyim.’ diyemez. Biz adeta susuzluk içinde yüzüyorduk. Ama şu anda 2040’a kadar bu noktada adımlarımızı atmış bir ülkeyiz.” 

Erdoğan, kaplıcaların sağlık turizminin en önemi unsurları olduğuna değinerek, “Türkiye’nin sağlık noktasındaki gücü çok çok iyi. Bunları birleştirmemiz lazım. Sağlık turizmiyle ilgili bizim de kaplıcalarımız gayet iyi bir konumda ama özellikle hijyen ve tanıtım noktasında da çok ciddi çalışmalar yapmak suretiyle turizmde, sağlık turizmini de öne çıkartarak bence buradan çok ciddi kaynaklar Sırbistan da elde edebilir. Bu adımları atmamız lazım.” ifadelerini kullandı.

Eğitim ve kültür alanında da iki ülke arasında iş birliklerinin yapılacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Serbest Ticaret Anlaşması’nın revize edilmesini önemsediklerini kaydetti.

İki ülke arasında bazı anlaşmaların imza töreni sonrasında iki lider ortak basın toplantısı düzenledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de darbe teşebbüsünde bulunan FETÖ ile mücadelede Cumhurbaşkanı Vucic’in daha ilk andan itibaren açıkladığı ve sürdürdüğü desteği unutmayacağını belirterek, bundan dolayı kendisine teşekkür etti.

Terör örgütlerine karşı uluslararası iş birliği, mutabakatın çok büyük önem arz ettiğini belirten Erdoğan, bu alanda yapılacak iş birliklerinin ülkelerin refahını, huzurunu sağlayacağını ifade etti.

“İç barışımızı, terörle mücadeledeki dayanışmaya, özellikle buradaki dayanışmayla yürütmeliyiz ve bu uluslararası mutabakat çok büyük önem arz ediyor.” diyen Erdoğan, Tükriye-Sırbistan arasındaki gerek ticari, gerek ekonomik, askeri, savunma sanayi, kültür alanlarındaki iş birliğinin büyük önem arz ettiğini dile getirdi.

Türkiye-Sırbistan arasındaki dayanışmanın güçlenerek artacağına inandığını söyleyen Erdoğan, bugünkü imzalarla geleceğe yönelik çok ciddi temellerin atıldığına inandığını kaydetti.

BU SORUNUN FAİLİ AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’NİN TA KENDİSİDİR

Erdoğan, konuşmasının ardından soruları da cevapladı. 

Türkiye ile ABD arasında vize işlemlerinin askıya alınmasına ilişkin gelişmeler doğrultusunda, gelecek günlerde nasıl bir yol haritasının izleneceğine yönelik soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Öncelikle şunu söyleyeyim, bu sorunu biz başlatmadık. Bu sorunun faili Amerika Birleşik Devletleri’nin ta kendisidir ve üst düzey yöneticilerin, özellikle Dışişleri Bakanımızla herhangi bir görüşme yapmaması yadırgadığım bir konudur. Ankara’daki bir büyükelçinin kalkıp da böyle bir karar alması, daha sonra da ‘Ben bunu devletim adına aldım’ gibi bir ifadeyi kullanması düşündürücüdür. Eğer durum böyleyse o zaman zaten Amerika’daki üst düzey yönetimlerle bizim konuşacak hiçbir şeyimiz yok. Ama durum böyle değil de büyükelçi bunu kendi kafasından aldıysa o zaman Amerikan üst yönetiminin bu büyükelçiyi orada bir dakika tutmaması gerekir. Sen ‘Türkiye-Amerika ilişkilerini nasıl bozarsın, sana böyle bir yetkiyi kim verdi?’ demeleri gerekir. Benim büyükelçim böyle bir şey yapsa biz orada onu bir saat tutmayız.”

Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti yargısının, ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu’nda çalışan bir kişi için aldığı bir kararının bulunduğunu anımsatarak, FETÖ ile ilgili diplomatik hiçbir yetkisi olmayan, Amerikan Konsolosluğunda çalışan bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının, bu tür FETÖ ile ilişkilerinin Türk polisi tarafından tespit edildiğini ve bunun da belgelendirilerek yargıyla paylaşıldığını anlattı.

Bunun neticesinde de söz konusu kişinin önce gözaltına alındığını ve sonra yargılanmak suretiyle tutuklandığını anımsatan Erdoğan, bu kişi tutuklandıktan sonra içeride, ikinci bir kişinin daha aynen bu noktada olduğunun bildirildiğini dile getirdi. 

BU AJANLAR AMERİKAN BAŞKONSOLOSLUĞU’NA NASIL SIZDI

Bütün bunların, ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu’nda bir şeylerin döndüğünü gösterdiğini söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Amerika’nın burada bir defa bir şeyi değerlendirmesi lazım. Bu ajanlar Amerikan Başkonsolosluğu’na nasıl sızdı? Eğer bu ajanlar Amerikan Başkonsolosluğu’na sızmadıysa o zaman bunları buraya kim soktu? Bunların üzerinde durulması lazım. Hiçbir devlet, kendisini içeriden tehdit edecek olan bu tür ajanlara müsaade etmez. Türkiye Cumhuriyeti de bir kabile değildir. Asırlara varan Türkiye Cumhuriyeti’nin bir devlet deneyimi, bir devlet tecrübesi vardır. Dolayısıyla böyle bir şeye bizim müsaade etmemiz mümkün değildir. Nitekim veda ziyaretlerinde bulunuyor bu büyükelçi ve şu anda da bu büyükelçinin, gerek bakanlarımız gerek parlamento başkanımız ve gerekse şahsım, veda ziyaretini de kabul etmedik, kabul etmiyoruz. Çünkü onu Amerika Birleşik Devletleri’nin Türkiye’deki bir temsilcisi olarak da görmüyoruz bunu da çok açıkça söyleyeyim.”

TÜRK AKIMI PROJESİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin, “Ne zaman Türk Akımı Projesi gerçekleştirilecek? Sırbistan’ın Türkiye’ye gaz akımına bağlantısını destekleyecek misiniz?” soruları üzerine, “Türk Akımı, Rusya Federasyonu ile gerçekleştirdiğimiz bir proje. Bu proje Avrupa Birliği’nin TANAP projesini gerçekleştirememesinin ardından ortaya çıkan bir kararlı proje ve şu anda bu proje inşaası devam ediyor. Bildiğiniz gibi Karadeniz’den Türkiye’ye geçen bu proje, kara tarafında da bizim topraklarımızdan devam edecek ve Avrupa’ya açılacak.” diye konuştu.

İki ülke enerji bakanlarının bugün yaptıkları görüşmeler gibi aynı şekilde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le de görüşme sürecinin devam ettiğini belirten Erdoğan, “En kısa zamanda tabii Sırbistan gibi dostlarımıza yenilenebilir enerji konusundaki bu doğalgazın ulaşması bizim temennimizdir. Süratle bunun ulaşmasını arzu ederiz, isteriz. Bunların da ben Sayın Putin’in de bu konuda olumsuz düşüneceğine inanmıyorum. Onun da olumlu yaklaşacağını düşünüyorum ve böylece kısa zamanda Sırbistan’a doğalgaz ulaşmış olur ve bu sorun böylece çözülmüş olur.” temennisinde bulundu.

Erdoğan, “Novi Pazar’a hangi mesajlarla gidiyorsunuz? Gıda ürünlerinin dışında başka Türkiye’den gelen ürünleri bekleyebilir miyiz?” şeklindeki soru üzerine ise bu konuda şu anda bir sıkıntı yaşanmadığını söyledi.

Novi Pazar’ı özellikle Sırbistan içerisindeki birlik, beraberliğe ve Türkiye’nin Sırbistan ile olan ilişkilerinde bir köprü rolü olabilecek bir yer olarak gördüklerini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

“Oradaki kardeşlerimize Sırbistan’ın birliği, beraberliği, dayanışması noktasındaki rollerini hatırlatacağız ve bu rolün gereği olarak da yarın değerli dostum Vucic’le oraya gidiyoruz. Orada bu mesajları tüm Novi Pazar halkına vereceğiz. Hiçbir zaman etnik milliyetçilikten yana olmadığımızı, özellikle ülkenin bütünlüğünü korumaya yönelik bir adımın atılmasının gereğini onlara hatırlatmak suretiyle, Sırbistan’daki bu gerçeği oradaki dostlarımızla, kardeşlerimizle paylaşmanın gayreti içerisinde olacağız.”

Ayrıca, Belgrad-Sarayova yoluyla ilgili olarak müjdeyi Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic’le vereceklerini ifade eden Erdoğan, yapılacak bu yoldan Novi Pazar’ın da nasibini alacağını ve ulaşım noktasındaki sıkıntılarının ciddi oranda aşılacağını düşündüğünü bildirdi.

İLK KABİNE TOPLANTISI HAVALİMANINDA 

Erdoğan, Vucic’in kabineyi dün saat 00.00’da havalimanına getirdiğine değinerek, aslında ilk kabine toplantısının orada gerçekleştirildiğini ve bundan dolayı duyduğu mutluluğunu dile getirdi. Bunun aralarındaki muhabbetin derinliğinin bir göstergesi olduğunu ifade eden Erdoğan, 7 yıl önce Başbakanlık görevindeyken ülkeye geldiğini anımsattı. 

Sırbistan ziyaretinde 10 bakan ve çok geniş bir iş adamları topluluğunun da beraberinde geldiğine dikkati çeken Erdoğan, “İnanıyorum ki bu ziyaret çok farklı bir temel atma olacak. Bu hem siyasi hem de askeri, ticari, ekonomik, kültürel, turizm noktasında çok ciddi bir adım olacak. Hayırlı olsun diyorum.” dedi.

İKİ ÜLKE ARASINDA 12 ANLAŞMA İMZALANDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic tarafından “Türkiye-Sırbistan Yüksek Düzeyli İşbilriği Konseyinin Tesis Edilmesine İlişkin Ortak Bildiri” imzalandı.

Ayrıca Türkiye-Sırbistan arasında ilgili bakanlar da ekonomi, eğitim, kültür, restorasyon, orman ve su alanlarında 11 anlaşma daha imzaladı.

Buna göre, Yenilenmiş Serbest Ticaret Anlaşması, Golubac Türk Hamamı Resterasyonu Hakkında İş Birliği Anlaşması, ormancılık ve su alanında iş birliği anlaşmaları, turizm konusunda mutabakat zaptı, ulaştırma alanlarında iyi niyet mektubu, eğitim alanında iş birliği protokolü, Bayraklı Camisi’nin restorasyonu, Belgrad Osmanlı Vakıf Hamamı’nın restorasyonu hakkında iş birliğine yönelik mutabakat zaptı ve enerji alanında da iş birliği anlaşmaları imzalandı.