Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Manisa İl Danışma Meclisi Toplantısı‘nda konuştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Manisa İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katılarak partililere hitap etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Manisa İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma

 MANİSA

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Spor Salonu’nda düzenlenen AK Parti Manisa İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı‘na katılarak partililere hitap etti. Konuşmasına tüm partilileri selamlayarak başlayan ve toplantının hayırlar getirmesini temenni eden Erdoğan, kuruluşundan bugüne kadar AK Parti Manisa teşkilatlarında görev yapanlara şükranlarını sundu, ahirete irtihal edenlere de Allah’tan rahmet diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu vesileyle 13 Mayıs 2014 tarihinde Soma’da meydana gelen elim maden kazasında hayatını kaybeden 301 kardeşimize bir kez daha Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.” diye konuştu.

“Bu kutlu çatıdan bir tuğla koparmak için tüm çirkeflikleri deniyorlar”

Partililere seslenerek “AK Parti teşkilatları olarak bu konuda en büyük görev size düşüyor.” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Şimdiden çalışmaya başlayarak şehrimizde kapısını çalmadık ev, iş yeri, sıkmadık el, kazanılmadık gönül bırakmayacak bir programı uygulamaya başlamalıyız. Gerek genel başkan olarak şahsım, gerekse diğer arkadaşlarımız daima sizlerin yanında olacaktır. 2019 yılındaki seçimlerde hedeflerimize ulaşabilmemiz önümüzdeki aylarda yapacağımız çalışmaların başarısına bağlıdır. Gördüğünüz gibi hem içeride hem dışarıda ne kadar şer güç varsa hepsi de ülkemizi ve partimizi yıkmak için var güçleriyle çalışıyor. Surda bir gedik açmak, bu kutlu çatıdan bir tuğla koparmak için tüm çirkeflikleri deniyorlar. Fitne girişimlerinden iftiralara, kara propagandadan siyaset mühendisliklerine kadar devreye almadık hiçbir araç bırakmadılar. Tüm bunlara karşı bizim verebileceğimiz en güzel cevap milletimizle bütünleşerek seçimlerde mümkün olan en yüksek destek oranlarına ulaşarak mücadelemizi sürdürmek olacaktır.”

‘Bu teşkilat içindeki hiç kimse AK Parti’nin üzerinde değildir’

Türkiye’nin gelecek çeyrek asrının, yarım asrının belirleyicisi olacak bir seçime hazırlanıldığının asla unutmaması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunun için hiç kimsenin kendi kişisel ajandasını, kişisel kariyer planını, kişisel hırslarını AK Parti’nin üzerinde tutmaya hakkı yoktur. Teşkilatlarda ve belediyelerde başlattığımız değişim süreci, ülkemize ve milletimize karşı sorumluluklarımızı çok daha güçlü şekilde yerine getirme amacı taşıyor. Kimse bunu farklı yerlere çekmesin. Yoksa bizim ne teşkilatlarımızda görev yapmış arkadaşlarımıza, ne belediye başkanlarımıza vefasızlık göstermek gibi bir niyetimiz asla yoktur, olamaz. Milletimizin beklentilerine cevap verebilmek, şer şebekeleriyle giderek sertleşen mücadeleye çok daha sıkı şekilde hazırlanabilmek için bu değişimi gerçekleştirmek mecburiyetindeyiz.

Bu anlayışla görevlerini devreden arkadaşlarımıza teşekkür ederek, görevi devralan arkadaşlarımıza başarılar dileyerek, bu süreci devam ettireceğiz. Bu teşkilat içindeki hiç kimse AK Parti’nin üzerinde değildir, AK Parti de Türkiye’nin üzerinde değildir. Bizlerin hem partimize hem ülkemize karşı sorumluluklarımız meseleye başka türlü yaklaşmamızı gerektiriyor. ‘Türkiye yeni bir kurtuluş savaşı veriyor, Türkiye geleceğini inşa ediyor’ derken bunları öylesine söylenmiş sözler olarak değil, yürekten inandığımız hakikatler olarak ifade ediyoruz.”

“Bu millete hizmetkar olmaya geldik”

Şahsına yönelik “diktatör, faşist diktatör” ve benzeri söylemlerde bulunulduğunu hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti.

“Senin bunları söylemenin hiçbir kıymeti harbiyesi yok. Benim milletim bu evladının ne olduğunu çok iyi biliyor. Biz milletimize efendi olmaya değil, biz bu millete hizmetkar olmaya geldik, bu yola böyle çıktık. Bu şahısta yalan üstüne yalan var. 7 Ağustos davetini yaptığım zaman Sayın Bahçeli, ‘Evet’ dedi. Önce ana muhalefetin başındaki zat ‘Hayır’ dedi. Daha sonra herhalde etrafındakiler bindirdi, bastırdı, bunun üzerine gelmeyi kabul etti. Geldikten sonra da çok fazla dayanamadı, bir müddet sonra bizim o 7 Ağustos, o dayanışma, kardeşlik, barış anlayışından hemen sıyırıp, çekildi. Çünkü bu zatın bu ülkede birlik, beraberlik, dayanışma, kardeşlik diye bir anlayışı yok.”

“Amaç diyet borcunu, koltuk borcunu layıkıyla ödemek”

Türkiye’de gerçek anlamda ana muhalefet koltuğunun uzun zamandır münhal olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Yani boş. CHP bırakın ana muhalefetlik vasfını, giderek siyasi parti hüviyetini dahi kaybetmektedir. 94 yıllık bir maziye sahip olduğunu iddia eden bir partinin mevcut yönetim altında geldiği yer gerçekten içler acısı. DHKP-C’den bölücü terör örgütüne kadar çiçek atmadıkları, destek çıkmadıkları, koruyup kollamadıkları hiçbir illegal yapı adeta kalmamıştır.

Atatürk’ün partisi iddiasındaki CHP bugün Pensilvanya’nın partisi haline dönüşmüştür. Bir dönem iktidara gelmenin yolunu vesayet odaklarına emir erliği yapmakta arıyorlardı şimdi de iktidara giden yolun Pensilvanya’daki şarlatana kapı kulluğu yapmaktan geçtiğini zannediyorlar. Sırf okyanus ötesindeki efendilerine şirin gözükmek için 250 şehit 2 bin 193 gazi verdiğimiz 15 Temmuz direnişini dahi sulandırmaktan çekinmiyorlar. Ülkemizin FETÖ ile mücadelesine ket vurmak için şu ana kadar yapmadık tezvirat bırakmadılar. Ağızlarını her açtıklarında 15 Temmuz demokrasi destanı için ‘kontrollü darbe’ diyorlar. Millete kurşun sıkanlara ‘ana kuzusu’ diye sahip çıkıyorlar. Burada amaç diyet borcunu, koltuk borcunu layıkıyla ödemektir.

En büyük mirası batık bir SGK, yani eski adıyla SSK. En büyük mahareti de seçim kaybetmek olan bir genel başkan başka türlü nasıl koltuğunu koruyabilir?”

“Akşam başka, sabah başka”

“Geldiği yeri birilerinin lütfuna, kumpasına borçlu olan bir genel başkandan farklı hareket etmesini elbette beklemiyoruz.” ifadesini kullanan Erdoğan, şunları söyledi:

“Ziyaretine gidiyor Sayın Baykal’ın. ‘Aday mısınız?’ diye sorduklarında ‘hayır aday değilim’ diyor ama ertesi sabah bir de bakıyorsunuz ki adaylığını açıklıyor. Akşam başka, sabah başka. Ancak burada sorun CHP’nin içinde bulunduğu tükenmişliğin geçici bir bunalım olmaktan çıkıp, kalıcı bir arıza haline gelmesi. Hatta üstten aşağı tüm kadrolara sirayet etmesidir. Bugün CHP siyaseten tükenmiş, bitmiş bir parti olarak adeta siyasi kadavra haline gelmiştir. Bunu da böyle biliniz. Millete söyleyecek ne tek bir sözleri, ne de ülkeye önerebilecek tek bir projeleri vardır. Çok daha vahimi ise hamasetle iftirayla yalanla siyaset gemisini yürütebileceklerine inanmaları.”

Konuşmasına tüm partilileri selamlayarak başlayan ve toplantının hayırlar getirmesini temenni eden Erdoğan, kuruluşundan bugüne kadar AK Parti Manisa teşkilatlarında görev yapanlara şükranlarını sundu, ahirete irtihal edenlere de Allah’tan rahmet diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu vesileyle 13 Mayıs 2014 tarihinde Soma’da meydana gelen elim maden kazasında hayatını kaybeden 301 kardeşimize bir kez daha Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.” diye konuştu.

Bugünkü toplu açılış töreninde bir özel sektör kuruluşunun şehit madencilerin aileleri için inşa ettirdiği 301 konutun teslim törenini de gerçekleştirdiklerini ifade eden Erdoğan, bir başka kuruluşun şehit olan madenci aileleri için inşa ettirdiği evlerin de tamamlanmak üzere olduğunu, onların da tesliminin yakında yapılacağını söyledi.

Toplu açılış töreninde hizmete sunulan eserler arasında 740 milyon lira yatırım bedeli olan iki jeotermal enerji santralinin de bulunduğunu anımsatan Erdoğan, Manisa’nın gelişmesine, kalkınmasına ve büyümesine katkı sağlayacağına inandığı bu yatırımların hayırlı olmasını diledi.

Türkiye’nin dış ticaret hacmi bakımından yedinci büyük şehri olan Manisa’nın sanayiden tarıma kadar harekete geçirilecek pek çok potansiyeli bulunduğunu dile getiren Erdoğan, ”İnşallah önümüzdeki dönemde daha çok çalışarak, daha çok gayret göstererek Büyükşehir Belediyesinden milletvekillerine kadar her alanda Manisa’yı hak ettiği düzeye yükselteceğimize inanıyorum. İşte o zaman şehrimizin geleceği için çok daha büyük projeleri uyum içinde, işbirliği içinde, seferberlik ruhuyla hayata geçirme imkanımız olacaktır.” dedi.

BU KUTLU ÇATIDAN BİR TUĞLA KOPARMAK İÇİN TÜM ÇİRKEFLİKLERİ DENİYORLAR

Partililere seslenerek “AK Parti teşkilatları olarak bu konuda en büyük görev size düşüyor.” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Şimdiden çalışmaya başlayarak şehrimizde kapısını çalmadık ev, iş yeri, sıkmadık el, kazanılmadık gönül bırakmayacak bir programı uygulamaya başlamalıyız. Gerek genel başkan olarak şahsım, gerekse diğer arkadaşlarımız daima sizlerin yanında olacaktır. 2019 yılındaki seçimlerde hedeflerimize ulaşabilmemiz önümüzdeki aylarda yapacağımız çalışmaların başarısına bağlıdır. Gördüğünüz gibi hem içeride hem dışarıda ne kadar şer güç varsa hepsi de ülkemizi ve partimizi yıkmak için var güçleriyle çalışıyor. Surda bir gedik açmak, bu kutlu çatıdan bir tuğla koparmak için tüm çirkeflikleri deniyorlar. Fitne girişimlerinden iftiralara, kara propagandadan siyaset mühendisliklerine kadar devreye almadık hiçbir araç bırakmadılar. Tüm bunlara karşı bizim verebileceğimiz en güzel cevap milletimizle bütünleşerek seçimlerde mümkün olan en yüksek destek oranlarına ulaşarak mücadelemizi sürdürmek olacaktır.”

Türkiye’nin gelecek çeyrek asrının, yarım asrının belirleyicisi olacak bir seçime hazırlanıldığının asla unutmaması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunun için hiç kimsenin kendi kişisel ajandasını, kişisel kariyer planını, kişisel hırslarını AK Parti’nin üzerinde tutmaya hakkı yoktur. Teşkilatlarda ve belediyelerde başlattığımız değişim süreci, ülkemize ve milletimize karşı sorumluluklarımızı çok daha güçlü şekilde yerine getirme amacı taşıyor. Kimse bunu farklı yerlere çekmesin. Yoksa bizim ne teşkilatlarımızda görev yapmış arkadaşlarımıza, ne belediye başkanlarımıza vefasızlık göstermek gibi bir niyetimiz asla yoktur, olamaz. Milletimizin beklentilerine cevap verebilmek, şer şebekeleriyle giderek sertleşen mücadeleye çok daha sıkı şekilde hazırlanabilmek için bu değişimi gerçekleştirmek mecburiyetindeyiz.

Bu anlayışla görevlerini devreden arkadaşlarımıza teşekkür ederek, görevi devralan arkadaşlarımıza başarılar dileyerek, bu süreci devam ettireceğiz. Bu teşkilat içindeki hiç kimse AK Parti’nin üzerinde değildir, AK Parti de Türkiye’nin üzerinde değildir. Bizlerin hem partimize hem ülkemize karşı sorumluluklarımız meseleye başka türlü yaklaşmamızı gerektiriyor. ‘Türkiye yeni bir kurtuluş savaşı veriyor, Türkiye geleceğini inşa ediyor’ derken bunları öylesine söylenmiş sözler olarak değil, yürekten inandığımız hakikatler olarak ifade ediyoruz.”

BÖYLE BİR VEBALİN ALTINA GİREMEYİZ

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde dün düzenlenen “Türkiye’nin Otomobili” projesiyle ilgili törende özellikle Türkiye’nin geçen asır dünyada önemli atılım dönemlerinin neredeyse tamamını kaçırdığını belirttiğini anımsatan Erdoğan, partililere şöyle seslendi:

“Dünyanın diğer ülkeleri sanayiye, ekonomiye, teknolojiye yoğunlaşırken biz uzun yıllar iç meselelerimizle boğuşmak zorunda kaldık. Bunun da ötesinde yapılan öyle hatalar, öyle yanlış tercihler var ki inanın bana insanın bunlara ‘ihmal’ demeye dili varmıyor. Dilimizin ucuna çok daha ağır ithamlar geliyor. Dünya ve ülkemiz içinde yaşadığımız yıllarda da işte böyle bir dönüm noktasından geçiyor. Bizim geçmişte yapılan hatalara, yanlış tercihlere, ihmallere karşı hissiyatımız neyse şayet bugün doğrusunu yapmazsak sonraki nesillerin bize olan hissiyatı da budur. Böyle bir vebalin altına giremeyiz. Onun için tarihe ve gelecek nesillere olan sorumluluğumuzun bilinciyle gece gündüz çalışmak zorundayız. Tüm AK Parti’lilerin de bu bu şekilde düşünmesi, bu şekilde davranması şarttır. Ben sizlere güveniyorum, ben sizlere inanıyorum. Teşkilatlarımızın da bize güvendiklerini, inandıklarını biliyor ve hepsine teşekkür ediyorum.”

1 Kasım’ın, İzmir’de 5 Ocak’ta teröristlerce şehit edilen kahraman Polis Memuru Fethi Sekin’in doğum günü olduğunu hatırlatan Erdoğan, “Şairin, ‘Kahramanlar can verir, yurdu yaşatmak için’ diye tarif ettiği bu cesur yürekli polis memurumuzu şahadetinin 10’uncu ayında, doğumunun 44’üncü yıl dönümünde rahmetle, saygıyla, şükranla yad ediyor. Mekanı cennet olsun diye Rabbimden niyaz ediyorum.” diye konuştu 

Türkiye’nin 15 Temmuz’da tankların karşısına dikilen, dağları ve şehirleri teröristlere dar eden kahramanlar sayesinde hala dimdik ayakta olduğunu vurgulayan Erdoğan, “İş başa düştüğünde canı, cananı bütün varını feda eden o yiğitler sayesinde, geleceğimize hala güvenle bakabiliyoruz. Bugün Türkiye, Suriye ve Irak’ta oynanan oyunları bozma iradesini bu derece güçlü şekilde ortaya koyabiliyorsa bunda siyasi kararlılık kadar kahramanlarımıza olan itimadımızın da büyük payı vardır.” ifadelerini kullandı. 

BİN YILDIR İLMEK İLMEK DOKUDUĞUMUZ ZENGİN BİR TECRÜBE

Sahada etkinlik kurulamadığında diğer alanlarda ne söylenirse söylensin bir karşılığı olmadığına işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:

“Ülkemizi terör örgütlerinin bataklığına çekmek için tezgah üstüne tezgah kuranların anlayamadıkları gerçek şudur: Biz bu coğrafyadaki her toz zerresini, her taşı, her su damlasını biliriz. Çünkü bin yıldan fazladır biz buralardayız. Onların çok paraları, gelişmiş silahları olabilir, hiçbir ölçü ve sınır tanımayan hırsları, hesapları olabilir ama bunların etkisi bir yere kadardır. Çünkü bu coğrafyadaki her şeyin bir görünen yüzü vardır, bir de görünmeyen. Onlar sadece gördüklerine bakarak planlarını yaparlar. Halbuki biz adımlarımızı daha farklı parametrelere göre atıyoruz. Biz meselelere basiretle, ferasetle, bin yıldır ilmek ilmek dokuduğumuz zengin bir tecrübeyle bakıyoruz.”

 Suriye’den, Irak’a, Yemen’den Libya’ya kadar milyonlarca masum insanın bölgedeki kanlı değişimin bedelini canlarıyla ödemek zorunda kaldığını ifade eden Erdoğan, çıkar kavgalarının sonucu ölen her canın, yıkılan her eser ve enkaza dönüşen her şeyin medeniyetten bir parçayı daha alıp götürdüğünü söyledi.

DİZ ÇÖKMEYECEĞİZ

Erdoğan, “Bombalarla parçalanan bedenlerin batılı ajansların gözünde rakamdan, sadece birer istatistikten öteye geçemediğini üzülerek görüyoruz. Bize her fırsatta insan hakları ve demokrasi dersi verenler masumların kanı üzerinden kendilerine ikbal devşirmenin hesabını yapıyor. Elbette bu devran böyle devam edemez. Biz ülkemizi de içine aldığı çok açık olan bu alçak oyunu muhakkak bozacağız. Ne pahasına olursa olsun, pes etmeyeceğiz ve diz çökmeyeceğiz. Bedelini milyonlarca şehidimizin kanıyla ödediğimiz bağımsızlığımızdan asla taviz vermeyeceğiz.” değerlendirmesini yaptı. 

Tüm saldırı ve sabotajlara rağmen hedefleri doğrultusunda emin adımlarla yürüdüklerine dikkati çeken Erdoğan, projelerden ve yatırımlardan taviz verilmeyip, yol haritasına uygun şekilde çalışmalarını sürdürdüklerini anlattı. 

“Her imtihan bir imkandır.” bilinciyle krizleri ülke ve millet için fırsata çevirecek politikaları tek tek hayata geçirdiklerini de vurgulayan Erdoğan, bu şekilde yollarına devam edeceklerini bildirdi. 

HERKES MEYDANLARA DÖKÜLÜRKEN, BİRİLERİ DE NERELERE KAÇIP SIĞINACAĞININ HESABINI YAPTI

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Marmaris’ten tüm Türkiye’ye çağrı yaptığında, 81 ildeki vatandaşların meydanlara döküldüğünü anımsatarak, şöyle konuştu: 

“Herkes meydanlara dökülürken, birileri de nerelere kaçıp sığınacağının hesabını yaptı. Biz Yeşilköy Havalimanı’na gelirken, bütün millet Yeşilköy Havalimanı’na yürürken, on binler orada birikmişken ana muhalefetin başındaki zat da oraya inmişti. Ana muhalefetin başındaki zat oraya indiğinde tanklar oradaydı. Tanklar oradayken kendisi adamını gönderiyor, önce gerekli görüşmeler yapılıyor, daha sonra tanklar çekiliyor ve kendisini alacak araba geliyor. Arabaya biniyor, oradan doğru Bakırköy Belediyesine gidiyor. Bakırköy Belediye Başkanının evinde, misafir oluyor ve oradan, televizyondan bütün gelişmeleri izliyor ve çayını yudumluyor. Hala bütün o gecenin, o gelişmelerini arkasına sığınmak suretiyle kendini utanmadan savunma yoluna gidiyor.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir başka programda da “Böyle bir darbe girişiminde bulunmaya kalksalar tankların önüne önce ben çıkarım.” dediğini anımsatan Erdoğan, “Hadi çıksaydın, niye çıkmadın? Niye kaçtın? Millet oradaydı. Millet F-16’ların altındaydı, tankların önündeydi, sen neredeydin? Bakırköy Belediye Başkanının evindeydin. Çok daha enteresan yaptığı açıklamaya bakın; ‘Oteller o gece kapalıydı’ diyor. Bu iş yürek işi yürek, kürek işi değil.” ifadelerini kullandı. 

BU MİLLETE HİZMETKÂR OLMAYA GELDİK

Şahsına yönelik “diktatör, faşist diktatör” ve benzeri söylemlerde bulunulduğunu hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti.

“Senin bunları söylemenin hiçbir kıymeti harbiyesi yok. Benim milletim bu evladının ne olduğunu çok iyi biliyor. Biz milletimize efendi olmaya değil, biz bu millete hizmetkar olmaya geldik, bu yola böyle çıktık. Bu şahısta yalan üstüne yalan var. 7 Ağustos davetini yaptığım zaman Sayın Bahçeli, ‘Evet’ dedi. Önce ana muhalefetin başındaki zat ‘Hayır’ dedi. Daha sonra herhalde etrafındakiler bindirdi, bastırdı, bunun üzerine gelmeyi kabul etti. Geldikten sonra da çok fazla dayanamadı, bir müddet sonra bizim o 7 Ağustos, o dayanışma, kardeşlik, barış anlayışından hemen sıyırıp, çekildi. Çünkü bu zatın bu ülkede birlik, beraberlik, dayanışma, kardeşlik diye bir anlayışı yok.”

Erdoğan, konuşmasında, CHP’ye yönelik, “Böyle bir ana muhalefet evlere şenlik” ifadesini kullanarak, “Varsın olsun.” dedi.

Erdoğan, partisinin ana kademe, kadın kolları, gençlik kollarına seslenerek, şunları söyledi:

“Ama ben sizden bir şey istiyorum. Bakınız sadece sloganların partisi olmayacağız. Bütün hizmetlerimizi, yaptıklarımızı, bütün yatırımlarımızı A’dan Z’ye milletimize anlatacağız. Manisa A’dan Z’ye 17 ilçesi nerede ne yapılmış bilmesi lazım. Bunu anlatacaksınız. Gençler, milletin anlaması lazım. Millete bunu anlatacaksınız. Millet ne yaptığımızı bilecek. 15 senede bu iktidar demek ki Manisa’ya bu yatırımları yapmış.

Gençler, bakınız birileri diyor ki, ‘gençlerin arasında, evet AK Parti gençliğinin sayısı eriyor.’ Böyle mi? O zaman bunu hayata geçireceksiniz. Bunun böyle olmadığını daha çok çalışmak suretiyle üniversitelerde ve artık liselerin son sınıfları da ne yapıyor, oy kullandığına göre artık bu konularda çok daha yoğun bir çalışmanın içinde olacaksınız. 2019’da sandıkları inşallah bizim gençliğimiz patlatacak, inşallah sandıkları bizim kadın kollarımız patlatacak, inşallah sandıkları bizim ana kadememiz patlatacak ve inşallah Allah’ın izniyle 2019’daki gerek mart gerek kasım seçimlerinde, Türkiye’deki bu değişim, dönüşüm seçimlerinde arka arkaya inşallah hem Manisa’da belediyeyi ve belediyeleri hem de inşallah milletvekili seçimini ve cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini Allah’ın izniyle biz kanacağız.”

AMAÇ DİYET BORCUNU, KOLTUK BORCUNU LAYIKIYLA ÖDEMEK

Türkiye’de gerçek anlamda ana muhalefet koltuğunun uzun zamandır münhal olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Yani boş. CHP bırakın ana muhalefetlik vasfını, giderek siyasi parti hüviyetini dahi kaybetmektedir. 94 yıllık bir maziye sahip olduğunu iddia eden bir partinin mevcut yönetim altında geldiği yer gerçekten içler acısı. DHKP-C’den bölücü terör örgütüne kadar çiçek atmadıkları, destek çıkmadıkları, koruyup kollamadıkları hiçbir illegal yapı adeta kalmamıştır.

Atatürk’ün partisi iddiasındaki CHP bugün Pensilvanya’nın partisi haline dönüşmüştür. Bir dönem iktidara gelmenin yolunu vesayet odaklarına emir erliği yapmakta arıyorlardı şimdi de iktidara giden yolun Pensilvanya’daki şarlatana kapı kulluğu yapmaktan geçtiğini zannediyorlar. Sırf okyanus ötesindeki efendilerine şirin gözükmek için 250 şehit 2 bin 193 gazi verdiğimiz 15 Temmuz direnişini dahi sulandırmaktan çekinmiyorlar. Ülkemizin FETÖ ile mücadelesine ket vurmak için şu ana kadar yapmadık tezvirat bırakmadılar. Ağızlarını her açtıklarında 15 Temmuz demokrasi destanı için ‘kontrollü darbe’ diyorlar. Millete kurşun sıkanlara ‘ana kuzusu’ diye sahip çıkıyorlar. Burada amaç diyet borcunu, koltuk borcunu layıkıyla ödemektir.

En büyük mirası batık bir SGK, yani eski adıyla SSK. En büyük mahareti de seçim kaybetmek olan bir genel başkan başka türlü nasıl koltuğunu koruyabilir?”

AKŞAM BAŞKA, SABAH BAŞKA

“Geldiği yeri birilerinin lütfuna, kumpasına borçlu olan bir genel başkandan farklı hareket etmesini elbette beklemiyoruz.” ifadesini kullanan Erdoğan, şunları söyledi:

“Ziyaretine gidiyor Sayın Baykal’ın. ‘Aday mısınız?’ diye sorduklarında ‘hayır aday değilim’ diyor ama ertesi sabah bir de bakıyorsunuz ki adaylığını açıklıyor. Akşam başka, sabah başka. Ancak burada sorun CHP’nin içinde bulunduğu tükenmişliğin geçici bir bunalım olmaktan çıkıp, kalıcı bir arıza haline gelmesi. Hatta üstten aşağı tüm kadrolara sirayet etmesidir. Bugün CHP siyaseten tükenmiş, bitmiş bir parti olarak adeta siyasi kadavra haline gelmiştir. Bunu da böyle biliniz. Millete söyleyecek ne tek bir sözleri, ne de ülkeye önerebilecek tek bir projeleri vardır. Çok daha vahimi ise hamasetle iftirayla yalanla siyaset gemisini yürütebileceklerine inanmaları.”

MART 2019’DA SALİHLİ BELEDİYEYİ ALACAKSINIZ

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, salondaki bir grubun, “Salihli seninle gurur duyuyor” sloganları üzerine “Mart 2019’da Salihli belediyeyi alacaksınız” şeklinde konuştu. 

Bugün hakaret ve küfrün, CHP’nin hakaret dili olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“Fikrin olmadığı yerde küfür olur. Vizyonun olmadığı yerde hakaret olur. Kelamın yani sözün gücüne güvenmeyenler hakaret yoluna başvurur. Halbuki siyaset icbar değil, ikna sanatıdır. Biz 40 yıllık siyasi hayatımızda işte bunun mücadelesini veriyoruz. Haksız yere hapse atıldığımız günlerde de partimizin kapatılmak istendiği dönemde de siyasetten hiçbir zaman umudumuzu kesmedik. Siyasetin ahlakını, onurunu, seviyesini daima koruduk, kolladık, el üstünde tuttuk. Kifayetsizler elinde siyaset kurumunun yıpratılmasına asla müsaade etmedik çünkü dün olduğu gibi bugün de siyaset milletimizin en büyük umut kapısıdır. Merhum Namık Kemal, ‘Zihin fukara olunca, akıl ukala olurmuş’ diyor. Bunların da zihni fukaralıkları dillerine vuruyor. Biz bunların siyaseti, kendi seviyelerine düşürmelerine asla izin vermeyeceğiz. Onları kendi çukurlarında bırakacak, milletimizle el birliği, gönül birliği içinde 2023 hedeflerimize doğru yürümeye devam edeceğiz.”

“Sen doğru ol, eğri belasını bulur” atasözünü dile getiren Erdoğan, “Bunlar da her seçimde milletimizden gerekli uyarıyı alıyorlar ama bir türlü akıllarını başlarına toplamıyorlar. AK Parti kadroları olarak siyasi nezaketimizi, vakarımızı, edebimizi sonuna kadar koruyacağız.” dedi.

Kongresi yaklaşan Manisa’da, yapılacak kongre ile sandık esaslı seçilecek yeni kadro ile çalışmalara yoğunlaşacaklarını belirten Erdoğan, “Çalmadık kapı, sıkmadık el inşallah bırakmayacağız.” vurgusu yaptı. 

Kadın kollarına da seslenen Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“94’de bizim bir hikayemiz var. Çok iyi çalıştık. O zaman kadın kollarımız bana bir teklifle geldiler, İstanbul’da. Dediler ki, ‘Başkanım biz şöyle bir şey düşündük. Kapıları çalıyoruz, bir şey versek.’ Tamam kitapçıklar, broşürler var. ‘Daha başka bir şey.’ Hayırdır bir şey mi düşündünüz?’ dedim. Dediler ki, ‘biz şöyle bir kahve düşündük. 40 gram kahve ve kahvenin üzerinde partimizin amblemi ve ismi. Bir tarafından da şu yazıyor, bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı vardır.’ On binlerce kahveyi kadın kollarımız evlere dağıttılar. Çok çalışacağız. Öyle şeyler yapmalıyız ki inşallah 40 yıl akıllarda kalsın.”